Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/3792
2025/4541
15 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3792
Karar No : 2025/4541
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Van 6. Hudut Alay Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yerine getirmekte iken, 21/06/2016 tarihinde sanayi tipi maddeyi su zannederek içmesi sonucu ağır derecede yaralandığından bahisle, bu olay nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararlara karşılık olmak üzere 1.000,00 TL (miktar artırımı sonucunda 369.664,86 TL) maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :
Davacı tarafından; yaralanmasına neden olan olayda idarenin ihmal ve kusurunun bulunduğu, miktar artırımına konu kısım için miktar artırım dilekçesinin idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz işletilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; davacının yaralanmasına ilişkin olayda idarelerine hizmet kusuru izafe edilemeyeceği, uğranıldığı ileri sürülen zararın kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmininin de mümkün olmadığı, talep edilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu, hükmedilen manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, aksi halde ise faiz başlangıç tarihinin karar tarihi olması gerektiği, idareleri aleyhine harca hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, Van 6. Hudut Alay Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yerine getirmekte iken, 21/06/2016 tarihinde sanayi tipi maddeyi su zannederek içmesi sonucu yaralanmıştır.
Yaralanması nedeniyle Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edilen davacı ileri tetkik ve tedavi amacıyla Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne (Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığı) yatırılmıştır.
Tedavisi sürecinde hakkında 28/07/2016, 12/08/2016, 09/09/2016, 03/10/2016, 15/11/2/16, 12/01/2017, 08/02/2017 ve 06/03/2017 tarihli hava değişimi raporları düzenlenen davacı, Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin ... tarih ve ... sayılı raporuna istinaden, askerliğe elverişli olmadığı gerekçesiyle 31/03/2017 tarihinde terhis edilmiştir.
Davacı, terhis edilmeden önce davalı idareye başvurmuş ve davalı idarenin kaydına 20/01/2017 tarihinde giren başvuru dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, başvurusunun zımnen reddedilmesi üzerine 21/06/2017 tarihinde bakılan davayı açmıştır.
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın yetki yönünden reddine ilişkin kararı uyarınca dosyanın gönderildiği ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş ve dosyanın gönderildiği ... İdare Mahkemesince uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile istinaf yoluyla incelenen karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun;
"Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu;
"Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; 2. fıkrasında, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, sürenin tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağı;
"Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasının 14/07/2021 tarih ve 31541 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7331 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3. maddesiyle değiştirilmeden önceki ve ön karar başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan halinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmaları, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği;
"Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin, süre aşımı olup olmadığı yönünden inceleneceği; aynı maddenin 6. fıkrasında, yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı;
"İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı bulunduğu anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği;
hükümlerine yer verilmiştir.
14/07/2021 tarih ve 31541 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7331 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. maddesiyle 2577 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 10. maddede,
"1. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 10 uncu, 11 inci ve 13 üncü maddeler uyarınca idareye yapılmış başvurular bakımından, belirtilen maddelerde bu Kanunla yapılan değişikliklerden önceki süreler uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından; 21/06/2016 tarihinde sanayi tipi maddeyi su zannederek içmesi sonucu yaralanmasında idarenin kusurunun ve ihmalinin bulunduğundan bahisle tarafına maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle davalı idarenin kaydına 20/01/2017 tarihinde giren dilekçe ile başvuruda bulunulduğu, söz konusu talebin zımnen reddi üzerine 21/06/2017 tarihinde bakılan davanın açıldığı görülmektedir.
2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrası uyarınca yapılan zorunlu başvuruya (başvuru tarihi itibarıyla 2577 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesi uyarınca uygulanmaya devam eden) altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde, bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış günlük süre içerisinde dava açılması kanunun amir hükmü olup, bu süre dava açılmadan geçirildikten sonra, idari eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıllık süre içinde dava açılması halinde, davanın süresinde açıldığının kabulü mümkün değildir.
Uyuşmazlıkta; davacının başvurusunun 20/01/2017 tarihinde davalı idarenin kaydına girdiği ve davalı idarece altmış gün içinde herhangi bir cevap verilmemiş olması nedeniyle davacının başvurusunun 21/03/2017 tarihinde zımnen reddedildiği açık olup, davacı tarafından 21/03/2017 tarihinden itibaren altmış gün içerisinde en geç (sürenin son günü olan 20/05/2017 tarihi Cumartesi gününe denk geldiği için bu tarihi izleyen ilk çalışma günü olan) 22/05/2017 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 21/06/2017 tarihinde açılan davanın yasal süre içerisinde açılmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; davacı, 20/01/2017 tarihinde davalı idareye başvurarak, 21/06/2016 tarihinde yaralanmasına sebep olduğunu ileri sürdüğü idari eylemden kaynaklanan zararlarının tazminine yönelik iradesini ortaya koymuş olup, başvuru tarihinden sonra askerliğe elverişsiz olduğuna yönelik sağlık raporuna istinaden terhis edilmiş olmasının dava açma ve idareye başvuru süresini canlandırması mümkün değildir.
Bu itibarla, davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi, kısmen feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/10/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)KARŞI OY :
Davacı, Van 6. Hudut Alay Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yerine getirmekte iken, 21/06/2016 tarihinde sanayi tipi maddeyi su zannederek içmesi sonucu yaralanmış ve Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin ... tarih ve ... sayılı raporuna istinaden, askerliğe elverişli olmadığı gerekçesiyle 31/03/2017 tarihinde terhis edilmiştir.
Davacı, terhis edilmeden önce davalı idareye başvurmuş ve davalı idarenin kaydına 20/01/2017 tarihinde giren başvuru dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, başvurusunun zımnen reddedilmesi üzerine, yaralandığı tarihten itibaren bir yıllık süre içerisinde olacak şekilde 21/06/2017 tarihinde bakılan davayı açmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasının 14/07/2021 tarih ve 31541 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7331 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3. maddesiyle değiştirilmeden önceki ve ön karar başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan halinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmaları, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davacı her ne kadar 20/01/2017 tarihli başvurusunun zımnen reddi üzerine altmış günlük süre içerisinde dava açmamışsa da; gerek 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde belirtilen bir yıllık süre içerisinde dava açmış olması gerekse de başvuru tarihinden sonra tesis edilen 31/03/2017 tarihli sağlık raporu uyarınca terhis edilmesinin yeni bir hukuki durum yaratmış olması nedeniyle, bakılan davanın yasal süresi içerisinde açıldığı ve uyuşmazlığın esasının temyizen incelenerek bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği yolundaki karara katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.