SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/116 E. 2025/4161 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/116

Karar No

2025/4161

Karar Tarihi

25 Eylül 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/116 E. , 2025/4161 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/116
Karar No : 2025/4161

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
VEKİLLERİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Komutanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları Jandarma Uzman Çavuş ...'ın, ... emrinde görev yaptığı sırada 20/01/2016 tarihinde odasında başından vurulmuş şekilde yaralı bulunması sonrasında, 21/01/2016 tarihinde kaldırıldığı hastanede vefat ettiğinden bahisle olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın eşi ... için 500,00 TL (miktar artırımı sonucu 34.015,67 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, annesi ... için 250,00 TL (miktar artırımı sonucu 341.568,31 TL) maddi, 80.000,00 TL manevi, babası ... için 250,00 TL (miktar artırımı sonucu 233.936,76TL) maddi, 80.000,00 TL manevi tazminat ile kardeşi ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın maddi tazminat istemi yönünden kabulüne, manevi tazminat istemi yönünden kısmen kabulüne, kısmen reddine, anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 80.000,00 TL, kardeş ... için 40.000,00 TL ve eş ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, manevi tazminatın davacı ...'a ilişkin kısmı ve maddi tazminat yönünden davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, manevi tazminatın davacılar ..., ... ve ... yönünden davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, anne ve baba için ayrı ayrı 50.000,00 TL, kardeş için 25.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğu, maddi ve manevi tazminat tutarlarına olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, müteveffanın eyleminin zarar ile idareleri arasındaki illiyet bağını kestiği, herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, talep edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
A) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat istemlerinin kabulüne, davacı ...'un manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısımlarına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine, davacılar ..., ... ve ...'ın manevi tazminat istemleri yönünden davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurunun kısmen kabulüne, kısmen reddine dair kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat istemlerinin kabulüne, davacı ...'un manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısımlarına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine, davacılar ..., ... ve ...'ın manevi tazminat istemleri yönünden davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurunun kısmen kabulüne, kısmen reddine dair kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının hükmedilen maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 16/04/2025 tarih ve 32872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/10/2024 tarih ve E:2021/5, K:2024/2 sayılı kararıyla da tam yargı davalarında miktar artırımında bulunulması halinde, dava dilekçesinde talep edilen miktara hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse artırılan miktara da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurunun yapıldığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasına "İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan '...toplam 609.520,74 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'lik kısmı için idareye başvuru tarihinden (26/09/2016) itibaren, miktar artırımına konu 608.520,74 TL'lik kısmı için ise ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği 19/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara ödenmesine' ibaresinin, '...toplam 609.520,74 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden (26/09/2016) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara ödenmesine' şeklinde düzeltilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacıların temyiz isteminin yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısım yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA,
3\. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre iadesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.


(X)-KARŞI OY :
Davacılar tarafından, yakınları Jandarma Uzman Çavuş ...'ın, ... emrinde görev yaptığı sırada 20/01/2016 tarihinde odasında başından vurulmuş şekilde yaralı bulunması sonrasında, 21/01/2016 tarihinde kaldırıldığı hastanede vefat ettiğinden bahisle olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın eşi ... için 500,00 TL (miktar artırımı sonucu 34.015,67 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, annesi ... için 250,00 TL (miktar artırımı sonucu 341.568,31 TL) maddi, 80.000,00 TL manevi, babası ... için 250,00 TL (miktar artırımı sonucu 233.936,76TL) maddi, 80.000,00 TL manevi tazminat ile kardeşi ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu olayla ilgili olarak başlatılan soruşturmada Kara Kuvvetleri Komutanlığı 7'nci Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığının ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...rütbeli bir personel olarak kendisine bu konuda tebliğ edilen emirler de bulunduğu dikkate alındığında tam dolduruşa aldığı silahının emniyetini açık bırakmaması ve silahını canlı bir hedefe doğrultmaması gerektiğini bildiği halde emniyeti açık tam dolduruştaki silahını başına dayamış olması ve yapılan atışın bitişik atış mesafesinden yapıldığının, giymiş olduğu montun kollarında atış artıklarının bulunduğu gerek otopsi raporunda gerekse olay günü müteveffanın üzerinde bulunan kapüşonlu sweatshirtün kapüşon kısmındaki mermi giriş deliği üzerinde yapılan kimyasal inceleme sonucu sabit olduğunun anlaşılması karşısında meydana gelen olayın müteveffanın intiharı olarak nitelendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı'' belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın, davacılar tarafından yapılan itirazın Hava Kuvvetleri Komutanlığı Komutan Yardımcılığı ve Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... müt. sayılı kararıyla reddedilmesi sonucu kesinleştiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Üçüncü Üst Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporunda; "olay yeri inceleme bulguları, olayda kullanılan silahın özellikleri, kişinin anatomik yapısı, ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarasının lokalizasyonu, traje özellikleri, atış mesafesi, cesedin bulunduğu ortamın özellikleri, ölümüne neden olacak başkaca travmanın bulunmaması dikkate alındığında; kişinin ölümüne neden olan ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasının kişinin kendisi tarafından yapılmasının mümkün olduğu ancak olayın intihar mı kaza mı olduğu hususunun adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olacağı"nın belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Mahkemece alınan Adli Tıp Raporunda kişinin ölümüne neden olan ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasının kişinin kendisi tarafından yapılmasının mümkün olduğu, ancak olayın intihar mı kaza mı olduğunun adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olduğu belirtilmiş olup, yapılan adli tahkikat neticesinde de atışın bitişik atış mesafesinden yapıldığının, meydana gelen olayın müteveffanın intiharı olarak nitelendirilmesi gerektiğinin belirtildiği dikkate alındığında davacılar yakınının intihar sonucu vefat ettiği, dolayısıyla olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden davalı idare tarafından yapılan temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim