SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/4756

Karar No

2025/4788

Karar Tarihi

23 Ekim 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/4756 E. , 2025/4788 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4756
Karar No : 2025/4788

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar vekili tarafından, müvekkili ...'ın bebeğin hareketlerini hissetmeme şikayetiyle 18/12/2015 tarihinde başvurduğu ... Hastalıkları Hastanesinde gerekli tetkik ve tedavinin yapılmaması sonucunda bebeğin anne karnında ölümü olayında idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı öne sürülen zarara karşılık, 100.000,00 TL maddi (miktar artırımı ile 211.012,09 TL), 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 311.012,09 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosya kapsamında alınan raporların ve dava dosyasındaki belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, bebeğin rahim içinde sıkıntıda olup olmadığının tespiti açısından NST yapılmamasının eksiklik olduğu ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ...'in eyleminin tıp bilimince genel kabul görmüş ilke ve kurallara uygun olmadığı belirtilmesine rağmen ilgili raporların devamında, rahim içinde bebeğin sağlık durumunun değerlendirmesi açısından ultrasonda amnion mayisinin değerlendirmesinin normal ve gelişiminin haftasına göre uygun olduğu cihetiyle NST çekilerek değerlendirilmesi durumunda da bebeğin akıbetinin değişip değişmeyeceğinin bilinemediğinin belirtildiği, müdahil tarafından rutin uygulamaların yapıldığı, davacı ...'ın 22/12/2015 günlü ifadesinde, bebeği gördüğünün ve kalp atışını dinlediğinin beyan edildiği görülmekle, tazminat istemine konu ölüm hadisesinin gerçekleşmesinde davalı idareye atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, bu nedenle idarenin tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı sonucuna ulaşılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, Adli Tıp Kurumundan alınan raporlara göre hekimin kusurlu olduğu, NST çekimi yapılsa bile bebeğin akıbetinin bilinemeyeceğini belirten raporlara göre değerlendirme yapıldığında NST çekilse idi bebeğin sıkıntılı durumunun tespit edilerek tedaviye yönelik çözümler düşünülebileceği ve sezaryen ihtimalinin değerlendirilebileceği bu nedenle tazminat taleplerinin kabulü yönünde Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Müdahil tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
A) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacılar tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelemesinden; davacılardan ...'ın bebeğin hareketlerini hissetmemesi üzerine 18/12/2015 tarihinde ... Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine kontrol amaçlı gittikleri, acil serviste ... tarafından muayene edildiği, bebeğin kalp atışlarının kontrol edildiği, herhangi bir sıkıntının bulunmadığının anlaşılması üzerine eve gitmeleri gerektiği söylenerek yatışının yapılmadığı, ertesi gün aynı nedenle hastaneye gittikleri, 19/12/2015 günü yapılan muayene sonucunda bebeğin kalbinin durduğunun kendilerine söylendiği, 18/12/2015 günü muayene eden ... tarafından NST yönteminin uygulanmadığı, söz konusu kontrol yapılmış olsa idi sezaryen uygulanmak suretiyle bebeğin sağlıklı olarak doğumunun gerçekleştirilebileceği, bebeğin anne karnında ölümü olayıyla ilgili adı geçen doktor hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulması üzerine ... sayılı soruşturmanın başlatıldığı, söz konusu olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu öne sürülerek olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemi ile bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, mahkemece, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.
Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.
Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır. Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli olması ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Manevi tazminat; malvarlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı, manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirmektedir. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının duyulan elem ve ızdırabı giderecek bir oranda olması gerekmektedir. İşte bu niteliğinden dolayı sorumluluk hukukunun genel çerçevesinde manevi tazminatın miktarı her bir olay ve birey yönünden yargı yerlerince ayrı ayrı değerlendirilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 3.Üst Kurulu tarafından düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda -özetle- "18/12/2015 tarihinde kişinin çocuk hareketlerini his etmeme şikayeti ile başvurduğunda gerekli muayene ve gebelik USG tetkiki yapıldığının, ancak bebeğin rahim içinde sıkıntıda olup olmadığının tespiti açısından NST yapılmamasının eksiklik olduğunun, bu nedenle Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr....'in eyleminin tıp bilimince genel kabul görmüş ilke ve kurallara uygun olmadığının, ancak rahim içinde bebeğin sağlık durumunun değerlendirmesi açısından ultrasonda amnion mayisinin değerlendirmesinin normal ve gelişiminin haftasına göre uygun olduğu cihetiyle NST çekilerek değerlendirilmesi durumunda da bebeğin akıbetinin değişip değişmeyeceğinin bilinemediğinin, 19/12/2015 gününde kişinin doğumunu gerçekleştirilen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. ... ve tedavisine katılan ilgili yardımcı sağlık personelinin eylemlerinin tıp bilimince genel kabul görmüş ilke ve kurallara uygun olduğunun" mütalaa edildiği dikkate alındığında bebeğin ölümü ile Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr....'in eylemi arasında maddi tazmin koşullarını sağlayacak illiyet bağının kurulamadığı görüldüğünden maddi tazminata hükmetme şartları oluşmamaktadır.
Bununla birlikte, tüm dosya ve eklerinin, raporların birlikte değerlendirilmesinden, bebeğin rahim içinde sıkıntıda olup olmadığının tespiti açısından NST yapılmamasının eksiklik olduğunun ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. ...'in eyleminin tıp bilimince genel kabul görmüş ilke ve kurallara uygun olmadığının anlaşıldığı, dosya kapsamında açıkça NST çekilmediği, NST çekilseydi de çocuğun kaybedilebileceği düşüncesi ile NST çekilseydi kaybedilmeyeceği düşüncesinin uyuşmazlıkta hemen hemen eşit oranda olduğu, bebeğin sağlığı açısından tedavi ihtimalleri bakımından olası tedbirlerin alınabilmesi imkanı olabileceği göz önünde bulundurulduğunda, NST çekilmemesinden dolayı ömür boyu şüphe duyacakları açık olan davacıların manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için makul ve hakkaniyetli bir miktarda manevi tazminata hükmolunması gerekirken, manevi tazminat taleplerinin reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacıların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının maddi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA, manevi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/10/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim