SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/695 E. 2025/2030 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/695

Karar No

2025/2030

Karar Tarihi

15 Nisan 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/695 E. , 2025/2030 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/695
Karar No : 2025/2030

DAVACI : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

DAVANIN_KONUSU: Davacı tarafından, İçişleri Bakanlığınca 17/12/2020 tarih ve 31337 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Sahil Güvenlik Komutanlığı Dalış Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (bb) bendinde yer alan "veya yetkili kurumlardan eğitim alarak dalış hastalık ve kazalarına müdahale etme yetkisi kazanmış, hiperbarik tedavi gerçekleştirebilen" ibaresinin ve aynı Yönetmeliğin "Temin ve yetiştirme" başlıklı 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan "Dalış hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi maksadıyla, ihtiyaç duyulan nitelikte su altı personeli Sahil Güvenlik Sualtı Eğitim Merkezinde yetiştirilir veya temin edilir." ibaresinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI :Davacı tarafından, Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik tıbbın 1219 sayılı Kanunda tanımlanmış tıpta ana dal uzmanlığı olduğu, dava konusu ibare ile sualtı hekimliği ana bilim dalları dışında başka mercilerce verilecek bir eğitim ile "dalış hastalık ve kazalarına müdahale etme yetkisi kazanılabileceği ve aynı zamanda hiperbarik tedavi gerçekleştirebileceği" sonucu çıktığı, burada kastedilenin 1219 sayılı Kanunun Ek 14. maddesinde gösterilmiş sualtı hekimliği ve hiperbarik tıp anadal uzmanlığı eğitiminin dışında bir "eğitim" olduğu, nitekim ibaredeki "veya" ibaresinin de bu durumu teyit ettiği, 1219 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca bu durumun hukuka aykırı olduğu, sualtı hekimliğinin ülkemizde yaklaşık 60 yıldır ayrı bir tıpta ana dal uzmanlık disiplini olduğu, İlk kez 1962 yılında yayımlanan Tababet Uzmanlık Tüzüğünde bağımsız bir uzmanlık dalı olarak kabul edildiği, halen yürürlükte olan “Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği”nde tanımlanan 43 ana uzmanlık dalından birisinin de “Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp” uzmanlığı olduğu, 1219 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca Tıp Fakültesinden veya Sağlık Bakanlığınca kabul ve ilan edilecek müesseselerden başka bir merci tarafından uzmanlık veya uzmanlık yetkisinin alanına giren işlemleri yapmak üzere eğitim verilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu Yönetmelik maddesi ile açıkça sualtı ve hiperbarik tıp uzmanlarının alanına giren alternatif bir eğitim alınabileceği veya verilebileceğinin öngörüldüğü, Yönetmeliğe göre "sualtı hekimleri"nin de bir "sualtı personeli" olduğu, bu durumda Sahil Güvenlik Komutanlığı Dalış Hizmetleri Yönetmeliği'nin Temin ve Yetiştirme başlıklı 5. maddesinin (1). fıkrasına göre Sahil Güvenlik Sualtı Eğitim Merkezinde sualtı hekimlerinin yetiştirilmesi gibi bir sonuç çıktığı, İçişleri Bakanlığı teşkilatı içinde yer alan Sahil Güvenlik Sualtı Eğitim Merkezinde sualtı hekimi yetiştirilmesinin mümkün olmadığı, düzenlemelerde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Sahil Güvenlik Dalış Hizmetleri Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanan SGY 1620 Sahil Güvenlik Komutanlığı Dalış Hizmetleri Yönergesinde Su altı Hekimi tanımına, Yönetmelikteki Su altı Hekimi tanımında ifade edilen “yetkili kurum"un Sağlık Bakanlığı olması nedeniyle Sağlık Bakanlığı ibaresi açıkça eklenerek “Su altı Hekimi: Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp dalında ihtisasını yapmış veya Sağlık Bakanlığınca yetkili kabul edilmiş eğitim merkezlerinden alınmış ve sertifikaları Bakanlıkça tescil edilmiş dalış hastalık ve kazalarına müdahale etme yetkisi kazanmış hiperbarik tedavi gerçekleştirebilen hekimdir” şeklinde düzenleme yapıldığı ve bu suretle yetkili kurum ifadesine açıklama getirildiği, zaten düzenlemede murat edilen yetkili kurumun, mevzuatla yetkilendirilmiş kurum olan Sağlık Bakanlığı olduğu, dava konusu edilen Sahil Güvenlik Dalış Hizmetleri Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 4'üncü maddesinin (1)/(bb) maddesinde yer alan “... veya yetkili kurumlardan eğitim alarak dalış hastalık ve kazalarına müdahale etme yetkisi kazanmış, hiperbarik tedavi gerçekleştirebilen” ibaresinin, anılan Yönetmeliğe dayanılarak çıkarılan ve Yönetmeliğin uygulamasını göstermek üzere Yönetmelikte açıkça verilen yetkiye dayanılarak yürürlüğe konulan SGY 164-20 Sahil Güvenlik Komutanlığı Dalış Hizmetleri Yönergesi'nde yer alan sualtı hekimi tanımı ile birlikte değerlendirildiğinde daha açık anlaşılacağı üzere, gerek 1219 sayılı Kanunun 8'inci maddesine gerekse yetkili kurum olan Sağlık Bakanlığının tanımına uygun olduğu, Yönetmeliği'n “Temin ve Yetiştirme” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Dalış hizmetlerinin etkin şekilde yürütülmesi maksadıyla, ihtiyaç duyulan nitelikte su altı personeli Sahil Güvenlik Sualtı Eğitim Merkezinde yetiştirilir ve temin edilir” ibaresinin hukuka aykırı olduğu iddiasına ilişkin olarak; sualtı hekiminin gerek dava konusu yönetmelik gerekse bu yönetmeliğin uygulamasını göstermek üzere çıkarılan yönergede bulunan tanımı göz önünde bulundurulduğunda, sualtı hekimliği ve hiperbarik tıp dalında ihtisasını yapmış veya sağlık bakanlığınca yetkili kabul edilmiş eğitim merkezlerinden alınmış ve sertifikaları bakanlıkça tescil edilmiş hekim olduğu, dolayısıyla Sağlık Bakanlığından bir yetki alınmadıkça böyle bir yetiştirme faaliyetinin yapılamayacağının açık olduğu, dava konusu düzenlemelere, Sahil Güvenlik Sualtı Eğitim Merkezinde gerekli şartların sağlanmasını müteakip Sağlık Bakanlığından yetki alınarak/alınması halinde su altı hekimi yetiştirilmesine imkân sağlamak üzere yer verildiği, anılan düzenlemelerde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, usule ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI: ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; İçişleri Bakanlığı tarafından 17/12/2020 tarihli, 31337 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sahil Güvenlik Komutanlığı Dalış Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesi, (1) numaralı fıkrası, (bb) bendinde yer alan "veya yetkili kurumlardan eğitim alarak dalış hastalık ve kazalarına müdahale etme yetkisi kazanmış, hiperbarik tedavi gerçekleştirebilen" ibaresinin ve aynı Yönetmeliğin "Temin ve yetiştirme" başlıklı 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan "Dalış hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi maksadıyla, ihtiyaç duyulan nitelikte su altı personeli Sahil Güvenlik Sualtı Eğitim Merkezinde yetiştirilir veya temin edilir." ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 8. maddesinde; "Türkiye'de icrayı tababet için bu kanunda gösterilen vasıfları haiz olanlar umumi surette hastalıkları tedavi hakkını haizdirler. Ancak her hangi bir şubei tababette müstemirren mütehassıs olmak ve o unvanı ilan edebilmek için Türkiye Tıp Fakültesinden veya Sıhhıye Vekaletince kabul ve ilan edilecek müessesattan verilmiş ve yahut ecnebi memleketlerin maruf bir hastane veya laboratuvarından verilip Türkiye Tıp Fakültesince tasdik edilmiş bir ihtısas vesikasını haiz olmalıdır.", anılan Kanunun eki Ek-1'de "Tıpta Uzmanlık Dalları ve Eğitim Sürelerine Dair Çizelge"nin 36. sırasında "Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp" adıyla 3 yıllık tıpta uzmanlık eğitimi gerektiren uzmanlık dalının bulunduğu ve tıp ve diş hekimliği alanlarında uzmanlık eğitimi, uzmanlık belgelerinin verilmesi ve Tıpta Uzmanlık Kurulunun çalışma usul ve esaslarını düzenlemek amacıyla çıkarılan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin "Uzmanlık yetkisinin kullanılması" başlıklı 27. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik hükümlerine göre uzmanlık belgesi almayanlar, hiçbir yerde ve şekilde uzmanlık unvan ve yetkisini kullanamazlar. Bu Yönetmelikten önceki mevzuata göre kazanılmış bulunan uzmanlık yetkisi ile ilgili haklar saklıdır." kuralına yer verilmektedir.
2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu'nun "Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli" başlıklı Ek 2. maddesinde; "(Ek: 20/11/2017-KHK-696/39 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/34 md.) Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı kadrolarında istihdam edilen personel hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanmasında; bu Kanunda Türk Silahlı Kuvvetlerine yapılan atıflar ilgisine göre Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığına, Genelkurmay Başkanlığına yapılan atıflar ise İçişleri Bakanlığına yapılmış sayılır." denilmektedir.
2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu'nun "Yönetmelik" başlıklı 23. maddesinde; "(Değişik: 25/7/2016-KHK-668/32 md.; Aynen kabul: 8/11/2016-6755/32 md.) (1) Bu Kanunla münhasıran yönetmelik çıkarılması öngörülen hususların yanısıra Sahil Güvenlik Komutanlığının görev, yetki ve sorumlulukları, diğer makamlarla ilişkileri, birlikte çalışma ve işbirliği esasları dahil komuta ve kontrol ilişkileri ile Sahil Güvenlik (…) (1) personelinin terfi işleri, disiplin amirleri ve kurulları, ödül, değerlendirme, kılık ve kıyafet ve bu Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer hususlar, İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanarak Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir." kuralı bulunmaktadır.
Sahil Güvenlik Komutanlığı Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliği'nin "Sahil Güvenlik Komutanlığının Görevleri, Sorumluluk Alanı ve Yetkileri" başlıklı birinci bölümünün 7. maddesinde; "(1) Sahil Güvenlik Komutanlığı, kara ile denizin birleşim noktasından itibaren tüm deniz alanları ve bu alanlar içerisinde bulunan liman tesisleri ve bunlara hizmet veren diğer tesisler, marina, balıkçı barınağı, çekek yeri, dalyan, iskele, rıhtım ve benzeri kıyı tesisleri ile demir yerleri dahil olmak üzere Türkiye Cumhuriyetinin bütün sahillerinde, iç suları olan Marmara Denizi ile İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında, liman ve körfezlerinde, karasularında, akarsuların denize döküldüğü yerden itibaren sahil güvenlik gemi ve botlarının girebileceği veya ulaşabildiği akarsu içlerinde, münhasır ekonomik bölgesinde, ulusal ve uluslararası hukuk kuralları uyarınca egemenlik ve denetimi altında bulunan deniz alanları ile hükümranlık haklarının korunmasına ilişkin görevler kapsamında uluslararası sularda ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde Uluslararası Denizcilik Örgütüne deklare edilen Türk arama kurtarma bölgesi içerisinde kalan karasuları ile uluslararası sularda görevli ve sorumludur. Hizmet gerekleri bakımından uygun görülen diğer yerler Bakanlığın kararı ile sahil güvenliğin görev ve sorumluluk alanı olarak belirlenebilir."; "Düzenlemeler" başlıklı 82. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasını sağlamak üzere hazırlanan yönetmelikler ve diğer düzenleyici işlemler Bakanlık tarafından yürürlüğe konulur." kuralları bulunmakta; Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde dalış hizmetlerinin yürütülmesi ile bu hizmetleri yürütecek personelin seçilmesi, yetiştirilmesi, görevlendirilmesi, görevinin sonlandırılması ve özlük işlemlerine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla çıkarılan uyuşmazlığa konu Sahil Güvenlik Komutanlığı Dalış Hizmetleri Yönetmeliğinde Su altı hekimi; "Su altı hekimliği ana bilim dalı başkanlıklarında su altı hekimliği ihtisasını yapmış veya yetkili kurumlardan eğitim alarak dalış hastalık ve kazalarına müdahale etme yetkisi kazanmış, hiperbarik tedavi gerçekleştirebilen hekimi" şeklinde tanımlanmaktadır.
Genel tıp lisans eğitimi ile yapılabilecek tıbbi faaliyet ve yardım konusu dışındaki özel ihtisası gerektiren tıbbi faaliyette bulunabilmek için mutlaka o konuda "tıpta uzmanlık belgesi"ne sahip olmak gerektiğinden "Sualtı Hekimliği" konusunda uzmanlık eğitimi almış olan doktorlar dışında, uzmanlık eğitimi olmayan veya başka dalda uzman olan bir hekime belli süreli eğitim sonucu su altı hekimliği yetkisinin tanınması 1219 sayılı Kanununa aykırı olup iptali gerekir.
Yönetmeliğin "Temin ve yetiştirme" başlıklı 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan "Dalış hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi maksadıyla, ihtiyaç duyulan nitelikte su altı personeli Sahil Güvenlik Sualtı Eğitim Merkezinde yetiştirilir veya temin edilir." ibaresine gelince;
Sahil Güvenlik Komutanlığı Dalış Hizmetleri Yönetmeliğinde Su altı personeli; "Kurbağa adam, dalgıç, kurbağa adam dalış amiri, dalgıç dalış amiri, kurbağa adam dalış eğitmeni, dalgıç eğitmeni, dalış sağlık astsubayı ve su altı hekimi olarak görev yapacak personeli" şeklinde tanımlanmış ve Yönetmeliğin "Su Altı Personeli Temin ve Yetiştirme Esasları" başlıklı ikinci bölümünün "Temin ve yetiştirme" başlıklı 5. maddesinin, 1. fıkrasında; "Dalış hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi maksadıyla, ihtiyaç duyulan nitelikte su altı personeli Sahil Güvenlik Sualtı Eğitim Merkezinde yetiştirilir veya temin edilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Düzenleme ile su altı personeli tanımında su altı hekimlerine de yer verildiği, ancak su altı hekimliğinin 3 yıllık tıpta uzmanlık eğitimi gerektiren bir uzmanlık dalı olması ve söz konusu uzmanlık eğitiminin 1219 sayılı Kanun ile Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin konusu olması karşısında dava konusu edilen kuralda su altı hekimleri yönünden hukuka uyarlık taşımamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Sahil Güvenlik Komutanlığı Dalış Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesi, (1) numaralı fıkrası, (bb) bendinde yer alan "veya yetkili kurumlardan eğitim alarak dalış hastalık ve kazalarına müdahale etme yetkisi kazanmış, hiperbarik tedavi gerçekleştirebilen" ibaresi ile "Temin ve yetiştirme" başlıklı 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan "Dalış hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi maksadıyla, ihtiyaç duyulan nitelikte su altı personeli Sahil Güvenlik Sualtı Eğitim Merkezinde yetiştirilir veya temin edilir." ibaresinin su altı hekimleri yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.


TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 15/04/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'in ve davalı idare vekili Hukuk Müşaviri ...'ün geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, İçişleri Bakanlığı tarafından 17/12/2020 tarih ve 31337 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Sahil Güvenlik Komutanlığı Dalış Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (bb) bendinde yer alan "veya yetkili kurumlardan eğitim alarak dalış hastalık ve kazalarına müdahale etme yetkisi kazanmış, hiperbarik tedavi gerçekleştirebilen" ibaresinin ve aynı Yönetmeliğin "Temin ve yetiştirme" başlıklı 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan "Dalış hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi maksadıyla, ihtiyaç duyulan nitelikte su altı personeli Sahil Güvenlik Sualtı Eğitim Merkezinde yetiştirilir veya temin edilir." ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 8. maddesinde, "Türkiye'de icrayı tababet için bu kanunda gösterilen vasıfları haiz olanlar umumi surette hastalıkları tedavi hakkını haizdirler. Ancak her hangi bir şubei tababette müstemirren mütehassıs olmak ve o unvanı ilan edebilmek için Türkiye Tıp Fakültesinden veya Sıhhıye Vekaletince kabul ve ilan edilecek müessesattan verilmiş ve yahut ecnebi memleketlerin maruf bir hastane veya laboratuvarından verilip Türkiye Tıp Fakültesince tasdik edilmiş bir ihtısas vesikasını haiz olmalıdır.";
Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu'nun "Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli" başlıklı Ek 2. maddesinde, "Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı kadrolarında istihdam edilen personel hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanmasında; bu Kanunda Türk Silahlı Kuvvetlerine yapılan atıflar ilgisine göre Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığına, Genelkurmay Başkanlığına yapılan atıflar ise İçişleri Bakanlığına yapılmış sayılır.";
Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu'nun "Yönetmelik" başlıklı 23. maddesinde, "(1) Bu Kanunla münhasıran yönetmelik çıkarılması öngörülen hususların yanısıra Sahil Güvenlik Komutanlığının görev, yetki ve sorumlulukları, diğer makamlarla ilişkileri, birlikte çalışma ve işbirliği esasları dahil komuta ve kontrol ilişkileri ile Sahil Güvenlik (…) (1) personelinin terfi işleri, disiplin amirleri ve kurulları, ödül, değerlendirme, kılık ve kıyafet ve bu Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer hususlar, İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanarak Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir." hükümleri yer almaktadır.
Sahil Güvenlik Komutanlığı Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliği'nin "Sahil Güvenlik Komutanlığının Görevleri, Sorumluluk Alanı ve Yetkileri" başlıklı birinci bölümünün 7. maddesinde, "(1) Sahil Güvenlik Komutanlığı, kara ile denizin birleşim noktasından itibaren tüm deniz alanları ve bu alanlar içerisinde bulunan liman tesisleri ve bunlara hizmet veren diğer tesisler, marina, balıkçı barınağı, çekek yeri, dalyan, iskele, rıhtım ve benzeri kıyı tesisleri ile demir yerleri dahil olmak üzere Türkiye Cumhuriyetinin bütün sahillerinde, iç suları olan Marmara Denizi ile İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında, liman ve körfezlerinde, karasularında, akarsuların denize döküldüğü yerden itibaren sahil güvenlik gemi ve botlarının girebileceği veya ulaşabildiği akarsu içlerinde, münhasır ekonomik bölgesinde, ulusal ve uluslararası hukuk kuralları uyarınca egemenlik ve denetimi altında bulunan deniz alanları ile hükümranlık haklarının korunmasına ilişkin görevler kapsamında uluslararası sularda ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde Uluslararası Denizcilik Örgütüne deklare edilen Türk arama kurtarma bölgesi içerisinde kalan karasuları ile uluslararası sularda görevli ve sorumludur. Hizmet gerekleri bakımından uygun görülen diğer yerler Bakanlığın kararı ile sahil güvenliğin görev ve sorumluluk alanı olarak belirlenebilir.";
"Düzenlemeler" başlıklı 82. maddesinde ise, "(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasını sağlamak üzere hazırlanan yönetmelikler ve diğer düzenleyici işlemler Bakanlık tarafından yürürlüğe konulur." düzenlemeleri bulunmaktadır.
Ayrıca, 1219 sayılı Kanun'un eki Ek-1'de "Tıpta Uzmanlık Dalları ve Eğitim Sürelerine Dair Çizelge"nin 36. sırasında "Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp" adıyla 3 yıllık tıpta uzmanlık eğitimi gerektiren uzmanlık dalının bulunduğu; tıp ve diş hekimliği alanlarında uzmanlık eğitimi, uzmanlık belgelerinin verilmesi ve Tıpta Uzmanlık Kurulunun çalışma usul ve esaslarını düzenlemek amacıyla çıkarılan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin "Uzmanlık yetkisinin kullanılması" başlıklı 27. maddesinde ise, "(1) Bu Yönetmelik hükümlerine göre uzmanlık belgesi almayanlar, hiçbir yerde ve şekilde uzmanlık unvan ve yetkisini kullanamazlar. Bu Yönetmelikten önceki mevzuata göre kazanılmış bulunan uzmanlık yetkisi ile ilgili haklar saklıdır." düzenlemesinin yer aldığı görülmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır.
Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
1- Dava konusu Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (bb) bendinde yer alan "veya yetkili kurumlardan eğitim alarak dalış hastalık ve kazalarına müdahale etme yetkisi kazanmış, hiperbarik tedavi gerçekleştirebilen" ibaresinin incelenmesi :
Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde dalış hizmetlerinin yürütülmesi ile bu hizmetleri yürütecek personelin seçilmesi, yetiştirilmesi, görevlendirilmesi, görevinin sonlandırılması ve özlük işlemlerine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla çıkarılan Sahil Güvenlik Komutanlığı Dalış Hizmetleri Yönetmeliğinde, "su altı hekimi"; "Su altı hekimliği ana bilim dalı başkanlıklarında su altı hekimliği ihtisasını yapmış veya yetkili kurumlardan eğitim alarak dalış hastalık ve kazalarına müdahale etme yetkisi kazanmış, hiperbarik tedavi gerçekleştirebilen hekimi" şeklinde tanımlanmıştır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri birlikte incelendiğinde, genel tıp lisans eğitimi ile yapılabilecek tıbbi faaliyet ve yardım konusu dışındaki özel ihtisası gerektiren tıbbi faaliyette bulunabilmek için mutlaka o konuda "uzmanlık belgesi"ne sahip olmak gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Belirtilen nedenle, mevzuata uygun şekilde "Sualtı Hekimliği" yapma konusunda uzmanlık eğitimi almış olan doktorlar dışında, uzmanlık eğitimi olmayan veya başka dalda uzman olan bir hekime belli süreli eğitim sonucu su altı hekimliği yetkisinin tanınması 1219 sayılı Kanun'a aykırı bulunmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu düzenlemede hukuka ve dayanağı mevzuat hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır.

2- Dava konusu Yönetmeliğin "Temin ve yetiştirme" başlıklı 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan "Dalış hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi maksadıyla, ihtiyaç duyulan nitelikte su altı personeli Sahil Güvenlik Sualtı Eğitim Merkezinde yetiştirilir veya temin edilir." ibaresinin incelenmesi :
Sahil Güvenlik Komutanlığı Dalış Hizmetleri Yönetmeliğinde, "su altı personeli"; "Kurbağa adam, dalgıç, kurbağa adam dalış amiri, dalgıç dalış amiri, kurbağa adam dalış eğitmeni, dalgıç eğitmeni, dalış sağlık astsubayı ve su altı hekimi olarak görev yapacak personeli" şeklinde tanımlanmış ve Yönetmeliğin "Su Altı Personeli Temin ve Yetiştirme Esasları" başlıklı ikinci bölümünün "Temin ve yetiştirme" başlıklı 5. maddesinin dava konusu birinci fıkrasında, "Dalış hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi maksadıyla, ihtiyaç duyulan nitelikte su altı personeli Sahil Güvenlik Sualtı Eğitim Merkezinde yetiştirilir veya temin edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Düzenleme ile su altı personelinin Sahil Güvenlik Sualtı Eğitim Merkezinde yetiştirilmesi öngörülmüş ise de, su altı personeli tanımında su altı hekimlerine de yer verildiği görülmekte olup yukarıda belirtildiği üzere su altı hekimliğinin 3 yıllık tıpta uzmanlık eğitimi gerektiren bir uzmanlık dalı olması ve uzmanlık eğitiminin ne şekilde verileceğinin Yönetmelikle düzenlenmiş olması karşısında, dava konusu düzenlemede su altı hekimleri yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Sahil Güvenlik Komutanlığı Dalış Hizmetleri Yönetmeliği'nin;
a) "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (bb) bendinde yer alan "veya yetkili kurumlardan eğitim alarak dalış hastalık ve kazalarına müdahale etme yetkisi kazanmış, hiperbarik tedavi gerçekleştirebilen" ibaresinin İPTALİNE,
b) "Temin ve yetiştirme" başlıklı 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan "Dalış hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi maksadıyla, ihtiyaç duyulan nitelikte su altı personeli Sahil Güvenlik Sualtı Eğitim Merkezinde yetiştirilir veya temin edilir." ibaresinin su altı hekimleri yönünden İPTALİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5\. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 15/04/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim