SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/3801

Karar No

2025/4763

Karar Tarihi

23 Ekim 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/3801 E. , 2025/4763 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3801
Karar No : 2025/4763

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ...

DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar vekili tarafından, 27/04/2015 tarihinde ... Devlet Hastanesinde gerçekleştirilen doğum sonrasında müvekkillerinin bebeğinin vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık her biri için ayrı ayrı 2.500,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın 28/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgelerle Adli Tıp Kurumu raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu olayda sağlık görevlilerinin uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, sağlık hizmetini sağlık personeli aracılığıyla yürüten idarenin hizmetin işleyişinde bir hatasının bulunmadığı, davalı idareye izafe edilebilecek bir hizmet kusurunun ve herhangi bir kusursuz sorumluluk halinin de söz konusu olmadığı, ameliyat öncesinde tedavinin riskleri hakkında bilgilendirme yapıldığı, bu hususa ilişkin onam formunun da düzenlendiği anlaşıldığından, davacının maddi ve manevi tazminat talebinin reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararı hukuka ve usule uygun bulunarak davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, başvurulan hastanede sadece 1 tane kadın hastalıkları ve doğum uzmanının bulunduğu, kendileriyle yeterince ilgilenilmediği, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare ve davalı yanında müdahil tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; davacı ...'nin 27/04/2015 tarihinde saat 23.00 sıralarında ... Devlet Hastanesine adet tarihine göre 39 hafta 3 günlük suları gelen gebe olarak başvurduğu, 2. gebeliği ve bir düşüğü olduğu, yapılan vajinal muayenede açıklık 1-2 cm, silinme %50 suları geldiği, NST çekildiği, ÇKS:150 olduğu, vitalleri ve hemogram normal olduğu, sefazol 2 gr yüklemeye 3x1 idame antibiyoterapi başlandığı, laboratuar tetkikinde HB:14 olduğu, saat 00.30 ateşi 38 derece olarak izlenen vitalleri stabil olan hastanın uterin hassasiyeti yok, kötü kokulu akıntı yok olarak değerlendirildiği, takiplerinde NSTleri reaktif, kontraksiyon pozitif izlenen hastanın ateşinin düştüğü, saat 01.15 de NST çekildiği, ateş:37, TA:100/60, saat 02.15 de NST çekildiği, saat 03.45 de açıklık 3 cm, NST çekildiği, saat 05.00 de açıklık 3cm, ÇKS(+), vitalleri stabil seyrettiği, kontraksiyonlarla paralel olarak vajinal açıklığı ilerleyen, NSTleri reaktif, vitalleri stabil seyreden hastanın 28/04/2015 tarihinde saat 07.36 da ebeler tarafından takipde ÇKS(kalp atımları)|95-98 atım/dk olarak tespit edildiği, uzman hekime haber verildiği, gebeye oksijen verildiği, saat 07.48 de doğumhanede uzman hekim tarafından yapılan muayenede ÇKS (+) 117-119 olduğu, saat 07.52 de acil sezaryene alındığı, spontan solunumu olmayan 3300 gr ağırlığında erkek bebek doğurtulduğu, doğumhanede hazır bulunan çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından yapılan muayenede doğum saat 08.09 doğar doğmaz ağlamadığı, kas tonusu hipotonik, tüm vücut siyanotik, spontan solunum, yenidoğan refleksleri alınmadığı, etkin bir biçimde ambu ile %100 oksijen verildiği, bebeğe 45 dakika CPR yapıldığı yanıt alınamadığı, saat 08.55 itibarı ile exitus kabul edildiği, davacılar tarafından olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle maddi ve manevi tazminat istemiyle davalı idareye 28/10/2015 tarihinde başvurulduğu, başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince olayda hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunca hazırlanan ... tarih ve ... karar numaralı raporda; -özetle- " Adli dosyada mevcut tıbbi belgelere göre: ...’nin ... tarihinde saat 23.00 sıralarında ... Devlet Hastanesinde adet tarihine göre 39 hafta 3 günlük suları gelen gebe olarak başvurduğu,2. gebeliği olduğu bir düşüğü olduğu, yapılan vajinal muayenede açıklık 1-2 cm,silinme %50 suları geldiği, NST çekildiği, ÇKS:150 olduğu vitalleri ve hemogram normal olduğu, Sefazol 2 Gr yüklemeye 3x1 idame antibiyoterapi başlandığı,laboratuar tetkikinde HB:14 olduğu, saat 00.30 ateşi 38 derece olarak izlenen, rutinleri normal olarak izlenen, vitalleri stabil olan hastanın Uterin hassasiyeti yok, kötü kokulu akıntı yok olarak değerlendirildiği, hastaya parol flakon takıldığı %5 Dekstroz 1000cc verildiği, takiplerinde NSTleri reaktif, kontraksiyon pozitif izlenen hastanın ateşinin düştüğü, saat 01.15 de NST çekildiği, ateş:37, TA:100/60, saat 02.15 de NST çekildiği, saat 03.45 de açıklık 3 cm, NST çekildiği, saat 05.00 de açıklık 3cm, ÇKS(+), vitallerinin stabil seyrettiği, kontraksiyonlarla paralel olarak vajinal açıklığı ilerleyen, NSTleri reaktif, vitalleri stabil seyreden hastanın saat 07.00 itibariyle ebe hanımların NST bağlamalarına engel olduğu, hastayı kendi yakınlarının ve ebe hanımların NST bağlanması konusunda ikna etmeye çalıştıkları, 28/04/2015 tarihinde saat 07.36 da ebeler tarafından takipde ÇKS(kalp atımları)|95-98 atım/dk olarak tespit edildiği,uzman hekime haber verildiği, gebeye oksijen verildiği, sol yan yatırıldığı,dekstroz takarak acil sezaryene hazırlamalarını söylediği, saat 07.48 de doğumhanede uzman hekim tarafından yapılan muayenede ÇKS (+) 117-119 olduğu, saat 07.52 de acil sezaryene alındığı,spontan solunumu olmayan 3300 gr ağırlığında erkek bebek doğurtulduğu, doğumhanede hazır bulunan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı tarafından yapılan muayenede doğum saat 08.09 doğar doğmaz ağlamadığı,kas tonusu hipotonik,tüm vücut siyanotik, spontan solunum, yenidoğan refleksleri alınmadığı, etkin bir biçimde ambu ile %100 O2 verildiği, spontan solunum yok, KTA: O olan hastaya göğüs kompresyonu anestezi doktoru tarafından yapıldığı, hastaya 45 dakika CPR yapıldığı yanıt alınamadığı, saat 08.55 itibari ile exitus kabul edildiği, dikkate alındığında mevcut tıbbi belgelere göre; ebenin travay takibi yapabileceği, travayda (doğum eyleminde uygun aralıklarla intrapartum trase çekildiği, travayda çekilen traselerde bebeğin intrauterin sıkıntıda olduğunu gösteren bulguların olmadığı, saat 07.48 de yapılan muayenede ÇKS’nin 117-119 tespit edilmesi üzerine acil sezaryen kararının doğru olduğu cihetle Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ...’ın, Ebe...ın ve Ebe ...ın uygulamalarının tıp kurallarına uygun olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir.
İdare Mahkemesince, anılan rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş olup davacıların istinaf başvurusu da reddedilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.
Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Yukarıda bahsi geçen Adli Tıp Kurumu raporunda kişinin tedavisine katılan hekimlerin uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, hizmeti sağlık çalışanları aracılığı ile yürüten idarenin dosya içerisindeki mevcut belgelere göre görünür bir hatasının saptanmadığı yönünde görüş bildirildiği gözetildiğinde maddi tazminata hükmedilmesi koşulları oluşmamıştır.
Bununla birlikte manevi zararın varlığı ise, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.
Öte yandan, manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de tam yargı davalarının niteliği gereği olarak da takdir edilen miktarın aynı zamanda idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak bir oranda olması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, ...'nin hiçbir sağlık problemi olmadan girdiği sezaryen ile doğum sonrasında bebeğinin vefat etmesi ve zararın niteliği ile bu süreçte yaşanılan travmanın davacılarda sağlık hizmetinin gereği gibi yürütülmediği hususunda şüphe ve endişeye yol açtığı görüldüğünden, bu sebeple duyulan elem ve ızdırabın kısmen de olsa karşılığı olarak makul bir oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, temyize konu kararın manevi tazminat isteminin reddine yönelik kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacıların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının maddi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA, manevi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/10/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim