Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/1719
2025/4237
30 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1719
Karar No : 2025/4237
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, rahatsızlığı nedeniyle 19/06/2017 tarihinde Necla-Mithat Öztüre Devlet Hastanesinde geçirmiş olduğu bel fıtığı ameliyatı neticesinde anal bölgesinde his kaybı yaşamasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 63.700,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacıda meydana gelen zararın davalı idarece yapılan eylemlerden kaynaklandığının şüpheden uzak ve kesin bir biçimde ortaya konulamadığı, idarenin tazmin sorumluluğunu gerektirecek hizmet kusurunun bulunmadığı ve olayda kusursuz sorumluluk ilkelerinden söz etmenin de hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, raporun somut olaya uygun olmayan değerlendirmeler içerdiği, yapılan hatalı ameliyat nedeniyle sağlığının ciddi oranda bozulduğu, psikolojik olarak yıprandığı, eski sağlığına kavuşma imkânı kalmadığı, raporda komplikasyon konusunda olaya ilişkin olarak ayrıntılı değerlendirmeye yer verilmediği, yeterli açıklamadan uzak ve gerekçesiz olduğu, yeni bir rapor alınması gerektiği, ameliyatın doğru yapılıp yapılmadığı, tedavi yönteminin doğru olup olmadığı, gerekli titizliğin gösterilip gösterilmediğinin denetlenmediği iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının İzmir Bergama Necla-Mithat Öztüre Devlet Hastanesine sağ tarafta belirgin olmak üzere her iki bacak ağrısı ve yol yürüyememe şikayetleri ile başvurduğu, son bir iki aydır şikayetleri artan ve tedavi ile düzelmeyen hastanın tetkik ve tedavi amaçlı yatırıldığı, muayenesinde sağda belirgin ağrı ve uyuşukluk tespit edildiği, tetkikte bası yapan bel fıtığı saptandığı, 19/06/2017 tarihinde yapılan ameliyatında omur segmentlerine altı adet minimal invaziv vida konduğu, ardından laminektomi (omurgada eklemlerde bulunan ve kemiksi yapıya sahip olan laminanın aşırı büyümesi ile görülen omurilik ve sinir kökleri üzerindeki basıyı azaltmak için yapılan işlem), diskektomi (omurlar arası disklerin bir kısmının ya da tamamının çıkarılması işlemi), korpektomi (omurganın ön kısmındaki kemik yapısının çıkarılması) yapıldığı, ardından iki adet X lif (omurganın iki seviyesini birleştiren işlem) konduğu, sistemin altı adet plak ve bir adet transvers bağlayıcı ile sabitlendiği, kaynaştırma işlemi yapıldığı, davacıda kanama meydana geldiği, durmadığı için iki adet surgiflo (kanamanın konvansiyonel yöntemlerle durdurulamaması üzerine kullanılan madde) kullanıldığı, ameliyat sonlandırılarak hastanın servise alındığı, ameliyat sonrası çekilen Lomber Bilgisayarlı Tomografi tetkikinin normal sınırlarda raporlandığı, servis takibinde glob vezikale (mesanenin tam boşalamaması durumu) geliştiği, steroid tedavisi başlanarak üroloji bölümüne konsülte edildiği, ardından idrar yapamama durumu devam ettiği için üroloji bölümünün önerisi ile sondalı olarak kontrole gelmek üzere taburcu edildiği, sonrasından davacının Bergama Dr. Faruk İlker Devlet Hastanesine 11/07/2017 tarihinde bel ağrısı şikayeti ile başvurduğu, muayenesinde anal ve skrotal hipoestezi (anal bölgede ve testislerin içinde bulunduğu cilt kesesinde hissizlik ve duyu azalması) tespit edildiği, akabinde davacı tarafından geçirdiği operasyon sonrasında perianal bölgede duyu ve işlev kaybı yaşadığı, operasyonu yapan doktor ve personelin kusurunun bulunduğu ileri sürülerek meydana gelen zararın tazmini istemiyle 13/05/2019 tarihinde davalı idareye başvuru yapıldığı, başvurunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının, Prof. Dr. Burhanettin Uludağ EEG-EMG-EP Laboratuvarınca 21/06/2019 tarihinde yapılan EMG tetkikinde; penisin reflekse katılımının düşük olduğu tespitine yer verildiği, davacının Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine 03/07/2020 tarihli başvurusunda yapılan muayenesinde ise EMG’sinde olan bulguların pudental sinirin (dışkıyı tutmaya veya atmaya yardımcı olan sinir) iki yanlı aksonal etkilenmesi ve sürmekte olan reinnervasyona (sinirin yenilenme işlemi) işaret ettiği, hastanın perineal bölgesinde duyu kaybı mevcut olduğu, flask mesane (düşük aktiviteli mesane) nedeniyle tak (mesanedeki idrarın boşaltılması işlemi) ile idrar çıkışı sağladığı, 17/06/2020 tarihli anal manometri incelemesinde anal sıkma basınçlarında azalma mevcut olduğu, rektal duyarlılığın azalmış olduğu bulgu ve değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, davalı idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığı hususunun tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan ... tarih ve ... karar sayılı raporda özetle; "... kişinin Bergama Necla-Mithat Öztüre Devlet Hastanesine 19/06/2017 tarihli başvurusu sırasında mevcut klinik şikayetleri, muayene bulguları ve görüntüleme tetkikleri neticesinde yapılan ameliyatın endikasyonunun ve tekniğinin tıbben uygun olduğu, ameliyat sonrası kişinin takiplerinde glob vezikale komplikasyonu geliştiği, bu durumun tespiti için kişiye ameliyat sonrası çekilen BT tetkikinde ameliyatta kullanılan vidaların yerleşiminin uygun olduğunun anlaşıldığı, kişinin üroloji bölümüne konsülte edilmesinin ve steroid tedavisi başlanmasının komplikasyon yönetimi açısından tıbben uygun olduğu, ameliyat sonrası dönemde kişiye yapılan tetkiklerde perianal bölgede duyu kaybı ve nörojen mesane tespit edildiği, bu bulguların bu tür ameliyatlardan sonra her türlü dikkat ve özene rağmen ortaya çıkabilen komplikasyon olarak değerlendirildiği, kişinin Bergama Necla-Mithat Öztüre Devlet Hastanesine yaptığı başvurular sırasında yapılan tetkik ve tedavilerin tıbben uygun olduğu, tüm bilgiler birlikte değerlendirildiğinde, kişinin tedavisine katılan hekimlerin uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, hizmeti sağlık çalışanları aracılığı ile yürüten idarenin dosya içerisindeki mevcut belgelere göre görünür bir hatasının saptanmadığı ..." yönünde görüş belirtilmiştir.
İdare Mahkemesince anılan rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş, temyize konu karar ile de davacının istinaf başvurusu reddedilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Yasalarla kendisine verilen ve yapmakla yükümlü bulundukları kamu görevlerini yapmayan veya gereği gibi yerine getirmeyen idarelerin, bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi suretiyle hizmetin kötü veya geç işlemesi, gereği gibi işlememesi veya hiç işlememesi ve bu yüzden bir zarara sebebiyet yerilmiş olması, idarelere meydana gelen zararın tazmini sorumluluğunu yüklemektedir. İdare Hukuku öğretisine göre, tazminat davalarında idarelerin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için ortada bir zararın bulunması ve bunun idarelere yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması bir başka deyişle zararla idari faaliyet arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Anlaşılacağı üzere idarenin kamu hizmetinin yürütülmesinden doğan zarardan sorumlu tutulmasını gerektiren kuramlardan birisi hizmet kusurudur. Genel olarak hizmet kusuru bir kamu hizmetinin kuruluş ve işleyişindeki aksaklık ve bozukluğu ifade etmektedir.
İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, ortada bir zararın bulunmasının yanında, bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir deyişle zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekir. Zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunmaması, zararın idari faaliyetten doğmadığını gösterir. Zararın oluşmasında zarara uğrayanın ya da üçüncü kişinin kusurunun bulunması halinde ise idarenin tazmin sorumluluğunun ortadan kalkacağı ya da kusur ölçüsünde azalacağı açıktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyiz İstemine Konu Kararın Davacının Maddi Tazminat İsteminin Reddine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın anılan kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyiz İstemine Konu Kararın Davacının Manevi Tazminat İsteminin Reddine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Yukarıda bahsi geçen Adli Tıp Kurumu raporunda kişinin tedavisine katılan hekimlerin uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, hizmeti sağlık çalışanları aracılığı ile yürüten idarenin dosya içerisindeki mevcut belgelere göre görünür bir hatasının saptanmadığı yönünde görüş bildirildiği gözetildiğinde maddi tazminata hükmedilmesi koşulları oluşmamıştır.
Bununla birlikte manevi zararın varlığı ise, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.
Öte yandan, manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de tam yargı davalarının niteliği gereği olarak da takdir edilen miktarın aynı zamanda idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak bir oranda olması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacıda perianal bölgede duyu kaybı gelişmesi şeklinde meydana gelen zararın doğrudan hastanın anatomik yapısından veya hizmet dışı etkenlerden kaynaklandığının açıkça ortaya konulamaması ve zararın niteliği ile bu süreçte yaşanılan travmanın davacıda sağlık hizmetinin gereği gibi yürütülmediği hususunda şüphe ve endişeye yol açtığı görüldüğünden, bu sebeple duyulan elem ve ızdırabın kısmen de olsa karşılığı olarak makul bir oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, temyize konu kararın manevi tazminat isteminin reddine yönelik kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının maddi tazminata yönelik kısmının ONANMASINA, manevi tazminata yönelik kısmının BOZULMASINA,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.