Danıştay danistay 2021/7557 E. 2025/2386 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/7557
2025/2386
6 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/7557
Karar No : 2025/2386
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
2- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN_KONUSU : 29/10/2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, bazı kişi ve kuruluşların tasarrufunda bulunan Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin 28/10/2021 tarihli ve 4713 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın eki Kararın davacıya ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin asılsız istihbarata dayanılarak tesis edildiği, 2017 yılında ABD Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı OFAC (Yabancı Fonları Kontrol Ofisi) tarafından yaptırım listesine alındığı, ancak Türkiye'de OFAC'ın yargı yetkisi ve yaptırımları tanınmadığı için alınan yaptırım kararlarının bağlayıcılığı bulunmadığı, alınan kararın tamamen politik olduğu, herhangi bir terör grubu ile iltisakı olmadığı, hakkında verilen sınır dışı kararının da terör ile iltisakı olmadığı gerekçesiyle kaldırıldığı, dava konusu işleme esas olan Mali Suçları Araştırma Kurulu Arştırma Raporu'nda hangi faaliyeti nedeniyle DEAŞ ile bağlantısının kurulduğunu gösteren hiçbir somut veri, bilgi ve belge bulunmadığı, 6415 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 5. fıkrasında düzenlenen 1 yıllık süre içerisinde ABD tarafından hakkında yapılan herhangi bir adli soruşturma olmadığı, OFAC’a yaptığı başvuruların da cevapsız kaldığı, 08/01/2021 tarihinde Mersin Limanı’na ithalatı yapılan ve Türkiye’nin yasal mevzuatına tamamen uygun şekilde gerçekleştirilen gübre ticaretinden dolayı gübrenin uluslararası alanda emperyal devlelerin güç savaşına konu edilmiş bir ürün olması ve ABD’nin kendi amaçlarına hizmet etmeyen ülkelere gübre üzerinden ambargo uygulaması nedeniyle sahibi olduğu şirketin OFAC’a eklendiği ve bu yolla Türkiye’ye gübre girişine engel olunmaya çalışıldığı, Said Al-Jamal isimli kişi ile hiçbir bağlantısı bulunmadığı, ABD tarafından da böyle bir bağlantının olduğu, söz konusu şahsa para transferleri konusunda yardımcı olduğu hususlarını ispata yarar, iddiadan öte hiçbir delil sunulamadığı, anılan şahsı hayatının hiçbir anında görmediği, adını dahi bu dava vesilesiyle duyduğu, anılan şahsın ABD tarafından neden finansal yaptırım listesine alındığını açıklayan ABD Hazine Bakanlığına ait internet sitesindeki makalenin hiçbir bölümünde kendi ismine yer verilmediği, kendisine yöneltilen iddia ve isnatlardan hiçbirinin idare ve ABD tarafından somut bir bilgi ve belge ile desteklenemediği, dava konusu işlemin sebep ve amaç unsurları bakımından hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN_SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, Amerika Birleşik Devletleri tarafından terör örgütüne ait parasal işlemlere aracılık ettiği gerekçesiyle davacının malvarlığının dondurulmasının talep edildiği, bu kapsamda Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca yapılan araştırmada; terör örgütüne destek veya sponsor olduğu veya finansal, maddi ya da teknolojik destek sunduğunun tespit edildiği, bunun üzerine hazırlanan araştırma raporunun Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonuna sunulduğu, Komisyon tarafından yapılan değerlendirme neticesinde davacının malvarlığının dondurulmasının uygun olacağına karar verildiği, bunun üzerine tesis edilen dava konusu işlemin usule ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; Suriye vatandaşı olan davacının, 28/10/2021 tarih ve 4713 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Eki, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1373 (2001) sayılı kararı kapsamındaki yabancı devlet talebine göre bazı kişi ve kuruluşların tasarrufunda bulunan Türkiye'deki mal varlıklarının dondurulmasına ilişkin kararın davacı yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 90. maddesine göre,1945 yılında 4801 sayılı Kanunla onaylanarak iç hukuk düzenimizin bir parçası olan Birleşmiş Milletler Andlaşmasının "Amaçlar ve İlkeler" başlığını taşıyan I. Bölümünde yer alan 2. maddenin 7. fıkrasında "İşbu Andlaşmanın hiçbir hükmü, Birleşmiş Milletler'e herhangi bir devletin kendi iç yetki alanına giren konulara müdahale yetkisi vermediği gibi, üyeleri de bu türden konuları işbu Andlaşma uyarınca bir çözüme bağlamaya zorlayamaz; ancak, bu ilke, VII. Bölüm'de öngörülmüş olan zorlayıcı önlemlerin uygulanmasını hiç bir biçimde engellemez." ifadesi yer almaktadır.
Andlaşmanın bu hükmünün, "Barışın Tehdidi, Bozulması ve Saldırı Eylemi Durumunda Alınacak Önlemler" başlıklı VII. Bölüm kapsamında alınan "zorlayıcı önlemlerin" uygulanmasında üye ülkelerin yükümlülüğünü tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya koymuştur. Üye ülkelerin zorlayıcı önlemlerin uygulanması konusundaki yükümlülüğü, Birleşmiş Milletler Andlaşmasının 48. maddesinde "doğrudan doğruya eylemleriyle" yerine getirmelerinin zorunlu getirilmiştir. Ayrıca Andlaşmanın 25. maddesinde yer alan Güvenlik Konseyi Kararlarının üye ülkelerce uygulanacağı öngörülmüştür.
28 Eylül 2001 tarihli, S/RES/1373 (2001) sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararında, üye devletlerden, öncelikle iç hukuklarında, terör eylemlerinde kullanılmak üzere kasten mali kaynak temini ve toplanmasını suç haline getirmesi; bir an önce de 9 Aralık 1999 tarihli Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme de dahil olmak üzere, terörizme ilişkin uluslararası sözleşme ve protokollere taraf olunması istenilmiştir.
Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme 10/01/2002 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce onaylanması uygun bulunarak 17/01/2002 tarihli Resmi Gazete'de 4738 sayılı Kanun olarak yayımlanıp yürürlüğe girmiştir. Anılan Sözleşmede, terörizmle mali yönden mücadelede, gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerekliliği belirtilerek bu konu ulusal hukuka bırakılmıştır.
6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun 'Yabancı devletlerce yapılan talepler' başlıklı 6. maddesinde; "(1) Bir yabancı devlet hükûmeti tarafından bir kişi, kuruluş veya organizasyonun tasarrufunda bulunan malvarlığının dondurulmasına ilişkin olarak Türkiye’den talepte bulunulması hâlinde, Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilen talep Cumhurbaşkanı tarafından karara bağlanır. Bu değerlendirmede karşılıklılık ilkesi gözetilir. Karar verilebilmesi için, yabancı devlet tarafından taleple birlikte gerekçelerinin de gönderilmesi gerekir. ... (5) Bu madde uyarınca verilen malvarlığının dondurulması kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl içinde, talep eden devlet tarafından soruşturma başlatılmadığı takdirde ilgili karar kaldırılabilir." kuralına yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Amerika Birleşik Devletleri tarafından, DEAŞ terör örgütünün finansmanıyla mücadele kapsamında ... adlı şahsın, anılan terör örgütüne ait parasal işlemlere aracılık eden şahıslar arasında olduğu iddia edilerek malvarlığının dondurulması talebi üzerine ... tarihli, ... sayılı Araştırma Raporu düzenlendiği, Raporda, yapılan sorgulamada anılan kişiye ait Türkiye'deki hesabın davacıya ait olduğu bilgisine ulaşıldığı, davanın anılan kişi olduğu değerlendirilmesi nedeniyle bağlantı analizi yapıldığı, bu doğrultuda hazırlanan raporun görüşüldüğü Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu davacı yönünden Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulması hususunda Cumhurbaşkanı'na öneride bulunulduğu ve dava konusu işlemin tesis edildiği, işlemin gerekçesinde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1373 (2001) sayılı Kararı kapsamında yabancı devlet talebine göre davacının da terör örgütlerine destek ve sponsor olması veya finansal, maddi ya da teknolojik destek sunması, başka finansal olan ve olmayan hizmetler sağlamasının gösterildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1373 (2001) sayılı Kararı kapsamında yabancı devlet talebi üzerine yapılan inceleme ve araştırmaya göre davacının terör örgütüne ait parasal işlemlere aracılık eden şahıslar arasında yer aldığının belirlenmesi üzerine tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava dilekçesinde, davacının Türkiye'de Suriye vatandaşı olarak yasal olarak ailesi ile birlikte bulunduğu, çalıştığı ve ticaretle uğraştığı, 25 yıldır Suriye'de hiç bulunmadığı, DEAŞ ile iltisaklı olmadığı, 2017 yılında aynı nedenle sınır dışı edilme işleminin İdare Mahkemesi kararı ile iptal edildiği, idari gözetim altında bulunmasının sulh ceza mahkemesi kararı ile kaldırıldığı, ülkemize katma değer ürettiği ileri sürülmekte ve iptali istenilmekte ise de; davalı idare tarafından mahkeme kararlarında sonra yabancı devletler tarafından yapılan davacı ile bağlantısı kurularak yapılan talep üzerine araştırma sırasında elde edilen somut bilgi ve belgeler değerlendirilerek dava konusu işlemin tesis edilmesi karşısında bu iddialar yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. 23/12/2022
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 06/05/2025 tarihinde, davacı ...'ı temsilen gelen olmadığı ve davalı idareler vekili Av. ...'un geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Gelen tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan gelen tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dosyanın incelenmesinden;
-ABD Ankara Büyükelçiliğinin ... ve ... sayılı notaları ile ismi bildirilen kişilerin malvarlıklarının dondurulmasının istenilmesi üzerine, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından ... tarihli ve ... sayılı Araştırma Raporu hazırlanarak Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu'na sunulduğu,
-Raporda özetle, ABD tarafından ...'e para transferleri hususunda yardımcı olduğu iddia edilen ... hakkında herhangi bir veriye ulaşılamamakla birlikte, Dışişleri Bakanlığının ... sayılı ve 14.09.2021 tarihli yazısı eki ile iletilen ABD yazısında, şahsın Türkiye'de ... IBAN numaralı hesaba sahip olduğu bilgisi iletildiğinden, yapılan sorgulamada mezkur hesabın Taleb Ahmad isimli şahsa ait olduğu bilgisine ulaşıldığı, anılan şahsa ait şirket ortaklığı, malvarlığı ve banka hesapları üzerinde yapılan incelemelerde, üç farklı şirketin ortağı olduğu, bunlardan ikisinde %100 hisseli tek ortak, birinde ise %26,4 hisseli ortak olduğu, herhangi bir taşıt ve gayrımenkul kaydına rastlanmadığı, bununla birlikte şirketin, 2017-2021 yılları arasında yüklü miktarda döviz ve Türk lirası cinsinden para transferi gerçekleştirdiğinin (özellikle 2020 yılında 29 işlemde 2.918.826,71 USD) tespit edildiği, Emniyet Genel Müdürlüğünce iletilen ... sayılı Bilgi Notu'nda şahsın DEAŞ terör örgütüne müzahir şahıslardan olduğu, DEAŞ terör örgütünün finans faaliyetlerinde rol oynayan ... global ağı ile bağlantılı Irak uyruklu şahıslar arasında olduğunun belirtildiği bilgi ve değerlendirmelerine yer verildiği,
-Anılan raporu inceleyen Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu'nun ... tarihli ve ... sayılı toplantısında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1373 (2001) sayılı kararının ülkelere getirmiş olduğu yükümlülükler dikkate alınarak karşılıklılık ilkesi çerçevesinde ve ABD'den bu aşamada teminat istenilmesine gerek olmaksızın, davacının Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulması hususunda Cumhurbaşkanı'na öneride bulunulmasına karar verildiği,
-29/10/2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, bazı kişi ve kuruluşların tasarrufunda bulunan Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin 28/10/2021 tarihli ve 4713 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile davacının Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulmasına karar verilmesi üzerine de anılan Kararın davacıya yönelik kısmının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı,
anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Terör ve terörizmin finansmanıyla etkin mücadele edilmesi kapsamında; 1999 tarihli Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşmenin ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin bu Kanun kapsamındaki terör ve terörizmin finansmanıyla mücadeleye ilişkin kararlarının uygulanması ile terörizmin finansmanı suçunun düzenlenmesi ve terörizmin finansmanının önlenmesi amacıyla malvarlığının dondurulmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla hazırlanarak 16/02/2013 tarihli ve 28561 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, malvarlığının dondurulmasının, malvarlığının ortadan kaldırılmasının, tüketilmesinin, dönüştürülmesinin, transferinin, devir ve temlik edilmesinin ve sair tasarrufi işlemlerin önlenmesi amacıyla, malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin kaldırılmasını veya kısıtlanmasını ifade edeceği belirtişmiş; "Yabancı devletlerce yapılan talepler" başlıklı 6. maddesinde, "(1) Bir yabancı devlet hükûmeti tarafından bir kişi, kuruluş veya organizasyonun tasarrufunda bulunan malvarlığının dondurulmasına ilişkin olarak Türkiye’den talepte bulunulması hâlinde, Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilen talep Cumhurbaşkanı tarafından karara bağlanır. Bu değerlendirmede karşılıklılık ilkesi gözetilir. Karar verilebilmesi için, yabancı devlet tarafından taleple birlikte gerekçelerinin de gönderilmesi gerekir.
(2) Bu talepler, Başkanlığa veya Başkanlığa iletilmek üzere Adalet Bakanlığı veya Dışişleri Bakanlığına yapılır.
(3) Yabancı devlet hükûmetinin malvarlığının dondurulmasına ilişkin taleplerinin yerine getirilmesi için, ilgili devletten teminat talep edilebilir.
(4) Malvarlığının dondurulmasına ilişkin talepler hakkındaki Cumhurbaşkanı kararı, Dışişleri Bakanlığı tarafından talepte bulunan devlete bildirilir.
(5) Bu madde uyarınca verilen malvarlığının dondurulması kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl içinde, talep eden devlet tarafından soruşturma başlatılmadığı takdirde ilgili karar kaldırılabilir." kuralına yer verilmiş; 8. maddenin 1. fıkrasında, malvarlığının dondurulması kararları hakkına yapılacak mali araştırmanın Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca (MASAK) yerine getirileceği; 3. fıkrasında, araştırma sonuçlarının MASAK tarafından Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonuna sunulacağı; 9. maddesinde, "(1) 5 inci maddenin dördüncü fıkrası ile 6 ncı ve 7 nci maddeler kapsamında malvarlığının dondurulmasıyla ilgili olarak Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu oluşturulmuştur. ...
...
(3) Değerlendirme Komisyonu, birinci fıkrada sayılan üyeler veya bunların yerlerine usulüne uygun olarak atanan vekilleriyle toplanarak katılanların en az beşinin oyu ile karar verir.
...
(6) Değerlendirme Komisyonunun çalışma usul ve esasları yönetmelikle belirlenir." hükmü düzenlenmiş;
11\. maddesinde de, "(1) Bu Kanun hükümlerine göre alınan malvarlığının dondurulması ve bu kararın kaldırılmasına ilişkin kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Bu kararlar yayımı tarihinde, hakkında malvarlığının dondurulması kararı verilen ilgili kişi ve kuruluşa tebliğ edilmiş sayılır. (2) Malvarlığının dondurulması kararında; kararın kimin hakkında verildiği, sebepleri, kapsamı, süresi ve bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolları ile başvuru süresi yer alır." düzenlemeleri yer almıştır.
6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un uygulanmasına yönelik olarak; terör ve terörizmin finansmanıyla etkin mücadele edilmesi kapsamında; malvarlığının dondurulması kararlarının alınması, icrası, kaldırılması, dondurulan malvarlığının yönetimi ve denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla düzenlenerek 31/05/2013 tarihli ve 28663 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in "Yabancı devletlerce yapılan talepler" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Bir yabancı devlet hükûmeti tarafından yapılacak; bir kişi, kuruluş veya organizasyona ait malvarlığının dondurulmasına ilişkin talepler, gerekçeleriyle birlikte Başkanlığa (Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı) yapılır. Taleplerin Adalet Bakanlığına veya Dışişleri Bakanlığına ya da diğer bir kuruma yapılması halinde, bu talepler kurumlarca ivedilikle Başkanlığa intikal ettirilir. Dışişleri Bakanlığı haricindeki kurumlara yapılan talepler, Başkanlıkça Dışişleri Bakanlığına bildirilir.
(2) Gelen talepler hakkında Başkanlık derhal Komisyon (Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu) üyelerini bilgilendirir. Başkanlık, Komisyon üyelerinin görevli olduğu kurumlar ile kolluk birimlerinden ya da gerektiğinde ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşlarından da talebe ilişkin bilgi isteyebilir. Bu kurum ve kuruluşlar, talebe ilişkin bilgi, belge ve değerlendirmelerini kendilerinden istenilen süre ve şekilde Başkanlığa intikal ettirirler.
(3) Taleplerle ilgili olarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarından elde edilen bilgi, belge ile talebin gerekçelerine ilişkin değerlendirmeler ve Başkanlıkça yapılan mali araştırma sonuçları, ivedilikle bir araştırma raporuna bağlanarak Komisyona sunulur.
(4) Komisyonca; araştırma raporu ile karşılıklılık ilkesi ve talebin yerine getirilmesi için ilgili devletten teminat talep edilmesine gerek olup olmadığı hususları dikkate alınarak yapılan değerlendirme bir tutanağa bağlanır. Başkanlıkça hazırlanan araştırma raporu ile tutanak, ivedilikle Cumhurbaşkanlığına gönderilir.
(5) Malvarlığının dondurulmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararları, talepte bulunan devlete bildirilmek üzere Başkanlık tarafından Dışişleri Bakanlığına gönderilir. Bu bildirimde;
a) Kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl içinde talep eden devlet tarafından soruşturma başlatılmadığı takdirde Kararın kaldırılabileceği,
b) Konuya ilişkin soruşturma başlatıldığı takdirde içeriği, safahatı ve sonucu hakkında ivedilikle bilgi verilmesi gerektiği,
c) Talebe ilişkin ilave bilgi ve bulgulara ulaşılması halinde bunların da ivedilikle intikal ettirilmesi, hususları yer alır.
(6) Talebin Cumhurbaşkanınca reddedilmesi halinde keyfiyet, başkaca bir işleme gerek olmaksızın talepte bulunan devlete bildirilmek üzere Başkanlık tarafından Dışişleri Bakanlığına iletilir.
(7) Malvarlığının dondurulması kararının kaldırılıp kaldırılmayacağı hususu; beşinci fıkra kapsamında intikal eden bilgiler üzerine derhal veya her yılın sonunda resen ya da malvarlığı dondurulan kişinin itirazı üzerine Komisyonca değerlendirilerek bir tutanağa bağlanır. Tutanak, Başkanlıkça ivedilikle Cumhurbaşkanlığına gönderilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Öte yandan; 09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı (3. Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kurulların görevleri" başlıklı geçici 8. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır." düzenlemesine yer verilmiş; 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 231. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, suç gelirlerinin aklanmasının, terörizmin finansmanının ve ekonomik güvenliğe yönelik risklerin ortaya çıkarılması ve önlenmesi kapsamında gelişmeleri izlemek, önlemler geliştirmek, analiz, araştırma ve inceleme yapmak, Hazine ve Maliye Bakanlığının hizmet birimleri arasında yer alan ve doğrudan Bakana bağlı olan Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının görevleri arasında yer almış; 522. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde de, Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonunun oluşumu düzenlenmiştir. Kurala göre anılan Komisyon, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanının başkanlığında, Cumhurbaşkanlığından görevlendirilecek bir üye, Millî İstihbarat Teşkilâtından görevlendirilecek bir üye, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü, Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Güvenlik İşleri Genel Müdürü, Hazine ve Maliye Bakanlığı Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdürü ve İçişleri Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanından oluşmaktadır.
Dava Konusu Kararın İncelenmesi:
Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 09/12/1999 tarihinde terörizmin finansmanıyla mücadele konusundaki ayrıntılı düzenlemeleri içeren ilk ve en önemli uluslararası sözleşme olarak kabul edilmiş ve ülkelerin imzasına açılmıştır. Sözleşme, 10/01/2002 tarihli ve 4738 sayılı Kanun'la uygun bulunmuş ve 01/03/2002 tarihli ve 2002/3801 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanarak 01/04/2002 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmak suretiyle iç hukukumuzun bir parçası hâline gelmiştir.
Sözleşme, ülkeleri, terörizmin tüm yönlerini kapsayacak genel bir yasal çerçevenin mevcudiyetini temin etmek amacıyla, terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle önlenmesi, cezalandırılması ve ortadan kaldırılmasına ilişkin olarak yürürlükte bulunan uluslararası hukukî düzenlemelerin kapsamının acilen gözden geçirilmesi ve uygun iç düzenlemelerle, teröristlerin ve terör örgütlerinin yasal ve yasal olmayan kaynaklardan elde ettikleri gelirlerle, terörizmin finansmanının önlenmesi ve engellenmesi için tedbir almaya davet etmiştir.
Sözleşme, özellikle terörist amaçlara hizmet edeceğinden şüphelenilen veya terör suçlarının işlenmesi için kullanılan veya kullanılması için oluşturulan fonların ya da bu suçlardan temin edilen kazançların tespitine, bulunmasına, dondurulmasına, bunlara el konulmasına, müsaderesine, faillerinin kovuşturulmasına ve cezalandırılmasına yönelik gerekli ve etkili önlemlerin oluşturulması ve devletler arasında işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla cezaî, hukukî ve idarî tedbirler alınması ve karşılıklı yardımlaşmanın arttırılması yükümlülüğü getirmektedir.
Ülkemizin de taraf olduğu, yürürlüğe girmesi ile birlikte iç hukukumuzun bir parçası hâline gelmiş olan ve ülkemiz açısından uluslararası bir yükümlülük niteliği kazanan 1999 tarihli Birleşmiş Milletler Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşmenin uygulanması ve Sözleşme hükümlerine uyumun sağlanması, terörizmin finansmanı suçunun düzenlenmesi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile yabancı devletler ve ülkemiz tarafından terörizmin finansmanının önlenmesi, malvarlıklarının dondurulması yönünde alınan kararların ve bu yöndeki taleplerin yerine getirilmesine ilişkin esasların belirlenmesi amacıyla 6415 sayılı Kanun yürürlüğe konulmuştur.
Yabancı devletlerce yapılan talepler üzerine uygulanacak iş ve işlemlerle, uyulması gereken usuller, 6415 sayılı Kanun'un 6. maddesinde ve anılan Kanun'un uygulanmasını göstermek üzere çıkarılan Yönetmelik'in 5. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan kuralların incelenmesinden; yabancı devletin gerekçeli talebinin malvarlığının dondurulması için tek başına yeterli görülmediği, yabancı devlet talepleriyle ilgili olarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarından elde edilen bilgi, belge ile talebin gerekçelerine ilişkin değerlendirmeler ve mali araştırma sonuçlarının, bir araştırma raporuna bağlanarak Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu'na sunulacağı; Komisyonca, araştırma raporu ile karşılıklılık ilkesi ve talebin yerine getirilmesi için ilgili devletten teminat talep edilmesine gerek olup olmadığı hususları dikkate alınarak yapılacak değerlendirmenin bir tutanağa bağlanarak Cumhurbaşkanlığına gönderileceği; Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilen talebin ise Cumhurbaşkanı tarafından karara bağlanacağı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta da davacının malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin süreçte, yabancı devletlerce yapılan talepler üzerine uygulanacak iş ve işlemlere ilişkin olarak 6415 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği ile öngörülen usulün uygulandığı görülmektedir.
Dava dosyası içeriğine giren bilgi ve belgeler ile Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığınca hazırlanan ... tarihli ve ... sayılı araştırma raporunun tetkikinden; salt yabancı devlet talebi ile bağlı kalınmayarak, ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşlarından da bilgi edinildiği ve bu edinilen bilgilerle birlikte Mali Suçlar Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından; kimlik, adres, mükellefiyet bilgileri, çalışma kayıtları, şirket ortaklık ve yönetim bilgileri, mal varlıkları, kredi bilgileri, para transferleri ve bağlantı analizleri gibi konularda yapılan detaylı araştırmalar sonucu somut veriler ile makul irtibat ve değerlendirmelere dayanılarak oluşturulan raporun Malvarlığının Dondurulmasını Değerlendirme Komisyonu'na sunulduğu; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 522. maddesi ile 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 9. maddesi ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'un Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 11. maddesinde öngörülen usulde ve üyelerle toplanan Komisyon tarafından da ... tarihli ve ... sayılı toplantıda, gerekli değerlendirmeler yapılarak davacının malvarlıklarının dondurulması hususunda Cumhurbaşkanı'na öneride bulunulmasına karar verildiği; 6415 sayılı Kanunla malvarlığının dondurulması bakımından yetkili kılınan Cumhurbaşkanı tarafından da malvarlığının dondurulmasına karar verilerek Kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmak ve bu çalışmalar sonucu elde edilen somut veriler değerlendirilerek davacının terörün finansmanı noktasındaki aracılığı gerekçeleri ve dayanakları ile ortaya konulmak suretiyle tesis edilen dava konusu Kararın; inceleme, araştırma, değerlendirme ve karar verme aşamaları bakımından 6415 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak tesis edildiği sonucuna varıldığından, 29/10/2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, bazı kişi ve kuruluşların tasarrufunda bulunan Türkiye'deki malvarlıklarının dondurulmasına ilişkin 28/10/2021 tarihli ve 4713 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın eki Kararın davacıya yönelik kısmında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2..Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 06/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.