Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/3850
2025/4460
13 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3850
Karar No : 2025/4460
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Kuzey Irak Harekat Alanı Doğan Üs Bölgesinde piyade er olarak askerlik hizmetini yapmaktayken, 10/08/2016 tarihinde personele dağıtılmak üzere verilen sulardan arkadaşı tarafından kendisine getirilen su şişesi içerisinde bulunan saydam su görünümlü çamaşır suyunu (korvazif madde) içmesi sonucu yaralanmasında davalı idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 100.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayın davacının beyanına göre 10/08/2016 tarihinde vukuu bulduğu, davacının 12 aylık hizmet süresini tamamlayarak 19/11/2016 tarihinde terhis olduğu, yine söz konusu olay kapsamındaki teşhis ve tedavisi neticesinde davacının özofajit tanısıyla %50 oranında engelli olduğuna yönelik Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ...tarih ve ... sayılı engelli sağlık kurulu raporunun iki yıl geçici süreli olarak tanzim edildiği, ancak, gerek olayın gerçekleştiği 10/08/2016 tarihinden, gerek engelli sağlık kurulu raporunun tanziminden yahut terhis tarihinin üzerinden 1 yıldan çok fazla süre geçtikten sonra 28/06/2021 tarihinde ön karar başvurusu yapıldığı, 2577 sayılı Kanun'da öngörülen bir yıllık süre geçirildikten çok sonra yapılan başvuru üzerine açılan davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, tedavisinin devam ettiği, %50 oranında engelli olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporunun kesin nitelikte olmadığı, olay nedeniyle uğradığı zararının henüz tam olarak ortaya çıkmadığı, davanın süresi içinde açıldığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı Kuzey Irak Harekat Alanı Doğan Üs Bölgesinde piyade er olarak askerlik hizmetini yapmaktayken, 10/08/2016 tarihinde personele dağıtılmak üzere verilen sulardan arkadaşı tarafından kendisine getirilen su şişesi içerisinde bulunan saydam su görünümlü çamaşır suyunu içmesi sebebiyle rahatsızlanmış, devamında bir süre tedavi görmüş, 19/11/2016 tarihinde terhis edilmiştir.
Davacıya kostik maddeye bağlı özefageal striktür (yemek borusu darlığı) tanısıyla pek çok kez dilatasyon (genişletme) işlemi yapılmış, en son Hitit Üniversitesi Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 28/05/2021 tarihinde genişletilmesi üzerine davacı tarafından, olay nedeniyle uğradığı zararların tazmini istemiyle 28/06/2021 kayıt tarihli dilekçeyle davalı idare başvuruda bulunulmuş, başvurunun zımnen reddi üzerine, olayda davalı idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 100.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde -ön karar başvurusu yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle- "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Maddede yer alan, idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için, zarara sebep olan eylemin idariliğinin ve maddi olay ile yol açtığı zararın kesin olarak ortaya çıkması zorunludur.
Bu itibarla; ancak zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, o davayı ciddi ve objektif bir şekilde desteklemeye, gerekçelerini göstermeye elverişli yeterli hal ve şartların öğrenilmesi halinde zararın öğrenilmiş sayılacağının kabulü gerekmektedir.
İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir davranışı, bir tutumu veya hareketsizliği; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları ifade etmektedir. Dolayısıyla zarara sebep olan eylemin ve maddi olayın idariliği ve yol açtığı zarar bazen eylemin yapılmasıyla veya olayın gerçekleşmesiyle birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve kesin sağlık raporları sonucu da ortaya çıkabilmektedir.
İdari eylemlerin neden olduğu bedensel zararların, tedavi sürecinin tamamlanıp kesin sağlık raporunun alındığı tarihte öğrenilmiş sayılması, Kanun'da öngörülen sürenin kesin raporun ilgiliye verildiği tarihte işlemeye başlatılması gerektiği Danıştayın yerleşik içtihatlarındandır. Esasen, idari eylemin tamamlandığı ve zararın tam olarak ortaya çıktığı tarih dikkate alınmadan 2577 sayılı Kanunun 13. maddesinde öngörülen bir ve beş yıllık sürenin hesaplanması, bazı hallerde dava açma hakkının kullanılamaması sonucunu doğuracaktır. Zararın ortaya çıkmasıyla kullanılması mümkün olan dava açma hakkını ortadan kaldırır biçimde süre hesabı yapılmasının ise hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda değinilen Danıştayın yerleşik içtihatlarıyla, bedensel zararlara ilişkin tam yargı uyuşmazlıkları bakımından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde belirtilen sürelerin, tedavi sürecinin tamamlanıp, zararın kesin ve net olarak ortaya konulduğu sağlık kurulu raporunun alındığı tarihte başlayacağı kabul edilmiştir.
Bu durumda, bakılmakta olan uyuşmazlıkta, dava açılmadan önceki süreçte Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinin... tarih ve ... sayılı davacının özofajit tanısıyla %50 oranında engelli olduğuna yönelik engelli sağlık kurulu raporunun iki yıl geçici süreli olarak düzenlendiği, davacının zararının kesin ve net olarak ortaya konulamadığı ve tedavi sürecinin devam ettiği, nitekim dava dilekçesine ekli Hitit Üniversitesi Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesinin gastroenteroloji raporlarına göre de davacıya pek çok kez (örneğin 28/05/2021, 28/04/2021, 07/04/2021, 08/03/2021, 10/02/2021, 11/01/2021 tarihlerinde) kostik madde hasarı nedeniyle dilatasyon işleminin yapıldığı görülmekte olup, buna göre tedavi sürecinin kesintisiz olarak devam ettiğinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, tedavi süreci devam ederken, zararın kesin ve net olarak ortaya çıkmasından önce davalı idareye başvuru yapılarak açılan işbu dava süresinde olup, davanın süre aşımı yönünden reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) - KARŞI OY :
Davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı hukuka uygun olduğundan, kararın onanması gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan Daire kararına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.