SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/6655 E. 2025/3300 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/6655

Karar No

2025/3300

Karar Tarihi

26 Haziran 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/6655 E. , 2025/3300 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/6655
Karar No : 2025/3300

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılardan ...'in 6'ncı Komd. Tug. 2'nci Komd. Tb. 2'nci Komd. Bl. Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapmaktayken 22/03/2018 tarihinde Zeytin Dalı Harekatı kapsamında bulunduğu Suriye'de el yapımı patlayıcının patlaması sonucunda ağır yaralanması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararlara karşılık 10.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın ve babası davacı ...'in uğradığı ileri sürülen manevi zarara karşılık 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile; davacıya 15/05/2019 tarihinden itibaren 3713 sayılı Kanun kapsamında 5434 sayılı Kanun'un ek 79. maddesine göre ek ödeme (tütün ikramiyesi) tahakkuk ettirilmek ve ayrıca 5434 sayılı Kanun'un ek 77. maddesi uyarınca bakıcı ücreti dahil edilmek suretiyle 7.995,36 TL (harp malulü) emekli aylığı bağlandığı, emekli olmadan önceki aldığı son aylığı 3.576,36 TL iken, emekli olduktan sonra 15/05/2019-01/03/2020 tarihleri arasındaki almış olduğu emekli maaşlarının ortalamasının aylık 8.810,93 TL olduğu, davacıya en yüksek devlet memuru aylığının 30 katı tutarında 223.409,10 TL emekli ikramiyesi ödendiği, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1/D maddesi uyarınca 1.862,98 TL tazminat ödendiği, 2330 sayılı Kanun uyarınca 10.312,25 TL nakdi tazminat avans ödemesi yapıldıktan sonra aynı Kanun uyarınca 249.918,49 TL nakdi tazminat ödendiği, davacının sağlık ve tedavi giderlerinin de karşılandığının görüldüğü, bu durumda, davacının maddi zararının oluşmadığı, tazminattan indirilemeyecek tutarlar dikkate alındığında dahi davacının talep ettiği çalışma gücü kaybından doğan maddi zararını karşılayacak tutardan çok daha yüksek miktarda ve olay nedeniyle gelir elde ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle maddi tazminat istemi bakımından davanın reddine; bakılan davada, davacının gerçekleşen olayda kusurunun bulunmayışı, dosyadaki bilgi ve belgeler, olayın oluş şekli, davacıdaki sürekli iş gücü kaybı oranı, her iki bacağını diz üstünden kaybetmiş olması ile diğer yaralanmalarının yanında geçirdiği acı ve ızdırabın niteliği ve yaşanan olay nedeniyle oğlunun yaralanması ile birlikte 2016 yılında eşini kaybeden davacı ...'in, iki çocuğundan birisi olan davacı ...'in geri kalan hayatında bakımıyla tek başına ilgileneceği de dikkate alındığında manevi tazminat istemlerinin kabulü ile ... için 150.000,00 TL ve ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 03/12/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :
Davacılar tarafından, İdare Mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın maddi tazminat isteminin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, kendilerine yapılan ve rücuya tabi olmayan ifa amacı da taşımayan ödemelerin Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesinin amir hükmü gereğince ödenecek tazminattan indirilmemesi gerektiği, olay tarihinden itibaren manevi tazminata faize hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu, her bir davacı bakımından kabul edilen manevi tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata, manevi tazminatın faiz başlangıcına ve vekâlet ücretine yönelik kısımlar bakımından bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu olayda idareye izafe edilecek herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı, idarelerinin harçtan muaf olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFLARIN
SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar tarafından ise davalı idarenin temyiz dilekçesine cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması; davacıların temyiz isteminin kısmen reddi, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata yönelik kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY:
Davacılardan ...'in 6'ncı Komd. Tug. 2'nci Komd. Tb. 2'nci Komd. Bl. Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapmaktayken 22/03/2018 tarihinde Zeytin Dalı Harekatı kapsamında bulunduğu Suriye'de el yapımı patlayıcının patlaması sonucunda ağır yaralanması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararlara karşılık 2.000.00,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın ve babası davacı ...'in uğradığı ileri sürülen manevi zarara karşılık 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi istemiyle 03/12/2018 tarihinde idareye başvurulmuştur.
Bu başvuruya cevap verilmemesi üzerine davacı ...'in uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 10.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın ve baba ...'in uğranıldığı ileri sürülen manevi zararına karşılık 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

A- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacı ...'in Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

Dava konusu olay nedeniyle davacı ...'in uğradığı kazanç kaybı zararı yönünden yapılan inceleme:
İdare Mahkemesince, davacının çalışmakta iken yani 3713 sayılı Kanun uyarınca harp malulü olarak emekli olmadan önceki son 12 aylık maaşlarının ne kadar olduğu ve bunları alıp almadığı, harp malülü olarak emekliye ayrıldıktan sonra ne kadar aylık maaş aldığı, emekliye ayrılması nedeniyle 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu uyarınca ne kadar emekli ikramiyesi ödendiği, davacının tedavi masraflarının idarece karşılanıp karşılanmadığı hususlarının cevaplanmasının istenildiği, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden davacının yaralandığı tarihten itibaren tüm maaşlarının ödenmesine devam edildiği, davacıya 15/05/2019 tarihinden itibaren 3713 sayılı Kanun kapsamında 5434 sayılı Kanun'un ek 79'. maddesine göre ek ödeme (tütün ikramiyesi) tahakkuk ettirilmek ve ayrıca 5434 sayılı Kanun'un ek 77. maddesi uyarınca bakıcı ücreti dahil edilmek suretiyle 7.995,36 TL (harp malulü) emekli aylığı bağlandığı, emekli olmadan önceki aldığı son aylığı 3.576,36 TL iken, emekli olduktan sonraki 15/05/2019-01/03/2020 tarihleri arasındaki almış olduğu emekli maaşlarının ortalamasının aylık 8.810,93 TL olduğu, davacıya en yüksek devlet memuru aylığının 30 katı tutarında 223.409,10 TL emekli ikramiyesi ödendiği, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1/D maddesi uyarınca 1.862,98 TL tazminat ödendiği, 2330 sayılı Kanun uyarınca 10.312,25 TL nakdi tazminat avans ödemesi yapıldıktan sonra aynı Kanun uyarınca 249.918,49 TL nakdi tazminat ödendiği, davacının sağlık ve tedavi giderlerinin de karşılandığının görüldüğü, bu durumda, davacı ...'in kazanç kaybı bakımından oluşan bir zararının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

2) Dava konusu olay nedeniyle davacı ...'in uğradığı güç kaybı (efor) zararı yönünden yapılan inceleme:
Tazminat hukukunda, çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin uğramış olduğu kalıcı bedensel sakatlığının sebep olduğu iş gücü kaybının mevcut işini yürütmesine engel olup / olmadığına bakılmaksızın gelirinde ve mal varlığında bir eksilme olmamış olsa dahi günlük faaliyetlerini ve işini eskisine ve emsallerine göre daha fazla efor sarf ederek gerçekleştireceği kabulünden hareketle "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bedensel kayba uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi ve işini yapabilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsenmiştir. Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.
İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.
Dava konusu olay neticesinde davacılardan ...'in bacaklarından yaralandığı, vücudunda ve yüzünde şarapnel yaraları meydana geldiği, sevk edildiği Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi edildiği, daha sonra Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 27/08/2018 tarihli durum bildirir raporda "kalça ve diz arasında travmatik ampütasyon" tanısıyla tedavisinin devam ettiği, Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 13/12/2018 tarihli raporunda bilateral diz üstü ampütasyon, sağ üst kolda ve bacaklarda skar dokusu, sağ kulakta hafif snik ve ayrıca anksiyete bozukluğu tanısı nedenleriyle tüm vücut fonksiyonu kayıp oranının %83 olarak belirlendiği dikkate alındığında, davacının günlük yaşamını ve işini daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği, bu fazladan sarf edilen efordan kaynaklanan maddi zararının en fazla net asgari ücret tutarı kadar olacağı, Dairemizin içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Buna göre, davacının aktif dönemdeki, (olay tarihinden yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihe kadar olan dönemdeki) maddi zararının, 2022 yılına kadar asgari geçim indirimi (AGİ dahil) net asgari ücrete meslekte kazanma gücü kaybı oranı uygulanmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir.
Ayrıca, güç (efor) kaybına dayanan maddi tazminatın hesabında, davacının yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihten TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel bakiye yaşam süresinin sonuna kadar geçen pasif devrede de bedensel kaybı nedeniyle daha fazla efor sarf ederek yaşamını devam ettirmesi söz konusu olacağından, pasif dönem zararının da aynı usulle (AGİ hariç net asgari ücret tutarına meslekte kazanma gücü kayıp oranının uygulanması suretiyle) hesaplanması gerekmektedir.
Aktif dönemin işleyecek devre zararı ile pasif dönem zararı hesaplanırken, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarı her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmelidir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının aktif ve pasif dönemde efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak (nakdi tazminat ve tütün ikramiyesi tutarları düşülmek suretiyle) davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, tazminattan indirilemeyecek tutarlar dikkate alındığında dahi davacı ...'in talep ettiği çalışma gücü kaybından doğan maddi zararını karşılayacak tutardan çok daha yüksek miktarda ve olay nedeniyle gelir elde ettiğinin anlaşıldığı gerekçesine de yer verilmek suretiyle maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde bu yönüyle hukuki isabet görülmemiştir.

B- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın manevi tazminata ilişkin kısmı usûl ve hukuka uygun olup davacıların (faiz başlangıcı ve vekâlet ücreti bakımından) ve davalı idarenin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacıların temyiz isteminin (maddi tazminat bakımından) kısmen KABULÜNE, (manevi tazminatın faiz başlangıcı ve vekâlet ücretine yönelik kısımları bakımından) kısmen REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2\. Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının manevi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim