Danıştay danistay 2021/7317 E. 2025/3322 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/7317
2025/3322
26 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/7317
Karar No : 2025/3322
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sağlık Kozmetik Güzellik Eğitim ve
Uygulama Merkezi İnşaat Dekorasyon Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı şirket tarafından, güzellik salonu olarak faaliyet gösteren işyeri hakkında ruhsatlandırılmadan sağlık hizmeti verildiğinden bahisle Çankaya Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı Kaymakamlık Olur'u ile işyerinin mevzuata uygun hale getirilinceye kadar süresiz olarak faaliyetinin durdurulmasına ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı işyerinin süresiz olarak faaliyetinin durdurulmasına ilişkin kararın yetkili olan Vallik Makamı tarafından tesisi gerekirken, bu konuda yetkisiz makam olan ve herhangi bir yetki devri yapılmamış olan Kaymakamlık tarafından tesis edilen işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin yetki devri uyarınca tesis edildiği ve yetki yönünden hukuka uygun olduğu, sağlık hizmetlerine ilişkin uygulanacak müeyyidelerin zamanında ve işlevselliğini yitirmeden uygulanabilmesinin amaçlandığı, uyuşmazlığın esası yönünden de dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Her ne kadar, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararı ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin Müeyyideler" "başlıklı 37. maddesinin 2. fıkrasına dayanılarak dava konusu işlemin tesis edildiği belirtilmişse de dosya kapsamından dava konusu işlemin Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin eki Ek-6 Müeyyide Formunun 1. maddesinde yer alan "Bu Yönetmeliğe uygun olarak, ruhsat ve faaliyet izin belgesi veya uygunluk belgesi olmadan hizmet verilmesi halinde Valilikçe faaliyeti durdurulur ve kişiler hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur." kural dayanak alınarak tesis edildiği, anılan kural gereği davacı şirkete ait iş yerinin faaliyetinin durdurulmasına ilişkin kararı verme yetkisinin Valilik makamına ait olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, temyizen incelenen karar sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, kararın belirtilen gerekçe ile onanması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2\. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3\. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/06/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) - KARŞI OY :
Dava, davacı şirkete ait güzellik salonu olarak faaliyet gösteren işyeri hakkında şikayet üzerine Çankaya Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğünce yapılan denetimde, ruhsatsız sağlık hizmeti sunulduğundan bahisle ... tarih ve... sayılı Kaymakamlık Olur'u ile işyerinin mevzuata uygun hale getirilinceye kadar süresiz olarak faaliyetinin durdurulmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin Ek-6 "Müeyyide Formu"nun 1. satırında; "Bu Yönetmeliğe uygun olarak, ruhsat ve faaliyet izin belgesi veya uygunluk belgesi almadan hizmet verilmesi halinde Valilikçe faaliyeti durdurulur ve kişiler hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur" düzenlemesi yer almaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için; ruhsatsız sağlık hizmeti verilmesinin tespiti halinde, faaliyet durdurmaya ilişkin valiliğe ait olan yetkisinin, yetki devri/imza devri ile devrinin mümkün olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzel kişiliği" başlıklı 123. maddesinde; idarenin, kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve kanunla düzenleneceği, idarenin kuruluş ve görevlerinin, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayandığı; "Merkezi idare" başlıklı 126. maddesinde; Türkiye'nin, merkezi idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayrıldığı, illerin idaresinin yetki genişliği esasına dayandığı; "Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler" başlıklı bölümün"Genel ilkeler" başlıklı 128. maddesinde ise; Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda anılan ve "İdarenin kanuniliği" ilkesinin Anayasal dayanaklarını oluşturan hükümler, aynı zamanda "yetkinin kamu düzeninden olduğu" yolundaki idare hukuku ilkesinin de Anayasal dayanağını oluşturmaktadır. Dolayısıyla, kamu hukukunda bir yetkinin ancak mevzuat ile bu yetkinin kendisine verildiği makam ve o makamda yetki kullanmaya haiz kamu görevlileri tarafından kullanılması esastır. Bir başka anlatımla; yetki devri istisnai bir usuldür. Ancak bu duruma rağmen, kamu idaresinin hızlı çalışabilmesi, idari işleyişin kolaylaştırılması ve hızlı karar alınmasının sağlanması gibi saiklerle yetkili makamca, yetkilerinin bazılarının alt makamlara devredilmesi gerekliliği söz konusu olabilir.
Ancak, yetki devrinin geçerli olabilmesi için bazı unsurları barındırması gerekir ve bu şartlardan herhangi birinin eksikliği ise yapılan yetki devrinin hukuken geçerliliğini sakatlar. Yetkili bir makamın, yetkilerinin bir kısmını başka bir makama devretmesi halinde; anılan devrin; kanunilik yani devre ilişkin yasal hükmün bulunması, aynı tüzel kişilik içinde yapılması, devredilen yetkinin kısmi olması, bir başka anlatımla Kanun'da yetkili kılınan makamın tüm yetkilerini devretmesinin mümkün olmaması, devredilen yetkinin hangi konuya ilişkin olduğu ve sınırlarının ne olduğunun açıkça belirlenmesi, yazılılık, yasaklanmamış olma ve ilgililere duyurulması gibi geçerlilik şartlarını taşıması gerekmektedir.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Onsekizinci Bölüm: Ortak Hükümler" başlıklı bölümü altında yer alan; "Yetki devri" başlıklı 506. maddesinde; "(1) Bakan ve her kademedeki Bakanlık yöneticileri sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak kaydıyla, yetkilerinden bir kısmını alt kademelere devredebilir. Yetki devri, uygun araçlarla ilgililere duyurulur." kuralı yer almaktadır.
18/06/1949 tarih ve 7236 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğü giren 5542 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca; Vali, ilde Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır. Valiler, ilin genel idaresinden Cumhurbaşkanına karşı sorumludur. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, görevlerine ait işleri için valilere re'sen emir ve talimat verirler. Bakanlıklar ve tüzelkişiliği haiz genel müdürlükler, il genel idare teşkilatına ait bütün işleri doğrudan doğruya valiliklere yazarlar. Valilikler de illere ait işler için ilgili Bakanlık veya tüzelkişiliği haiz genel müdürlüklerle doğrudan doğruya muhaberede bulunurlar. Ancak valiler hesabata ve teknik hususlara ait işlerde idare şube başkanlarına vali adına imza yetkisi verebilirler.
5542 sayılı Kanun'un 9. maddesinde yer ala; "Vali, ilde Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır. Valiler, ilin genel idaresinden Cumhurbaşkanına karşı sorumludur. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, görevlerine ait işleri için valilere re'sen emir ve talimat verirler." kuralından hareketle; il genel idaresinin, Cumhurbaşkanı'nın serbestçe atadığı valinin otorite ve sorumluluğu altında olduğu, ilin yetki genişliği esasına göre yönetilmesi nedeniyle, Valinin Devleti temsil ettiği ve onun adına kural olarak, her türlü idari işlem ve eylemleri yapabileceği, Valinin, ilde Cumhurbaşkanı'nın temsilcisi sıfatıyla, bunların idari ve siyasi yürütme vasıtası olduğu, bir başka anlatımla verdikleri emir ve kararların uygulanmasını sağladığı, valinin merkezi idare teşkilatının en büyük ve en yetkili ajanı olduğu, adli ve askeri örgütler dışında, ilde yer alan bütün Devlet ve kamu kurumları teşkilatının başı ve yetkilisi olduğu, bu bakımdan, ilin genel yönetiminden ve gidişinden Cumhurbaşkanı ve bakanlara karşı sorumlu olduğu, dolayısıyla valinin, söz konusu teşkilat ve personeli üzerinde bir iç düzenleme ve denetleme yetkisine ve hiyerarşi gücüne sahip olduğu anlaşılmaktadır.
Nitekim; Valinin Cumhurbaşkanı'nın ildeki temsilcisi olması ve kamu hizmetlerinin il düzeyinde yürütülmesine ilişkin olarak kendi hizmet alanlarına yönelik olarak idari yürütme vasıtası olmasının bir başka sonucu da; her Bakan'nın kendi hizmet alanında valiye emir ve talimat verebilmesidir.
Bu bağlamda; Valinin her bir bakanlığın ildeki teşkilatı üzerinde hiyerarşi gücüne sahip olduğu ve bu hiyerarşi gücüne dayalı olarak da valinin her bir bakanlığın ildeki teşkilatının personeline emir ve talimat verebileceği, ayrıca bu teşkilatın personelini denetleyebileceği, şartların oluşması halinde disiplin cezası verebileceği açıktır.
Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, Yönetmeliğe uygun olarak, ruhsat ve faaliyet izin belgesi veya uygunluk belgesi almadan hizmet verilmesi halinde faaliyet durdurma yetkisinin valiliğe ait olduğu tartışmasız olup; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Onsekizinci Bölüm: Ortak Hükümler" başlıklı bölümü altında yer alan; "yetki devrine" ilişkin düzenlemeler uyarınca, valilik makamının uhdesinde bulunan bu görev ve yetkisini, sınırlarını açıkça belirlemek kaydıyla, Sağlık Bakanlığının ildeki en üst birim amiri olarak İl Sağlık Müdürüne veya ilçede mülki idare amiri olan Kaymakama devredebileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla; Kaymakamlık Olur'u ile tesis edilen dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın esasının incelenerek buna göre bir karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.