SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/1557 E. 2025/3804 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/1557

Karar No

2025/3804

Karar Tarihi

15 Eylül 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/1557 E. , 2025/3804 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1557
Karar No : 2025/3804

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ...

2- ... Valiliği / ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ... 2- ... 3- ...4-...5- ...
VEKİLİ : Av....

İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davalı idarelerce aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; 31/01/2018 tarihinde terör örgütü mensupları tarafından sınırın Suriye tarafından atılan patlayıcı maddenin Hatay ili, Reyhanlı ilçesi, ... Mahallesindeki evlerine isabet etmesi sonucu yakınları ...'ın vefat etmesi nedeniyle, zararlarının karşılanması amacıyla 5233 sayılı Kanun uyarınca yapılan başvuru neticesinde tesis edilen Hatay Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının ...tarih ve ... sayılı işlemi ile maddi ve manevi zararların karşılanması amacıyla davalı İçişleri Bakanlığına yapılan 07/03/2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve olayın meydana gelmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 249.708,13 TL) maddi tazminatın ve ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL, ..., ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, ancak sosyal risk ilkesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle; davacılar tarafından İçişleri Bakanlığına yapılan 07/03/2018 tarihli başvurunun zımnen reddine dair İçişleri Bakanlığı işleminin iptali istemi yönünden; işlemin kesin ve icrai olmadığı gerekçesiyle iptal isteminin incelenmeksizin reddine, Hatay Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının ... tarih ve .../... sayılı işleminin iptali istemi yönünden; davacıların başvurusunda belirttiği zarar kalemlerinin titizlikle incelenerek değerlendirilmediği, bu yönüyle eksik araştırma ile işlem tesis edildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline; maddi tazminat yönünden; yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen hesap raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte görüldüğü gerekçesiyle, davacıların maddi tazminat isteminin kabulüne, ... için 100.512,50 TL ve ...için 151.195,63 TL olmak üzere toplam 251.708,13 TL maddi tazminatın, 2.000,00 TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 07/03/2018 tarihinden, 249.708,13 TL'sinin ise miktar artırım dilekçesinin davalı idarelere tebliğ edildiği 21/06/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davacılara ödenmesine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL, ..., ...,... için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 07/03/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu .... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle, davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davalı idareler tarafından, dava konusu olayın terör olayı olduğu, bu nedenle uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminata yer verilmediğinden, davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre yapılmasının hukuka aykırı olduğu, hesap raporunda tazminattan yarar olarak indirilmesi gereken ödemelerin indirilmediği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılar tarafından; 31/01/2018 tarihinde terör örgütü mensupları tarafından sınırın Suriye tarafından atılan patlayıcı maddenin Hatay ili, Reyhanlı ilçesi, ... Mahallesindeki evlerine isabet etmesi sonucu yakınları ...'ın vefat etmesi olayı ile ilgili olarak zararlarının karşılanması amacıyla 5233 sayılı Kanun uyarınca yapılan başvuru neticesinde tesis edilen Hatay Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile maddi ve manevi zararların karşılanması amacıyla davalı İçişleri Bakanlığına yapılan 07/03/2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve olayın meydana gelmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, ... ve ...için maddi ve manevi,..., ... ve... için manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu; 5. maddesinde, devletin temel amaç ve görevlerinin, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olduğu; 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin son fıkrasında, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan (maddi ve manevi) zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdarenin hukuki sorumluluğu, kamusal faaliyetler sonucunda, idare ile bireyler arasında bireyler zararına bozulan ekonomik dengenin yeniden kurulmasını, idari etkinliklerden dolayı bireylerin uğradığı maddi zararlar yanında manevi zararların da idarece tazmin edilmesini sağlayan bir hukuksal kurumdur. Bu kurum, kamusal faaliyetler nedeniyle bireylerin malvarlığında ortaya çıkan eksilmelerin ya da çoğalma olanağından yoksunluğun giderilebilmesini, yine bu surette oluşan manevi zararların karşılanabilmesi için aranılan koşulları, uygulanması gereken kural ve ilkeleri içine almaktadır.
İdare, Anayasamızın 125. maddesinde de belirtildiği üzere, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Bunun yanında, idarenin faaliyet alanıyla ilgili önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemediği bir takım zararları da nedensellik bağı aramadan tazmin etmesi gerekmektedir.
İdarenin kusura dayalı ya da kusursuz sorumluluğu yanında, Anayasanın öngördüğü sosyal hukuk devleti anlayışına uygun olarak ve bu temel üzerinden, kollektif sorumluluk anlayışı çerçevesinde bilimsel ve yargısal içtihatlar ile geliştirilen sosyal risk ilkesi, Anayasanın yukarıda öngördüğü amaçların gerçekleştirilmesine yöneliktir.
Esasen bilimsel ve yargısal içtihatlara dayalı olarak geliştirilmiş olsa da, Anayasanın 6. maddesinde öngörüldüğü üzere, hiç bir organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisini kullanamayacağına göre, sosyal risk ilkesi de tazminat hukukunun temel prensiplerine kaynak oluşturan Anayasa hükümlerine dayanılarak kabul edilmiştir. Daha açık bir şekilde vurgulamak gerekirse, terör olaylarından zarar gören bireylerin maddi ve manevi zararlarının idari yargı mercilerinin toplumsal risk ilkesi uyarınca tazminine ilişkin kararları, konuyu düzenleyen genel bir yasa olmadığından, doğrudan Anayasanın öngördüğü ilkelere dayanmış; bu ilkeler Danıştay tarafından yorumlanarak uygulanabilirlik kazanmıştır.
Sosyal risk ilkesi ile toplumun içinde bulunduğu koşullardan kaynaklanan, idarenin faaliyet alanında meydana gelmekle birlikte, yürütülen kamu hizmetinin doğrudan sonucu olmayan, toplumsal nitelikli riskin gerçekleşmesi sonucu oluşan, salt toplumun bireyi olunması nedeniyle uğranılan özel ve olağandışı zararların da topluma pay edilerek giderilmesi amaçlanmıştır. Genel bir ifade ile "terör olayları" olarak nitelenen eylemlerin, Devlete yönelik olduğu, Anayasal düzeni yıkmayı amaçladığı, bu tür olaylarda zarar gören kişi ve kuruluşlara karşı kişisel husumetten kaynaklanmadığı bilinmekte ve gözlenmektedir. Sözü edilen olaylar nedeniyle zarara uğrayan kişiler, kendi kusur ve eylemleri sonucu değil, toplumun bir bireyi olmaları nedeniyle zarar görmektedirler. Belirtilen şekilde ortaya çıkan zararların ise, özel ve olağandışı nitelikleri dikkate alınıp, terör olaylarını önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemeyen idarece, yukarıda açıklanan sosyal risk ilkesine göre, topluma pay edilmesi suretiyle tazmini hakkaniyet gereği olup, sosyal devlet ilkesine de uygun düşecektir.
Bu amaçla, yasa koyucu tarafından kabul edilerek yürürlüğe konulan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında zararların tazminine yönelik yapılan idari başvurular Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da etkili bir başvuru yolu olarak görülmektedir.
5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir." hükmüne; 2. maddesinde, "Bu Kanun, 3713 sayılı Kanunun 1 inci, 3 üncü, 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar." hükmüne; "Karşılanacak zararlar" başlıklı 7.maddesinde, "Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır:a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar. b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri." hükmüne, 8. maddesinde, "7 nci maddede belirtilen zararlar, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de gözönünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirlenir." hükmüne yer verilmiş, "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hâllerinde yapılacak ödemeler" başlıklı 9. maddesinde ise, nakdi ödemenin şekli, tutarı, yaralanma ve sakatlık derecelerinin tespitine ilişkin esas ve usullerin yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde yapılacak ödemeler" başlıklı 21. maddesinde de, "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara, altı katı tutarını geçmemek üzere, onda birinin doktor veya sağlık kurulu raporu ile belirlenen iş ve güce engel olma süresi ile çarpımı sonucunda belirlenecek tutarda, b) Çalışma gücü kaybı derece ve oranları için ekli cetvelde (EK-D) belirlenen katı tutarında, c) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır." kuralı bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Hatay Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının... tarih ve ... sayılı İşleminin İptaline Yönelik Kısmı ile Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmına Yönelik Davalı İdarelerin İstinaf Başvurularının Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, yukarıda belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davacılar Ahmet Avlar ve Döne Avlar'ın Maddi Tazminat İstemlerinin Kabulüne İlişkin Kısmına Yönelik Davalı İdarelerin İstinaf Başvurularının Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Dairemizin yerleşik içtihadı; terör eylemi sonucu bir zarar ortaya çıkması durumunda, öncelikle söz konusu olayın meydana gelmesinde idareye atf-ı kabil bir hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk halinin bulunup bulunmadığının ortaya konulması, idarenin gerek hizmet kusuru gerekse kusursuz sorumluluk halinin olayda bulunmaması durumunda 5233 sayılı Kanun kapsamında gerekli inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiği yönündedir.
Uyuşmazlıkta, davacılar tarafından, terör örgütünce gerçekleştirilen saldırı sonucu oluşan zararın genel hükümlere göre tazmininin istenilmesi karşısında, olayda öncelikle idarenin hizmet kusurunun ya da kusursuz sorumluluk hallerinin bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.
Olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı ve olayın terör eyleminden kaynaklandığı görüldüğünden, uğranılan maddi zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında sosyal risk ilkesi gereğince karşılanması gerekmektedir.
Davacılar yakınının ölümüne sebep olan olayda idarenin kusur ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, terör olayı niteliğinde olduğundan davacıların maddi tazminat istemlerinin hesap noktasında 5233 sayılı Kanun esas alınarak değerlendirilmesi gerekirken, genel hükümler uyarınca yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen hesap raporu hükme esas alınarak davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulü yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bu kısmına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin temyize konu kararın bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının; İdare Mahkemesi kararının Hatay Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının ...... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline yönelik kısmı ile davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmına yönelik davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, İdare Mahkemesi kararının davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmına yönelik davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim