Danıştay danistay 2022/3526 E. 2025/3652 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/3526
2025/3652
10 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3526
Karar No : 2025/3652
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılardan ...'ün, Tekirdağ ili, ... Komando ... Komutanlığı emrinde piyade uzman onbaşı olarak görev yapmaktayken 20/07/2019 tarihinde Kuzey Irak'ta icra edilen Pençe Harekatı sırasında gerçekleşen operasyonda yaralanmasının ardından her iki bacağının diz üstünden kesilerek malul kalması ile neticelenen olayda idarenin sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık olmak üzere; ... için 500.000,00 TL, anne ... için 100.000,00 TL, baba ... için 100.000,00 TL ve kardeş ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 750.000,00 TL manevi tazminatın olayın meydana geldiği 20/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı ...'ün, yaralanması ile neticelenen olayın, askeri hizmetin ifası sırasında, bu hizmete bağlı olarak ve teröristlerin eylemleri sonucu meydana geldiği, söz konusu olayda idareye yüklenebilecek bir hizmet kusuru bulunmamakla birlikte, zararlı sonucu doğuran olay ile hizmet arasında illiyet bağı bulunduğundan, bu zararın, zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılması, eşitlik ve hakkaniyet esaslarına uygun düşeceğinden, davacının zararlarının kusursuz sorumluluk türlerinden olan meslekî risk ilkesi gereğince davalı idare tarafından karşılanması gerektiğinde şüphe bulunmadığı, asker olan ve görevli bulunduğu Pençe Harekatı esnasında Kuzey Irak topraklarında terörist saldırı sonucu Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamayacak şekilde yaralanan ve bu yaralanması neticesinde her iki bacağı da dizüstünden ampute edilerek genç bir yaşta sürekli olarak malul hale gelen davacı Tarık Gür'ün, görevi, yaralanması esnasındaki görev yeri, yaralanmanın terör saldırısı neticesinde meydana gelmesi, uğradığı zararın derecesi, sosyal durumu, statüsü, olay nedeniyle duyduğu ve yaşamı süresince duyacağı üzüntü, elem ve ızdırap ve psikolojik çöküntü nedeniyle 2330 sayılı Nakdi Tazminat Kanunu kapsamında davacıya ödenmesine karar verilen tazminat ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nca davacı hakkında tesis edilen/edilecek işlemler göz önünde bulundurularak, uğradığı manevi zararının kısmen de olsa telafisi ve tazmini açısından geleceğe yönelik etkileri değerlendirilerek duyulan elem ve ızdırap nedeniyle takdiren manevi tazminat ödenmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... için 100.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL ve ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 12/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat ile faize yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, İdare Mahkemesince hükmedilen tazminat tutarının yaşadıkları acı ve ızdırabı arttırdığı, hakkaniyete uygun olmadığı, davacılardan ...'ün genç yaşta sakat kaldığı, kendisine %75 engelli raporu verildiği, bedensel durumundan dolayı psikolojik sorunlar yaşadığı, hayatının geri kalanını bu şekilde sürdürmek durumunda kaldığı, talep edilen manevi tazminatın tamamına hükmedilmesinin acılarını bir nebze azaltabileceği, ...'ün ağır yaralanarak engelli hale gelmesi nedeniyle ailesinin de çok acı duyduğu, ömürlerinin kalan kısmında oğullarının bakımı ile ilgilenmek durumunda kalacakları, aile bireyleri için hükmedilen tazminat miktarının da düşük olduğu, kararın bozulması gerektiği, faiz başlangıcının olay tarihi olması ve her biri için ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı tarafından; davacıların manevi tazminat talebine konu olayda, idarenin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, faiz başlangıç tarihinin karar tarihi olması gerektiği, Bakanlıklarının harçtan muaf olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacılardan ...'ün temyiz isteminin kabulü ile manevi tazminat miktarı açısından Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılardan ...'ün, Tekirdağ ili, ... Komando ... Komutanlığı emrinde piyade uzman onbaşı olarak görev yapmakta iken, görevlendirildiği Kuzey Irak'ta icra edilen Pençe Harekatı kapsamında 20/07/2019 tarihinde, geçici üs bölgesinde kumanya dağıtımı esnasında el yapımı patlayıcının infilak etmesi neticesinde, her iki bacağından ağır yaralanarak ampute olması nedeniyle malul kalmasına neden olan olayda idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık tazminat ödenmesi istemiyle 12/04/2021 tarihinde idareye yapılan başvuruya cevap verilmemesi üzerine davacılardan ... için 500.000,00 TL, annesi ... için 100.000,00 TL, babası ... için 100.000,00 TL ve kardeşi ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 750.000,00 TL manevi tazminatın olayın meydana geldiği 20/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevlerini yaparken, görevleri nedeniyle uğramış oldukları zararların da kusursuz sorumluluk (mesleki risk) ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize Konu Kararın, davacılardan ..., ... ve ...'ün manevi tazminat istemleri yönünden incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar davacılar ..., ... ve ... için hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden usûl ve hukuka uygun olup dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize Konu Kararın, davacılardan ...'ün manevi tazminat istemi yönünden incelenmesi:
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır.
Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; İdare Mahkemesince, davacı ...'ün, yaralanması ile neticelenen olayın, askeri hizmetin ifası sırasında, bu hizmete bağlı olarak ve teröristlerin eylemleri sonucu meydana geldiği ve söz konusu olayda idareye yüklenebilecek bir hizmet kusuru bulunmamakla birlikte, zararlı sonucu doğuran olay ile hizmet arasında illiyet bağı bulunduğu, bu zararın, zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılması, eşitlik ve hakkaniyet esaslarına uygun düşeceğinden, davacının zararlarının kusursuz sorumluluk türlerinden olan "meslekî risk" ilkesi gereğince davalı idare tarafından karşılanması gerektiğinde şüphe bulunmadığı, yaralanmanın terör saldırısı neticesinde meydana gelmesi, uğradığı zararın derecesi, sosyal durumu, statüsü, olay nedeniyle duyduğu ve yaşamı süresince duyacağı üzüntü, elem ve ızdırap ile psikolojik çöküntü nedeniyle 2330 sayılı Nakdi Tazminat Kanunu kapsamında davacıya ödenmesine karar verilen tazminat ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nca davacı hakkında tesis edilen/edilecek işlemler göz önünde bulundurularak, uğradığı manevi zararının kısmen de olsa telafisi ve tazmini açısından geleceğe yönelik etkileri değerlendirilerek duyulan elem ve ızdırap nedeniyle takdiren davacı (gazi) ... için 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, temyize konu karar ile de davacıların bu husustaki istinaf başvurusunun reddedildiği anlaşılmaktadır.
Ancak, davacı ...'ün Kuzey Irak'ta icra edilen Pençe Harekatı sırasında gerçekleşen operasyonda yaralanması ve her iki bacağının da diz üstünden ampute olması nedeniyle engelli kalması, Sağlık Bakanlığı Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu'nun 22/03/2021 tarihli Raporunda engel durumunun %75 olduğunun belirtilmesi, Nakdi Tazminat Komisyonu kararına da dayanak olarak alınan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının davacının maluliyet durumunu gösterir, 23/10/2020 tarihli, "...'ün malul olduğuna, maluliyetinin devamlı olduğuna, 1053 sayılı Nizamnameye göre derecesinin 2 (iki) olduğuna, başkasının yardım ve desteğine muhtaç derecede malül olduğuna" ilişkin rapor ile dava konusu olayın vehameti, davacının geçirdiği kaza nedeniyle maruz kaldığı kalıcı engellilik durumu, söz konusu olayın davacı üzerinde yarattığı etki ile yaşadığı acı ve sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda; davacı ... için takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı görülmektedir.
Bu durumda, Mahkemece, manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alındığında davacılardan ... için hükmedilecek manevi tazminat miktarının makul ve hakkaniyete uygun olarak yeniden belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının davacılardan ...'ün istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarenin ve davacılardan ..., ... ve ...'ün temyiz istemlerinin REDDİNE, davacı ...'ün temyiz isteminin KABULÜNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılar ..., ... ve ...'ün manevi tazminat istemleri yönünden ONANMASINA, davacı ...'ün manevi tazminat istemi yönünden BOZULMASINA,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 10/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.