Danıştay danistay 2022/557 E. 2025/3090 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/557
2025/3090
18 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/557
Karar No : 2025/3090
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar müvekkili tarafından, ...'in, bel ağrısı şikayeti ile başvurduğu ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ... tarihinde yapılan yağ bezesi çıkarılması operasyonu sonrası gelişen enfeksiyon nedeniyle engelli hale geldiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık ... için 1.000,00 TL maddi, 175.000,00 TL manevi; ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği, bu durumda, 04/10/2016 tarihinde gerçekleştirilen spinal lipom ameliyatının (L3 intradural ekstamedüller kitle eksizyonu operasyonu) endikasyon ve tekniğinin tıbben uygun olduğu, 04/10/2016 tarihinde gerçekleştirilen cerrahi girişim öncesinde, cerrahi girişimin bünyesinde taşıdığı risklere yönelik komplikasyonlar konusunda davacının aydınlatıldığı, bu hususun onam formundan anlaşıldığı, davacının 23/10/2016 tarihinde ateş ve bel ağrısı şikayetleriyle acil tıp polikliniğine başvurması üzerine enfeksiyon hastalıkları ve beyin cerrahi uzmanlarından konsültasyon istenmesinin tıbben doğru bir yaklaşım teşkil ettiği, 25/10/2016 tarihinde genel durum bozukluğu, ateş ve bel ağrısı şikayetleriyle acil tıp polikliniğine yapılan başvuru akabinde menenjit tanısıyla verilen antibiyotik tedavisinin tıbben uygun olduğu, klinik takibi sırasında gelişen beyin ödeminin menenjit enfeksiyonuna bağlı geliştiği, beyin ödemi için 26/10/2016 tarihinde uygulanan ameliyatların endikasyon ve tekniklerinin tıbben doğru olduğu, söz konusu ameliyatların sonuçları ve olası komplikasyonları konusunda davacının onamının alındığı, klinik takip ve tedavi sürecinde tatbik edilen medikal tedavilerin de tıbben yerinde olduğu, bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, hastanın tanı, tedavi ve takibinde herhangi bir tıbbi ihmal, eksiklik, gecikme veya hata bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hastane evraklarının incelenmediği, “acinetobacter baumannii” ibaresinin raporda geçmediği, kendisine hastane enfeksiyonu bulaştığının açık olduğu, hastane enfeskiyonlarının komplikasyon kapsamında değerlendirilemeyeceği, hzmet kusuru oluşturduğu, hijyen probleminden kaynaklanan bir bakteri olduğunun bilindiği iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden, davacı ...'in, iki senedir yaşamakta olduğu bel ağrısı şikayetlerinin artması üzerine 03/10/2016 tarihinde ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurduğu, beyin ve sinir cerahisi kliniğine 03/10/2016 tarihinde iki sene önce bel ağrısı şikayeti ile çekilen tetkikte saptanan kitlenin boyutlarında artış görülmesi üzerine operasyon amaçlı yatışının yapıldığı, 04/10/2016 tarihinde spinal lipom ameliyatının (kitle çıkarılması operasyonu) gerçekleştirildiği, ameliyat sonrasında anormal bir durum saptanmadığı, 10/10/2016 tarihinde yara yerinin normal olduğu, duyu ve hareket eksikliği bulunmadığı belirlenerek yürür halde taburcu edildiği, 23/10/2016 tarihinde bel ağrısı ve ateş şikayetiyle acil tıp polikliniğine başvurması üzerine enfeksiyon hastalıkları ile beyin ve sinir cerrahisi konsültasyonlarının istendiği, muayenesinde, nörolojik eksiklik tespit edilmediği, yara yerinin temiz olduğu, akıntı ve şişlik bulunmadığı hususlarına yer verildiği, sonrasında 25/10/2016 tarihinde bir kez daha bel ağrısı, ateş ve genel durumda bozulma şikayetleri ile acil tıp polikliniğine başvurduğu, muayenesinde uykuya meyillilik, ateş ve ense sertliği tespit edildiği, beyin MR tetkikinde, iskemik enfarktla (beyin dolaşımında bir tıkanıklık ya da daralma) uyumlu bölgeler saptandığı, cerrahi alan enfeksiyonu ve menenjit ön tanısı aldığı, 26/10/2016 tarihinde beyin ve sinir cerrahisi tarafından operasyona alındığı, 27/10/2016 tarihinde lomber ponksiyon (beyin omurilik sıvısı alınması işlemi) yapıldığı, 28/10/2016 tarihinde beyin omurilik sıvısı ve kan kültüründe "Acinetobacter Baumannii" üremesi tespit edildiği, 30/11/2016 tarihinde ise idrar kültüründe "enterecoccus faecium" üremesi saptandığı, bunlara yönelik antibiyotik tedavisi uygulandığı, ilaç tedavisine devam edilerek ... tarihinde fizik tedavi önerisi ile taburcu edildiği, ... tarihinde bel ağrısı ve yürüme şikayetlerinin artması üzerine İstanbul Üniversite Tıp Fakültesine başvurduğu, ... tarihinde Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi enfeksiyon hastalıkları kliniğine gitmek üzere taburcu edildiği, akabinde davacılar tarafından olayda hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararın karşılanması için 06/10/2017 tarihinde davalı idareye başvuru yapıldığı, başvurunun zımnen reddi üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi tarafından davacı ... hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Engelli Sağlık Kurulu Raporunda ...'in %91 oranında, ... tarih ve ... sayılı Engelli Sağlık Kurulu Raporunda ise %83 oranında engelli olduğu tespitine yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi için bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 7. Adli Tıp İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporunda özetle; "... Dava dosyasına ekli 07/09/2016 tarihli lomber MR tetkikinin Kurulumuzca yapılan incelenmesinde; L3 vertebra corpus hizasında intradural yerleşimli 8x15 mm boyutunda lipom ile uyumlu lezyon tespit edildiği dikkate alındığında; kişinin 2 yıldır mevcut bel ağrısı şikayetinin artması nedeniyle 03/10/2016 tarihinde başvurduğu ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 04/10/2016 tarihinde yapılan L3 intradural ekstramedüller kitle eksizyonu ameliyatının endikasyon ve tekniğinin tıbben uygun olduğu, kişinin 23/10/2016 tarihinde ateş ve bel ağrısı şikayeti ile Acil Tıp Polikliniği'ne başvurması üzerine Enfeksiyon Hastalıkları ve Beyin Cerrahi Uzmanlarından konsültasyon istenmesinin tıbben doğru bir yaklaşım olduğu, kişinin muayenesinde; nörolojik defisit saptanmadığı, yara yerinin temiz olduğu, kan tetkikinde lökositoz, orofarenkste hiperemi, pürülan akıntı ve tonsilde lezyon tespit edildiği dikkate alındığında; tonsilit tanısı ile verilen Augmentin 1000 mg tablet antibiyotik tedavisinin ve Enfeksiyon Hastalıkları Poliklinik kontrolü önerilmesinin tıbben uygun olduğu, 25/10/2016 tarihinde genel durum bozukluğu, ateş ve bel ağrısı şikayeti ile Acil Tıp Polikliniği'ne yaptığı başvurusunda menenjit tanısıyla verilen Seftriakson antibiyotik tedavisinin tıbben uygun olduğu, klinik takibi sırasında gelişen beyin ödeminin menenjit enfeksiyonuna bağlı geliştiği, beyin ödemi tedavisi için uygulanan ekstraventriküler drenaj ve ventriküloperitoneal şant ameliyatlarının endikasyon ve tekniklerinin tıbben doğru olduğu, klinik takip ve tedavi sürecinde uygulanan medikal tedavilerin tıbben uygun olduğu, tüm bu bilgi ve bulgular birlikte değerlendirildiğinde; Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kişinin tedavisini yürüten hekimlerinin eylemlerinin tıbbi hata olarak değerlendirilmediği, sağlık hizmetinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatasının tespit edilmediği oy birliği ile mütalaa olunur." görüşlerine yer verilmiştir.
İdare Mahkemesince anılan rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş, temyize konu Bölge İdare Mahkemesince de davacıların istinaf başvurusu reddedilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.
Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun'un 447. maddesinin 2. fıkrası ile mevzuatta 1086 sayılı Kanun'a yapılan atıfların, 6100 sayılı Kanun'un bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, hakimin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği öngörülmüş; "Bilirkişi raporunun verilmesi" başlıklı 280. maddesinde, bilirkişinin, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye vereceği, raporun verildiği tarihin rapora yazılacağı ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği; "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinin 1. fıkrasında ise, tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.
2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 1. maddesinde, adalet işlerinde bilirkişilik görevi yapmak üzere Adalet Bakanlığına bağlı Adli Tıp Kurumu kurulduğu; 2. maddesinde, Adli Tıp Kurumunun, mahkemeler ile hakimlikler ve savcılıklar tarafından gönderilen adli tıp ile ilgili konularda bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmekle yükümlü olduğu; 15. maddesinde, Adli Tıp Üst Kurullarının, adli tıp ihtisas kurulları ve ihtisas daireleri tarafından verilip de mahkemeler, hâkimlikler ve savcılıklarca kapsamı itibarıyla yeterince kanaat verici nitelikte bulunmadığı sebebi de belirtilmek suretiyle bildirilen işleri, adli tıp ihtisas kurullarınca oybirliğiyle karara bağlanamamış olan işleri, adli tıp ihtisas kurullarının verdiği rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri, adli tıp ihtisas kurulları ile ihtisas dairelerinin rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri, adli tıp ihtisas kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet hâlinde verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceleyeceği ve kesin karara bağlayacağı düzenlenmiş iken, 703 sayılı "Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname" ile anılan hükümler yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 No.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2., 3. ve 16. maddelerinde, yukarıda yer verilen hükümler aynı şekilde yeniden getirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kişilerin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının tıbbi ihmal nedeniyle ihlal edildiği iddiasıyla açılan tam yargı davalarında, hizmet kusurunun tespitine yönelik olarak ilk derece mahkemelerince yaptırılan bilirkişi incelemesinde, bilirkişinin somut tıbbi verileri kullanarak, sahip olduğu tıbbi bilgilerden hareketle her türlü şüpheden uzak, nesnel bir sonuca varması ve buna göre de somut gerekçelerle kanaat bildirmesi gerekmekte olup; bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Buna ek olarak, bilirkişi veya bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir.
Doğrudan sağlık hakkını ilgilendiren bu tür davalarda, olayların oluşumuna ilişkin olarak delilleri değerlendirmekle görevli olan mahkemelerce, somut verilere dayanmayan, bilimsel değerlendirme içermeyen, yalnızca varsayıma dayalı olarak görüş bildiren bilirkişi raporlarının hükme esas alınması halinde, kişilerin anayasal haklarını korumaya yönelik yeterli yargısal güvence sağlanmamış olacaktır.
Bakılan davada, her ne kadar hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kişinin tedavisini yürüten hekimlerinin eylemlerinin tıbbi hata olarak değerlendirilmediği, sağlık hizmetinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatasının tespit edilmediği yönünde görüş bildirilmiş ise de; raporun aşağıda belirtilecek hususlar yönünden idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığı noktasında karar verilebilmesi için yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu hususlar şu şekildedir;
-Davacıların uyuşmazlığa esas temel iddiası, 04/10/2016 tarihinde yapılan spinal lipom ameliyatında (kitle çıkarılması operasyonunu) enfeksiyon bulaşmasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu olmasına karşın söz konusu raporda, davacı ... ile aynı dönemde ameliyat olan ya da aynı birimde yatan başka hastalarda aynı mikroorganizma üremesinin görülüp görülmediğine ilişkin araştırma ve değerlendirme yapılmadığı görülmektedir.
-Bunun yanında, davacıda "Acinetobacter Baumannii" mikrobunun üreme sebebinin ne olduğu, anılan mikrobu hangi aşamada kaptığı, enfeksiyon kapmasının önlenmesi için idarece gereken tedbirlerin alındığından söz edilip edilemeyeceği, hastanın enfeksiyon kapmasında idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığı, hastada gelişen menenjitin teşhis ve tedavisinde gecikme olup olmadığı, antibiyotik tedavisi uygulanmasına rağmen kan kültürlerinde tekrarlayan acinetobakter üremesi görüldüğü gözetildiğinde enfeksiyona yönelik tedavinin yeterli olup olmadığı, davacıda bunun yanında "enterecoccus faecium" mikrobu da ürediğinden, bu mikrobun üreme sebebinin ne olduğu, bu mikrobu kapmasında idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığı hususlarının tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bu amaçla, davalı idareden, hastanın ameliyat olduğu tarihlerde aynı ameliyathanede operasyon yapılan, beyin ve sinir cerrahi servisinde yattığı dönemlerde aynı kliniklerde yatan başka hastalarda da aynı mikrop üremesi görülüp görülmediği hususlarında bilgi ve belgeler, beyin cerrahi servisi ve ameliyathanesinin enfeksiyon kontrol komitesi tarafından denetlenip denetlenmediği ve davacının hastanede yattığı döneme ilişkin yatan, ameliyat edilen, hastane enfeksiyonu kapan hasta sayısını ve enfeksiyon etkeni mikropları da gösterir şekilde enfeksiyon kontrol komitesi raporları, hastaya ait tüm kültür sonuçları, hastanın beyin ve sinir cerrahisi servisinde yattığı döneme ilişkin günlük doktor ve hemşire gözlem formlarının tamamı temin edildikten sonra konuyla ilgili uzman hekimlerin katılımının sağlandığı Adli Tıp Üst Kurulundan davacıların iddialarının göz önünde bulundurulduğu, tıbbi sürecin bir bütün halinde ele alındığı, yukarıda yer verilen hususlara açıklık getirecek tutarlı, anlaşılır ve bilimsel değerlendirmeler içeren bir rapor alınarak olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik inceleme sonucu davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik davacıların istinaf istemlerinin reddi yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.