SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/7771 E. 2025/2486 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/7771

Karar No

2025/2486

Karar Tarihi

8 Mayıs 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7771 E. , 2025/2486 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/7771
Karar No : 2025/2486

DAVACI : ... Sağlık ve Tedavi Hizmetleri
Medikal San. Tic. A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Huk. Müş. ...

2- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, dava dışı Özel ... Sağlık ve Tedavi Hizmetleri Tıbbi Ürünler Turizm ve Ticaret A.Ş. sahipliğinde ve Adana ili, Çukurova ilçesi, ... Mahallesi, ... Bulvarı, No: ... adresinde faaliyet gösteren Özel ... Hastanesinin tüm hak ve borçlarıyla birlikte devralındığı belirtilerek ruhsatname ve faaliyet izin belgesinin şirketleri adına düzenlenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Adana Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin ve bu işlemlerin dayanağı olan Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08/04/2013 tarih ve 12742 sayılı Genelge ekinde bulunan "Özel Hastaneler Yönetmeliği Madde 69 Sahiplik Devri Klavuz Tablo-1"in "İl Sağlık Müdürlüğünce Dosyasında Muhafaza Edilmesi Gereken Evraklar." başlıklı kısmında yer alan "05- Valilikçe alınan makam onay sayı tarihinde devreden şirket adına intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı yoktur." cümlesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, Adana ili, Çukurova ilçesinde bulunan Özel ... Hastanesinin ... tarih ve ... sayılı işletme ruhsatıyla faaliyet göstermekte iken Adana 7. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı özel hastane faaliyet izin belgesi satış sözleşmesi ile davacı şirkete tüm haklarıyla birlikte satışının yapıldığı, 27/10/2021 tarihinde adına ruhsatname ve faaliyet izin belgesi düzenlenmesi istemiyle yapılan başvuru üzerine dava konusu işlemlerin tesis edildiği, devrin gerçekleştiği tarihte üzerinde haciz olmadığı halde, devirden sonra kötüniyetle konulmuş hacizlerle birlikte ruhsatnamenin devrinin istenildiği, evrak eksikliği nedeniyle başvurunun reddedildiği, öncelikle, dosyadaki bilgi ve belgelerin tamamlanması halinde yeniden değerlendirme yapılacağına dair işlemin iptal davasına konu olabilecek kesin ve yürütülebilir nitelikte bir idari işlem olduğu; düzenleyici işlem bakımından, dava konusu Kılavuz hükmünün kanuni idare ve hukuki güvenlik ilkeleri ile normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, idarelerin kanunla verilmiş olan görevlerini düzenlerken, bir başka ifadeyle kanunun uygulanmasını sağlamak amacıyla genel düzenleyici işlemler ihdas ederken, görevin gerektirdiği teknik detayların belirlenmesinde takdir hakkına sahip olduğu, ancak bu takdir hakkının kamu yararı ve düzenine uygun olarak kullanılması gerektiği, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 69. maddesinde devir için aranan koşulların tek tek sayıldığı, bunların arasında "Valilikçe alınan makam onay sayı tarihinde devreden şirket adına intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı yoktur" yazısının yer almadığı, yasada ve yönetmelikte olmayan bir şartın Kılavuz ile getirildiği, Kılavuzda öngörülen hükmün, icra iflas hukukunun ve Yargıtay içtihatlarının gereklerine aykırı olduğu, haczin mutlak devir yasağını içermediği, devir tarihinde üzerinde hiçbir haciz olmadığı halde sonradan konulmuş hacizler yüzünden ruhsatın devrine izin verilmemesinin kabul edilemeyeceği, böyle bir kuralın hakkın kötüye kullanımına yol açacağı, dava konusu düzenlemenin Anayasa ile güvence altına alınan sözleşme hürriyeti, teşebbüs hürriyeti, çalışma hürriyeti ve mülkiyet hakkına ağır bir müdahale niteliğinde olduğu, ekonomik nedenlerle durma ve batma noktasına gelmiş, haciz konmuş bir işletmenin daha güçlü bir sermaye ile devralınıp sağlık kamu hizmetinin yepyeni bir güç ve heyecanla öncekinden daha iyi seviyede sunumuna engel olunduğu, mülkiyet hakkının bahşettiği kullanma, yararlanma ve tasarruf etme yetkilerinin kullanılamaz duruma getirildiği, Kılavuz şartıyla mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçülü olmadığı, kanuni bir dayanağının bulunmadığı; bireysel işlemler bakımından, yasal dayanağı bulunmayan bir şartın yerine getirilmediğinden bahisle ruhsat devrine ilişkin başvurunun reddedilmesinin sağlık kamu hizmetinin vasıf, mahiyet ve maksadı ile bağdaşmadığı, üzerinde haciz de olsa, devralacak yeni girişimcinin, tüm hak ve borçları ile birlikte işletmeyi ve işletme hakkını devralacağı, kaldı ki devir tarihinde şirket hakları üzerinde bir haciz bulunmadığı, üstelik söz konusu hacizlerin kötüniyetle, devri engellemek amacıyla konulduğu, hacizlerin devre engel olarak görülmesinin kamu hizmetinin gerekleri ve kamu yararına yönelik olmadığı ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN_SAVUNMALARI : Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından, usul yönünden, dava konusu bireysel işlemlerin, mahiyeti itibarıyla kesin ve icrai nitelikte olmadığı, davacının başvurusuna ilişkin bilgi verilmesi mahiyetinde olduğu, davanın öncelikle kesin ve icrai bir işlem bulunmaması sebebiyle reddedilmesi gerektiği; esas yönünden ise, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin "Yetki devri" başlıklı ek 3. maddesi gereğince, 01/04/2013 tarih ve 11549 sayılı Bakanlık onayı ile özel hastanelerin faaliyet işlemlerinin bir kısmının Valiliklere devredildiği, bu kapsamda Bakanlığın 08/04/2013 tarih ve 12742 sayılı Genelgesi ekindeki "Özel Hastaneler Yönetmeliği Madde 69 Sahiplik Devri Klavuz Tablo-1"in "İl Sağlık Müdürlüğünce Dosyasında Muhafaza Edilmesi Gereken Evraklar" başlıklı kısmında "05- Valilikçe alınan makam onay sayı tarihinde devreden şirket adına intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı yoktur." düzenlemesine yer verilerek anılan belge olmaksızın devre izin verilmemesinin sağlandığı, benzer düzenlemenin kadro devreden tıp/dal merkezi veya hastaneler için de bulunduğu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 86. maddesinin 1. fıkrası gereğince, borçlunun yalnızca icra memurunun müsaadesi ve alacaklının muvafakati ile taşınır mallarda tasarrufunun mümkün olduğu, dolayısıyla üzerinde haciz kararı bulunan özel sağlık kuruluşu ruhsatının, anılan madde çerçevesinde icra memurunun müsaadesi ve alacaklının muvafakati bulunmadığı takdirde üçüncü kişilere devrinin yapılmasının hukuken mümkün olmadığı, ayrıca, Yönetmeliğin 69. maddesi kapsamında devir sözleşmesi aranmakla birlikte, özel sağlık kuruluşunu devralan şirketin, ruhsat üzerinde kayıtlı hacziyle devraldığını/devralacağını yazılı olarak beyan etmesinin 2004 sayılı Kanun'un 86. maddesi karşısında bağlayıcılığının bulunmadığı, dava dışı bir şirket sahipliğinde faaliyet gösteren Özel ... Hastanesinin adına intikal etmiş ihtiyati haciz ve haciz kararları bulunması nedeniyle, ruhsatının tüm haklarıyla beraber ... Medikal Sanayi Ticaret Anonim Şirketine (unvan değişikliği sonrası ... Sağlık ve Tedavi Hizmetleri Medikal Sanayi Ticaret Anonim Şirketine) devir etme talebinin, haciz kararı bulunan ruhsatın devrinde yerine getirilmesi gereken zorunlu prosedürün (icra memurunun müsaadesi ve alacaklının muvafakati) tamamlanması halinde uygun görülebileceği, başvuruda ruhsatı tüm haklarıyla beraber devir etme talebi belirtilmiş ise de, yeterli olmadığı, üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine uygun olan dava konusu düzenleyici ve bireysel işlemlerin hukuka aykırı bir yanının bulunmadığı savunulmaktadır.
Davalı Adana Valiliği tarafından, usul yönünden, davanın Adana İdare Mahkemelerinde açılması gerektiği halde Danıştay'da açıldığı; esas yönünden ise, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 69. maddesinde devir işlemlerinin düzenlendiği, devir esnasında da ruhsat üzerinde haciz bulunmamasının gerektiği, dava konusu düzenleyici işlemde, ruhsat devrinde, ruhsat üzerinde haciz kararı bulunması halinde nasıl hareket edileceğinin belirlendiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 86. maddesinin 1. fıkrası gereğince, borçlunun yalnızca icra memurunun müsaadesi ve alacaklının muvafakati ile taşınır mallarda tasarrufunun mümkün olduğu, üzerinde haciz kararı bulunan özel sağlık kuruluşu ruhsatının, anılan madde çerçevesinde alacaklının muvafakati ve icra dairesinin müsaadesi bulunmadığı takdirde üçüncü kişilere devrinin yapılmasının hukuken mümkün olmadığı, öte yandan, Yönetmeliğin 69. maddesi kapsamında devir sözleşmesi aranmakla birlikte, özel sağlık kuruluşunu devralan şirketin, ruhsat üzerinde kayıtlı hacziyle devraldığını/devralacağını yazılı olarak beyan etmesinin 2004 sayılı Kanun'un 86. maddesi karşısında bağlayıcılığının bulunmadığı, dava dışı bir şirket sahipliğinde faaliyet gösteren Özel ... Hastanesinin adına intikal etmiş ihtiyati haciz ve haciz kararları bulunması nedeniyle, ruhsatının tüm haklarıyla beraber ... Medikal Sanayi Ticaret Anonim Şirketine (unvan değişikliği sonrası ... Sağlık ve Tedavi Hizmetleri Medikal Sanayi Ticaret Anonim Şirketine) devir etme talebinin, haciz kararı bulunan ruhsatın devrinde yerine getirilmesi gereken zorunlu prosedürün (icra memurunun müsaadesi ve alacaklının muvafakati) tamamlanması halinde uygun görülebileceği, başvuruda ruhsatı tüm haklarıyla beraber devir etme talebi belirtilmiş ise de, yeterli olmadığı, kanun koyucunun amacının, alacaklının haklarını korumak olduğu, borçlunun söz konusu borçtan kurtulmak adına bazı prosedürleri yerine getirmesini şart koştuğu savunulmaktadır.

DAVALILAR YANINDA MÜDAHİLİN
SAVUNMASI : Dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemlerin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, Özel ... Hastanesinin tüm haklarıyla birlikte davacı Şirkete satıldığı belirtilerek adına ruhsatname ve faaliyet izin belgesi düzenlenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin, bu işlemin bildirilmesine ilişkin Adana Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin ve bu işlemlere dayanak alınan Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08/04/2013 tarih ve 12742 sayılı Genelgesi ekindeki "Özel Hastaneler Yönetmeliği Madde 69 Sahiplik Devri Klavuz Tablo-1"in "İl Sağlık Müdürlüğünce Dosyasında Muhafaza Edilmesi Gereken Evraklar." başlıklı kısmında yer verilen "05- Valilikçe alınan makam onay sayı tarihinde devreden şirket adına intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı yoktur." cümlenin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idareler tarafından usule ilişkin olarak ileri sürülen iddialar, yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek amacıyla yürürlüğe giren 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 2'nci maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3'üncü maddesinin I'inci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; 9'uncu maddesinin (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarım sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği, hükme bağlanmıştır.
Öte yandan; 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan I sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 355'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (k) bendinde de, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Söz konusu Kararnamenin 508'inci maddesi ile de, Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak ve etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere, bütün özel hastanelerin tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesine, sınıflandırılmasına, sınıflarının değiştirilmesine, amaca uygun olarak teşkilatlandırılmasına ve bunların açılmalarına, faaliyetlerine, kapanmalarına ve denetlenmelerine ilişkin usûl ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu Yönetmeliğin (dava konusu bireysel işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle) 69'uncu maddesinde, "Özel hastanelerin bu Yönetmelik kapsamındaki kişilere devri halinde; a) Taraflar arasında yapılan hastane işletmesinin devrine ilişkin sözleşme aslı veya müdürlük onaylı sureti, b) Devreden ve devralan şirketlere ait devir sözleşmesi tarihi itibarıyla geçerli olmak üzere ticaret sicil tasdiknamesi, c) İlgili mevzuatına uygun olarak işletmenin devrine ilişkin devralan ve devreden şirketlerin yönetim kurulu/ortaklar kurulu kararının noter onaylı örneği, ç) Devreden ve devralan tarafa ait dilekçeler, d) Hastane arşivinin devralan tarafa teslim edildiğine dair tutanak, ile birlikte devir tarihinden itibaren en geç bir ay içerisinde müdürlüğe başvurulması zorunludur. Devralan kişi adına ruhsatname ve faaliyet izin belgesi tanzim edilinceye kadar hastanenin faaliyeti devreden sorumluluğunda devam eder. Şayet devredenin sorumluluğunda faaliyet gösterilmesi istenmiyor ise, devralan kişi adına ruhsatname ve faaliyet izin belgesi tanzim edilinceye kadar hastanenin faaliyetine ara verilir. Devir işleminin Bakanlıkça onaylanması halinde on beş işgünü içerisinde EK-10’daki Müdürlük tarafından eklenecek bilgi ve belgeler” kısmındaki (b), (c), (ç) ve (d) bentlerindeki belgeler ve “Özel Hastane Faaliyet Başvurusunda Bulunması Gereken Bilgi ve Belgeler” kısmındaki devralana ait belgeler ile devralan adına düzenlenmesi gereken sözleşmeler ilgili sağlık müdürlüğüne iletilir. Özel hastanenin denetimi sırasında tespit edilen eksiklik ve/veya uygunsuzluklardan dolayı devralan, devredenin sorumluluklarını da almış sayılır. Eksiklik ve/veya uygunsuzluklardan dolayı devredene verilen süre, devralanın talebi halinde yeniden verilir. Özel hastanenin faaliyetinin durdurulması halinde devralan, faaliyet durdurma süresinin tamamlanmasını beklemek zorundadır. Ruhsatı askıda olan özel hastanelerin ruhsatları askı süresince sadece bir kez devredilebilir." kuralı yer almış; ek 3'üncü maddesinde, Bakanlığın, özel hastane ruhsatname ve faaliyet izin belgesi işlemlerini valiliklere devredebileceği, belirtilmiştir.
Öte yandan, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 86'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında, "Borçlu, alacaklının muvafakati ve icra memurunun müsaadesi alınmaksızın mahcuz taşınır mallarda tasarruf edemez. Haczi koyan memur hilafına hareketin cezai mesuliyeti müstelzim olduğunu borçluya ihtar eder." hükmüne yer verilmiştir.
Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 3'üncü maddesine dayanılarak Sağlık Bakanlığının 01/04/2013 tarih ve 11549 sayılı Makam Onayı ile, özel hastanelerin faaliyet işlemlerinin bir kısmının valiliklere devredilmesine karar verilmiş; Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08/04/2013 tarih ve 12742 sayılı Genelgesiyle, Yönetmeliğin 69'uncu maddesine göre ilgili valilikçe özel hastane sahiplik değişikliği, şirket/nevi değişikliğinin yapılarak faaliyet izin belgesi, özel hastane açılış ruhsatı, mesul müdür belgesi ve mesul müdür yardımcısı belgelerinin tanzim edilmesi işlemlerinin Ek Kılavuz 1 ve Ek Kılavuz 2'ye uygun olarak ilgili müdürlükler tarafından sonuçlandırılması gerektiği hususunda 81 il Valiliği talimatlandırılmış; anılan yazının ekinde bulunan "Özel Hastaneler Yönetmeliği Madde 69 Sahiplik Devri Klavuz Tablo-1"in "İl Sağlık Müdürlüğünce Dosyasında Muhafaza Edilmesi Gereken Evraklar." başlıklı kısmında yer alan 5'inci maddesinde, "Valilikçe alınan makam onay sayı tarihinde devreden şirket adına intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı yoktur." şeklindeki belgeye yer verilmek suretiyle, Yönetmeliğin 69'uncu maddesi kapsamında özel hastane sahiplik değişikliklerinde valilik onay tarihi itibarıyla devreden şirket adına intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı bulunması halinde devir talebinin kabul edilemeyeceği, kurala bağlanmıştır.
Her ne kadar dava konusu bireysel işlemlerde, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08/04/2013 tarih ve 12742 sayılı Genelgesi ekindeki kadro devri kılavuzunda yer alan "kadro devreden tıp/dal merkezi veya hastaneye ait İl Sağlık Müdürlüğüne intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı olmamalıdır. İhtiyati tedbir veya haciz kararının bulunması halinde işlemin yapılmaması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 86. maddesinin birinci fıkrasına göre işlemlere devam edilebileceği ..." yönündeki açıklama ile ruhsat devrinde ruhsat üzerinde haciz kararı bulunması halinde nasıl hareket edileceğinin belirtildiğine yer verilmiş, dava konusu işlemler ile anılan hastane ruhsatı üzerinde ihtiyati haciz ve haciz kararları bulunması sebebiyle icra memurunun müsaadesi ve alacaklının muvafakati bulunmadığından bahisle başvuru reddedilmiş ise de; söz konusu açıklamanın Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08/04/2013 tarih ve 12742 sayılı Genelgesi ekinde bulunan "Özel Hastaneler Yönetmeliği Madde 6 Kapsamında İl Dışı Kadro Devri Kılavuz Tablo 3"ün "Planlama İstihdam Komisyonu Toplantısında Değerlendirmek Üzere İlgili İl Sağlık Müdürlüğünce Bakanlığa Gönderilmesi Gereken Evraklar" başlıklı kısmında yer alması sebebiyle, davacı şirketin Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 69'uncu maddesi kapsamında sahiplik devri amacıyla yaptığı başvuruya uygulanamayacağı açık olup; dava konusu bireysel işlemlerin, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08/04/2013 tarih ve 12742 sayılı Genelgesi ekinde bulunan "Özel Hastaneler Yönetmeliği Madde 69 Sahiplik Devri Klavuz Tablo-1"in "İl Sağlık Müdürlüğünce Dosyasında Muhafaza Edilmesi Gereken Evraklar." başlıklı kısmında yer alan "05- Valilikçe alınan makam onay sayı tarihinde devreden şirket adına intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı yoktur." cümlesine dayanılarak tesis edildiğinin kabulü gerekmektedir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 86'ncı maddesinin, alacaklının muvafakati ve icra memurunun müsaadesi olmadan borçlunun mahcuz taşınır mallar üzerinde tasarruf hakkını kullanamayacağı yönündeki amir hükmü uyarınca, bir özel hastanenin sahiplik devrinin gerçekleştiği valilik onay tarihi itibarıyla devreden şirket adına intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmaksızın; anılan Kanun hükmünün uygulanması amacıyla valilik onay tarihi itibarıyla devreden şirket adına intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı bulunmadığına dair belgenin sahiplik devri başvurusu kapsamında sunulması gerektiğine yönelik düzenleme getirilmesine ilişkin dava konusu Genelge eki Kılavuz kuralında bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, dava konusu düzenleme yapılırken, üzerinde ihtiyati tedbir veya haciz kararı bulunan özel hastanelerin sahiplik devri işlemlerine alacaklının muvafakati ve icra memurunun müsaadesi ile devam edilebileceğine yönelik bir kurala yer verilmediği, bu durumun 2004 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen hükmüne aykırılık teşkil ettiği, bir borç ilişkisinde alacaklının hakkını korurken, borçlunun (üzerinde ihtiyati tedbir veya haciz kararı bulunan özel hastane sahiplerinin) hukuki işlem özgürlüğünün kanuna aykırı şekilde kısıtlanması sonucunu doğurduğundan; eksik düzenleme niteliğinde olan dava konusu Kılavuz hükmünde ve buna dayanılarak tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin, Adana Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... sayılı işleminin ve Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08/04/2013 tarih ve 12742 sayılı Genelgesi ekinde bulunan "Özel Hastaneler Yönetmeliği Madde 69 Sahiplik Devri Klavuz Tablo-1"in "İl Sağlık Müdürlüğünce Dosyasında Muhafaza Edilmesi Gereken Evraklar." başlıklı kısmında yer verilen "05- Valilikçe alınan makam onay sayı tarihinde devreden şirket adına intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı yoktur." cümlesinin eksik düzenleme nedeniyle iptali yönünde karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davacı tarafından, dava dilekçesinde, duruşma yapılması isteminde bulunulmuş ise de, davacı vekili tarafından 31/01/2025 kayıt tarihli dilekçe ile duruşma isteminden vazgeçildiği belirtildiğinden, duruşma yapılmasına gerek görülmemiştir.
Ayrıca davalılar yanında müdahil tarafından, duruşma yapılması talebinde bulunulmuş ise de, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 1. fıkrasında duruşma isteminde bulunabilecek olanların davanın tarafları olarak gösterildiği, müdahilin davanın tarafı olmadığı, davacının duruşmadan feragat ettiği, davalıların ise duruşma talebinin olmadığı dikkate alındığında müdahilin duruşma talebinin reddine karar verilmiştir.

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Adana ili, Çukurova ilçesi, ... Mahallesi, ... Bulvarı, No: ... adresinde bulunan Özel ... Hastanesi, ... tarih ve ... sayılı özel hastane açılış ruhsatıyla dava dışı bir şirket sahipliğinde faaliyete başlamış, hastanenin ruhsatı ... tarih ve ... sayılı Valilik Oluru ile dava dışı Özel ... Sağlık ve Tedavi Hizmetleri Tıbbi Ürünler Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye devredilmiş, anılan şirket ile davacı şirket (eski ünvanı ... Medikal Sanayi Ticaret A.Ş.) arasında Adana 7. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı özel hastane faaliyet izin belgesi satış sözleşmesi imzalanmış, akabinde anılan dava dışı şirket tarafından 19/08/2016 tarihinde Adana Valiliğine verilen dilekçe ile hastane ruhsatının davacı şirkete devredilmesi talep edilmiş, bu başvuru, devreden şirket adına intikal etmiş ihtiyati haciz veya haciz kararı bulunması sebebiyle reddedilmiş, yine devreden şirket tarafından 07/09/2020 tarihinde yapılan hastane ruhsatının devredilmesi istemli başvuru ile davacı şirket tarafından muhtelif tarihlerde yapılan başvurular da aynı gerekçeyle reddedilmiş, en son davacı şirket tarafından Adana Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne verilen 27/10/2021 kayıt tarihli dilekçeyle, söz konusu Hastanenin şirketlerine satıldığı belirtilerek satıştan sonraki haciz ve ihtiyati hacizlerden kaynaklı takyidatlarla birlikte adına ruhsatname ve faaliyet izin belgesi düzenlenmesi talep edilmiş, anılan başvuru dilekçesi Adana Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısıyla Sağlık Bakanlığına gönderilmiş, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Adana Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne gönderilen ... tarih ve ... sayılı işlem ile ruhsat devri sırasında devir edenle devir alan arasında ticari ve hukuksal bir aktin olup olmadığı hususunda, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 69. maddesi kapsamında devir sözleşmesi aranmakla birlikte, özel sağlık kuruluşunu devralan şirketin, ruhsat üzerinde kayıtlı hacziyle devraldığını veya alacağını yazılı olarak beyan etmesinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 86. maddesi karşısında bağlayıcılığının bulunmadığı, Özel ... Sağlık ve Tedavi Hizmetleri Tıbbi Ürünler Turizm ve Ticaret A.Ş. sahipliğinde faaliyet gösteren Özel ... Hastanesinin adına intikal etmiş ihtiyati haciz ve haciz kararı bulunması nedeniyle, ruhsatını tüm haklarıyla beraber davacı şirkete devir etme talebinin, bahse konu haciz kararı bulunan ruhsatın devrinde yerine getirilmesi zorunlu olan prosedürün (icra memurunun müsaadesi ve alacaklının muvafakati) tamamlanması halinde, yerine getirilebileceği, anılan hastanenin icra memurunun müsaadesi ve alacaklının muvafakati bulunduğu takdirde davacı şirkete devredilebileceği hususlarına yer verilerek başvuru reddedilmiş, anılan işlem Adana Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlem ile Özel ... Hastanesi Mesul Müdürlüğüne bildirilmiştir.
Bunun üzerine davacı şirket tarafından, Özel ... Hastanesinin tüm haklarıyla birlikte davacıya satıldığı belirtilerek adına ruhsatname ve faaliyet izin belgesi düzenlenmesi istemli başvurusunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin, bu işlemin bildirilmesine ilişkin Adana Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin ve bu işlemlerin dayanağı olan Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08/04/2013 tarih ve 12742 sayılı Genelgesi ekinde bulunan "Özel Hastaneler Yönetmeliği Madde 69 Sahiplik Devri Klavuz Tablo-1"in "İl Sağlık Müdürlüğünce Dosyasında Muhafaza Edilmesi Gereken Evraklar." başlıklı kısmında yer alan "05- Valilikçe alınan makam onay sayı tarihinde devreden şirket adına intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı yoktur." cümlesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarelerden Sağlık Bakanlığı tarafından, dava konusu işlemlerin kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığı ileri sürülmüştür.
Dava konusu bireysel işlemlerin ilgilinin hukukunu (başka bir işlemin tesisine ihtiyaç duyulmaksızın) etkilediği, dava konusu işlemlerin bu haliyle idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin dava konusu düzenlemenin kesin ve icrai niteliğinin bulunmadığı yönündeki usul itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı idarelerden Adana Valiliği tarafından, idare mahkemesinin görevli olduğu ileri sürülmüş ise de; uyuşmazlık konusu olayda, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak görevli olduğu sonucuna varılmaktadır.

ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "Sağlık kurum ve kuruluşları yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak planlanır, koordine edilir, mali yönden desteklenir ve geliştirilir." hükmü; (c) bendinde, "Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır. Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenir. Bu düzenleme ilgili Bakanlığın görüşü alınarak yapılır." hükmü yer almaktadır.
Yine aynı Kanun'un 9. maddesinin (c) bendinde, "Bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir." hükmüne; ek 11. maddesinde, sağlık hizmeti sunumu ile ilgili tüm iş ve işlemlerin Sağlık Bakanlığınca denetleneceği, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların, üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezleri yönünden Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca düzenleneceği hükmüne yer verilmiştir.
663 sayılı -Özel Hastaneler Yönetmeliğinin yayımı tarihi olan 27/03/2002 tarihindeki adıyla- Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin -09/07/2018 tarihli mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile mülga- "Düzenleme yetkisi" başlıklı 40. maddesinde, "Bakanlık ve bağlı kuruluşlar görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idarî düzenlemeler yapabilir." yönünde düzenleme yer almıştır.
Yine, 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (h) bendinde, sağlık hizmetlerinde kalite ve akreditasyon kuralları belirlemek ve uygulanmasını sağlamak; (l) bendinde, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.
Bütün özel hastanelerin tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesine, sınıflandırılmasına, sınıflarının değiştirilmesine, amca uygun olarak teşkilatlandırılmasına ve bunların açılmalarına, faaliyetlerine, kapanmalarına ve denetlenmelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin "Özel hastanenin devri" başlıklı dava konusu bireysel işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 69. maddesinde;
"Özel hastanelerin bu Yönetmelik kapsamındaki kişilere devri halinde;
a) Taraflar arasında yapılan hastane işletmesinin devrine ilişkin sözleşme aslı veya müdürlük onaylı sureti,
b) Devreden ve devralan şirketlere ait devir sözleşmesi tarihi itibarıyla geçerli olmak üzere ticaret sicil tasdiknamesi,
c) İlgili mevzuatına uygun olarak işletmenin devrine ilişkin devralan ve devreden şirketlerin yönetim kurulu/ortaklar kurulu kararının noter onaylı örneği,
ç) Devreden ve devralan tarafa ait dilekçeler,
d) Hastane arşivinin devralan tarafa teslim edildiğine dair tutanak,
ile birlikte devir tarihinden itibaren en geç bir ay içerisinde müdürlüğe başvurulması zorunludur. Devralan kişi adına ruhsatname ve faaliyet izin belgesi tanzim edilinceye kadar hastanenin faaliyeti devreden sorumluluğunda devam eder. Şayet devredenin sorumluluğunda faaliyet gösterilmesi istenmiyor ise, devralan kişi adına ruhsatname ve faaliyet izin belgesi tanzim edilinceye kadar hastanenin faaliyetine ara verilir. Devir işleminin Bakanlıkça onaylanması halinde on beş işgünü içerisinde EK-10’daki Müdürlük tarafından eklenecek bilgi ve belgeler” kısmındaki (b), (c), (ç) ve (d) bentlerindeki belgeler ve “Özel Hastane Faaliyet Başvurusunda Bulunması Gereken Bilgi ve Belgeler” kısmındaki devralana ait belgeler ile devralan adına düzenlenmesi gereken sözleşmeler ilgili sağlık müdürlüğüne iletilir.
