Danıştay danistay 2022/542 E. 2025/3916 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/542
2025/3916
17 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/542
Karar No : 2025/3916
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları ...'ın 09/11/1998 tarihinde evinin önünden zorla bir araca bindirilerek kaçırıldığı ve bir daha kendisinden haber alınamadığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla gaipliğine karar verildiği, 2015 yılında basın yayın organlarında çıkan haberlerde murislerinin FETÖ/PDY terör örgütü mensubu polis memurları tarafından kaçırılıp sorgulandığı ve sonrasında infaz edilerek Beşiri kırsalında gömüldüğü duyumunu almaları üzerine konu hakkında Batman Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundukları halde soruşturmanın makul sürede sonuçlandırılamadığı ve olayın açığa kavuşturulamadığı, bu nedenle davalı idarenin hizmetin iyi işlemesi konusunda üzerine düşen görevi yerine getirmediği, kamu hizmetinin geç işlediği ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık eş ... için 300.000,00 TL, her bir çocuk için ayrı ayrı 150.000,00 TL olmak üzere toplam 1.050.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Batman Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyası ve eklerinin incelenmesinden, olayın aydınlatılması için ilgili diğer Başsavcılıklar ve diğer kurumlar ile koordinasyon içerisinde soruşturmanın devam ettiği, yapılabilecek işlemlerin sırasıyla yapıldığı, davacıların murisinin cesedinin tüm çalışmalara rağmen henüz bulunamadığı, her ne kadar davacıların murisinin kaçırılması olayına karıştığını iddia eden ve 1998 yılında Batman İl Emniyet Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görevli olan H.C.A.'nın davacıların murisinin öldürüldüğünü başkalarından duyduğunu beyan etmiş olsa da, davacıların murisinin öldürüldüğünü gören tanık/lar bulunmadığından henüz kamu davasının açılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, soruşturma safahatında idareye atfı kabil bir kusur bulunmadığı sonucuna varıldığından davalı idarenin tazminatla sorumlu tutulmasına hukuki olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, uyuşmazlık konusu olayda, davacıların murislerinin kaçırılarak öldürülmesinden dolayı 5233 sayılı Yasa kapsamında zararlandırıcı olaydan dolayı tazminat talebi ile idareye başvurularının olduğu, başvurularının reddi üzerine ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davanın kabulüne karar verilerek işlemin iptal edildiği, karara karşı yapılan, istinaf isteminin reddine karar verildiği, ayrıca davacılardan ...'ın murisinin kaçılarak öldürülmesi olayından dolayı 5233 sayılı Yasa kapsamında tazminat talebi ile idareye yaptığı başvurunun reddi üzerine ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davanın, ilk derece mahkemesince reddi üzerine, davacı tarafından kararın istinaf edildiği, Dairelerinin E:... sayılı dosyasında davacının istinaf başvurusunun kabul edilerek, işin esası hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderildiği, yukarıda özetlenen dosyalarda davacıların maddi tazminat talepleri ile ilgili süreçleri başlattıkları, tercihlerini 5233 sayılı Yasa kapsamında kullandıkları, idarenin ret işlemlerine karşı Batman Valiliği husumetiyle davalarını açtıkları, iş bu davanın ise soruşturmanın gecikmesinden kaynaklanan manevi tazminata ilişkin olduğu, hakimin yargılama faaliyetinden dolayı devlet aleyhine tazminat davası açılabilmesi için; HMK’nun 46. maddesinde tahdidi olarak yazılı bulunan sebeplerin bir ya da bir kaçının gerçekleşmesinin, Hakimin görevini yaparken davacıya karşı düşmanlığı veya karşı tarafla dostluğu nedeniyle, davacı aleyhine, kasıtla veya ağır ihmalle kanuna açıkça aykırı karar vermiş olmasının, kasten adalete ve yasalara aykırı karar verdiğinin, tevil ve tefsire ihtiyaç göstermeyecek derecede açık ve kesin olması, davacının karardan dolayı zarar görmesi ve hakimin davranışı ile zarar arasında illiyet bağının olması ve bu hususların davacı tarafından kanıtlanması gerektiği, Cuhmuriyet savcıları ile ilgili kanunda özel düzenlemeler olmamakla beraber, davalı idarenin Cumhuriyet savcısına dava açması yönünde emir verememesi, yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin görevler açısından Cumhuriyet savcısı üzerinde gözetim yetkisinin olmaması, Cumhuriyet savcısının yaptığı iş yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin olduğundan, hakimlerin sorumluluklarını düzenleyen kanuni düzenlemelerin Cumhuriyet savcıları açısından da dikkate alınması gerektiği, dosyanın savcısının görevini yaparken davacıya karşı düşmanlığı, ya da başka nedenlerden dolayı kasıt ya da ağır ihmal ile yargılama ile ilgili görevleri yerine getirmediğini, adalete ve yasaya aykırı hareket ettiğini gösteren hiçbir delilin dosyada bulunmadığı, bu açıdan da davanın hukuka aykırı olduğu, davacıların tazminat taleplerinin yerinde olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, kararın usul ve hukuka uygun olmadığı, davacıların murisi ...'ın 09/11/1998 tarihinde Batman'da ikamet ettiği evinden iş yerine gitmek üzere çıktığında, bir araca zorla bindirilerek kaçırıldığı, kaçırılma olayını eşi ...'ın uzaktan gördüğü ancak arkadaşları tarafından alındığını düşünerek çok önemsemediği, komşuları tarafından, eşinin polisler tarafından zorla araca bindirilip götürüldüğünün beyan edildiği, davacılar tarafından emniyet birimlerine yapılan başvurularının sonuçsuz kaldığı, ...'dan uzun süre haber alınamaması nedeniyle hakkında gaiplik kararı alındığı, 2015 yılında bir takım basın yayın organlarında ...'ın emniyet içerisinde bazı oluşumlar tarafından kaçırılıp sorgulandığı ve infaz edilerek Beşiri kırsalında bir yere gömüldüğünün ileri sürüldüğü, bunun üzerine Batman Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturmanın halen devam ettiği ve hakkında gizlilik kararı olduğundan ne aşamada olduğunun bilinemediği, ...'ın o zaman görevli polis memurları tarafından illegal yollarla sorguya alındığı, işkence yapılıp infaz edildiği, bu nedenlerle maddi ve manevi zararlarının doğduğu, bu zararın idareye yüklenebilir bir zarar olduğu, soruşturma evresinin usulüne uygun yapılması, kovuşturmanın da sağlıklı, özenli, adil yargılanma kurallarına uygun bir biçimde yürütülmesi, etkili soruşturma yapılması gerektiği olayın meydana gelmesinde idarenin ağır kusurunun bulunduğu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2. maddesinin gereklerine, "Yaşam Hakkının gerektirdiği etkin soruşturma yükümlülüğüne" riayet edilmediği, davanın sürüncemede bırakıldığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, kararın usul ve hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacılardan ...'ın 15/09/2018 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle, Bölge İdare Mahkemesi kararının; ...'a ilişkin kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca yeniden karar verilmek üzere bozulması; diğer davacılara ilişkin kısmının ise onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinde, "1. Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. 2. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir..." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyize konu kararın, davacılardan ..., ..., ..., ... ve ...'ın manevi tazminat istemleri yönünden incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, davacılardan ..., ..., ..., ... ve ...'ın manevi tazminat istemlerinin reddi yönünden, usul ve hukuka uygun olup, davacılar tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.
B) Temyize konu kararın, davacılardan ...'ın manevi tazminat istemi yönünden incelenmesi:
Dava dosyasına ilişkin UYAP ortamından alınan davacıya ait nüfus kayıt örneğinin incelenmesinden, davacı ...'ın 15/09/2018 tarihinde, bakılmakta olan dava açıldıktan sonra ancak İdare Mahkemesi kararının verilmesinden önce vefat ettiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 2. fıkrasının "yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmünden kastedilen; münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda; davacılardan ...'ın vefat etmiş olması ve uyuşmazlığın yalnız ölenleri ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın temyiz isteminin REDDİNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının anılan davacılar yönünden ONANMASINA, davacı ... yönünden 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin uygulanmasını teminen BOZULMASINA,
3\. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.