SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/1930

Karar No

2025/4199

Karar Tarihi

29 Eylül 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/1930 E. , 2025/4199 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1930
Karar No : 2025/4199

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...adına velayeten ...ve ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...


MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA) : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı vekili tarafından, 08/07/2014 tarihinde Kırıkhan Devlet Hastanesinde gerçekleştirilen doğum eylemi sırasında hatalı tedavi sonucunda müvekkili ...'da kalıcı sakatlığın meydana gelmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık 40.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işetilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile Adli Tıp Kurumunun raporu değerlendirildiğinde, davacıda oluşan engel durumunda davalı idare personelinin veya sağlık hizmetinin yürütülmesinden kaynaklı davalı idarenin eylemi arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığı, 08/07/2014 tarihinde doğum ve doğum sırasında meydana gelecek riskler konusunda normal doğum onam formu aracılığı ile davacının bilgilendirildiği anlaşıldığından, davacıda meydana gelen engellilikten kaynaklı olarak davalı idarece tazmini gereken maddi ve manevi bir zararın bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ...İdare Mahkemesi kararı hukuka ve usule uygun bulunarak davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkili ...'ın Kırıkhan Devlet Hastanesinde gerçekleşen doğum sonrasında sakat kaldığı, Adli Tıp kurumu raporunda komplikasyon yönetimine dair herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, hasta dosyası incelenmeksizin ve eksik evrak ve belge ile rapor hazırlandığı, hastaya yapılan müdahaleler, doğuma ilişkin evraklar, doğum sonrası tedaviye ilişin evraklar olmaksızın raporun hazırlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, Adli Tıp Kurumu raporunda onam konusuna değinilmediği, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden, ...’ın 24/12/2013, 27/02/2014, 02/04/2014 ve 03/07/2017 tarihlerinde gebelik nedeniyle Kırıkhan Devlet Hastanesinde takiplerinin ve ultrason çekiminin yapıldığı, 02/06/2014 tarihinde OGTT testi uygulandığı, 08/07/2014 tarihinde ağrı ve sancı nedeniyle aynı hastaneye başvuran 34 hafta 5 günlük gebe annenin yapılan muayenesinde servikste 5 cm genişlikte ve %80 effasman tespit edildiği, travay takibinin yapıldığı, saat 16:20’ de tam açıklık ve silinmeyi takiben epizyotomi açılıp normal doğum yaptırıldığı, apgar 8-9 canlı kız bebek doğurtulduğu, epizyotominin anatomisine uygun kapatıldığı, bebeğin doğum esnasındaki müdahalelerden sonra Yoğun Bakım Ünitesine alındığı, saat 19:00’da solunum bozuklukları tanısı ile... Hastanesine sevkinin gerçekleştirildiği, bebek ...’ın 08/07/2014 tarihinde solunum sıkıntısı şikayetiyle ... Hastanesine "subaraknoid hemoraji, miad öncesi diğer infantlar, yenidoğan solunum yetmezliği, yenidoğanda hipoksik iskemik ansefalopati, yenidoğan bakteriyel sepsisi, pnömoni, yenidoğan konvülziyonu" tanılarıyla kabul edildiği, yapılan fizik muayenede genel durumunun kötü olduğu, bilinci konfüze ve uykuya eğilimli olduğu, gözlerini açamadığı ve yenidoğan reflekslerinin hipoaktif olduğu, ışık refleksinin bilateral pozitif olduğu, scalph derisinin caput succadeneum+ sefal hematom ile uyumlu olduğu ve hemorajik sızıntısının olduğu, akciğerlerde yaygın ince yaş raller olduğu, solunum seslerinin kaba, subkostal çekilmeleri mevcut olduğu, yoğun bakımda takip ve tedavisine devam edilen bebeğin 15/08/2014 tarihinde ayaktan takip edilmek üzere taburcu edildiği, ...'da fiziksel yönden engelliliğin meydana gelmesinde gerek hamileliğin seyri sürecinde gerekse de doğum olayının gerçekleştiği dönemde davalı idare personelince gerekli takip ve müdahalelerin yapılmadığından kusurlarının ve idarenin organizasyon eksikliğinin bulunduğu belirtilerek olay nedeniyle ...'ın uğradığı belirtilen maddi ve manevi zararlarının ödenmesi amacıyla yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, olayda idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan ... tarih ve ... karar numaralı raporda; -özetle- " Kırıkhan Devlet Hastanesi’nde anne ...’ın gebelik takip sürecinin uygun olduğu, travay eylemi başlamış olarak hastaneye müracaat eden annenin 08/07/2014 tarihinde travay takiplerinde çekildiği bildirilen traselerin Kurulumuzca yapılan incelenmesinde; fetal distresi gösteren geç deselerasyon tespit edilmediği, tıbbi belgelerde baş-pelvis uygunsuzluğu tariflenmediği ve travay süresinde uzama olmadığı, ağırlığı 2300 gr olan bebeğin vajinal yoldan doğum kararının ve annenin travay takip sürecinin tıbben uygun bulunduğu, yapılan muayene ve tetkikler sonucunda solunum sıkıntısı bulguları tespit edilmesi üzerine başka bir hastaneye sevk edilmesinin tıbben uygun bir yaklaşım olduğu, bebekte hipoksinin prenatal (doğum öncesi), natal (doğum sırasında), postnatal (doğum sonrası) oluşabileceği ve doğum öncesinde hipoksiyi tespit edebilecek herhangi bir klinik, laboratuvar veya teknolojik yöntemin mevcut olmadığı, söz konusu olayda da doğum sırasında çekilen traselerde hipoksiyi gösteren geç deselerasyon bulgusu saptanmadığı, doğum esnasında vakum kullanımı ve doğum travması öyküsüne dair tıbbi belge bulunmadığı, bebekte tespit edilen caput succadeneum+sefal hematomun preterm doğumlarda görülebileceğinin tıbben bilindiği, dolayısıyla tüm bu bilgi ve bulgular birlikte değerlendirildiğinde; Kırıkhan Devlet Hastanesi’nde kişinin tedavisine katılan sağlık personelinin eylemlerinin tıbbi hata olarak değerlendirilmediği, sağlık hizmetinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatası tespit edilmediği" yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkemece anılan raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu ve davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile de davacıların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.
Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun'un 447. maddesinin 2. fıkrası ile mevzuatta 1086 sayılı Kanun'a yapılan atıfların, 6100 sayılı Kanun'un bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, hakimin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği öngörülmüş; "Bilirkişi raporunun verilmesi" başlıklı 280. maddesinde, bilirkişinin, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye vereceği, raporun verildiği tarihin rapora yazılacağı ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği; "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinin 1. fıkrasında ise, tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.
2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 1. maddesinde, adalet işlerinde bilirkişilik görevi yapmak üzere Adalet Bakanlığına bağlı Adli Tıp Kurumu kurulduğu; 2. maddesinde, Adli Tıp Kurumunun, mahkemeler ile hakimlikler ve savcılıklar tarafından gönderilen adli tıp ile ilgili konularda bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmekle yükümlü olduğu; 15. maddesinde, Adli Tıp Üst Kurullarının, adli tıp ihtisas kurulları ve ihtisas daireleri tarafından verilip de mahkemeler, hâkimlikler ve savcılıklarca kapsamı itibarıyla yeterince kanaat verici nitelikte bulunmadığı sebebi de belirtilmek suretiyle bildirilen işleri, adli tıp ihtisas kurullarınca oybirliğiyle karara bağlanamamış olan işleri, adli tıp ihtisas kurullarının verdiği rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri, adli tıp ihtisas kurulları ile ihtisas dairelerinin rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri, adli tıp ihtisas kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet hâlinde verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceleyeceği ve kesin karara bağlayacağı düzenlenmiş iken, 703 sayılı "Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname" ile anılan hükümler yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 No.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2., 3. ve 16. maddelerinde, yukarıda yer verilen hükümler aynı şekilde yeniden getirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kişilerin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının tıbbi ihmal nedeniyle ihlal edildiği iddiasıyla açılan tam yargı davalarında, hizmet kusurunun tespitine yönelik olarak ilk derece mahkemelerince yaptırılan bilirkişi incelemesinde, bilirkişinin somut tıbbi verileri kullanarak, sahip olduğu tıbbi bilgilerden hareketle her türlü şüpheden uzak, nesnel bir sonuca varması ve buna göre de somut gerekçelerle kanaat bildirmesi gerekmekte olup; bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Buna ek olarak, bilirkişi veya bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir.
Doğrudan sağlık hakkını ilgilendiren bu tür davalarda, olayların oluşumuna ilişkin olarak delilleri değerlendirmekle görevli olan mahkemelerce, somut verilere dayanmayan, bilimsel değerlendirme içermeyen, yalnızca varsayıma dayalı olarak görüş bildiren bilirkişi raporlarının hükme esas alınması halinde, kişilerin anayasal haklarını korumaya yönelik yeterli yargısal güvence sağlanmamış olacaktır.
Bakılan davada, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda Kırıkhan Devlet Hastanesinde anne ...'ın doğum eyleminde doğum sonrası küçüğün takibinde görev alan sağlık çalışanlarının uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, sağlık hizmetinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatası tespit edilmediği yönünde görüş bildirilmiş ise de; raporun aşağıda belirtilecek hususlar yönünden idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığı noktasında karar verilebilmesi için yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu hususlar şu şekildedir;
Bebeğin doğum esnasındaki müdahalelerden sonra yoğun bakım ünitesine alındığı, saat 19:00’da solunum bozuklukları tanısı ile ... Hastanesi’ne sevkinin gerçekleştirildiği ve sonrasında ağır engelli hale geldiği ve dosyada mevcut bilgi ve belgeler içerisinde ambulans çağrı kayıtları ve sevk sürecine dair belgelerin bulunmadığı dikkate alındığında; sevk sürecinde gecikme olup olmadığı, varsa bu durumun hastalığın seyrine etkisi, sevk edildiği hastaneye gönderilmesi için seçilen aracın davacının hastalığına uygun olup olmadığı, araç donanımının yeterli olup olmadığı, ambulansla sevk sırasında oksijen verilip verilmediği, verilmemiş olması halinde bu durumun bebeğin ağır engelli hale gelmesi sonucunun meydana gelmesinde etkisinin olup olmadığı, ambulansta ısıtma sisteminin çalışıp çalışmadığı, refakatçi olarak bir sağlık görevlisinin bulundurulup bulundurulmadığı hususlarında tatmin edici açıklamaya yer verilmediği görülmekte olup bu hususların ayrıntılı şekilde izah edilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan, davacıların iddialarının göz önünde bulundurulduğu, tıbbi sürecin bir bütün halinde ele alındığı, yukarıda yer verilen hususlara açıklık getirecek tutarlı, anlaşılır ve bilimsel değerlendirmeler içeren bir rapor alınarak olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik inceleme sonucu davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik davacıların istinaf istemlerinin reddi yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2 ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim