SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/7281 E. 2025/2893 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/7281

Karar No

2025/2893

Karar Tarihi

12 Haziran 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7281 E. , 2025/2893 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/7281
Karar No : 2025/2893

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Zorunlu askerlik hizmetini araç şoförü olarak yapan davacının sorumlu olduğu aracı yıkarken araç yıkama istasyonunda düşmesi sonucu kolunun kırılması nedeniyle uğradığı belirtilen maddi ve manevi zarara karşılık olarak 200.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen... tarih ve E:..., K:... kararıyla; araç yıkama istasyonunda uyulması ve dikkat edilmesi gereken kuralların davalı idarece önceden belirlenip ilgili yerlerde görünür şekilde asıldığı, olay mahallinde kazaya sebebiyet verebilecek herhangi bir hususun tespit edilemediği, davacı tarafından da gerek idari tahkikat sırasında gerekse dava dilekçesinde kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren ve davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan herhangi bir olgudan bahsedilmediği, zararı doğuran olayın davacının, davalı idarece önceden belirlenmiş olan talimat ve direktiflere uymamasına bağlı olarak kendi kusurlu hareketi nedeniyle meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, idari soruşturma raporunda da kaza mahalinde alınmayan tedbirler nedeniyle kazanın meydana geldiğinin belirtildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Zorunlu askerlik hizmetini araç şoförü olarak yapan davacının sorumlu olduğu aracı yıkarken araç yıkama istasyonunda düşmesi sonucu kolunun kırılması nedeniyle uğradığı belirtilen maddi ve manevi zarara karşılık olarak 200.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Tam yargı davalarının çözümü, maddi olayın tespitini gerekli kıldığından, bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, başka bir ifadeyle zararı doğuran işlem ve/veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit etmekle yükümlü bulunmaktadır. Başka bir anlatımla, tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, mahkemece, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
Kamu tüzel kişiliğini haiz olsun olmasın soyut bir örgüt olan idarelerin, ancak organ ve ajanları (personeli) aracılığıyla hizmet sunabilmelerine bağlı olarak, idare hukukunda "hizmet kusuru", özel hukuktaki kusurun dikkatsizlik, tedbirsizlik, ihmal gibi sübjektif niteliğinden uzaklaşarak nesnelleşen, idare hukukuna has, müstakil, olaylara göre değişebilen anonim bir niteliğe bürünmüştür. Başka bir deyişle, personelin faaliyeti (işlem veya eylemi), kamu hizmeti ve yararı amacıyla yapıldığı için idari hizmet ile tam anlamıyla bütünleşip kaynaştığından, faaliyet sırasında işlenen kusur, artık bireysel ve bağımsız olmaktan çıkmakta ve hizmetin kusurlu işletilmesine neden olan kamu görevlisine değil, adına kamu hizmeti yürütülen idareye izafe olunmaktadır. Bu bakımdan hizmet kusuru, ajanlardan sadır olmakla beraber, onların şahıslarına atıf ve izafe edilemeyen, mal edilemeyen faaliyetler sırasında ortaya çıkmaktadır.
Bu bağlamda, idarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.
Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında bu hizmetten doğan nedenlerle kişilerin uğradığı zararların hizmetin sahibi idarece karşılanması esas olmakla birlikte, tazminata hükmedilirken, olayın meydana geliş şekline göre zarara uğrayan kişilerin de kusurlu olup olmadığının, dolayısıyla olayda müterafik kusur bulunup bulunmadığının da ortaya konulması gerekmektedir.
Müterafik kusur (ortak kusur), zarara uğrayanın; zararın doğumuna veya zararın artmasına yardım (etki) etmesidir. Böyle bir durumda, zarara uğrayana veya mirasçılarına ödenecek tazminat miktarları müterafik kusur oranında orantısal olarak azaltılmalıdır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının, zorunlu askerlik hizmetini araç şoförü olarak yapan davacının sorumlu olduğu aracı yıkarken araç yıkama istasyonunda düşmesi sonucu kolunun kırılması nedeniyle uğradığı belirtilen maddi ve manevi zarara karşılık olarak 200.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının Bando Komutanlığı emrinde askerlik yükümlülüğünü yerine getirdiği, bu görevi sırasında davacıya şoförlük görevi de verildiği, davacının görevli olduğu aracı yıkamak için gittiği araç yıkama yerinde düşerek kolunu kırdığı, uzun süren tedavisi sonucunda Hatay Devlet Hastanesi'nin 26/08/2019 tarihli "Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu" nda süresiz olarak % 15 oranında engel oranı yönünde rapor verildiği, olay sonrasında yürütülen idari soruşturmada davacının aracı talimatlara aykırı olarak kanal üzerine park etmediğinin, aceleci ve dikkatsiz davranması ile yürürken dengesiz olarak yere basmasının kazanın nedeni olarak gösterildiği, aynı soruşturma sonucunda benzer kazaların önlenmesi bakımından; araç yıkama faaliyetlerinin günün ilerleyen saatlerine bırakılması, araç yıkama bölgesinin sürekli temizlenerek yosunlaşma ve kayganlaşma gibi durumların tamamen engellenmesi veya bu bölgenin zeminine kayganlaşmayı önleyici malzeme döşenmesi ile kanalet ızgaralarının tamamlanması yolunda öneriler getirildiği görülmektedir.
Bu durumda; davalı idarece hazırlanan 15/09/2017 tarihli Ayrıntılı Kaza/Olay raporunda, davacının talimatlara aykırı olarak aracı kanal üzerine park etmemesi, dikkatli basmaması, aceleci olması nedenleriyle kusurunun olduğunun tespit edildiği, davacının düştüğü kanal üzerinde bulunması gereken ızgaraların tamamlanması, zeminin kayganlığının giderilmesi için kayganlaşmayı önleyici malzeme döşenmesi ve zeminlerin düzenli olarak temizlenerek yosunlaşmanın önlenmesi gibi önlemlerin alınması yolunda davalı idareye öneriler getirildiği anlaşılmıştır.
İdare, yürüttüğü kamu hizmetini imkânlar dâhilinde kendisinden beklenen objektif özen ve dikkati göstererek yapmak ve olağan şartlarda sunması gereken kalitede hizmet sunmak zorundadır.
Mahkeme kararında davacının kendi kusurlu davranışı ile olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davalı idarenin de araç yıkama işinin güvenli işleyişi bakımından gerekli önlemleri almadığının ve bu nedenle davacının uğradığı maddi ve manevi zararlarından hizmet kusuru nedeniyle hukuksal olarak sorumlu tutulması gerektiği görülmektedir.
Davacının dikkatsizliğinden kaynaklanan kişisel kusurunun müterafik kusur olarak değerlendirilerek davalının hukuksal sorumluluğu bakımından indirim nedeni olacağının kabulü ile davacının askerlik yükümlülüğü öncesinde müzik öğretmeni olarak uğradığı efor kaybı karşılığı çalışma gücü kaybı oranında maddi zararının hesaplatılması, belirlenen maddi zararından müterafik kusuru oranında indirim yapılması ve manevi zararının takdir edilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince uyuşmazlık konusu olayın meydana gelmesinde, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gözetilerek ve davacının müterafik kusur durumu da dikkate alınarak davacının tazminat istemleri hakkında davacının maluliyet oranın, çalışma gücü kaybının geçici veya sürekliliği dikkate alınarak emsallerine göre yaşamını sürdürürken geçirdiği zorluklar gözetilerek efor kaybının Dairenin yerleşik içtihatlarına göre gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirlenmesinden sonra bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar gözardı edilerek davalı idarenin kusurlu ya da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2\. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim