Danıştay danistay 2021/968 E. 2025/2615 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/968
2025/2615
21 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/968
Karar No : 2025/2615
DAVACI : ... Sendikası
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Huk. Müş. ...
2- ... Başkanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN_KONUSU : 30/12/2020 tarih ve 31350 (2. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 31/08/2020 tarihli ve 2020/8 karar sayılı Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu Kararı'nın 13. maddesi ile 14. maddesinin birinci fıkrasının 2. bendinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, 5510 sayılı Kanun uyarınca, davalı idarece finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine dair ödemelerin usul ve esaslarının Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak düzenlenebileceğinin öngörüldüğü, dava konusu kararın da geri ödemeye dair usul ve esasların belirlenmesine yönelik olduğu, bu açıdan dava konusu karar alınmadan önce Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması gerektiği, daha önce 25/07/2014 tarih ve 29071 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 42. maddesi ile benzer bir düzenleme yapılarak Sağlık Uygulama Tebliği'nin "Eşdeğer İlaç Uygulaması" başlıklı 4.4.2. maddesinde yer alan eşdeğer ilaçların fiyatlarının belirlenmesi konusunda usul ve esasların değiştirildiği, anılan hükmün Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesi tarafından Sağlık Bakanlığının görüşünün alınmadığı gerekçesiyle iptaline karar verildiği, davalı idarenin bu kez aynı konuda farklı bir yol izleyerek Tebliğ değişikliği yapmaksızın, Sağlık Uygulama Tebliğinde öngörülen değişikliğin tamamen dışında, yeni bir model öngördüğü, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararlarının Sağlık Uygulama Tebliğinin alt normu olduğu, bu nedenle anılan Tebliğ'e aykırı olamayacağı, ancak alınan kararda Sağlık Uygulama Tebliği eki “Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi (EK-4/A)'nde yer alan kamu kurum iskontoları ile hesaplanan kamu fiyatları dikkate alınmaksızın yeni bir belirleme yapıldığı, Sağlık Uygulama Tebliğine aykırı düzenlemeler içeren dava konusu komisyon kararının ilgili hükümlerinin açıkça normlar hiyerarşisine ve hukuka aykırı olduğu, esasen dava konusu düzenlemenin Sağlık Uygulama Tebliği ile yapılması gerektiği, dava konusu düzenlemenin gerekçelerinin somut olarak ortaya konulamadığı, bu düzenlemenin sağlıklı yaşam hakkına ve sosyal devlet ilkesine aykırı olduğu, belirlenen bu kriterlerin sonuç itibarıyla idare tarafından ilaç geri ödemelerinin daha az yapılacağı ve vatandaşların daha fazla ücret ödeyerek ilaç temin edebileceği anlamına geldiği, dava konusu hükümde yer verilen “brimonidin tartarat” etkin maddeli ve “E647A” eşdeğer grubunda yer alan ilaçların neden ve ne şekilde seçildiği konusunda herhangi bir bilimsel açıklamanın olmadığı, bu etkin maddeyi içeren ilaçların ayrı fiyatlandırılmasını gerektiren bir durumun da bulunmadığı, bu nedenlerle dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI :
Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından, dava konusu düzenlemenin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından yürürlüğe konulmuş olduğu, konu hakkında görüş bildirilmediği, bu nedenle işbu davanın münhasıran anılan Başkanlık husumetiyle görülmesi gerektiği ve Sağlık Bakanlığının husumete alınmasında hukuki isabet bulunmadığı savunulmaktadır.
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, öncelikle usul bakımından, davacının dava açma ehliyeti bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi ve davanın süresi içinde açılıp açılmadığının resen tetkiki ile süresinde açılmadığının tespiti halinde davanın süreaşımı yönünden reddi gerektiği; esas bakımından ise, Kurumca finansmanı sağlanılan ilaçların raporlama ve reçeteleme kriterleri ile ödeme usul ve esaslarının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 63. ve 72. maddesi gereği oluşturulan komisyonlarda klinik ve teknik veriler kullanılarak, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri de dikkate alınmak suretiyle ve konusunda uzman ilgili branş hekimlerinin görüşleri alınarak değerlendirildiği ve alınan kararların Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yayımlanarak yürürlüğe girdiği; İlaç Geri Ödeme Komisyonu çalışmalarında Sağlık Bakanlığı referans fiyat sistemi kaynaklı olarak aynı etkin maddeyi, aynı miktarda ve aynı farmasötik formda içeren kombine göz damlalarının mono göz damlalarından daha ucuz olduklarının anlaşıldığı, bu nedenle ilgili ilaçlar için ödenen tavan fiyatın yeniden düzenlendiği; 5510 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonuna verilen yetki kapsamında, glokom tedavisinde kullanılan ilaçlar arasında Sosyal Güvenlik Kurumunca referans fiyat sisteminden kaynaklanan ve kamu indirim oranları ile çalışan geri ödeme fiyatlarının dengelenmesi amacıyla “Brimonidin tartarat” etkin maddesini mono olarak içeren “E647A” eşdeğer grubunda yer alan ilaçların taban kamu fiyatının 55,00 TL (elli beş Türk Lirası), tavan kamu fiyatının 60,50 TL (altmış virgül elli Türk Lirası) olarak yeniden belirlenmesi hususunun Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun onayına sunulduğu, alınan kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı, düzenlemenin hukuka uygun olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, 30/12/2020 tarih ve 31350(2. Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanan 31/08/2020 tarih ve 2020/8 sayılı Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu Kararı'nın 13. maddesi ile 14. maddesinin 1. fıkrası 2. bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
31/08/2020 tarihinde toplanan Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun 2020/8 sayılı Kararı'nın 13. maddesinde; "Brimonidin tartarat" etkin maddeli 'E647A' eşdeğer grubunda yer alan ilaçların Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin "4.4.1.- Uygulanacak indirim oranları" maddesi gereği uygulanan indirim oranları ve SUT eki "Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi (Ek-4/A)"nde yer alan Kamu Kurum İskontoları ile hesaplanan Kamu fiyatları dikkate alınmaksızın; a) Taban Kamu Fiyatının 55,00 TL (elli beş Türk Lirası) olacak şekilde yeniden belirlenmesine, b) Halihazırda Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin "4.4.2-Eşdeğer İlaç Uygulaması" maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi gereği eşdeğer ilaçlara ödenecek bedellerin belirlenmesinde taban birim fiyata %10 ilave edilerek, o gruptaki ilaçlar için ödenebilecek azami birim fiyatın bulunması uygulaması doğrultusunda ödenecek Tavan Kamu Fiyatı'nın 60,50TL (altmış virgül elli Türk Lirası) olarak belirlenmesine, oybirliği ile, 14. maddesinde; alınan kararlardan; "13 numaralı kararın yayım tarihini takip eden 30 (otuz) gün sonra, yürürlüğe girmesine karar verilmiş, alınan karar 30/12/2020 tarih ve 31350 (2. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1. maddesinde, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek, bu Kanunun amacı olarak belirlenmiştir.
Aynı Kanun'un 63. maddesinde, Kurum tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile bu hizmetlerin süresine dair usul ve esaslara yer verilmiş; ikinci fıkrasında da, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu, ancak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınmasının (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsayacağı; Kurumun, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, komisyonların çalışma usul ve esaslarının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirleneceği hükme bağlanmış, 72. maddesinde ise, 65. madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu; Komisyonun, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabileceği; 63. madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini, sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkili olduğu hükmüne yer verilmiştir.
24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin "Eşdeğer ilaç uygulaması" başlıklı 4.4.2. maddesinde, "Eşdeğer ilaç uygulaması; sınırlandırılmış bir terapötik eşdeğerlik olarak, aynı endikasyon için kullanılabilecek aynı etken maddeyi içeren ürünlerin benzer dozaj formları arasında fiyat karşılaştırması esasına dayanır. 2) eşdeğer ilaç bedellerinin ödenmesinde aynı endikasyon için kullanılabilecek aynı etken maddeyi içeren en ucuz ilaç bedelinin %10 fazlasına kadarı dikkate alınacaktır. Fiyatları en ucuz olarak referans alınacak ürünlerin eczacılar tarafından ulaşılabilir olması gerekir. Bu amaçla tavana esas en ucuz ilaç olarak belirlenen ilacın en az 5 ay piyasada bulunması ve ilgili eşdeğer ilaç grubuna dahil olan ilaçlar arasından an az %1 pazar payına sahip olması gözetilir. Söz konusu süre ve pazar payının her bir eşdeğer ilaç grubundaki ilaç sayısı dikkate alınarak yeniden belirlenmesinde ve bunlara ilişkin tereddütlerin giderilmesinde "Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu" yetkilidir. 3) Bu esaslara göre belirlenen eşdeğer ilaç gruplarının her birinde; a) SUT’un 4.4.1 maddesinde belirtildiği şekilde indirim oranları uygulanmak suretiyle, ilaçların indirimli kutu fiyatı bulunur. b) İndirimli kutu fiyatı üzerinden, gruba dâhil ilaçların ortak en küçük birimi başına düşen 'indirimli birim bedel' hesaplanır. c) Gruptaki ilaçlar için bulunan bu indirimli birim bedeller karşılaştırılarak o eşdeğer ürün grubu için geçerli en ucuz birim bedel bulunur. ç) Bulunan en ucuz fiyata %10 ilave edilerek o gruptaki ilaçlar için ödenecek azami birim bedel bulunur. d) Bu şekilde bulunan ödenebilecek azami birim bedel esas alınarak, gruptaki her bir ilacın ambalaj formuna göre o ilaca özgü kutu bedeli hesaplanır ve ortaya çıkan bu kutu fiyatı, aynı ilacın indirimli kutu fiyatı ile karşılaştırılır. e)İndirimli kutu fiyatının, azami birim bedelden yola çıkılarak hesaplanan kutu fiyatını aşan kısmı ödenmez." kuralına yer verilmiştir.
İdari yargılama usulüne göre bir işlemin iptal davasına konu olması halinde yargı yerince o işlem; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenecek ve işlemin hukukiliği bu yönlerden yapılan inceleme ile ortaya konulacaktır. İdari işlemde "şekil" unsuru da, idarenin iradesinin ortaya çıkması için izlenecek usul, olarak ifade edilebilmektedir.
Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesinde yetkili olduğu yukarıda yer verilen yasa hükmü ile belirlenmiş ise de finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini, sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak Komisyonlar oluşturmak suretiyle belirlemeye de yetkile olduğu ancak bu belirlemeyi yapabilmesi için Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması zorunluluğunun getirildiği görülmekte, mevzuatta, nihai işlemi tesis edecek idari makam açısından tesis olunacak işlemin içeriğine ilişkin bilgi sahibi olan başka idari makamlardan, otoritelerden ya da uzmanlardan görüş alınması konusundaki düzenlemeye rağmen bu kurala riayet edilmeden işlem tesis edilmesi halinde bir fiyatlandırmanın gerçekleştirilebilmesi için ön koşul olarak belirlenen görüşün alınmaması hali işlemin şekil yönünden sakatlanması durumunu ortaya çıkarmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre; finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesinde Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili idare olmakla birlikte, Kurumun, bu konuda düzenleme yapmadan önce 5510 sayılı Kanun gereğince sağlık otoritesi olan Sağlık Bakanlığından görüş alma zorunluluğu bulunmakta, görüşe uyulmasının ihtiyari olması da bu zorunluluğu ortadan kaldırmamaktadır. Bu itibarla, Sağlık Bakanlığının verdiği görüş doğrultusunda işlem tesis etme yükümlülüğü bulunmasa dahi ilgili Bakanlığın görüşünün alınması zorunluluğu gereğinin yerine getirilmemesi işlemi, şekil unsuru açısından hukuka aykırı kılacaktır.
Dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onuncu Dairesinin 18/10/2021 tarihli ara kararıyla, davalı idareler ile dava dışı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundan, dava konusu düzenlemelere ilişkin olarak Sağlık Bakanlığının görüşünün alınıp alınmadığının sorulması ve bu hususa yönelik tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi üzerine, davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun cevabında, dava konusu düzenlemeye esas alınmış olan ... tarih ve ... sayılı Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararına yer verilirken, anılan kararın dosyaya sunulmadığı, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun ara kararına cevap yazısında ise; dava konusu edilen hükümlere ilişkin herhangi bir görüş talebinde bulunulmadığı, ayrıca Sağlık Bakanlığını temsilen katılım sağlanan geri ödeme komisyonlarında da bu hususun gündeme gelmediğinin bildirildiği görülmekte olup, dosya kapsamında Sağlık Bakanlığından görüş talep edildiğine dair bilgi ve belgenin sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesi niteliğinde olan dava konusu düzenlemeler yapılmadan önce Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması yasal bir zorunluluk olmasına rağmen, bu zorunluluğun yerine getirilmeden dava konusu değişikliklerin yapılarak, Resmî Gazete'de yayımlandığı görülmekle tesis edilen dava konusu işlemde şekil yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 21/05/2025 tarihinde, davacı ... Sendikasını temsilen Av. ...'un ve davalı idare Sağlık Bakanlığını temsilen Hukuk Müşaviri Av. ...'in, davalı idare Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını temsilen Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin "Eşdeğer ilaç uygulaması" başlıklı 4.4.2. maddesinde, -dava konusu düzenlemenin yapıldığı tarihteki haliyle- "Eşdeğer ilaç uygulaması; sınırlandırılmış bir terapötik eşdeğerlik olarak, aynı endikasyon için kullanılabilecek aynı etken maddeyi içeren ürünlerin benzer dozaj formları arasında fiyat karşılaştırması temelinde; aynı eşdeğer gruplarda ya da aynı fiyat karşılaştırması temelinde ancak eczane ikamesi açısından ayrı eşdeğer gruplarda yer alması esasına dayanır.
Bu esaslara göre belirlenen eşdeğer ilaç gruplarının her birinde; a) SUT ’un 4.4.1 maddesinde belirtildiği şekilde indirim oranları uygulanmak suretiyle, ilaçların indirimli kutu fiyatı bulunur. b) İndirimli kutu fiyatı üzerinden, gruba dâhil ilaçların 'indirimli birim bedeli' hesaplanır. c) Gruptaki ilaçlar için bulunan bu indirimli birim bedeller karşılaştırılarak o eşdeğer ürün grubu için geçerli en ucuz birim bedel bulunur. Bu bedel taban birim fiyat, bu bedelli ilaç, taban ilaç olarak ifade edilir. Taban ilacın en az %1 pazar payına sahip olması gerekir. Pazar payının her bir eşdeğer ilaç grubundaki ilaç sayısı dikkate alınarak yeniden belirlenmesinde ve bunlara ilişkin tereddütlerin giderilmesinde 'Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu' yetkilidir. ç) Eşdeğer ilaçlara ödenecek bedellerin belirlenmesinde; taban birim fiyata %10 ilave edilerek o gruptaki ilaçlar için ödenebilecek azami birim fiyat bulunur. d) Azami birim bedelden yola çıkılarak hesaplanan kutu fiyatını aşan kısmı ödenmez.
" kuralına yer verilmiş;
31/08/2020 tarihinde toplanan Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun 2020/8 sayılı Kararı'nın 13. maddesi ile, 'Brimonidin tartarat' etkin maddeli 'E647A' eşdeğer grubunda yer alan ilaçların Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin '4.4.1.- Uygulanacak indirim oranları' maddesi gereği uygulanan indirim oranları ve SUT eki 'Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi (Ek-4/A)'nde yer alan Kamu Kurum İskontoları ile hesaplanan Kamu fiyatları dikkate alınmaksızın;
a) Taban Kamu Fiyatının 55,00 TL (elli beş Türk Lirası) olacak şekilde yeniden belirlenmesine,
b) Halihazırda Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin '4.4.2-Eşdeğer İlaç Uygulaması' maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi gereği eşdeğer ilaçlara ödenecek bedellerin belirlenmesinde taban birim fiyata %10 ilave edilerek, o gruptaki ilaçlar için ödenebilecek azami birim fiyatın bulunması uygulaması doğrultusunda ödenecek Tavan Kamu Fiyatının 60,50 TL (altmış virgül elli Türk Lirası) olarak belirlenmesine oy birliği ile,"; anılan kararın 14. maddesinin birinci fıkrasının 2. bendinde ise, "13 numaralı kararın yayım tarihini takip eden 30 (otuz) gün sonra" yürürlüğe girmesine karar alınmış ve alınan karar 30/12/2020 tarih ve 31350 (2. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Davacı tarafından, 2020/8 karar sayılı Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararının 13. maddesi ile 14. maddesinin birinci fıkrasının 2. bendinin, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin 4.4.2. maddesine ve hukuka aykırı olduğundan bahisle iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1. maddesine göre, bu Kanun'un amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir.
Anılan Kanun'un 63. maddesinde, Kurum tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile bu hizmetlerin süresine dair usul ve esaslara yer verilmiş; ikinci fıkrasında da, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu, ancak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınmasının (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsayacağı; Kurumun, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, komisyonların çalışma usul ve esaslarının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 72. maddesinde ise, 65. madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu; Komisyonun, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabileceği; 63. madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini, sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari işlemler tesis olunurken, mutlaka bir yol, bir usul izlenerek hazırlanırlar. İdarenin irade açıklamaları, önceden birtakım kurallara bağlıdır. İdari işlemde "şekil" unsuru da, idarenin iradesinin ortaya çıkması için izlenecek usul, yol kavramını ifade etmektedir.
İdarenin iradesinin ortaya konulabilmesi için veya idari işlemin oluşabilmesi için şekil şartına uyulması gerekmektedir. Aksi takdirde, şekil unsurundaki bozukluk idari işlemin sakatlığı sonucunu doğurmaktadır.
Eğer ki mevzuatta, nihai işlemi tesis edecek idari makam açısından tesis olunacak işlemin içeriğine ilişkin bilgi sahibi olan başka idari makamlardan, otoritelerden ya da uzmanlardan görüş alınması konusunda düzenleme var ve bu kurala riayet edilmeden işlem tesis edilmişse, işlemin hazırlık aşamasındaki bu eksiklik idari işlemi şekil unsuru yönünden sakatlayacaktır.
Yapılan açıklamalar ve yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesinde Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili idare olmakla birlikte, Kurumun, bu konuda düzenleme yapmadan önce 5510 sayılı Kanun gereğince sağlık otoritesi olan Sağlık Bakanlığından görüş alma zorunluluğu bulunmaktadır. Görüşe uyulmasının ihtiyari olması da bu zorunluluğu ortadan kaldırmamaktadır.
Kurumun işlem tesis etmeden önce yerine getirmesi gereken bu yükümlülük, yasal olarak zorunlu bir yükümlülüktür. Burada, Sosyal Güvenlik Kurumunun, Sağlık Bakanlığının verdiği görüş doğrultusunda işlem tesis etme yükümlülüğü bulunmamasına rağmen, ilgili Bakanlığın görüşünü alması zorunludur. Aksi takdirde işlem, şekil unsuru açısından hukuka aykırı olacaktır.
Dosyanın incelenmesinden; Dairemizin 18/10/2021 tarihli ara kararıyla, davalı idareler ile dava dışı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundan, dava konusu düzenlemelere ilişkin olarak Sağlık Bakanlığının görüşünün alınıp alınmadığının sorulması ve bu hususa yönelik tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi üzerine, davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun cevabında, dava konusu düzenlemeye esas alınmış olan 09/07/2020 tarih ve 2020/6 sayılı Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararından bahsedildiği, ancak anılan kararın dosyaya sunulmadığı, bununla birlikte Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun ara kararına cevap yazısında, dava konusu edilen hükümlere ilişkin herhangi bir görüş talebinde bulunulmadığı, ayrıca Sağlık Bakanlığını temsilen katılım sağlanan geri ödeme komisyonlarında da bu hususun gündeme gelmediğinin bildirildiği görülmekte olup, dosya kapsamında Sağlık Bakanlığından görüş talep edildiğine dair bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır.
Buna göre, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesi niteliğinde olan dava konusu düzenlemeler yapılmadan önce Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması yasal bir zorunluluk olmasına rağmen, bu zorunluluk yerine getirilmeden dava konusu değişikliklerin yapılarak Resmî Gazete'de yayımlandığı anlaşılmış olup, bu düzenlemelerde şekil unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Dava konusu 30/12/2020 tarih ve 31350 (2. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 31/08/2020 tarihli ve 2020/8 karar sayılı Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararının 13. maddesi ile 14. maddesinin birinci fıkrasının 2. bendinin İPTALİNE,
2\. Sonuç itibarıyla dava iptal ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin dava konusu düzenlemelerde Sağlık Bakanlığının görüşü ve dahli bulunmadığı için davalı Sosyal Güvenlik Kurumundan alınarak davacıya verilmesine,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin dava konusu düzenlemelerde Sağlık Bakanlığının görüşü ve dahli bulunmadığı için davalı Sosyal Güvenlik Kurumundan alınarak davacıya verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine,
5\. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.