Özel hastanenin denetimi sırasında tespit edilen eksiklik ve/veya uygunsuzluklardan dolayı devralan, devredenin sorumluluklarını da almış sayılır. Eksiklik ve/veya uygunsuzluklardan dolayı devredene verilen süre, devralanın talebi halinde yeniden verilir.
Özel hastanenin faaliyetinin durdurulması halinde devralan, faaliyet durdurma süresinin tamamlanmasını beklemek zorundadır. Ruhsatı askıda olan özel hastanelerin ruhsatları askı süresince sadece bir kez devredilebilir." kuralı düzenlenmiştir.
Aynı Yönetmeliğin "Yetki devri" başlıklı Ek 3. maddesinde ise; Bakanlığın, özel hastane ruhsatname ve faaliyet izin belgesi işlemlerini valiliklere devredebileceği belirtilmiştir.
Anılan düzenlemeye dayanılarak Sağlık Bakanlığının 01/04/2013 tarih ve 11549 sayılı Makam Onayı ile özel hastanelerin faaliyet işlemlerinin bir kısmının valiliklere devredilmesine karar verilmiş; Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08/04/2013 tarih ve 12742 sayılı Genelgesi ile Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 69. maddesine göre ilgili valilikçe özel hastane sahiplik değişikliği, şirket/nevi değişikliğinin yapılarak faaliyet izin belgesi, özel hastane açılış ruhsatı, mesul müdür belgesi ve mesul müdür yardımcısı belgelerinin tanzim edilmesi işlemlerinin Ek Kılavuz 1 ve Ek Kılavuz 2'ye uygun olarak ilgili müdürlükler tarafından sonuçlandırılması gerektiği hususunda 81 il valiliği talimatlandırılmış; anılan yazının ekinde bulunan "Özel Hastaneler Yönetmeliği Madde 69 Sahiplik Devri Klavuz Tablo-1"in "İl Sağlık Müdürlüğünce Dosyasında Muhafaza Edilmesi Gereken Evraklar" başlıklı kısmının 5. maddesinde bu evrak arasında;
"Valilikçe alınan makam onay sayı tarihinde devreden şirket adına intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı yoktur." şeklindeki belge de sayılmıştır.
Ayrıca, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Taşınır mallarda haczin neticeleri" başlıklı 86. maddesinde, "(1)Borçlu, alacaklının muvafakati ve icra memurunun müsaadesi alınmaksızın mahcuz taşınır mallarda tasarruf edemez. Haczi koyan memur hilafına hareketin cezai mesuliyeti müstelzim olduğunu borçluya ihtar eder.
(2)Haczedilmiş olan taşınır mal üzerinde üçüncü şahsın zilyedlik hükümlerine dayanarak iyi niyetle iktisabettiği haklar saklıdır.
(3) İyi niyet kaidelerine aykırı olarak mahcuz taşınır mal üzerinde üçüncü şahsın iktisabettiği, haklar, alacaklının hacizle o mala taallük eden haklarını ihlal ettiği nispette batıldır." hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Özel Hastaneler Yönetmeliğin ek 3. maddesine dayanılarak Sağlık Bakanlığının 01/04/2013 tarih ve 11549 sayılı Makam Onayı ile, özel hastanelerin faaliyet işlemlerinin bir kısmının valiliklere devredilmesine karar verilmiş; Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08/04/2013 tarih ve 12742 sayılı Genelgesiyle, Yönetmeliğin 69. maddesine göre ilgili valilikçe özel hastane sahiplik değişikliği, şirket/nevi değişikliğinin yapılarak faaliyet izin belgesi, özel hastane açılış ruhsatı, mesul müdür belgesi ve mesul müdür yardımcısı belgelerinin tanzim edilmesi işlemlerinin Ek Kılavuz 1 ve Ek Kılavuz 2'ye uygun olarak ilgili müdürlükler tarafından sonuçlandırılması gerektiği hususunda 81 il valiliği talimatlandırılmış; anılan yazının ekinde bulunan "Özel Hastaneler Yönetmeliği Madde 69 Sahiplik Devri Klavuz Tablo-1"in "İl Sağlık Müdürlüğünce Dosyasında Muhafaza Edilmesi Gereken Evraklar." başlıklı kısmında yer alan 5. maddesinde, "Valilikçe alınan makam onay sayı tarihinde devreden şirket adına intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı yoktur." şeklindeki belgeye yer verilmek suretiyle, Yönetmeliğin 69. maddesi kapsamında özel hastane sahiplik değişikliklerinde valilik onay tarihi itibarıyla devreden şirket adına intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı bulunması halinde devir talebinin kabul edilemeyeceği kurala bağlanmıştır.
Her ne kadar dava konusu bireysel işlemlerde, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08/04/2013 tarih ve 12742 sayılı Genelgesi ekindeki kadro devri kılavuzunda yer alan "kadro devreden tıp/dal merkezi veya hastaneye ait İl Sağlık Müdürlüğüne intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı olmamalıdır. İhtiyati tedbir veya haciz kararının bulunması halinde işlemin yapılmaması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 86. maddesinin birinci fıkrasına göre işlemlere devam edilebileceği ..." yönündeki açıklama ile ruhsat devrinde ruhsat üzerinde haciz kararı bulunması halinde nasıl hareket edileceğinin belirtildiğine yer verilmiş, dava konusu işlemler ile anılan hastane ruhsatı üzerinde ihtiyati haciz ve haciz kararları bulunması sebebiyle icra memurunun müsaadesi ve alacaklının muvafakati bulunmadığından bahisle başvuru reddedilmiş ise de; söz konusu açıklamanın Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08/04/2013 tarih ve 12742 sayılı Genelgesi ekinde bulunan "Özel Hastaneler Yönetmeliği Madde 6 Kapsamında İl Dışı Kadro Devri Kılavuz Tablo 3"ün "Planlama İstihdam Komisyonu Toplantısında Değerlendirmek Üzere İlgili İl Sağlık Müdürlüğünce Bakanlığa Gönderilmesi Gereken Evraklar" başlıklı kısmında yer alması sebebiyle, davacı şirketin Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 69. maddesi kapsamında sahiplik devri amacıyla yaptığı başvurusuna uygulanamayacağı açıktır.
Bu nedenle dava konusu bireysel işlemlerin, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08/04/2013 tarih ve 12742 sayılı Genelgesi ekinde bulunan "Özel Hastaneler Yönetmeliği Madde 69 Sahiplik Devri Klavuz Tablo-1"in "İl Sağlık Müdürlüğünce Dosyasında Muhafaza Edilmesi Gereken Evraklar." başlıklı kısmında yer alan "05- Valilikçe alınan makam onay sayı tarihinde devreden şirket adına intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı yoktur." cümlesine dayanılarak tesis edildiğinin kabulü gerekmektedir.
Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, üzerinde kayıtlı haciz bulunan özel hastanenin hangi koşullarda devredilebileceğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Özel hastanelere ilişkin usul ve esasları düzenleyen Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin yukarıda metnine yer verilen 69. maddesinde devri istemi üzerine izlenecek usule yer verilmiştir. Devir işlemleri yapılırken burada yer verilen koşulların yerine getirilmesi gerektiği tabiidir.
Diğer yandan özel hastanenin ruhsatnamesi taşınır mal niteliğini haiz olduğunda şüphe bulunmamakta olup, taşınır mallarda haczin neticelerinin düzenlendiği 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 86. maddesine ilişkin düzenlemeye değinilmesi gerekmektedir.
2004 sayılı Kanun’un söz konusu hükmünün birinci fıkrasında, borçlunun haczedilen taşınır malları üzerindeki tasarruf yetkisi, ancak alacaklının ve icra müdürünün iznini alması şartına bağlanmıştır. Hükümde esasen borçlunun tasarruf yetkisinin ortadan kaldırılması söz konusu değildir; sadece alacaklıları lehine kısıtlanmıştır. Borçlu, alacaklı ve icra müdürünün iznini almak şartıyla her zaman tasarrufta bulunabilir. Bu izinleri almaksızın tasarrufta bulunduğu takdirde, borçlunun, hangi yaptırımla karşılaşacağı meselesi ise, birinci fıkranın ikinci cümlesinde ele alınmıştır. Buna göre borçlu, hacze konu bir taşınırını, alacaklının muvafakatini ve icra müdürünün iznini almadan bir üçüncü kişiye devrettiğinde, cezaî sorumluluğu doğar. Bunun dışında, iyiniyetle kazanım imkânı saklı olmak üzere, hacizli malı devralan kimsenin iktisap ettiği haklar, alacaklının o mallar üzerinde kazandığı haklara zarar verdiği ölçüde hükümsüz sayılır. Daha açık bir ifadeyle, borçlu hacze konu malını üçüncü kişiye devretmesine rağmen, haciz koyduran alacaklının o maldan alacağına kavuşma imkânı hâlâ saklı kalmaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26/01/2023 tarih ve E:2021/4659, K:2023/563)
Buna göre, borçlunun alacaklının ve icra müdürünün iznini almak şartıyla hacizli mal üzerinde her zaman tasarruf hakkının bulunduğu, bununla birlikte yukarıda aktarılan kanun hükmüne göre hacizli taşınır malın, haciz konulmasından sonra da borçlu tarafından izinsiz olarak üçüncü bir kişiye satılabileceği veya devredilebileceği, bu devir işleminin alacaklının haklarına zarar verdiği ölçüde alacaklıya karşı geçersiz olacağı, borçlunun hacizli taşınır malı üzerinde tasarrufta bulunmasının mutlak suretle yasaklanması durumunun söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 86. maddesinin amir hükmü uyarınca, bir özel hastanenin sahiplik devrinin gerçekleştiği valilik onay tarihi itibarıyla devreden şirket adına intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı bulunmadığına dair belgenin sahiplik devri başvurusu kapsamında sunulması gerektiğine yönelik düzenleme getiren dava konusu Genelge eki Kılavuz kuralında, 2004 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen hükmüne aykırılık teşkil etmesi, bir borç ilişkisinde alacaklının hakkını korurken, borçlunun (üzerinde ihtiyati tedbir veya haciz kararı bulunan özel hastane sahiplerinin) hukuki işlem özgürlüğünün kanuna aykırı şekilde kısıtlanması sonucunu doğurması nedenleriyle hukuka uyarlık görülmemiştir.
Ayrıca, düzenlemenin Anayasanın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı yönünden de incelenmesi gerekmektedir.
Anayasa'nın 35. maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır. Anayasa'nın 35. maddesinde mülkiyet hakkı sınırsız bir hak olarak düzenlenmemiş, bu hakkın kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlandırılabileceği öngörülmüştür. Mülkiyet hakkına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'nın 13. maddesi de gözönünde bulundurulmalıdır. Anılan madde uyarınca temel hak ve özgürlükler, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaksızın Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Dolayısıyla mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerekir. (Anayasa Mahkemesinin 12/12/2024 tarihli ve Başvuru Numarası: 2019/29273 sayılı kararı)
Bu doğrultuda, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejimini düzenleyen Anayasa'nın 13. maddesinde, hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceği temel bir ilke olarak benimsendiği, mülkiyetin kullanımı hakkına yapılacak müdahalelerin sınırlarına ve bu hakkın korunmasına yönelik tedbirlere ilişkin kural koyma yetkisinin doğrudan ve tamamen idareye bırakılmasının, temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlandırılabileceğini öngören Anayasa'nın 13. maddesinin sağladığı güvence ile bağdaşmadığı gibi Anayasa'nın 7. maddesinde ifade edilen yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesine de aykırılık oluşturduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde, kanunla getirilmeyen sınırlamanın dava konusu Kılavuz kuralı ile getirildiği, bu durumun da mülkiyetin kullanımı hakkına hukuka aykırı şekilde müdahale niteliğinde olduğu anlaşıldığından, bu yönüyle de düzenleme hukuka aykırı bulunmuştur.
Bununla birlikte, hukuka aykırı bulunarak iptal edilen düzenlemeye dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemlerde de bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Dava konusu Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Adana Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... sayılı işleminin ve bu işlemlerin dayanağı olan Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08/04/2013 tarih ve 12742 sayılı Genelgesi ekinde bulunan "Özel Hastaneler Yönetmeliği Madde 69 Sahiplik Devri Klavuz Tablo-1"in "İl Sağlık Müdürlüğünce Dosyasında Muhafaza Edilmesi Gereken Evraklar." başlıklı kısmında yer alan "05- Valilikçe alınan makam onay sayı tarihinde devreden şirket adına intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı yoktur." cümlesinin İPTALİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
3\. Aşağıda ayrıntısı gösterilen ... TL yargılama giderinin davalı idareler üzerinde bırakılmasına, davalılar yanında müdahil tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin davalılar yanında müdahil üzerinde bırakılmasına,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
5\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara ve müdahile iadesine,
6\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/05/2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.


(X)-KARŞI OY :
Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, üzerinde kayıtlı haciz bulunan özel hastanenin hangi koşullarda devredilebileceğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Özel hastanelere ilişkin usul ve esasları düzenleyen Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin yukarıda metnine yer verilen 69. maddesinde devri istemi üzerine izlenecek usule yer verilmiştir. Devir işlemleri yapılırken burada yer verilen koşulların yerine getirilmesi gerektiği tabiidir.
Diğer yandan özel hastanenin ruhsatnamesi taşınır mal niteliğini haiz olduğundan devir işlemi yapılırken hastane işletmesi üzerinde bir haciz kaydı bulunması halinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 86. maddesine uygun olarak, alacaklının muvafakati ve icra memurunun müsaadesi ile ancak bu işlem gerçekleştirilebilecektir.
Kanun koyucu tarafından söz konusu muvafakat ve müsaade koşulları seçimlik değil birlikte bulunması gereken zorunluluklar olarak belirlenmiştir.
Bu haliyle, üzerinde haciz kaydı bulunan bir hastaneyi borçlu, bu iki koşulu sağlaması halinde devredebilecek yine devralan alacaklı da bu koşulların sağlanması halinde devir işlemi idarece yerine getirilebilecektir.
Bu açıklamalar ışığında dava konusu uyuşmazlığa bakıldığında ve yukarıda aktarılan mevzuat ve özel hastanenin devri süreci bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bu devir sürecinde 2004 sayılı Kanun'da yer verilen koşulların sağlanması gerektiği açıktır. Üst hukuk normu olan Kanun'da açıkça yer verilmiş iken dava konusu düzenleyici işlemde, bu koşulların sayılmamasının eksiklik olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır. Kaldı ki, düzenlemede Kanun'a aykırı herhangi bir ifadeye de yer verilmemiş, devreden şirket adına intikal etmiş ihtiyati tedbir veya haciz kararı bulunmadığına ilişkin belgenin isteneceği kurala bağlanmıştır. Zira davalı idarelerden Valilikçe devir işlemi yapılırken şayet böyle bir kayıt yok ise devir işlemi diğer koşullar açısından değerlendirilecek ve mevzuata uygun bir başvuru ise işlem yapılacak, ancak böyle bir kayıt var ise 2004 sayılı Kanun'un 86. maddesinde yer alan prosedür işletilerek devir işlemine ilişkin süreç yürütülebilecektir. Dolayısıyla idarenin, hareket tarzını ve uygulanacak mevzuatı belirleyebilmesi için bu belgelerin kendisine sunulmasını talep etmesi işin doğası gereği olduğu gibi hizmet gereklerine de uygundur.
Bu nedenlerle, dava konusu Kılavuz'un "İl Sağlık Müdürlüğünce Dosyasında Muhafaza Edilmesi Gereken Evraklar" başlıklı kısmının 5. maddesinde eksik düzenleme ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Ayrıca, düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, bu işleme dayanılarak tesis edilen davacının talebinin reddine yönelik bireysel işlemlerde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Diğer yandan, Özel ... Hastanesini devralmak isteyen davacı şirketin 2004 sayılı Kanun'un 86. maddesinde sayılan alacaklının muvafakati ve icra memurunun müsaadesi koşulları sağlaması halinde yine devir talebinde bulunabileceği de tabiidir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim