SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/7032 E. 2025/3171 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/7032

Karar No

2025/3171

Karar Tarihi

23 Haziran 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7032 E. , 2025/3171 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/7032
Karar No : 2025/3171

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adlarına asaleten; ...,
..., ...,
...'e velayeten
... ve ...,
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
VEKİLLERİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'in Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunmakta iken 28/09/2016 tarihinde koğuşta çıkan yangın sonucunda hayatını kaybettiğinden bahisle, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek, uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık davacıların her biri için ayrı ayrı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminat ile müteveffanın annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi, davacı kardeşlerin her biri için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 600.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ölüm olayıyla ilgili yürütülen soruşturmada Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve Sor.No:..., K:... sayılı kararı ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın reddedildiği, cezaevinde davacılar yakınının ölümüne neden olan yangın hadisesinde davacıların murisi ...'in aktif rol aldığı, koğuş içerisinde bulunan yatakların kasten tutuşturulması ve koğuş kapısının arkasına ranza ve dolapların yerleştirilmesi suretiyle yangına müdahale edilmesine engel olunmaya çalışıldığı ve bunun sonucunda yoğun dumana maruz kalmak suretiyle hayatını kaybettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacılar yakını ...'in kişisel kusuru nedeniyle yaşamını yitirdiği, bu şekliyle idarenin eylemi ile zarar arasında mecvut bulunan illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, mahkeme kararının gerekçesine kovuşturmaya yer olmadığı kararında yer verilen gerekçenin esas alındığı, bahse konu kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapıldığı, Anayasa Mahkemesince ihlal kararı verildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Dosyanın incelenmesinden; davacıların oğlu ve kardeşi olan ...'in silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Şırnak T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunmakta iken, 22/09/2016 tarihinde kurum doktoru tarafından, uyuz şüphesi nedeniyle aynı hastalığı geçirmekte olan hastaların odasına geçmesinin uygun olacağı şeklinde rapor düzenlenmesi üzerine aynı hastalığı geçiren diğer mahkum olan S.R.Ş. ile geçici kabul koğuşu olan G-2 koğuşuna yerleştirildikleri, 28/09/2018 tarihinde sayım yapıldıktan sonra saat 19.20 sıralarında G-2 koğuşunda dumanların görüldüğü, kapının arkasına ranza ve dolaplar ile yapılan barikatın infaz koruma memurlarınca aşılmasının ardından yangına müdahale edildiği, müdahale sonrasında davacılar yakını ...'in hastaneye kaldırıldığı ve otopsi raporuna göre "yangın sırasında canlıyken yoğun duman maruziyetine bağlı akciğer hasarı ve hipoksi" sebebiyle aynı gün vefat ettiğinden, davacılar tarafından yakınlarının vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık davacıların her biri için ayrı ayrı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminat ile müteveffanın annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi, davacı kardeşlerin her biri için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 600.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta; dava konusu ölüm olayıyla ilgili yürütülen soruşturmada Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor.No:..., K:... sayılı kararı ile "G-2 koğuşunda kalmakta olan maktul ... ve ...'ın koğuşta bulunan çakmak ile koğuş içerisinde bulunan yatakları kasten tutuşturarak yangını başlattıkları, yangını başlatmadan önce de (koğuşa girilmesini engellemek amacıyla) koğuş giriş kapısının arkasına içeride bulunan çelik dolapları koymak ve ranzaları dik bir vaziyette yerleştirmek suretiyle müdahaleyi geciktirdikleri, ...görevli infaz koruma memurlarının üzerlerine düşen dikkat ve özeni gösterdikleri" gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, davacı anne ve baba tarafından ceza infaz kurumunda çıkan yangın sonucunda önleyici tedbir alınmaması sonucu iki tutuklunun hayatını kaybetmesi ve bu olaya ilişkin olarak etkili ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmaları üzerine, Anayasa Mahkemesinin 15/09/2021 tarih ve 2018/10220 başvuru numaralı kararı ile; "76.Somut olayda ölenlerin başka koğuşlarla pusula adı verilen kağıt parçaları yoluyla iletişim kurarak çocuk tutuklu ve hükümlülerin koğuşlarında bulundurulması yasak olan çakmağı elde ettiklerinin, meydana gelen olayın ardından yapılan çatı araması sonrasında düzenlenen tutanaktan anlaşıldığı, yapılan arama sırasında "Ranzasında ölümü bekleyen mahkum", "Eğer yanacaksak ya da ölürsek beraber yanalım, beraber ölelim" ifadelerinin yer aldığı S.R.Ş. kısaltması ile yazılan yazıların da bulunduğu, Ceza İnfaz Kurumu müdürleri ile infaz ve koruma memurlarının beyanlarından anlaşıldığı üzere başvurucuların yakınlarının uyuz hastalığı sebebiyle G2 koğuşuna alındıkları 22/9/2016 tarihinden yangının meydana geldiği 28/9/2016 tarihine kadar anılan koğuşta çatı aramasının yapılmadığının anlaşıldığı, Ceza İnfaz Kurumu koğuşlarında özel hayatının gizliliğinin korunması amacı ile kamera sitemi de bulunmadığı dikkate alındığında hastalık nedeniyle geçici koğuşa alınan çocukların pusulalarla haberleşerek çakmak temin etmek konusunda bir zorlukla karşılaşmadıklarının ortada olduğu,
77\. Ruhsal anlamda kırılgan yapıda olmaları muhtemel olan tutuklu ve hükümlülerin bir de bulaşıcı bir hastalıkları bulunduğu gerekçesiyle ayrı bir koğuşa alınarak izole edilen çocuklar olduğu düşünüldüğünde daha da hassas bir durumun olduğunun tartışmasız bir gerçek olduğu, diğer tutuklu ve hükümlülerden ayrı olarak tutuldukları geçici koğuşa alındıkları tarihten olayın meydana geldiği tarihe kadar geçen altı günlük sürede, ölen çocuklara psikolojik destek sağlandığı konusunda da dosya kapsamında herhangi bir bilgi bulunmadığı,
...
79\. Bütün bu değerlendirmeler ışığında Ceza İnfaz Kurumu yetkililerinin mahpusların yaşamını koruma konusunda yüklenen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, yangının çıkmasında ihmallerin bulunduğu ve bu ihmallerin basit bir dikkatsizliği veya değerlendirme hatasını aştığının anlaşıldığı,
...
85\. Ancak olaya ilişkin yürütülen soruşturmanın sonucunda Ceza İnfaz Kurumu yetkililerinin ihmalinin bulunduğu konusunda yeterli şüphe bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle Başsavcılıkça nesnel bir değerlendirme ile ihmallerin ortaya çıkarılmasını ve yapılan değerlendirmede Anayasa Mahkemesinin etkili soruşturma yürütülmesi yükümlülüğüne ilişkin belirlenen ilkelere uygun olarak hesap verilebilirliğin sağlandığı etkili bir soruşturma yapılmadığının anlaşıldığı..." gerekçesiyle Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin yaşam hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmak üzere Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği,
Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden başlatılan soruşturma sonucunda açılan davada UYAP üzerinden yapılan araştırmada ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında görevi kötüye kullanma suçundan iki sanık hakkında ... tarih ve K:... sayılı kararla beraat kararı verildiği, dosyanın istinaf aşamasında olduğu, henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, Anayasa Mahkemesince yapılan tespitler ve dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacılar yakınının kaldığı koğuşta yangın sonrası yapılan aramada çakmak bulunduğu, blokların çatısının aranması üzerine ise pusula adı verilen kağıt parçaları ile diğer mahkumlar ile iletişim kurdukları, pusulalarda çakmak istedikleri, "Ranzasında ölümü bekleyen mahkum", "Eğer yanacaksak ya da ölürsek beraber yanalım, beraber ölelim" gibi ifadelerin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacıların yakını ...'in kaldığı iki kişilik koğuşta, koğuş içerisinde bulunan yatakların kasten tutuşturulduğu, içeriye girilmesinin engellenmesi amacıyla koğuş kapısının arkasına ranza ve dolapların yerleştirilmesi suretiyle barikat kurulduğu, otopsi raporuna göre "yangın sırasında canlıyken yoğun duman maruziyetine bağlı akciğer hasarı ve hipoksi" sebebiyle vefat ettiği dikkate alındığında olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, davalı idare tarafından ise olay sonrasında bulunan pusula adı verilen diğer mahkumlarla iletişim sağladıkları kağıt parçalarının ve odada yangın için kullanılan çakmağın, olay öncesinde davacılar yakınının geçici koğuşta kaldığı 6 gün boyunca çatının veya odanın aranmaması sebebiyle bulunamadığı, çocuk koğuşunda bulunmaması gereken çakmağın temin edilmesinde zorlanmadıkları, davacılar yakının diğer çocuk mahkum ile birlikte hastalık sebebiyle geçici koğuşa alındığı, ancak bu süreçte psikolojik destek aldıklarına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde Ceza İnfaz Kurumu memurlarının üzerilerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, yangının çıkmasında ihmallerinin bulunduğu anlaşıldığından olayın meydana gelmesinde davalı idarenin tali kusurlu olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla; dava konusu olayın meydana gelmesinde davacılar yakınının asli kusurunun yanında davalı idarenin tali kusuru bulunduğu dikkate alınarak davacıların maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında yeniden karar verilmesi gerektiğinden davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim