Danıştay danistay 2022/108 E. 2025/2548 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/108
2025/2548
14 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/108
Karar No : 2025/2548
DAVACI : ... Vakfı
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
DAVANIN_KONUSU : Davacı Vakıf tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün, 07/12/2021 tarih ve 2021-48 sayılı, "Tehlike Arz Eden Hayvanlar" konulu Genelgesinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, 5199 sayılı Hayvanları Konuma Kanunu'nun Geçici 3. maddesi uyarınca düzenlemelerin Bakanlıkça yönetmelik ile yapılması gerekirken genelge ile yapıldığı, Genelge'nin yürürlük tarihinden sonra bir ay içerisinde hayvanların kısırlaştırılarak buna dair belgeyle birlikte Bakanlığa başvurulup veri tabanına kaydettirilmesinin istenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Genelge'nin daha önceden ilan edilmemesi nedeniyle yeterli miktarda mikroçip temin edilemediğinden sahiplerince kaydedilmek istenip kaydedilemeyen köpeklerin olduğu, sürenin sona ermesi ile birlikte hayvanlarını kayıt altına almayan köpek sahiplerinin hayvanlarını kırsala terk edeceği ve bu durumun daha büyük sorun teşkil edeceği, Genelge'de belirtilen hayvanların kısırlaştırılmaya engel sağlık sorununun bulunması gibi fiili engeller nedeniyle kısırlaştırmanın yapılamaması durumunun düzenlenmediği, tehlike ibaresinin muğlak olduğu, hayvanın davalı idarenin anladığı ölçüde tehlikeli sıfatını yitirmesi halinde sırf ırkı dolayısıyla tehlike arz eden hayvan sayılmasının hatalı olacağı, Genelge'de el konulan hayvanların bakım evine götürüleceğinin belirtildiği, oysa bakımevlerinin sayısının yetersiz olduğu, mevcut bakımevlerinin de fiziksel özelliklerinin yetersiz olduğu, bu durumun hayvanların yaşam hakkını ihlal ettiği, Genelge uyarınca tehlike arz eden hayvanlar ile ilgili denetim ve işlemleri yürütecek birim ve personelin belirtilmediği, bu konuda kinologların görevlendirilmesi gerektiği, veterinerlerin görevlendirilmesi halinde önceki uygulamalarda olduğu gibi hatalı işlemlerin yapılabileceği, tehlike arz eden ırklara yönelik olarak belirlemenin kinolaglar tarafından yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı, davacının dava ehliyetinin bulunmadığı; esasa ilişkin olarak, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 14. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinin verdiği yetki ile idarelerince, İçişleri Bakanlığı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, veterinerlik fakülteleri, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan komisyon tarafından tehlike arz eden hayvanların oy çokluğuyla belirlendiği, tesis edilen Genelge'de hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı dernek tarafından Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün "Tehlike Arz Eden Hayvanlar" konulu 7.12.2021 tarih ve 2021-48 sayılı Genelgesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamak amacıyla yürülüğe konulan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununun 14'üncü maddesinin l bendinde, "(Değişik:9/7/2021-7332/5 md.) Bakanlıkça belirlenen tehlike arz eden hayvanları üretmek, sahiplenmek, sahiplendirmek, barındırmak, beslemek, takas etmek, sergilemek, hediye etmek ve bunların ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapmak." kuralına yer verilmiş; aynı Kanunun 28'inci maddesinin j bendinde, ''14 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (e), (g), (h), (ı) ve (k) bentlerine aykırı davrananlara hayvan başına bin beş yüz Türk lirası; (f) ve (1) bentlerine aykırı davrananlara hayvan başına on bir bin Türk lirası; (d) bendine aykırı davrananlara iki bin Türk lirası; (n) bendine aykırı davrananlara hayvan başına iki bin Türk lirası idarî para cezası.'' verileceği, hükmü yer almıştır.
5199 sayılı Kanunun Geçici 3'üncü maddesinde de, ''14 üncü maddenin birinci fıkrasının (1) bendi uyarınca, tehlike arz eden hayvanların belirlenmesine ilişkin Bakanlıkça yapılacak düzenleme yürürlüğe konuluncaya kadar; Pitbull Terrier, Japanese Tosa, Dogo Argentino, Fila Brasilerio türlerini veya bunların melezlerini üreten, sahiplenen, sahiplendiren, barındıran, besleyen, takas eden, sergileyen, hediye eden ve bunların ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapana hayvan başına on bir bin Türk lirası idarî para cezası verilir. Bu hayvanlara el konulur ve bu hayvanlar belediyeler tarafından hayvan bakımevine götürülür. Birinci fıkra kapsamına giren hayvanları bu madde yürürlüğe girinceye kadar sahiplenmiş olanlardan, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı aylık süre içinde hayvanlarını kısırlaştıran ve buna dair belgeyle birlikte Bakanlığa başvurarak veri tabanına kayıt ettirenler hakkında, birinci fıkrada veya 28 inci maddenin birinci fıkrasının (j) bendinde öngörülen idari yaptırım hükümleri uygulanmaz. Kısırlaştırma işlemi için maddenin yürürlüğe girmesinden önce gebe kalmış hayvanların doğum yapması, yavruların dört aylık olması beklenir. Bu hayvanların ölümü halinde Bakanlığa bilgi verilir ve kayıttan düşürülür. Kısırlaştırılan ve kayıt altına alınan bu hayvanlar kayıt belgesiz, ağızlıksız ve tasmasız olarak dolaştırılamaz, halkın yoğun olarak bulunduğu yerler ile çocuk oyun alanları ve parklarına sokulamaz. Ağızlık ve tasma takma zorunluluğu ile halkın yoğun olarak bulunduğu yerlere ve çocuk oyun alanları ve parklarına girme yasağı maddenin yürürlüğe girmesiyle birlikte uygulanmaya başlanır. Bu fıkra hükümlerine aykırı hareket edenlere, on bir bin Türk lirası idarî para cezası verilir. Bu fıkrada belirtilen yasaklara aykırılığın tekrarı halinde, idarî para cezası verilir ve hayvanlara el konulur ve hayvan, konulabileceği bakımevi bulunan en yakın belediye tarafından hayvan bakımevine götürülür." hükmü bulunmaktadır.
Öte yandan; Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün 7.12.2021 gün ve 2021-48 sayılı Genelgesi ile, tehlikeli köpek türleri olarak belirlenen Amerikan Pitbull Terrier, Dogo Argentino, Fila Brasilerio, Japanese Tosa, American Staffordshire Terrier ve American Bully ırkı köpekleri türleri ile ilgili hayvan sahiplerince uyulması gereken zorunluluklar belirtilmiş, sözü edilen köpek ırklarını Genelgenin yürürlüğe girdiği tarihte elinde bulunduranlardan, 14.01.2022 tarihine kadar hayvanlarını kısırlaştıran ve buna dair belgeyle birlikte Bakanlığa başvurarak veri tabanına kayıt ettirenler hakkında 5199 sayılı Kanunda öngörülen idari yaptırım uygulanmayacağı, kısırlaştırılan ve kayıt altına alınan bu hayvanların, kayıt belgesiz, ağızlıksız ve tasmasız olarak dolaştırılamayacağı, halkın yoğun olarak bulunduğu yerler ile çocuk oyun alanları ve parklarına sokulamayacağı, ağızlık ve tasma takma zorunluluğu ile halkın yoğun olarak bulunduğu yerlere ve çocuk oyun alanları ve parklarına girme yasağının Genelgenin yürürlüğe girmesiyle birlikte uygulanmaya başlanacağı, aykırı hareket edenlere, on bir bin Türk lirası idari para cezası verileceği, hükümlerine yer verilmiştir.
İdare hukukunda normlar hiyerarşisinde Yönetmeliklerden sonra gelen düzenleyici işlemlerden olan Genelgeler, bir Yönetmeliğe dayalı olarak ve yönetmelik hükümlerine açıklık getirmek amacıyla çıkarılırlar.
Dava konusu Genelgenin yukarıda aktarılan hükümlerinin incelenmesinden; halkın emniyetinin ve güvenliğinin sağlanması ve özellikle oyun alanları ile parklardaki küçük çocukların korunması, gerekli tedbirlerin alınarak hayvan sahiplerinin de zor durumda kalmasının önüne geçilmesi, bu konuda uygulanması gereken kuralların ilgililere duyurulması amacıyla ve yükümlülüklerini yerine getirmeyen hayvan sahiplerine müeyyide uygulanmasına yönelik olarak çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Belirtilen bu duruma göre; 5199 sayılı Kanunun 14'üncü maddesine dayanılarak hazırlanan ve yayımlanan genelgede kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
14/07/2021 tarih ve 31541 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7332 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. maddesi ile 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun 14. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (l) bendi ile Bakanlıkça belirlenen tehlike arz eden hayvanları üretmek, sahiplenmek, sahiplendirmek, barındırmak, beslemek, takas etmek, sergilemek, hediye etmek ve bunların ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapmak yasaklanmıştır.
5199 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik üzerine, davalı Bakanlıkça toplanan komisyon ile belirlenen tehlike arz eden hayvanların cinslerine yer verilerek bahsi geçen hayvanlar yönünden Kanun'da yer alan yasaklara uyulmaması halinde idari para cezasının uygulanacağı yolunda tesis edilen Genelgenin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
1- Davacının dava açma ehliyetinin incelenmesi:
Davalı tarafından, davacı Vakfın görülmekte olan davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabileceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali", içtihatlarda, dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel olması, idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olması sonucunu doğurmamaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları davacının gerçek kişi, tüzel kişi, belde sakini olması gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle ve her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliği de göz önünde tutularak belirlenmektedir.
Dava konusu düzenlemede, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu uyarınca Bakanlıkça toplanan komisyon tarafından belirlenen tehlikeli hayvan cinslerine yer verilerek bahsi geçen hayvanlar yönünden anılan Kanun'da yer alan zorunluluklara uyulmaması halinde idari para cezasına hükmedileceği, yasaklara aykırılığın tekrarı halinde hayvanlara el konularak bakım evlerine götürüleceği hususları talimatlandırılmaktadır.
Davacı tarafından, dava konusu Genelge'de el konulan hayvanların bakım evine götürüleceğinin belirtildiği, oysa bakımevlerinin sayısının ve fiziksel özelliklerinin yetersiz olduğu, bu durumun hayvanların yaşam hakkını ihlal ettiği ileri sürülmekte olup, bu haliyle dava konusu düzenlemenin; sağlıklı ve dengeli bir çevrenin unsurlarından olan hayvanların varlıklarının, yaşamlarının ve haklarının korunması amacına hizmet eden ve toplumun genelini ilgilendiren bir alana ilişkin olduğu, bu özelliği itibarıyla genel kamu yararı ile ilgili bulunduğu açıktır.
Dava konusu Genelgenin, tehlike arz eden hayvanlara ve hayvan sahiplerine uygulanma kabiliyeti bulunduğundan, hayvanların korunması, yaşam haklarının savunulması gibi amaçlarla kurulan davacı Vakfın bakılan davayı açmakta menfaatinin bulunduğu sonucuna varılmış olup, davalı idarenin bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir.
2 - Davalı idarenin süre itirazı:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu; 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; "Sürelerle ilgili genel esaslar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı hüküm altına alınmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu Genelge'nin 07/12/2021 tarihinde yayımlandığı, davacı tarafından 60 günlük yasal dava açma süresi içinde 05/01/2022 tarihinde bakılan davanın açıldığı görüldüğünden, davanın süresinde olduğu sonucuna varılmıştır.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Anayasa'nın 56. maddesinde, "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir..." hükmü yer almaktadır.
Hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamak amacıyla hazırlanan ve 01/07/2004 tarihli ve 25509 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanunda geçen terimlerden; ....
o) Bakanlık: Tarım ve Orman Bakanlığını,
... ifade eder.";
Hayvanlarla ilgili yasakların sayıldığı 14. maddesinin 1. fıkrasının 7332 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile değiştirilen (l) bendinde, "(1) Hayvanlarla ilgili yasaklar şunlardır:
l) Bakanlıkça belirlenen tehlike arz eden hayvanları üretmek, sahiplenmek, sahiplendirmek, barındırmak, beslemek, takas etmek, sergilemek, hediye etmek ve bunların ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapmak.";
"İdarî para cezaları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanun hükümlerine aykırı davrananlara aşağıdaki idarî para cezaları verilir:
...
j) 14 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (e), (g), (h), (ı) ve (k) bentlerine aykırı davrananlara hayvan başına bin beş yüz Türk lirası; (f) ve (l) bentlerine aykırı davrananlara hayvan başına on bir bin Türk lirası; (d) bendine aykırı davrananlara iki bin Türk lirası; (n) bendine aykırı davrananlara hayvan başına altmış bin Türk lirası; (o) bendine aykırı davrananlara hayvan başına elli bin Türk lirası idarî para cezası. ...";
7332 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile eklenen Geçici 3. maddesinde, "14 üncü maddenin birinci fıkrasının (l) bendi uyarınca, tehlike arz eden hayvanların belirlenmesine ilişkin Bakanlıkça yapılacak düzenleme yürürlüğe konuluncaya kadar; Pitbull Terrier, Japanese Tosa, Dogo Argentino, Fila Brasilerio türlerini veya bunların melezlerini üreten, sahiplenen, sahiplendiren, barındıran, besleyen, takas eden, sergileyen, hediye eden ve bunların ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapana hayvan başına on bir bin Türk lirası idarî para cezası verilir. Bu hayvanlara el konulur ve bu hayvanlar belediyeler tarafından hayvan bakımevine götürülür.
Birinci fıkra kapsamına giren hayvanları bu madde yürürlüğe girinceye kadar sahiplenmiş olanlardan, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı aylık süre içinde hayvanlarını kısırlaştıran ve buna dair belgeyle birlikte Bakanlığa başvurarak veri tabanına kayıt ettirenler hakkında, birinci fıkrada veya 28 inci maddenin birinci fıkrasının (j) bendinde öngörülen idari yaptırım hükümleri uygulanmaz. Kısırlaştırma işlemi için maddenin yürürlüğe girmesinden önce gebe kalmış hayvanların doğum yapması, yavruların dört aylık olması beklenir. Bu hayvanların ölümü halinde Bakanlığa bilgi verilir ve kayıttan düşürülür.
Kısırlaştırılan ve kayıt altına alınan bu hayvanlar kayıt belgesiz, ağızlıksız ve tasmasız olarak dolaştırılamaz, halkın yoğun olarak bulunduğu yerler ile çocuk oyun alanları ve parklarına sokulamaz. Ağızlık ve tasma takma zorunluluğu ile halkın yoğun olarak bulunduğu yerlere ve çocuk oyun alanları ve parklarına girme yasağı maddenin yürürlüğe girmesiyle birlikte uygulanmaya başlanır. Bu fıkra hükümlerine aykırı hareket edenlere, on bir bin Türk lirası idarî para cezası verilir. Bu fıkrada belirtilen yasaklara aykırılığın tekrarı halinde, idarî para cezası verilir ve hayvanlara el konulur ve hayvan, konulabileceği bakımevi bulunan en yakın belediye tarafından hayvan bakımevine götürülür.
Bu madde kapsamında hayvan sahibi olanlar, hayvanlarını en yakın bakımevine bırakabilirler. Bu hayvanların sokağa terki halinde otuz bin Türk lirası idarî para cezası verilir.
Yerel yönetimler tarafından kurulan hayvan bakımevleri, bu madde uyarınca teslim edilen hayvanları kabul etmek zorundadır.
Bu Kanun uyarınca çıkarılacak yönetmelikler, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yürürlüğe konulur." hükümleri yer almaktadır.
Dava konusu 07/12/2021 tarih ve 2021-48 sayılı Genelge ile de, Tarım ve Orman Bakanlığınca oluşturulan komisyon tarafından tehlikeli köpek türleri olarak belirlenen Amerikan Pitbull Terrier, Dogo Argentino, Fila Brasilerio, Japanese Tosa, American Staffordshire Terrier ve American Bully ırkı köpek türleri ile ilgili hayvan sahiplerince uyulması gereken zorunluluklar belirtilmiş, sözü edilen köpek ırklarını Genelgenin yürürlüğe girdiği tarihte elinde bulunduranlardan, 14/01/2022 tarihine kadar hayvanlarını kısırlaştıran ve buna dair belgeyle birlikte Bakanlığa başvurarak veri tabanına kayıt ettirenler hakkında 5199 sayılı Kanun'da öngörülen idari yaptırımların uygulanmayacağı, kısırlaştırılan ve kayıt altına alınan bu hayvanların, kayıt belgesiz, ağızlıksız ve tasmasız olarak dolaştırılamayacağı, halkın yoğun olarak bulunduğu yerler ile çocuk oyun alanları ve parklarına sokulamayacağı, ağızlık ve tasma takma zorunluluğu ile halkın yoğun olarak bulunduğu yerlere ve çocuk oyun alanları ve parklarına girme yasağının Genelgenin yürürlüğe girmesiyle birlikte uygulanmaya başlanacağı, aykırı hareket edenlere idari para cezası verileceği, yasakların tekrarı halinde hayvanlara el konularak hayvan bakımevine götürüleceği yönünde düzenlemeler yapılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği kurala bağlanmıştır.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenlemeler yapabilmektedir.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre, kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Yukarıda aktarılan mevzuata göre, dava konusu Genelgenin konusunu oluşturan hayvanların korunması konusunda düzenleme yapma yetkisinin Tarım ve Orman Bakanlığı'na tanındığı, tehlike arz eden hayvanların belirlenmesi konusunda Bakanlığa verilen yetki kapsamında İçişleri Bakanlığı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, veterinerlik fakülteleri, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden komisyon oluşturulduğu görülmektedir. Bu itibarla, hayvanların korunması, gözetilmesi, mağduriyetlerinin önlenmesi amacıyla yapılacak düzenlemeler, denetimler, sınırlamalar, alınacak tedbirler, yükümlülükler ve uygulanacak yaptırımlar konusunda yetkili olan davalı idarenin tehlike arz eden hayvanları, bu hayvanların türlerini ve sahiplerinin uyması gereken kuralları belirlemek hususunda düzenleme yapabileceğinde şüphe bulunmamaktadır. Bu durumda, dava konusu Genelge'de yetki ve şekil unsurları yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
İdari işlem ile ulaşılmak istenen nihai sonuç olan idari işlemin amaç unsurunun her zaman "kamu yararı" olması gerekmektedir. Tehlike arz eden köpek türlerinin belirlenmesi ve sahiplerine uyulması gereken zorunluluklar yüklenmesinin amacı, halkın emniyetinin ve güvenliğinin sağlanması, özellikle oyun alanları ve parklarda küçük çocukların korunması, gerekli tedbirlerin alınarak hayvan sahiplerinin zor durumda kalmasının önüne geçilmesi olup, bu haliyle dava konusu Genelge'nin kamu yararı amacına uygun olarak düzenlendiği ve amaç unsuru yönünden hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
5199 sayılı Kanun’un 14. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinin ilk halinde, “Pitbull Terrier, Japanese Tosa gibi tehlike arz eden hayvanları üretmek; sahiplendirilmesini, ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapmak; takas etmek, sergilemek ve hediye etmek” yasaklanmış iken 7332 sayılı Kanun'la 5199 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikle “Bakanlıkça belirlenen tehlike arz eden hayvanları üretmek, sahiplenmek, sahiplendirmek, barındırmak, beslemek, takas etmek, sergilemek, hediye etmek ve bunların ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapmak” yasaklanmıştır.
Değişiklik tarihinde Bakanlıkça tehlike arz eden hayvanlar belirlenmemiş olduğundan Kanun'a Geçici 3. madde eklenerek Bakanlıkça düzenleme yapılana kadar Pitbull Terrier, Japanese Tosa, Dogo Argentino, Fila Brasilerio türlerini veya bunların melezlerini üreten, sahiplenen, sahiplendiren, barındıran, besleyen, takas eden, sergileyen, hediye eden ve bunların ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapanlara maddede yer alan yaptırımların uygulanacağı belirtilmiştir. Dava konusu Genelge ile Kanun'un Geçici 3. maddesinde sayılan köpek türlerine ek olarak yukarıda sayılan köpek cinslerinin melezlerinden olan American Staffordshire Terrier ve American Bully ırkları da tehlike arz eden hayvanlar olarak belirlenmiştir.
Bu durumda tehlike arz eden hayvanların bir kısmının 5199 sayılı Kanun'da sayılmış olması, diğerlerinin de hem sayılan köpek cinslerinin melezleri olması hem de Bakanlığa verilen yetki kapsamında alanında uzmanlardan oluşan komisyon tarafından belirlenmesi karşısında, dava konusu Genelge'de bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu Genelge'de yer alan diğer düzenlemeler incelendiğinde, 5199 sayılı Kanun hükümlerine aykırı davranılması halinde idari yaptırım uygulanacağı, sözü edilen köpek ırklarını Genelgenin yürürlüğe girdiği tarihte elinde bulunduranlardan, 14/01/2022 tarihine kadar hayvanlarını kısırlaştıran ve buna dair belgeyle birlikte Bakanlığa başvurarak veri tabanına kayıt ettirenler hakkında 5199 sayılı Kanunda öngörülen idari yaptırım uygulanmayacağı, kısırlaştırılan ve kayıt altına alınan bu hayvanların, kayıt belgesiz, ağızlıksız ve tasmasız olarak dolaştırılamayacağı, halkın yoğun olarak bulunduğu yerler ile çocuk oyun alanları ve parklarına sokulamayacağı, ağızlık ve tasma takma zorunluluğu ile halkın yoğun olarak bulunduğu yerlere ve çocuk oyun alanları ve parklarına girme yasağının Genelgenin yürürlüğe girmesiyle birlikte uygulanmaya başlanacağı, aykırı hareket edenlere idari para cezası verileceği, yasakların tekrarı halinde hayvanlara el konularak hayvan bakımevine götürüleceği hususlarına yer verildiği görülmektedir.
Yukarıda bahsi geçen düzenlemelerin 5199 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin tekrarı mahiyetinde olduğu görülmekte olup, dava konusu Genelge'de dayanağı 5199 sayılı Kanun'a, hukuka ve kamu yararı amacına aykırılık görülmemektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5\. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 14/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.