SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/1636 E. 2025/2855 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/1636

Karar No

2025/2855

Karar Tarihi

29 Mayıs 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/1636 E. , 2025/2855 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1636
Karar No : 2025/2855

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Huk. Müş. ...
Huk. Müş. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, myomauteri ve uterus kanaması ile başvurduğu İstanbul Avcılar Murat Kölük Devlet Hastanesinde 24/12/2018 tarihinde gerçekleştirilen histerektomi ameliyatında mesanesinin delindiği ve bu nedenle 28/12/2018 tarihinde ikinci kez ameliyat olmasına karşın şifa bulamadığı, olayda idarenin hizmet kusur bulunduğu belirtilerek uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 20.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; bilirkişi raporu uyarınca davacıya yapılan tetkikler sonucunda 24/12/2018 tarihinde yapılan operasyonun endikasyon ve tekniğinin uygun olduğu, ameliyat sonrası gelişen vezikovajinal fistülün bu tür operasyonlardan sonra her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek bir komplikasyon olduğunun tıbben bilindiği, hastanın kendi doktoru yerine bir başka hastane ve doktora başvurduğu, buradan batında sıvı tanısıyla Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği, mevcut verilerle kişinin takip ve tedavisi ile görevli hekim ve hekim dışı sağlık personelinin uygulamalarında aykırı eylem bulunmadığı, ameliyat ve tedavi sürecinde tıbbi hata saptanmadığı, davacının mesanesinde sürekli delik oluştuğu, kesintisiz idrar kaçırması sebebiyle erişkin bezi kullanmak zorunda kaldığı ve cinsel hayatının ve iş hayatının sona erdiği yönündeki şikayet ve zararların davaya konu ameliyatlar ve tedavi sürecinde hatalı uygulamalar neticesinde meydana geldiğine ilişkin dosya içeriğinde delil bulunmadığı, söz konusu komplikasyonların oluşmasında davalı idareye atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, hükme esas alınan raporun eksik ve gerçeklikten uzak olduğu, hiyerarşik kaygı ile düzenlendiği, hayat kalitesini artırmak için ameliyat olmasına rağmen aksine hayat kalitesinin azaldığı, gerekli bilgilendirme yapılsa idi ameliyat olmayacağı, idrar kaçırma sorununun hayat boyu süreceği, meydana gelen zarar ile operasyon arasında illiyet bağının bulunduğunun açık olduğu, maluliyetinin olduğuna dair rapor bulunuyor iken maluliyetinin bulunmadığının belirtilmesinin ayrı bir eksiklik olduğu, doktorun kusuruna yönelik inceleme ve araştırmanın yapılmadığı, komplikasyonlar hakkında bilgi verilmediği, onam formunun ameliyata girmesine dakikalar kala imzalatıldığı, ikinci ameliyat öncesinde ise ağrısından dolayı eli tutularak imzalatıldığı, operasyonlar sebebiyle işini kaybettiği, cinsel hayatının da sona erdiği, psikolojik tedavi gördüğü iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden, davacı ...'nun İstanbul Avcılar Murat Kölük Devlet Hastanesine 23/12/2018 tarihinde uterin kanama (rahim kanaması) şikayeti ile başvurduğu, yapılan tetkikler sonucunda uterusun leiomiyoması (rahimde kitle oluşumu) tanısı konulduğu, 24/12/2018 tarihinde total abdominal histerektomi+bilateral salpingo ooferektomi (rahmin ve yumurtalıkların her ikisinin alınması) ameliyatı yapıldığı ve 26/12/2018 tarihinde taburcu edildiği, 27/12/2018 tarihinde karında serbest sıvı tespiti ve karın ağrısı şikayeti ile 112 aracılığıyla Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesine yönlendirildiği, saat 22.30'da mesane fistülü şüphesi ile operasyona alındığı, eş zamanlı sistoskopide (mesaneyi incelemek için yapılan endoskopik yöntem) mesanede 0.5 cm’lik 2 adet fistül (iki doku arasındaki anormal bağlantı) ağzı izlendiği, yine endoskopik yöntemle üretere stent ve mesaneye sonda yerleştirildiği, 03/01/2019 tarihinde taburcu edildiği, 30/01/2019 tarihinde Özel Aile Hastanesine vezikovajinal fistül tanısı ile yatırıldığı, yapılan sistoskopide geniş tabanlı vezikovajinal fistül (mesane ile rahim arasında olağan dışı bağlantı) saptanması üzerine 31/01/2019 tarihinde buna yönelik operasyon yapıldığı, akabinde sürekli idrar kaçırdığı, ömür boyu bez ile yaşamak zorunda olduğu ve cinsel hayatının sona erdiği, meydana gelen olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat istemiyle 17/06/2019 tarihinde davalı idareye başvuru yapıldığı, başvurunun zımnen reddi üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporunun "Sonuç" kısmında özetle; "... kişinin 23/12/2018 tarihinde İstanbul Avcılar Murat Kölük Devlet Hastanesi’ne uterin kanama şikayeti ile başvurduğu, yapılan tetkikler sonucunda uterusun leiomiyoması tanısı konulduğu, 24/12/2018 tarihinde total abdominal histerektomi+bilateral salpingo ooferektomi ameliyatı yapıldığı, yapılan operasyonun endikasyon ve tekniğinin uygun olduğu, total abdominal histerektomi+bilateral salpingo ooferektomi ameliyatı sonrası gelişen vezikovajinal fistülün bu tür operasyonlardan sonra her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek bir komplikasyon olduğunun tıbben bilindiği, hastanın kendi doktoru yerine bir başka hastane ve doktora başvurduğu, buradan batında sıvı tanısıyla Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildiği, mevcut verilerle kişinin takip ve tedavisi ile görevli hekim ve hekim dışı sağlık personelinin uygulamalarında aykırı eylem bulunmadığı, tıbbi hata saptanmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." görüşlerine yer verilmiştir.
İdare Mahkemesince anılan rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş, temyize konu Bölge İdare Mahkemesince de davacının istinaf başvurusu reddedilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.
Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun'un 447. maddesinin 2. fıkrası ile mevzuatta 1086 sayılı Kanun'a yapılan atıfların, 6100 sayılı Kanun'un bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, hakimin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği öngörülmüş; "Bilirkişi raporunun verilmesi" başlıklı 280. maddesinde, bilirkişinin, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye vereceği, raporun verildiği tarihin rapora yazılacağı ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği; "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinin 1. fıkrasında ise, tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.
2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 1. maddesinde, adalet işlerinde bilirkişilik görevi yapmak üzere Adalet Bakanlığına bağlı Adli Tıp Kurumu kurulduğu; 2. maddesinde, Adli Tıp Kurumunun, mahkemeler ile hakimlikler ve savcılıklar tarafından gönderilen adli tıp ile ilgili konularda bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmekle yükümlü olduğu; 15. maddesinde, Adli Tıp Üst Kurullarının, adli tıp ihtisas kurulları ve ihtisas daireleri tarafından verilip de mahkemeler, hâkimlikler ve savcılıklarca kapsamı itibarıyla yeterince kanaat verici nitelikte bulunmadığı sebebi de belirtilmek suretiyle bildirilen işleri, adli tıp ihtisas kurullarınca oybirliğiyle karara bağlanamamış olan işleri, adli tıp ihtisas kurullarının verdiği rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri, adli tıp ihtisas kurulları ile ihtisas dairelerinin rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri, adli tıp ihtisas kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet hâlinde verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceleyeceği ve kesin karara bağlayacağı düzenlenmiş iken, 703 sayılı "Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname" ile anılan hükümler yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 No.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2., 3. ve 16. maddelerinde, yukarıda yer verilen hükümler aynı şekilde yeniden getirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kişilerin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının tıbbi ihmal nedeniyle ihlal edildiği iddiasıyla açılan tam yargı davalarında, hizmet kusurunun tespitine yönelik olarak ilk derece mahkemelerince yaptırılan bilirkişi incelemesinde, bilirkişinin somut tıbbi verileri kullanarak, sahip olduğu tıbbi bilgilerden hareketle her türlü şüpheden uzak, nesnel bir sonuca varması ve buna göre de somut gerekçelerle kanaat bildirmesi gerekmekte olup; bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Buna ek olarak, bilirkişi veya bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir.
Doğrudan sağlık hakkını ilgilendiren bu tür davalarda, olayların oluşumuna ilişkin olarak delilleri değerlendirmekle görevli olan mahkemelerce, somut verilere dayanmayan, bilimsel değerlendirme içermeyen, yalnızca varsayıma dayalı olarak görüş bildiren bilirkişi raporlarının hükme esas alınması halinde, kişilerin anayasal haklarını korumaya yönelik yeterli yargısal güvence sağlanmamış olacaktır.
Bakılan davada, her ne kadar hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda mevcut verilerle kişinin takip ve tedavisi ile görevli hekim ve hekim dışı sağlık personelinin uygulamalarında tıbbi hata saptanmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de; raporun aşağıda belirtilecek hususlar yönünden idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığı noktasında karar verilebilmesi için yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu hususlar şu şekildedir;
-Davacı tarafından İstanbul Avcılar Murat Kölük Devlet Hastanesinde 24/12/2018 tarihinde yapılan ameliyata ve Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 27/12/2018 tarihinde yapılan ameliyata yönelik iddialarda bulunulmasına karşın Adli Tıp Kurumu raporunda, sağlık hizmetinin sunumunda hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı açısından yalnızca 24/12/2018 tarihinde yapılan ameliyatın irdelendiği, 27/12/2018 tarihinde yapılan ameliyata yönelik değerlendirmelerde bulunulmadığı görüldüğünden 27/12/2018 tarihinde yapılan ameliyatın ve sonuçlarının tıp kurallarına uygun olup olmadığının açıklanması gerekmektedir.
-Öte yandan, 27/12/2018 tarihinde yapılan ameliyat değerlendirilirken, ameliyatta tespit edilen iki adet fistül ağzına yönelik olarak hekim ifadelerinde de belirtildiği üzere konservatif (cerrahi yönteme başvurmadan) tedavi yönteminin seçilmesinin davacının daha sonra 31/01/2019 tarihinde mevcut rahatsızlığı nedeniyle üçüncü kez ameliyat olduğu dikkate alındığında tıp kurallarına uygun olup olmadığının ayrıntılı olarak açıklanması gerekmektedir.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla, Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan, davacının iddialarının göz önünde bulundurulduğu, tıbbi sürecin bir bütün halinde ele alındığı, yukarıda yer verilen hususlara açıklık getirecek tutarlı, anlaşılır ve bilimsel değerlendirmeler içeren bir rapor alınmak suretiyle olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik inceleme sonucu davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf isteminin reddi yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2\. Temyize konu ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/05/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim