SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/1335 E. 2025/2484 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/1335

Karar No

2025/2484

Karar Tarihi

8 Mayıs 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/1335 E. , 2025/2484 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1335
Karar No : 2025/2484

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) :...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar vekili tarafından, müvekkili ...'nın Ankara Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 07/06/2018 tarihinde geçirdiği sezaryen ile doğum sonrasında vücudunda koter yanığının oluşmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle ... için 5.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi ve eşi ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; her ne kadar Adli Tıp Kurumu tarafından dava dosyasındaki bilgi ve belgelere göre kusur tespiti yapılamayacağı şeklinde görüş bildirilmiş ise de, 26/04/2019 tarihli ara kararıyla ilgili hastaneden davacı ...'ya ait hasta dosyasının istenildiği, gönderilen belgelerde, davacının ameliyat öncesi çekilen grafilerinin bulunmadığı, dolayısıyla ameliyata girerken vücudunda herhangi bir yanık veya benzeri bir ekimoz olduğu hususunda davalı idarece herhangi bir delil sunulamadığı, davacının, hastanede olduğu sırada ameliyat olduktan sonraki 3.günde (10/06/2018) ilk defa vücudunda koter yanığına benzer yaraların oluştuğunun gözlem formuna yazıldığı, bu gözlem formunun tutulmasından 2 gün sonra da, 12/06/2018 tarihinde Hastane müdür yardımcısının biyomedikal birimini arayarak ameliyathanede bir hastanın yandığını ve ameliyathanedeki koter cihazının kontrol edilmesini istediği, dolayısıyla bütün bu hususlar birlikte düşünüldüğünde, bu yanıklar doğrudan yapılan ameliyatla ilişkilendirilmese dahi davacının anılan hastanenin denetim ve gözetiminde olduğu sırada vücudunda bu yaraların oluştuğunun anlaşıldığı, sağlıklı bir şekilde hastaneye başvuran davacının vücudunda oluşan yanıklarla taburcu edildiği dikkate alındığında, davacının vücudunda oluşan yanıkların anılan hastanede tedavi gördüğü esnada meydana geldiği kanaatine varılarak, söz konusu olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığının raporunun incelenmesinden, davacının geçirdiği sezeryan ameliyatı sonrasında vücudunda bazı lezyonların oluştuğunun tespit edildiği, dermatoloji bölümünden konsültasyon talep edildiği, lezyonların derinliğini belirlemek amacıyla davacıya deri biyopsisi önerildiği, ancak davacının biyopsi yaptırmak istemediğini beyan ettiği buna göre tedavisine devam edilerek krem önerildiği öte yandan, olay sonrasında ameliyathanede koter cihazının kontrol edilmesini teminen yetkili firma temsilcisine haber verildiği, yapılan incelemede bir sorun bulunmadığının bildirildiği, davacının sezaryen olduğu tarihe kadar pek çok hastanın bu ameliyathanede ameliyat edildiği ve koter yanığı ile ilgili olarak herhangi bir sıkıntının yaşanmadığının bildirildiği, Adli Tıp Kurumu raporunda da mevcut verilerle tıbbi kusur bulunup bulunmadığı hakkında değerlendirme yapılamayacağının belirtildiği anlaşılmakla, vücudunda oluşan lezyonlar nedeniyle kendisine önerilen biyopsiyi kabul etmeyen davacının bu durumu nedeniyle olayda hizmet kusurunun varlığının bulunduğunun ortaya konulamadığı anlaşılmakla, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerekeceği sonucuna varıldığı gerekçesiyle tarafların istinaf istemlerinin kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden incelenen davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, ameliyathanede sağlık personelinin bakım ve gözetimi altındayken vücudunda yanıkların oluştuğu, hiçbir sağlık problemi olmadan girdiği sezaryen ile doğum sonrasında ameliyattan sırt, kalça ve uyluklarında yanıklar ile çıktığı, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 11.06.2018 tarihli gastroenteroloji cerrahisi konsültasyon notunda "... Yakın tarihe ikinci kat ameliyathanesinde bir benzer vaka müşahede edildiği için durumun idari sorumlular tarafından da gözden geçirilmesi önerilir." şeklindeki beyanı dikkate alındığında davalı idarenin kamu hizmetinin ifasında kusurlu olduğunun bir başka kanıtı olduğu, yanık izinin kalıcı ve psikolojik etkilerinin olduğu ve büyük elem ve acı duydukları dikkate alınmaksızın tazminat taleplerinin reddinin hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare ve müdahil tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
Dava dosyasındaki belge ve bilgilerin incelenmesinden; ...'nın 8,5 aylık hamile olarak Ankara Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurduğu ve 07/06/2018 tarihinde sezaryen ile doğum yaptıktan sonra vücudunda koter yanığının oluşmasında idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle ... için 5.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın ve eşi ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince olayda hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulunca düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda; -özetle- "Hastanın dosyasındaki tüm tıbbi belgelerin ve resimlerin değerlendirildiği, sakral bölgede 3x7 cm ebatlarında bül oluşumu, her iki kalça, her iki uyluk posterioru ve sol cruriste (sol bacakta) sınırları düzensiz parça parça, toplamda vücut yüzeyinin %3’lük kısmını kaplayan eritemli alanlar izlendiği, bu resimlerin ilk 24-48 saat içerisinde çekilmiş resimler olarak değerlendirildiği, lezyonların tümünün yanık lezyonlarına benzediği, eritem ve büle neden olan yanık dışı başka bir etkenle de oluşmuş olabileceği ancak lezyonların yaygınlığı ve boyutları değerlendirildiğinde koter yanığı ile uyumlu olmadıkları, sezaryen operasyonu ve/veya ameliyat sonrası dönemde oluştuğu düşünülse dahi mevcut belgelerle nasıl olduğu ve etyolojisi hakkında yorum yapılamayacağı dolayısıyla mevcut verilerle tıbbi kusur bulunup bulunmadığı hakkında değerlendirme yapılamadığı'' yönünde görüş bildirilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.
Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır. Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli olması ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Olayda, maddi tazminata hükmedilmesinin koşulları oluşmamakla birlikte dosyanın incelenmesinden, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 11/06/2018 tarihli gastroenteroloji cerrahisi konsültasyon notunda "... Yakın tarihe ikinci kat ameliyathanesinde bir benzer vaka müşahede edildiği için durumun idari sorumlular tarafından da gözden geçirilmesi önerilir." şeklindeki beyanı dikkate alındığında davacıların ...'nın hiçbir sağlık problemi olmadan girdiği sezaryen ile doğum sonrasında ameliyattan sırt, kalça ve uyluklarında yanıklar ile çıktığı, yanığın nedeninin belli olmaması hususunda ömür boyu şüphe duyacakları açıktır.
Bu durumda, olayın etkisi nedeniyle davacılarda meydana gelen manevi zararın karşılanmasına yönelik makul bir tutarın ödenmesine karar verilmesi gerekmekte iken, manevi tazminat istemlerinin reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacıların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının maddi tazminata ilişkin kısmının -oy çokluğuyla- ONANMASINA, manevi tazminata ilişkin kısmının ise -oy birliğiyle- BOZULMASINA,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/05/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.


