Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/2780
2025/4632
20 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2780
Karar No : 2025/4632
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Hakkari ili, Şemdinli ilçesi, ... köyü, ... mezrasında 08/08/2013 tarihinde meydana gelen ölümlü trafik kazası sonrasında İlçe Jandarma Komutanlığı personelince tanık olarak dinlenilmek üzere ilçe merkezine götürüldüğü sırada bir grup tarafından durduruldukları ve grubun içerisinden bir kişinin jandarma personelinin silahını alarak ateş etmesi sonucunda yaralandığından bahisle olayda davalı idarenin sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, 400.000,00 TL manevi tazminatın ise yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olay nedeniyle jandarma personeli hakkında görevi kötüye kullanma suçu dolayısıyla başlatılan ceza soruşturması neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, olayda, jandarma personelinin görevlerinin gereklerine aykırı hareket ettiğine dair herhangi bir somut delilin bulunmadığının Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığı kararıyla sabit olduğu, olayın ve bu olay nedeniyle oluşan zararın üçüncü kişi konumunda bulunan E.Ç. isimli kişinin fiilinden kaynaklandığı, üçüncü kişinin fiilinin zarar ile idari eylem arasındaki illiyet bağını kestiği, olayda idarenin kusurlu veya kusursuz sorumluluk ilkeleri kapsamında sorumluluğu cihetine gitme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, ceza soruşturması neticesinde verilen kararın idari yargılamada bağlayıcı nitelikte olmadığı, olayda tanıklık yapıp yapmamaya yönelik bir inisiyatifinin bulunmadığı, ceza muhakemesi açısından kamu görevlisi olduğu, maddi ve manevi bütünlüğünü korumanın davalı idarenin sorumluluğunda olduğu, davalı idare personelinin silahının bir başkasının eline geçmesine engel olabilseydi istenmeyen sonucun yaşanmayacağı, olay nedeniyle oluşan zararının karşılanması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Hakkari ili, Şemdinli ilçesi, Çatalca köyü, ... mezrası ile ... mezrası arasında bulunan köy yolunda 08/08/2013 tarihinde meydana gelen ölümlü trafik kazasının ihbar edilmesi sonrasında Güzelkonak Jandarma Karakol Komutanlığı ekibinin olay yerine geldiği, olaya karışan aracın ve sürücüsü olan şahsın (davacının kardeşi) Soğuksu mezrasında yakalandığı, akabinde şahsın zırhlı araç içerisine alındığı ve yine aynı araç ile ifadesi alınmak amacıyla Güzelkonak Jandarma Karakol Komutanlığına götürülmek üzere yola çıkıldığı, olayın tek tanığı olan ve olay sırasında araç içinde bulunan davacının da tanık sıfatıyla dinlenmek amacıyla Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlığından gelen olay yeri inceleme ekibine ait ... plaka numaralı Mitsubishi marka çift kabin açık kasa kamyonet ile üç personel ile birlikte götürüldüğü sırada yolun bir başka araç ile kapatıldığı, akabinde 30-40 kişilik bir grubun da davacının içinde bulunduğu aracın etrafını sardığı, içeriden kilitli olan aracın sallanmaya başlanması ve kapının açılmaya çalışılması üzerine 2 jandarma personelinin (Y.O. ve R.C.) araçtan inerek grubu sakinleştirmeye çalıştığı, bu sırada kalabalığın içinde bulunan E.Ç.'nin jandarma personeli olan R.C.'nin elinde bulunan kalaşnikof silahı zor kullanmak suretiyle alarak o sırada araç içerisinde bulunan davacıya bir el ateş ettiği, davacının mide ve bağırsak bölgesinden yaralandığı, kaldırıldığı hastanede takip ve tedavi altına alındığı, davacı tarafından, olay nedeniyle oluşan zararlarının tazmini istemiyle 10/05/2018 tarihinde başvuruda bulunulduğu, bu başvurunun zımnen reddi üzerine de; uzun süre tedavi gördüğü, 13/09/2017 tarihinde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine başvurduğu, cinsel yetisini kaybettiğini bu başvurusunda öğrendiği belirtilerek oluşan zararlarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalardır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.
Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılan davada, Hakkari ili, Şemdinli ilçesi, Çatalca köyü, ... mezrası ile ... mezrası arasında bulunan köy yolunda 08/08/2013 tarihinde bir aracın (Güvenli mezrasından olan) 7 yaşında bir çocuğa çarptığı, çocuğun olay yerinde vefat ettiği, bu olayın saat 15.30 sıralarında ihbar edilmesi sonrasında Güzelkonak Jandarma Karakol Komutanlığında görevli yedi kişiden oluşan timin zırhlı araç ve Üzümkıran mezrasında koruculuk yapmakta olan bir şahsa ait minibüs ile saat 16.15'te olay yerine intikal ettiği, tim olay yerine ulaştığında ambulans ve acil müdahale ekibinin hala orada olduğu, daha sonra saat 16.35'te Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlığında görevli Jandarma Başçavuş Y.O., Uzman Jandarma Kademeli Çavuş R.C. ile araç sürücüsü Jandarma Ulaştırma Er H.T.'nin olay yeri inceleme ekibi olarak olay yerine geldiği, olay yerinin ve olay yeri inceleme ekibinin güvenliğinin sağlanması amacıyla burada iki personel bırakılarak saat 16.50'de kalan beş kişilik tim ile olaya karışan aracın ve sürücüsü olan şahsın yakalanması için Soğuksu mezrasına hareket edildiği, araç ve davacının kardeşi olan sürücünün Soğuksu mezrasında yakalandığı, kazayı yapan aracın mevcut haliyle korunması için iki personelin de burada bırakıldığı, sürücünün zırhlı araç içine alındığı ve bu araç ile ifadesi alınmak üzere Güzelkonak jandarma Karakol Komutanlığına götürüldüğü, olayın tek tanığı olan ve olay sırasında araç içinde bulunan davacının da tanık sıfatıyla dinlenmesi amacıyla olay yeri inceleme ekibine ait ... plaka numaralı Mitsubishi marka çift kabin açık kasa kamyonet ile ve üç personelden oluşan olay yeri inceleme ekibince Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlığına götürülmek üzere saat 19.00'da hareket edildiği, trafik kazasının yaşandığı yere 150-200 metre mesafede bulunan Soğuksu-Şemdinli stabilize yolunun bir başka araç ile kapatıldığı, akabinde 30-40 kişilik bir grubun da davacının içinde bulunduğu aracın etrafını sardığı, içeriden kilitli olan aracın sallanmaya başlanması ve kapının açılmaya çalışılması üzerine jandarma personeli Y.O. ve R.C.'nin araçtan inerek grubu sakinleştirmeye çalıştığı, bu sırada kalabalığın içinde bulunan E.Ç.'nin R.C.'nin elinde bulunan kalaşnikof silahı zor kullanmak suretiyle alarak araç içerisinde bulunan davacıya bir el ateş ettiği, davacının mide ve bağırsak bölgesinden yaralandığı, R.C.'nin ise vücudunun çeşitli yerlerinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte lezyonlar bulunduğunun Şemdinli Devlet Hastanesinin aynı gün ve 434 sayılı genel adli muayene raporuyla sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu yaralanma olayının davacının tanık olarak dinlenmek üzere davalı idare personelince götürüldüğü sırada yine davalı idareye ait aracın içerisindeyken meydana geldiği, davacıyı yaralayan E.Ç.'nin 30-40 kişilik kalabalıktan da yararlanıp Uzman Jandarma Kademeli Çavuş R.C.'nin silahını alarak eylemini gerçekleştirdiği, ölümlü bir trafik kazasında güvenliği sağlamak üzere olay yerine intikal eden yedi kişilik timin bölgenin hassasiyeti de dikkate alındığında yeterli olmadığı, nitekim davacının bu tim nezaretinde değil de olay yeri inceleme ekibi ile birlikte yine olay yeri inceleme ekibine ait kamyonet ile götürüldüğü, olay yerine davalı idarece yeteri kadar personel ve araç intikali sağlanmadığı, bu suretle de E.Ç.'nin davalı idare personeline ait silahı alarak eylemini gerçekleştirmesinin mümkün hale geldiği, dolayısıyla olayda, eylem ile zarar arasındaki illiyet bağının kopmadığı, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, bu nedenle de davacının oluşan zararlarının tazmini gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Buna göre, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu göz önüne alınarak davacının olay nedeniyle oluşan engel oranının kesin nitelikteki sağlık kurulu raporuyla ortaya konulması, maddi tazminat hesabında ve manevi tazminatın takdirinde bu oranın gözetilmesi suretiyle uğramış olduğu zararlarının tazminine karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/10/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) - KARŞI OY :
Davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı hukuka uygun olduğundan, kararın onanması gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan Daire kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.