Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/1631
2025/4463
13 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1631
Karar No : 2025/4463
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Komutanlığı/ ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Mardin İl Jandarma Komando Özel Harekat Tabur Komutanlığı emrinde Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş olarak görev yapmaktayken, 29/06/2016 tarihinde içinde bulunduğu askeri araçla Kızıltepe ilçesi, Denktaş Mahallesinde seyir halinde iken bölücü terör örgütü mensuplarının yola döşediği patlayıcının patlatılması sonucu ağır şekilde yaralanmasında davalı idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; kamu görevlisi olan davacının görevini yaparken terör örgütü mensuplarınca yapılan saldırı neticesinde yaralanması nedeniyle uğramış olduğu zararın "mesleki risk" ilkesi uyarınca tazmininin gerekeceği, 3713, 2330 ve 5434 sayılı Kanunlar uyarınca davacıya yapılan ödemeler ve bağlanan aylık tutarları dikkate alındığında, davacının maddi bir zararının bulunmadığı anlaşıldığından, davacı tarafından talep edilen maddi tazminatın ödenmesine olanak bulunmadığı, davacının jandarma astsubay kıdemli çavuş olarak görev yaptığı sırada terör örgütü mensuplarınca yapılan silahlı saldırı sonucu yaralanması olayında, olayın oluş şekli ve niteliği dikkate alındığında, duyulan elem ve üzüntüyü kısmen de olsa gidermek için takdiren 50.000,00 TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın maddi tazminat istemi yönünden reddine, manevi tazminat istemi yönünden kısmen kabulüne, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 05/06/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve faiz istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmayışı, olayın oluş şekli, yaralanma boyutu ve verdiği üzüntü, Dairelerinin manevi tazminat tutarı yönünden ilkesel olarak belirlediği tutar dikkate alınarak değerlendirme yapılması üzerine, davacı için 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesinin ve bu miktara idareye yapılan başvuru tarihi olan 05/06/2018 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasının uygun olacağı gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacıya 25.000,00 TL manevi tazminatın 05/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin belirtilen gerekçe ile reddine, bu yönden İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, maluliyet oranının gün geçtikte arttığı, takdir edilen manevi tazminat tutarının düşük olduğu, gerekli araştırmalar ve hesaplamalar yapılmadan maddi tazminat isteminin reddedildiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, üçüncü kişinin kusuru nedeniyle eylem ile idari faaliyet arasındaki illiyet bağının kesildiği, olayda idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, idarelerinin harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; davacının, Mardin İl Jandarma Komando Özel Harekat Tabur Komutanlığı emrinde Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş olarak görev yapmaktayken, 29/06/2016 tarihinde içinde bulunduğu askeri araçla Kızıltepe ilçesi, Denktaş Mahallesinde seyir halinde iken bölücü terör örgütü mensuplarının yola döşediği patlayıcının patlatılması sonucu ağır şekilde yaralandığı, Kilis Devlet Hastanesinin ... tarih ve ... sayılı engelli sağlık kurulu raporuna göre opere L5 kırığı teşhisiyle %25 oranında ve sürekli engelli hale geldiği, davacı tarafından, 05/06/2018 tarihinde olay nedeniyle oluşan zararının tazmin edilmesi istemiyle davalı idareye başvuruda bulunulduğu, bu başvurunun zımnen reddi üzerine de uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici iş gücü kaybı için 500,00 TL, sürekli iş gücü kaybı için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1) Temyize Konu Kararın Davacının Maddi Tazminat İstemi Yönünden İncelenmesi:
Olayda, davacının Mardin İl Jandarma Komando Özel Harekat Tabur Komutanlığı emrinde Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş olarak görev yapmaktayken, 29/06/2016 tarihinde içinde bulunduğu askeri araçla Kızıltepe ilçesi, Denktaş Mahallesinde seyir halinde iken bölücü terör örgütü mensuplarının yola döşediği patlayıcının patlatılması sonucu yaralandığının sabit olduğu, bu itibarla, tazminata yürütülen bir kamu hizmetinin bünyesinde taşıdığı riskler nedeniyle kamu personelinin uğramış olduğu zararların kusur şartı aranmaksızın giderilmesini öngören mesleki risk ilkesi uyarınca hükmedilmesi gerektiğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile idarenin sorumluluk sebebi yönünden hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında bu yönden isabetsizlik bulunmamaktadır.
Temyize konu kararla davacının maddi tazminat istemi yönünden hukuka ve usule uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacıya Jandarma Genel Komutanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunca 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında 8.437,62 TL nakdi tazminat ödenmesine karar verildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca 15/09/2018 tarihinden itibaren 3713 sayılı Kanun kapsamında görevdeki emsallerinin aldığı emsal aylığı kadar vazife malullüğü aylığı bağlandığı, en yüksek devlet memuru aylığının 30 katı tutarında toplam 164.333,70 TL emekli ikramiyesi ödendiği ve 17.635,20 TL ikramiye farkının tahakkuk ettirildiği, ayrıca 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek 79. maddesi gereğince ek ödeme (tütün ikramiyesi) yapıldığı, davacıya yapılan bu ödemeler ve bağlanan aylık tutarları dikkate alındığında davacının aktif ve pasif dönemde maddi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Davacının maddi zarar taleplerini, geçici ve sürekli iş göremezlik (efor kaybı) kalemleri oluşturduğundan, her iki kaleme yönelik ayrı inceleme yapılması gerekmektedir.
Geçici iş göremezlik zararı, kişinin beden bütünlüğünü etkileyen olay sonrası tedavi ve iyileşme süresince hiçbir şekilde çalışamaması (çalışma gücünü geçici olarak %100 oranında kaybetmesi) nedeniyle uğradığı gelir kaybı zararını ifade etmekte olup, oluşması halinde söz konusu gelir kaybı zararının tazmini gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Bununla birlikte, davacının Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş olarak görev yapması nedeniyle geçici iş göremezlik süresince aylık ve özlük hakları korunarak hastalık iznine ayrıldığından anılan dönemde herhangi bir gelir kaybı zararı doğmamıştır.
Sürekli iş göremezlik zararı ise, beden bütünlüğünü kalıcı olarak yitiren kişinin, geçici iş göremezlik süresinin bitiminden itibaren bakiye yaşam süresinin sonuna kadar uğradığı çalışma gücü kaybı zararını ifade etmektedir.
Tazminat hukukunda, çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin uğradığı kalıcı bedensel sakatlığının sebep olduğu iş gücü kaybının mevcut işini yürütmesine engel olmamasına bağlı olarak gelirinde ve mal varlığında bir eksilme olmamış olsa dahi "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. İşgücü kaybına uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi ve mevcut işini yapabilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsenmiştir. Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.
İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinin... tarih ve ... sayılı sağlık kurulu raporunda, patlayıcı madde ile temas, bel ağrısı, anksiyete bozuklukları, humerus üst uç kırığı, eklem sertliği tanılarıyla davacının Jandarma Genel Komutanlığında görev yapamayacağının belirtildiği, bu raporu değerlendiren Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararıyla da, davacının rahatsızlıklarının 29/06/2016 tarihinde meydana gelen olaydan sonra oluşan rahatsızlığının devamı olduğuna, malul olduğuna, maluliyetinin 1053 sayılı Nizamnameye göre derecesinin altı ve sürekli olduğuna, başkasının yardım ve desteğine muhtaç derecede malul olmadığına karar verildiği görülmekte olup, bu durumda davacının olay nedeniyle oluşan maluliyetinin sürekli olduğu, günlük yaşamını ve işini daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği, bu fazladan sarf edilen efordan kaynaklanan maddi zararının en fazla net asgari ücret tutarı kadar olacağı, Dairemizin içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Dava konusu olay nedeniyle davacının talep ettiği efor (güç kaybı) tazminatının hesaplanması için, meslekte kazanma güç kaybı oranının tespit edilmesi, bu tespit yapılırken de olay tarihinde yürürlükte bulunan 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne göre düzenlenecek sağlık kurulu raporunun esas alınması gerekmektedir.
Buna göre, anılan Yönetmeliğe göre alınacak sağlık raporunda belirtilen güç (efor) kaybı oranı esas alınmak suretiyle aşağıdaki ilkeler çerçevesinde hesap bilirkişisince yeniden hesaplama yapılmalıdır.
Davacının aktif dönemdeki, (geçici iş göremezlik süresinin bitiminden yasal emeklilik yaşının sonuna kadar olan dönemdeki) maddi zararının, 2022 yılına kadar asgari geçim indirimi (AGİ) dahil net asgari ücrete meslekte kazanma gücü kaybı oranı uygulanmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir.
Ayrıca, güç (efor) kaybına dayanan maddi tazminatın hesabında, davacının yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihten TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel bakiye yaşam süresinin sonuna kadar geçen pasif devrede de, bedensel kaybı nedeniyle daha fazla efor sarf ederek yaşamını devam ettirmesi söz konusu olacağından, pasif dönem zararının da aynı usulle (AGİ hariç net asgari ücret tutarına meslekte kazanma gücü kayıp oranının uygulanması suretiyle) hesaplanması gerekmektedir.
Aktif dönemin işleyecek devre zararı ile pasif dönem zararı hesaplanırken, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarı her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmelidir.
Bununla birlikte, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca davacıya ödenen nakdi tazminatın ve 5434 sayılı Kanun'un Ek 79. maddesi kapsamında ödenen tütün ikramiyesinin de olay nedeniyle sağlanan yarar niteliğinde olduğu kabul edilerek, hesaplanan maddi zarar tutarından, rapor tarihindeki yasal faiz uygulanarak güncellenmiş değerlerinin mahsup edilmesi; vazife malullüğünü gerektiren olay olmasaydı davacının kamu görevlisi olmanın doğal ve olağan sonucu olarak almaya devam edeceği aylıkları, emsaline ödenen görev aylığı kadar olan bir tutarda vazife malullüğü aylığı olarak 3713 sayılı Kanun hükümlerine göre almaya devam ettiği ve yine yasal olarak emekli olacağı tarihte alacağı emekli ikramiyesinin de bu Kanun'a göre emsali kamu görevlisinin görev aylığı üzerinden ödendiği dikkate alındığında, vazife malullüğü aylığı ile emekli ikramiyesinin hesaplanan efor/güç kaybı zararından mahsup edilmemesi gerekmektedir.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının aktif ve pasif dönemde efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararına karşılık ödenmesi gereken tazminatın bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
2) Temyize Konu Kararın Davacının Manevi Tazminat İstemi Yönünden İncelenmesi:
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır.
Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; İdare Mahkemesince 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi yolunda verilen kararın Bölge İdare Mahkemesince davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kaldırıldığı, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmayışı, olayın oluş şekli, yaralanma boyutu ve verdiği üzüntü, Dairelerinin manevi tazminat tutarı yönünden ilkesel olarak belirlediği tutar dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucu 25.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ancak, dava konusu olayın vehameti, davacının geçirdiği kaza nedeniyle gördüğü tedavinin süresi, maruz kaldığı kalıcı engellilik durumu, söz konusu olayın davacı üzerinde yarattığı etki ile yaşadığı acı ve sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda; Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı, bununla birlikte İdare Mahkemesince davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarının ise makul ve hakkaniyete uygun olduğu görülmektedir.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmesi gerekirken, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.