(X) - KARŞI OY :

Dosyanın incelenmesinden; ...'nın 8,5 aylık hamile olarak Ankara Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurduğu ve 07/06/2018 tarihinde sezaryen ile doğum yaptıktan sonra vücudunda koter yanığının oluşmasında idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle ... için 5.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın ve eşi ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulunun ...tarih ve ... sayılı raporunda "Hastanın dosyasındaki tüm tıbbi belgelerin ve resimlerin değerlendirildiği, sakral bölgede 3x7 cm ebatlarında bül oluşumu, her iki kalça, her iki uyluk posterioru ve sol cruriste (sol bacakta) sınırları düzensiz parça parça, toplamda vücut yüzeyinin %3’lük kısmını kaplayan eritemli alanlar izlendiği, bu resimlerin ilk 24-48 saat içerisinde çekilmiş resimler olarak değerlendirildiği, lezyonların tümünün yanık lezyonlarına benzediği, eritem ve büle neden olan yanık dışı başka bir etkenle de oluşmuş olabileceği ancak lezyonların yaygınlığı ve boyutları değerlendirildiğinde koter yanığı ile uyumlu olmadıkları, sezaryen operasyonu ve/veya ameliyat sonrası dönemde oluştuğu düşünülse dahi mevcut belgelerle nasıl olduğu ve etyolojisi hakkında yorum yapılamayacağı dolayısıyla mevcut verilerle tıbbi kusur bulunup bulunmadığı hakkında değerlendirme yapılamadığı'' yönünde görüş bildirilmiş ise de, davacı ...'ya ait hasta dosyası incelendiğinde, davacının ameliyat öncesi çekilen grafilerinin bulunmadığı, dolayısıyla ameliyata girerken vücudunda herhangi bir yanık veya benzeri bir ekimoz olduğu hususunda davalı idarece herhangi bir delil sunulamadığı, davacının, hastanede olduğu sırada ameliyat olduktan sonraki 3.günde(10/06/2018) ilk defa vücudunda koter yanığına benzer yaraların oluştuğunun gözlem formuna yazıldığı, bu gözlem formunun tutulmasından 2 gün sonra da, 12/06/2018 tarihinde Hastane müdür yardımcısının biyomedikal birimini arayarak ameliyathanede bir hastanın yandığını ve ameliyathanedeki koter cihazının kontrol edilmesini istediği, dolayısıyla bütün bu hususlar birlikte düşünüldüğünde, bu yanıklar doğrudan yapılan ameliyatla ilişkilendirilmese dahi davacı ...'nın anılan Hastanenin denetim ve gözetiminde olduğu sırada vücudunda bu yaraların oluştuğunun anlaşıldığı, sağlıklı bir şekilde hastaneye başvuran davacının vücudunda oluşan yanıklarla taburcu edildiği dikkate alındığında, davacının vücudunda oluşan yanıkların anılan Hastanede tedavi gördüğü esnada meydana geldiği kanaatine varılarak, söz konusu olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu anlaşıldığından, bu sebeple hem maddi hem de manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının da bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu kısım yönünden katılmıyorum.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim