SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/6696 E. 2025/2436 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/6696

Karar No

2025/2436

Karar Tarihi

7 Mayıs 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/6696 E. , 2025/2436 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/6696
Karar No : 2025/2436

DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ...6- ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN_KONUSU: Davacılar adına tanzim ve tebliğ edilen ödeme emirlerinin dayanağı olan, 27/10/2008 tarih ve 27010 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Sosyal Güvenlik Kurumunca 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna Göre Kullanılacak Yetkilere İlişkin Yönetmelik"in, "Üst Düzey Yöneticilerin Sorumluluğu" başlıklı 15. maddesinin iptali ile anılan kuralın dayanağı olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 88. maddesinin 20. fıkrasında yer alan "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünün iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : İdare tarafından adlarına ödeme emri düzenlendiği, ödeme emri düzenlenmesi dayanağının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna Göre Kullanılacak Yetkilere ilişkin Yönetmelik olduğu, Yönetmelikte “üst düzey yöneticilerin sorumluluğu” başlıklı 15. maddesinin iptali ile dayanağı 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinin 20 fıkrasının somut norm denetimi yoluyla iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine götürülmesi gerektiği, kendilerinin Belediye iştiraki olarak kurulan ve Şişli Belediyesinin kamu hizmetlerinde personel ihtiyacını temine yönelik faaliyetleri bulunan ... Kent Hizmetleri Anonim Şirketi yönetim kurulu üyesi olarak Şişli Belediyesi tarafından görevlendirildikleri ve pay sahibi yönetim kurulu üyesi olmadıkları, ödeme emri düzenlenmesine dayanak yönetmelik maddesinin hukuki denetiminin yapılarak iptali gerektiği, yönetim kurulu dahil özel hukuk tüzel kişisi işverenin sorumlu olduğu pirim borçları ve SGK olan borçlarının takibi için 6183 sayılı Kanunun Mükerrer 35. maddesi gereği öncelikle işveren tüzel kişiye takip yapılması gerekirken kurum alacağının tahsilini teminen uygulanan 6183 sayılı kanun hükümlerinin genişletilerek doğrudan takip yapılmasının dayanak kanun hükümlerinde öngörülmediği, Yönetmeliğin dayanak maddesi olan 5510 sayılı kanun 88. maddesinin 20. fıkrasının süresinde haklı bir sebep olmaksızın ödenmeyen kurum borçlarından işveren tüzel kişilik ile yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun düzenlenmiş olmasının tüzel kişilik işveren takip edilmeden doğrudan şahıslara ödeme emri gönderilmesi anlamına gelmeyeceği, doğrudan ödeme emri gönderilerek takip yapılmasının bu haliyle kanun maddesine aykırı ve genişletici bir düzenleme getirdiği, 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinin 20. fıkrasının düzenlemesinin haklı bir sebep olmaksızın ifadesi ile kusur sorumluluğunu öngördüğü ve 2017 tarihli bir Yargıtay kararında haklı sebep varlığı ve nitelemesinin her somut olay şartlarında ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinin vurgulandığı, 5510 sayılı Kanunun 88. maddesiyle Kurum alacaklarının tahsilinde yetkili iş mahkemesine başvurulmasının alacakların tahsil ve takibini durdurmayacağının düzenlendiği ve bu maddenin uygulanması ile her bir yönetim kurulu üyesi ve üst düzey yönetici hakkında bütün prim borcunun tahsilini teminen ayrı ayrı düzenlenen ödeme emirleri ile kişilerin şahsi mal varlığının haciz baskısı altında kalmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI : Dava açma süresinin resen tetkiki ile süresinde açılmamış olması halinde bu yönüyle davanın reddi gerektiği, süresinde ödenmeyen prim borçlarının tahsilini teminen 5510 sayılı Kanun 88. maddesi 20. fıkra düzenlemesinin 6183 sayılı kanundan ayrı ve özel bir düzenleme getirdiği, özel nitelikteki bu düzenleme ile prim borçlarının sürüncemede bırakılmaması ve gecikmesinin önlenmesi amaçlandığı, Kurum alacaklarının takibinin 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacağının hüküm altına alındığı ancak 6183 sayılı Kanun Mükerrer 35. maddesine göre farklı bir kural benimsenerek kanuni temsilciye ek olarak yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilerin sorumluluğunun düzenlendiği, 6183 sayılı Kanun kamu alacakları için genel kanun iken, 5510 sayılı Kanun 88. maddesi 20. fıkra düzenlemesinin özel nitelikte bir düzenleme öngördüğü, sonra çıkarılan ve özel olarak düzenleme yapan kanuna göre takibin yapılması gerektiği, Yönetmeliğinin 15. maddesinin 3 fıkrasının bulunduğu; 1-Kurumun prim ve diğer alacaklarının süresinde haklı bir sebep olmaksızın ödenmemesi halinde madde de sayılan kişilerin işveren tüzel kişilik ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu ve kurum alacağının teminen 6183 hükümlerine göre doğrudan takip yapılacağı takibin işverene de doğrudan yapılacağı, 2- Özel kanunları ile kuruma takip ve tahsili görevi verilen diğer alacakların kanunlarında belirtilen sürelerde ödenmemesi halinde sayılan kişiler hakkında 6183 sayılı Kanun Mükerrer 35. maddesine göre takip ve işlem yapılacağı, dolayısı ile maddenin iptali halinde 6183 sayılı Kanuna göre takip edilen damga vergisi, eğitime katkı payı, özel işlem vergisi, konut edindirme yardımı…vs tüzel kişilerin borçlarında 6183 sayılı Kanun Mükerrer 35. maddesi uygulanmayacak ve bu alacaklar için takip imkanı kalmayacağı, 3-Kurum alacağı doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamandaki sorumlu kişilerin ödenmeyen kamu alacağından müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu ile ilgili fıkranın dayanağını 6183 sayılı Kanun Mükerrer 35. maddesine eklenen beşinci fıkradan aldığı ve bu fıkranın Anayasa mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle uygulanmadığı, Yönetmelik maddesi gereği tazel kişi işveren ve sorumlu kişiler hakkında birlikte takip yapıldığı ödeme emrinin hepsine düzenlendiği ancak şirketin haciz konulan malvarlığı üzerinde 24/02/2022 tarihi itibari ile 453.894.577,19 TL borcunun bulunduğu ve 4.000 m2 bir taşınmaz ve 6 adet araç üzerinde 1. sırada vergi dairesinin alacaklı olduğu, 2. sırada icra dairelerinin hacizleri bulunup kurum alacağının tahsil imkanının bulunmadığı, şirketin kamu yararına şirket olsa da Türk Ticaret Kanununa göre diğer şirketler ile aynı mevzuata tabi olduğu, 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinin Kurum alacaklarının tahsili ve takibinde Kurum tarafından yönetmelik çıkarma yetkisini düzenlediği, Yönetmeliğin dayanağının 5510 sayılı Kanun olduğu, ödeme emri çıkarılan şahısların Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre 27/04/2021 tarihli yönetim kurulu kararı ile (26/04/2021 tarihli genel kurul toplantısında seçilmelerine binaen) 26/04/2022 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olarak seçildikleri ve yasal düzenlemelere göre sorumluluklarının bulunduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI: ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, davacılar adına düzenlenen ödeme emirlerine dayanak alınan 27/09/2008 tarih ve 27010 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumunca 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna Göre Kullanılacak Yetkilere İlişkin Yönetmeliğin 15'inci maddesinin iptali ile sözkonusu kuralın dayanağı olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88'inci maddesinin 20'nci fıkrasında yer verilen "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olarak gösterilen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88'inci maddesinin 20'nci fıkrasında yer verilen "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünün Anayasanın 13 ve 35'inci maddelerine aykırı olduğu iddiası ciddi bulunmayarak, işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88'inci maddesinin 20'inci fıkrasında, "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmüne, aynı Kanunun 24'üncü fıkrasında da, "Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiş olup; söz konusu hükme istinaden Sosyal Güvenlik Kurumunca hazırlanan 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna Göre Kullanılacak Yetkilere İlişkin Yönetmelik, 27/09/2008 tarihli, 27010 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda belirtilen ve Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilerce kullanılan yetkilerin, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacakların korunmasında, takip ve tahsilinde Sosyal Güvenlik Kurumunca kullanılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulan söz konusu Yönetmeliğin 15'inci maddesinde, "(1) Kurumun prim ve diğer alacaklarını haklı bir sebep olmaksızın 5510 sayılı Kanun ve bu Kanuna istinaden Kurumca belirlenen sürelerde ödemeyen kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesi uyarınca Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bunlar hakkında, ödenmeyen primlerin ve diğer alacakların tahsilini teminen 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre doğrudan takip yapılır.
(2) Özel kanunları ile Kuruma takip ve tahsil görevi verilen diğer alacakların kanunlarında belirtilen sürelerde işverenlerince ödenmemesi halinde, birinci fıkrada belirtilen tüzel kişiliği haiz işverenlerin üst düzey yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri hakkında, 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35 inci maddesi hükümlerine göre işlem yapılır.
(3) Kurum alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, Kurum alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumludurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen hükümlerin değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanunun 88'inci maddesi uyarınca, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacakların tahsilinde 6183 sayılı Kanunda belirtilen ve Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilerce kullanılan yetkilerin Sosyal Güvenlik Kurumunca da kullanılacağının ve anılan tahsillerde 6183 sayılı Kanunun 51, 102 ve 106'ncı maddeleri hariç, diğer maddelerin uygulanacağının, Kurumun sigorta primleri ve diğer alacaklarının haklı bir sebep olmaksızın 5510 sayılı Kanunda belirtilen sürelerde ödenmemesi halinde, kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağının; dolayısıyla, kurumun sigorta primleri ve diğer alacaklarının haklı bir sebep olmaksızın yasal süresinde ödenmemesinden sorumlu tutulan kişilerin takip edilebileceğinin açık olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Sonuç itibarıyla, kamu alacağının güvenceye alınmasını sağlamak ve sürüncemede bırakılmasını önlemek üzere, üst düzey yöneticilerin sorumluluğunun düzenlenmesine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumunca 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna Göre Kullanılacak Yetkilere İlişkin Yönetmeliğin 15'inci maddesinde, idarenin takdir yetkisine, kamu yararına ve üst norma aykırılık görülmemiştir.
Davacılar tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen diğer iddialarda da yasal isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, davacılar adına düzenlenen ödeme emirlerine dayanak alınan 27/09/2008 tarih ve 27010 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumunca 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna Göre Kullanılacak Yetkilere İlişkin Yönetmeliğin 15'inci maddesinin iptali ile sözkonusu kuralın dayanağı olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88'inci maddesinin 20'nci fıkrasında yer verilen "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Şişli Belediyesi iştirak şirketi ... Kent Hizmetleri A.Ş nin atanmış üst düzey yöneticileri olan davacılara şirketin 2021/5-8 dönemlerine ait sigorta primi ve işsizlik fonu borcu için Sarıyer Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkında Kanuna Göre Kullanılacak Yetkileri İlişkin Yönetmelik’in “Üst düzey yöneticilerin sorumluluğu” başlıklı 15. maddesi uyarınca düzenlenen toplam 35.663.495,13 TL tutarındaki borca ilişkin 08/10/2021 tarihinde düzenlenen ödeme emirlerinin 14/10/2021 tarihinde tebliği üzerine ... İş Mahkemelerinde uygulama işlemlerinin iptali istemiyle davalar açıldığı, uygulama işlemlerinin dayanağı olan dava konusu yönetmeliğin 15. maddesinin iptali talebi ile 02/11/2021 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan dava süresinde görülmüştür.

ESAS YÖNÜNDEN:
Anayasa'ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Davacı tarafından; 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinin 20. fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, Anayasa Mahkemesinin 30/05/2019 tarih ve 2015/11192 sayılı kararında özel hukuk tüzel kişisi A.Ş.'nin hissesini devralarak şirket ortağı olan ve sonrasında yönetim kurulu üyeliğine seçilen başvurucunun şirketin prim borçlarından dolayı hakkında düzenlenen ödeme emrinin iptali talebiyle iş mahkemesinde açtığı davanın reddi hakkında; 5510 sayılı kanun 88/20 maddesinin kamu alacağı olan prim alacaklarının güvence altına alınması amacıyla özel düzenleme getirdiği, ödeme emri düzenlenmesinin mülkiyet hakkına müdahale olmakla birlikte mülkiyet hakkına müdahalenin elverişlilik ve gereklilik ölçütlerine uygun olduğu, ayrıca iş mahkemesinde dava açma itiraz yollarına başvurma ve ihtiyati tedbir talep edilebilmesi yollarının açık olmasından dolayı da orantılılık ilkesine uygun bularak mülkiyet hakkının ihlal edilmediği yönünde verdiği karar dikkate alındığında, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.
İlgili Mevzuat:
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun
Primlerin ödenmesi MADDE 88- (Değişik: 17/4/2008-5754/52 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait prim tutarlarını da bu tutara ekleyerek en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma öder.
...Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.
...Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacakları amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı alacaktır. ...
...Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. hükmü yer almıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumunca 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna Göre Kullanılacak Yetkilere İlişkin Yönetmelik
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda belirtilen ve Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilerce kullanılan yetkilerin, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacakların korunmasında, takip ve tahsilinde Sosyal Güvenlik Kurumunca kullanılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik; 6183 sayılı Kanunda belirtilen ve Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilerce kullanılan yetkilerin Sosyal Güvenlik Kurumunca kullanılmasına ilişkin usul ve esasları kapsar.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88 inci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.
Üst düzey yöneticilerin sorumluluğu
MADDE 15 – (1) Kurumun prim ve diğer alacaklarını haklı bir sebep olmaksızın 5510 sayılı Kanun ve bu Kanuna istinaden Kurumca belirlenen sürelerde ödemeyen kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesi uyarınca Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bunlar hakkında, ödenmeyen primlerin ve diğer alacakların tahsilini teminen 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre doğrudan takip yapılır.
(2) Özel kanunları ile Kuruma takip ve tahsil görevi verilen diğer alacakların kanunlarında belirtilen sürelerde işverenlerince ödenmemesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilen tüzel kişiliği haiz işverenlerin üst düzey yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri hakkında, 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35 inci maddesi hükümlerine göre işlem yapılır.
(3) Kurum alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin farklı şahıslar olmaları hâlinde bu şahıslar, Kurum alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumludurlar.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Türk Hukuk Sistemi'nde hukuk düzenini sağlayabilmek adına bir normlar hiyerarşisi oluşturulmuştur. Bu hiyerarşide en üstte Anayasa yer almakta, onu sırasıyla kanun, yönetmelik ve adsız düzenleyici işlemler takip etmektedir. Normlar birbirleriyle altlık üstlük ilişkisi içerisindedir. Bu ilişki ''Normlar hiyerarşisi'' veya ''hukuk düzeni piramidi'' olarak adlandırılmaktadır. Söz konusun piramitte alt kademede yer almakta olan norm, geçerliliğini üst kademede yer alan normdan almaktadır. Bu sebeple üst kademedeki norma aykırı olamaz ve her birinin denetimi bir üstündeki norm çerçevesinde gerçekleştirilir.
Anayasa 124. maddesine göre, Yönetmelikler Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarına dair konularda kanunların ve cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak için çıkardıkları yazılı hukuk kurallarıdır.
Kanunlar genel hukuk ilkelerini ve kurallarını özetleyen daha geniş bir mevzuat parçası iken, yönetmelik bir devlet kurumu tarafından kanunun hükümlerini uygulamaya koymak için oluşturulmuş daha özel bir dizi kural ve gereklilik içermektedir.
Bu çercevede, dava konusu Yönetmeliğin incelenmesi:
Sosyal Güvenlik Kurumunca 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna Göre Kullanılacak Yetkilere İlişkin Yönetmelik ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun' da belirtilen ve Maliye Bakanlığı ile diğer yetkili kurumların kullandığı yetkilerin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kullanılma usul ve esaslarının düzenlendiği yönetmeliğin dayanağının ise 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinin 20. fıkrası olduğu görülmektedir.
5510 sayılı Kanunun 88. maddesinde "...Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır.", "Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır." "...Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacakları amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı alacaktır." hükümleri ile Kurumun prim ve diğer alacaklarının imtiyazlı amme alacağı olduğu belirtilmiştir.
İptali istenen Yönetmeliğin dayanağı olan 5510 sayılı Kanun 88. maddesinde "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmü yer almıştır. 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesinde, imtiyazlı kamu alacağı olarak tabir edilen prim ve diğer sosyal güvenlik alacaklarının süresinde ödenmemesi halinde 6183 sayılı Kanun düzenlemesinden daha özel ve daha ayrıcalıklı hükümler yer verilmiştir. Bu düzenleme ile kanun koyucunun amacının Anayasanın 60. maddesinde belirtilen "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar." düzenlemesi gereği sosyal güvenlik sisteminin işlerliğini teminen aktüeryal tedbirler kapsamında kurumun prim ve diğer alacaklarına imtiyaz tanınmıştır.
Bu kapsamda, 5510 sayılı Kanun 88. maddesi 20. fıkrasının; 6183 sayılı Kanun Mükerrer 35. madde kapsamıyla belirlenen tahsil edilemeyen amme alacağından kanuni temsilcilerin sorumluluğuna gidilmesinin ötesinde kamu kurumlarının tahakkuk ve tediye ile görevlilerinin, tüzel kişiliği haiz işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin olarak genişletilmesi ve Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına gidileceği açıkça düzenlenmiştir.
Davacılar hakkında tesis edilen ödeme emri işleminin dayanak düzenlemesi olan Sosyal Güvenlik Kurumunca 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna Göre Kullanılacak Yetkilere İlişkin Yönetmelik'in Üst Düzey Yöneticilerin Sorumluluğu başlıklı 15. maddesinin incelenmesinden;
(1) "Kurumun prim ve diğer alacaklarını haklı bir sebep olmaksızın 5510 sayılı Kanun ve bu Kanuna istinaden Kurumca belirlenen sürelerde ödemeyen kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri, 5510 sayılı Kanunun 88 inci maddesi uyarınca Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bunlar hakkında, ödenmeyen primlerin ve diğer alacakların tahsilini teminen 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre doğrudan takip yapılır." fıkrasının dayanak mevzuata uygun olup müşterek müteselsil sorumluluğun doğal sonucu olan doğrudan takip yapılması ibaresinin ve madde içeriğinin dayanak norm olan kanunu genişletici ve farklı düzenleme içeren bir yönü bulunmadığı değerlendirilerek hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
(2) "Özel kanunları ile Kuruma takip ve tahsil görevi verilen diğer alacakların kanunlarında belirtilen sürelerde işverenlerince ödenmemesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilen tüzel kişiliği haiz işverenlerin üst düzey yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri hakkında, 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35 inci maddesi hükümlerine göre işlem yapılır." fıkrası açısından; madde metniyle belirtilen özel kanunları ile Kuruma takip ve tahsil görevi verilen diğer alacakların ise yine dayanak norm olan 5510 sayılı Kanun 88. madde 20. fıkrasında yer verilen "Kurumun sigorta prim ve diğer alacakları" kapsamına girdiği ve yine 6183 sayılı kanun mükerrer 35. maddeye göre daha özel daha imtiyazlı kabul edilen kamu alacakları kapsamına girdiği açık olup, sorumlulukları belirlenen kişiler açısından da dayanak kanun düzenlemesi ile aynı nitelikte ve söz konusu fıkranın da üst norma aykırılık ve genişletici bir kapsam içermediği değerlendirilerek hukuka uygun olduğu sonucuna varlımıştır.
(3) "Kurum alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin farklı şahıslar olmaları hâlinde bu şahıslar, Kurum alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumludurlar." fıkrası açısından; düzenleme içeriğinin Kurum alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda sorumlulukları düzenlenen kişiler açısından farklı şahıslar olmaları halinin de yine 6183 sayılı Kanunun Mükerrer 35. maddesine göre daha özel düzenleme olması ve sosyal güvenlik prim alacağı ve diğer alacakların imtiyazlı kamu alacağı olarak tabir edilen yönü dikkate alındığında, bu alacakların doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda farklı şahıslar olmasıyla tahsil imkansızlığının önüne geçmek olduğu, bu haliyle dayanak üst norm olan 5510 sayılı Kanunun 88. maddesinin 20. fıkrasına aykırılık teşkil etmediği, davacılar hakkında tesis edilen birel işlem niteliğindeki ödeme emirlerinin alacağın doğduğu anda görevde olan yöneticiler olmalarından kaynaklandığı, ödeme emirlerinin şirket tüzel kişiliği ile birlikte ve aynı anda davacılara gönderilerek davaya konu düzenleyici işleminin amacının imtiyazlı kamu alacağı olan ve haklı sebep olmaksızın süresinde ödenmeyen sosyal güvenlik prim alacaklarının tahsili ile kamunun sosyal güvenlik hakkının aktüeryal dengesinin sağlanması amacına yönelik olduğu sonucuna varılarak hukuka uygun bulunmuştur.
Sonuç olarak, "Sosyal Güvenlik Kurumunca 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna Göre Kullanılacak Yetkilere İlişkin Yönetmelik"in, "Üst Düzey Yöneticilerin Sorumluluğu" başlıklı 15. maddesinin yukarıda anılan Kanun hükmünün uygulanmasını sağlamak amacıyla ve bu hükme uygun olarak getirilen dava konusu Yönetmelik maddesinde, dayanağı mevzuat hükümlerine ve hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. "Sosyal Güvenlik Kurumunca 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna Göre Kullanılacak Yetkilere İlişkin Yönetmelik"in, "Üst Düzey Yöneticilerin Sorumluluğu" başlıklı 15. maddesinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca...-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5\. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 07/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim