Danıştay danistay 2021/6640 E. 2025/2205 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/6640
2025/2205
24 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/6640
Karar No : 2025/2205
DAVACI : ...
DAVALI : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından,
1) 25/09/2021 tarih ve 31609 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmeliğin;
\- 5. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin,
\- 11. maddesinin,
\- 27. maddesinin 2. fıkrasının,
\- 30. maddesinin 3. fıkrasının,
\- 36. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (c) bentlerinin, 3. fıkasının (c) ve (d) bentlerinin, 5. fıkrasının (ç) ve (e) bentlerinin,
\- 44. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin,
\- 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptali ile
2) 27/04/2021 tarih ve 31467 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7317 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesinin (5368 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde yapılan değişiklik hariç tamamının), 3. maddesinin, 4. maddesinin ve 5. maddesi ile 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun'a eklenen 4/A maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin, 3. fıkrasının (d) bendinin, 5. fıkrasının (ç) ve (e) bentlerinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına,
karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Lisanslı harita kadastro mühendisi olan davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin;
\- 5. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi ve 11. maddesi yönünden; kamuda çalıştığı halde mesleki bilgisini hiç geliştiremeyenlerin olabileceği, bununla birlikte kadastro alanında hiç çalışmayan mühendislerin de olabileceği, bu kişilerin bilgi seviyesinin ancak sınavlarla ölçülebileceği,
\- 27. maddesinin 2. fıkrası yönünden; ulaşım giderlerinin ayrıca alınabilir olmasının keyfilik doğuracağı, aynı yerde çalışan bürolardan birinin ulaşım giderlerini alıp diğerinin almadığı durumlarda fiyatın değişeceği ve kamu hizmeti yürüten lisanslı büro işletmesinin güvenilirliğinin sarsılacağı,
\- 30. maddesinin 3. fıkrası yönünden; iş dağıtımı ifadesinin tanımının yapılmadığı, iş dağıtımı hususunun belirsiz bırakıldığı,
\- 36. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 3. fıkasının (c) ve (d) bentleri, 5. fıkrasının (ç) ve (e) bentleri yönünden; uyarma ve kınama cezalarına ilişkin ifadelerin hukuki belirlilikten uzak, soyut ve ölçüsüz olduğu, herhangi bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açık olmadığı, lisansın sürekli iptaline ilişkin olarak bazen arşivde bulunması gereken bir evrakın bulunamayabileceği veya talebin karşılanması sırasında oluşturulan belgelerde sayısal hataların olabileceği, bu tür durumlarda en üst cezanın verilmesinin orantısız kamu gücü kullanımı olacağı,
\- 44. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi yönünden; fiilen görevin başında bulunma şartının, lisanslı mühendisin bir saat bile dışarda olmasını engelleyen bir düzenleme olduğu,
\- 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden; hizmet katılım payı teriminin Kanunda veya ilgili mevzuatta düzenlenmediği, nasıl ve ne amaçla kullanılacağının belirsiz olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Yönetmeliğin;
\- 5. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi ve 11. maddesi yönünden; kamu veya özel sektörde beş yıl çalışmış olma şartının on yıl olarak değiştirildiği, bu değişiklik ile birlikte büro açılamayan çoğu il ve ilçede de büro açılmasının sağlanacağı, sınavda başarılı olmak suretiyle belge alan mühendislerin haklarının korunduğu, davacının iddiasının aksinin Harita Mühendisleri Odasından görüş istenilerek ortaya konulabileceği,
\- 27. maddesinin 2. fıkrası yönünden; ulaşım giderlerinin ayrıca alınacağına ilişkin düzenlemede, taşıtın talep sahibi tarafından temin edildiği durumların dikkate alındığı, kamu hizmetinin işleyişine ve lisanslı büroların güvenilirliğine bir etkisi bulunmadığı,
\- 30. maddesinin 3. fıkrası yönünden; il ve ilçe merkezlerinde birden fazla büro bulunabildiği, iş sahiplerinin istediği büroyu seçebileceği, bu durumun hizmet kalitesini ve memnuniyeti artıracağı,
\- 36. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 3. fıkasının (c) ve (d) bentleri, 5. fıkrasının (ç) ve (e) bentleri yönünden; disiplin cezalarına ilişkin hükümlerin, büro faaliyetinin kamu faaliyeti olması sebebiyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesine uygun olarak düzenlendiği,
\- 44. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi yönünden; görevinin başında bulunmama durumunun büroda bulunmama olarak değerlendirilemeyeceği, kamu hizmeti olan faaliyetin geçerli bir özre dayanmadan aksatılamayacağı,
\- 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden; yürürlükte bulunan lisanslı büro mevzuatında hizmet katılım payı adı altında bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle anılan maddenin uygulama alanı olmadığı, düzenlemenin sınırlandırıcı değil, örnekleme yoluyla benzeri ücret ve ödemelerin izlenmesini amaçladığı, mevzuat değişikliği sonucunda hizmet katılım payı adı altında bir ödemenin getirilmesi durumunda madde metnindeki ifadenin uygulama alanı bulabileceği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmeliğin 44. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan "fiilen görevinin başında bulunulmaması" ibaresi ile 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "hizmet katılım payı" ibaresi yönünden iptaline, diğer maddeler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, 25/09/2021 tarih ve 31609 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin; 11. maddesinin, 27. maddesinin 2. fıkrasının; 30. maddesinin 3. fıkrasının; 36. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (c) bentlerinin, 3. fıkrasının (c) ve (d) bentlerinin, 5. fıkrasının (ç) ve (e) bentlerinin; 44. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin; 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptali ile 27/04/2021 tarih ve 31467 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7317 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2, 3, 4 ve 5. maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davacının Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir.
29/06/2005 tarih ve 25860 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, Bu Kanunun amacının, kadastro teknik hizmetlerinin yerine getirilmesini sağlayacak lisanslı harita ve kadastro mühendislerinin faaliyet, denetim ve sorumluluklarına ve kuracakları harita ve kadastro bürolarına dair esas ve usûlleri belirlemek olduğu belirtilmiş; 2. maddesinin 1. fıkrasında, lisanslı harita kadastro mühendislik bürolarının açılıp işletilmesinin, lisans sahibi olanlara ait olduğu hükme bağlandıktan sonra lisans sahibi olabilmenin genel şartları; 2. fıkrasında ise özel şartları sayılmıştır.
Kanun'un "Kuruluş, görev, lisans verilmesi ve denetim" başlıklı 4. maddesinde, "2 nci maddede yer alan şartları taşıyan ve lisans başvurusunda bulunan mühendislere, lisanslı harita ve kadastro mühendislik faaliyeti yürütebilmeleri için Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından lisans verilir. Lisanslı harita kadastro mühendislik büroları il genelinde yetkili olmak üzere lisanslı mühendisin talep ettiği ilçede kurulur. Lisanslı harita kadastro mühendislik büroları, meslek alanıyla ilgili mühendis, tekniker veya teknisyen unvanlarında en az 3 kişi çalıştırmakla yükümlüdür. Bu hüküm doğrultusunda çalıştırılanlardan en az birinin lisans sahibi dışında bir mühendis olması zorunludur. Lisansların verilmesi, iptal edilmesi ve sicillerin tutulması ile lisanslı büro faaliyetlerinin denetimini yaparak uyarma, kınama, lisansın geçici veya sürekli iptali cezalarını vermeye Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü yetkilidir. Bu Kanun kapsamına giren işlem başvuruları, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen yöntemlerle yapılır. Kuruluş, görev, lisans verilmesi, iş dağıtımı, lisanslı büro yetkilendirmesi ve denetime ilişkin usul ve esaslar ile mekân, personel ve donanımlarına ilişkin hususlar yönetmelikte belirlenir." kuralına yer verilmiş; 4/A maddesinde, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünce lisanslı harita kadastro mühendislerine uygulanacak disiplin suç ve cezaları düzenlenmiştir.
Yine aynı Kanunun 7. maddesinde lisanslı harita ve kadastro mühendislerine ilişkin yasaklar, 8. maddede, tutulacak defter ve belgeler ile uygulanacak ücretler başlığı altında 2. fıkrasında, lisans sahiplerine çalışma konuları ile ilgili bilgi ve belgelerin verilmesi, kullanılması ve hizmetle ilgili ücret tarifelerinin hazırlanmasına ilişkin usûl ve esasların yönetmelikte düzenleneceği belirtilmiş; 9. maddesinde lisans iptali; 11. maddesinde ise, "Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler, harita ve kadastro mühendisleri odasının görüşleri alınmak suretiyle doksan gün içerisinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce hazırlanarak yürürlüğe konulur." kuralına yer verilmiştir.
Anayasanın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri hükme bağlanmıştır.
5368 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan hükümlerinin incelenmesinden, davalı idarenin Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmeliğin dava konusu edilen kısımlarını yönetmelikle düzenleme yetkisi bulunduğunda duraksama yoktur.
Bununla birlikte, mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesi amacıyla Anayasa'nın 124. maddesi gereği idareye tanınan düzenleyici işlemler yapabilme yetkisi, sınırsız değildir. Bu yetki hukukun genel ilkeleri ile anayasal ve yasal ilkelerle sınırlandırılmış durumdadır.
Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi hakkında:
Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, lisans sahibi olabilmenin özel şartlarından birisi olarak, '' Kamu veya özel sektörde harita ve kadastro mühendisi olarak en az on yıl çalışmış olmak.'' kuralına yer verilmiştir.
Anılan düzenleme ile Kanun hükmünde yapılan değişikliğe paralel olarak, lisans sahibi olabilmek için kamu veya özel sektörde beş yıl çalışmış olma şartının on yıl olarak değiştirildiği görülmektedir. 5368 sayılı Kanunda, lisans sınavı uygulamasından vaz geçilmesine ilişkin sistem değişikliği sonrası mesleki deneyim şartının ağırlaştırılmasında, hizmet kalitesinin artırılmasına sağlayacağı katkı dikkate alındığında kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bir durum bulunmadığı görülmektedir.
Kaldı ki, mülga Kanun hükümleri uyarınca sınavda başarılı olmak suretiyle belge alan mühendislerin haklarının korunduğu, anılan düzenleme ile kadastro hizmetleri bakımından iş potansiyeli zayıf olduğu için lisanslı büro bulunmayan çoğu il ve ilçede büro açılmasının amaçlandığı anlaşıldığından dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesi hakkında:
Yönetmeliğin 11. maddesinde; lisanslı büro açacaklardan istenecek belgeler sıralanarak, başvuruların değerlendirilmesi düzenlenmiştir.
Maddede; ''(1) Lisans belgesi alma şartlarını taşıyan ve lisans belgesi başvurusunda bulunan mühendislere, lisanslı harita ve kadastro mühendislik faaliyeti yürütebilmeleri için İdare tarafından lisans belgesi verilir. Hak sahipleri tarafından lisans belgesi almak için yapılacak başvuruda;
a) Adli sicil kaydının bulunmadığına ilişkin yazılı beyanı,
b) Sağlık açısından görevini devamlı yapmasına engel bir durumu olmadığına ilişkin yazılı beyanı,
c) Erkek adaylar için askerlikle ilişiği olmadığına dair yazılı beyanı,
ç) 6235 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uyarınca meslekten geçici men, ihraç veya ilgili mevzuatına göre ihalelerden men cezası almamış olduğuna dair belgeyi,
d) Diploma ya da bitirme belgesinin aslı veya İdarece onaylı örneğini,
e) Oda tarafından düzenlenmiş oda sicil kayıt belgesinin aslı veya İdarece onaylı örneğini,
f) Kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarında çalışanlar için en az on yıl mühendis olarak çalıştığına dair ilgili kurum, kuruluş veya teşekkülden onaylı belgeyi, özel sektörde çalışanlar için ise harita ve kadastro mühendisi olarak en az on yıl çalıştığını gösterir belgeyi,
İdareye ibraz etmeleri gerekir.
(2) Birinci fıkradaki belgeleri sunan başvuru sahiplerinin talepleri Kanun ve bu Yönetmeliğe uygunluğu yönüyle İdarece değerlendirilerek lisans belgesi almaya hak kazananlar belirlenir ve İdarenin resmî internet sitesinde yayımlanır.
(3) Lisans belgesi almaya hak kazananlardan 7 nci ve 8 inci maddelere göre belirlenen teminatın bankaya yatırılarak İdare adına bloke edildiğine dair belge istenir.
(4) Lisans belgesi almaya hak kazananlardan istenecek belgeler, İdarece 18/10/2019 tarihli ve 30922 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Devlet Arşiv Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak arşivlenir.'' kuralına yer verilmiş bulunmaktadır.
Yönetmelik kuralının, 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen, Lisanslı harita kadastro mühendislik bürosu açacaklarda aranacak şartlara ilişkin Kanun hükümlerine aykırı ya da onu aşar bir yönünün bulunmadığı; bu Yönetmelikle getirilen, lisans sahibi olabilmek için kamu veya özel sektörde beş yıl çalışmış olma şartının on yıl olarak değiştirilmesi konusunda ise önceki maddede yapılan değerlendirmelerin bu madde için de geçerli olduğu, bu bağlamda dava konusu düzenlemede hukuka aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin 27. maddesinin 2. fıkrası hakkında:
Yönetmeliğin, lisanslı büroların hizmet ücretleri başlıklı 27. maddesinin 2. fıkrasında; ''Ücret tarifesinin belirlenmesinde; işin yapım maliyeti ve kâr marjı dikkate alınır. Ücret tarifesinin belirlenmesinde ulaşım giderleri dikkate alınmaz. Ancak İdare tarafından belirlenecek olan fiyat tarifesine uygun olarak hesaplanan ulaşım gideri ilgilisinden ayrıca alınabilir.'' kuralına yer verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kural ile, ulaşım giderlerinin ayrıca alınacak olmasının uygulamada keyfilik doğuracağı, aynı yerde çalışan bürolardan birinin ulaşım giderlerini alıp diğerinin almadığı durumlarda fiyatın değişeceği, böylece kamu hizmeti yürüten lisanslı büroların güvenilirliğinin sarsılacağının iddia edildiği görülmektedir.
Lisanslı Harita Kadastro Mühendisliği hizmetinin tali unsurunu oluşturan, yere, zamana, kullanılan araç ve ekipmana göre değişkenlik gösteren ulaşım giderlerinin ücret tarifesinin belirlenmesinde dikkate alınmamasında hizmetin niteliğine aykırı ya da onu etkisiz kılan bir yönü bulunmamaktadır.
Öte yandan, ulaşım hizmetinin, talep sahibi tarafından da karşılanabileceği durumu dikkate alınarak ulaşım giderinin iş sahibinden ayrıca idare tarafından belirlenecek fiyat tarifesine göre alınmasına imkan tanıyan Yönetmelik kuralının hizmetin işleyişine ve lisanslı büroların güvenilirliğine etkisinden de söz edilemez. Buna göre, dava konusu düzenlemede hukuka aykırı bir durum bulunmamaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin 30. maddesinin 3. fıkrası hakkında:
Yönetmeliğin 30. maddesinin 3. fıkrasında; ''Bu Yönetmelik kapsamındaki iş ve işlemler için ilgilisi, il genelinde yetkili herhangi bir lisanslı büroyu seçerek işlem başvurusu yapmakta serbesttir. Lisanslı bürolar yapılan tüm başvuruları hizmet standartları süresinde karşılamakla yükümlüdür. İdare gerek gördüğü durumlarda kamu hizmetlerinin etkin ve verimli olacak şekilde yürütülmesi amacıyla lisanslı bürolar arasında iş dağıtımı yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.'' kuralı yer almaktadır.
İl ve ilçe merkezlerinde birden fazla lisanslı büro bulunabileceğinden iş sahiplerinin kendi tercihleri doğrultusunda istedikleri büroya işlerini yaptırmalarına imkan tanıma amacına yönelik olduğu anlaşılan düzenlemede, üst hukuk normlarına, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı bir durumun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin 36. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 3. fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 5. fıkrasının (ç) ve (e) bentleri hakkında:
Yönetmeliğin, denetime tabi hususlar ve uygulanacak disiplin cezaları başlıklı 36. maddesinin:
2\. fıkrasında, uyarma cezasının, lisanslı mühendisin, hizmet ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesi olarak tanımlanmış,
a) Görevine yakışmayan tutum ve davranışta bulunulması,
c) Görevine veya iş sahiplerine karşı ilgisiz kalınması,
uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Yönetmeliğin 36. maddesinin 3. fıkrasında, kınama cezasının, lisanslı mühendisin hizmet ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesi olarak tanımlanmış,
c) Görev yerinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunulması,
d) İdare ve lisanslı büronun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunulması,
kınama cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Yönetmeliğin 36. maddesinin 5. fıkrasında, lisansın sürekli iptalinin bir daha lisanslı mühendislik faaliyetinde bulunmamak üzere iptal edilmesi olarak tanımlanmış,
ç) Kontrol, denetim ve incelemenin engellenmesi,
e) Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlenmesi,
lisansın sürekli iptali cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Yönetmelikte yer verilen denetime tabi hususlar ve uygulanacak disiplin cezaları ile bu cezaları gerektiren fiil ve hallerin, 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun'un 4/A maddesinde belirtilen disiplin suç ve cezalarının tekrarından ibaret olduğu görülmektedir. Buna göre üst hukuk normlarına uygun olarak düzenlenen dava konusu yönetmelik hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin 44. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi hakkında:
Yönetmeliğin 44. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, ''Bu Yönetmelikte belirtilen süre içerisinde geçerli ve kabul edilebilir özre dayanmaksızın lisans belgesinin teslim alınmaması, çalışmaya başlanılmaması veya fiilen görevinin başında bulunulmaması'' lisansın iptal edilmesi sonucunu doğuran fiil ve haller arasında sayılmıştır.
5368 sayılı Kanunun 1. maddesinde belirtildiği üzere, kadastro teknik hizmetlerinden tescile tâbi olmayan aplikasyon, yer gösterme ve plan örneği işlemlerinin yapım ve kontrolü, tescile tâbi olan cins değişikliği, arzî irtifak hakkı tesisi veya terkini, birleştirme ve muhdesatın terkini işlemlerinin yapım sorumluluğu ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenecek kadastro teknik hizmetleri niteliğindeki diğer işler lisanslı harita kadastro mühendislik bürolarınca yerine getirilmektedir. Bu bağlamda lisanslı harita kadastro mühendislik bürolarının yürüttüğü hizmetin, kamu hizmeti olduğu tartışmasızdır. Yukarıda belirtilen iş ve faaliyetler ve yürütülen hizmetin gereği lisanslı harita ve kadastro mühendisliği faaliyetinin görev başında bulunmakla yerine getirilebileceği ve geçerli bir özre dayanmaksızın da aksatılmaması gerektiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki, görev başında bulunmaktan kastın fiili olarak sürekli büroda bulunma olarak değerlendirilemeyeceği hususu da dikkate alındığında dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi hakkında:
Yönetmeliğin "Yapılan işlerin izlenmesi ve yetkili birim" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrası ile Yönetmelik kapsamındaki hizmet katılım paylarının izlenmesine ilişkin iş ve işlemlerin Kadastro Dairesi Başkanlığınca yürütüleceği düzenlenmiştir.
Anayasada öngörülen temel hak ve hürriyetlerin kullanılması için Devlet, bireylerin hukuka olan inançlarını ve güvenlerini korumakla yükümlüdür. Bu bağlamda, “Hukuki güvenlik” ve “belirlilik” hukuk devletinin temel ilkelerindendir. Belirlilik, bireyin hangi somut eylem ve olguya hangi hukuki müeyyidenin veya neticenin bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmesi anlamına gelir.
Yönetmeliğin dava konusu maddesi incelendiğinde; hizmet katılım payının tanımına ve hangi hallerde kimlerden alınacağına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği gibi, dayanak Kanun'da da hizmet katılım payına ilişkin bir kural bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu hükmün, Yönetmeliğin amacıyla ve sistematiğiyle bağdaşmadığı gibi, bir düzenleyici işlemde olması gereken "açık ve belirgin olma" niteliğini taşımadığından dava konusu düzenlemenin hukuki güvenlik (belirlilik) ilkesine aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmaktadır.
Buna göre, Yönetmeliğin, ''Yapılan işlerin izlenmesi ve yetkili birim" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Hizmet katılım payı ..." ibaresinde hukuka uyarlılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmeliğin;
\- 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Hizmet katılım payı ..." ibaresinin iptaline, bendin diğer kısımlarına ilişkin iptali isteminin reddine;
\- 5. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin; 11. maddesinin, 27. maddesinin 2. fıkrasının; 30. maddesinin 3. fıkrasının; 36. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (c) bentlerinin, 3. fıkrasının (c) ve (d) bentlerinin, 5. fıkrasının (ç) ve (e) bentlerinin; 44. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin iptali istemlerinin reddine,
karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
29/06/2005 tarih ve 25860 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun, 27/04/2021 tarih ve 31467 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7317 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleriyle değiştirilmiş, bunun üzerine 25/09/2021 tarih ve 31609 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmelik hükümleri yürürlüğe konularak 15/06/2013 tarihli ve 28678 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
Dava konusu düzenlemenin hukuka uygunluk denetimi, davacının iddiaları ile sınırlı olarak yapılmıştır.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün düzenlendiği Otuzdördüncü Bölümünün, dava konusu Yönetmeliğin yayım tarihinde yürürlükte bulunan haliyle;
"Amaç" başlıklı 478. maddesinde,
"(1) Bu Bölümün amacı; mülkiyet hakkını tespit etmek üzere taşınmazların kadastro çalışmalarını planlamak, yürütmek, yenilenmesini ve güncellenmesini sağlamak, tapu sicillerini oluşturmak, arşivlenerek korunmasını sağlamak, toplu değerleme faaliyetlerini düzenlemek ve yürütmek, harita yapmak, üretim standartlarını tespit etmek ve arşivlenmesini sağlamak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları ile teşkilatlanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." hükmüne;
"Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri" başlıklı 480. maddesinde,
"(1) Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri şunlardır:
...
b) Ülkenin kadastrosunu yapmak, değişiklikleri takip etmek, tapu planlarının yenilenmesini ve güncellenmesini sağlamak, bunlara ilişkin kontrol ve denetim hizmetlerini yürütmek.
c) Büyük ölçekli kadastral ve topografik haritaların üretilmesi amacı ile jeodezik altyapı, havadan fotoğraf alımı, 1/5000 ve daha üst ölçekli fotogrametrik ve yersel harita üretim hizmetlerini yapmak veya yaptırmak, kontrol etmek, denetlemek ve temel prensipleri tespit etmek.
...
f) 16/6/2005 tarihli ve 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun hükümlerine göre harita ve kadastro mühendislik bürolarına lisans vermek, bu büroların faaliyet usul ve esaslarını belirlemek ve denetlemek.
ğ) Genel Müdürlüğün görev, hizmet ve faaliyetleri ile ilgili olarak diğer kamu kurum ve kuruluşları ile meslek kuruluşlarınca uyulacak esasları belirlemek, koordinasyonu sağlamak.
ı) Kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle verilen diğer görevleri yerine getirmek." düzenlemesine;
"Hizmet birimlerinin görevleri" başlıklı 484. maddesinde,
"(1) Merkez teşkilatının hizmet birimlerinin görevleri şunlardır:
...
b) Kadastro Dairesi Başkanlığı:
1) Kadastro hizmetlerinin etkin ve zamanında sunulmasını sağlamak, kadastro işlemlerinin mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmesini sağlamak için gerekli düzenlemeleri yapmak.
...
3) 5368 sayılı Kanun hükümlerine göre harita ve kadastro mühendislik bürolarına lisans vermek, bu büroların faaliyet usul ve esaslarını belirlemek, sicil ve kaydını tutmak.
...
7) Kadastro ve teknik işlemler ile ilgili her türlü konuyu incelemek ve sonucunu bildirmek.
8) Kadastro çalışmalarının teknik işlerinin bir kısmını veya tamamını gerçek veya tüzel kişilere yaptırmak, sonuçlarını takip etmek ve denetlemek.
9) Talebe bağlı işlemler ile imar, toprak ve tarım reformu, arazi toplulaştırması, afet ve diğer sebeplerle meydana gelen zemin düzenlemeleri ve değişikliklerin tescili ile ilgili teknik işlerin yapılmasını planlamak, izlemek ve gerekli tedbirleri almak." düzenlemesine yer verilmiştir.
15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun'un, 5728 ve 7317 sayılı Kanunlarla değişik;
"Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde,
"Bu Kanunun amacı, kadastro teknik hizmetlerinin yerine getirilmesini sağlayacak lisanslı harita ve kadastro mühendislerinin faaliyet, denetim ve sorumluluklarına ve kuracakları harita ve kadastro bürolarına dair esas ve usûlleri belirlemektir.
Kadastro teknik hizmetlerinden tescile tâbi olmayan aplikasyon, yer gösterme ve plan örneği işlemlerinin yapım ve kontrolü, tescile tâbi olan cins değişikliği, arzî irtifak hakkı tesisi veya terkini, birleştirme ve muhdesatın terkini işlemlerinin yapım sorumluluğu ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenecek kadastro teknik hizmetleri niteliğindeki diğer işler lisanslı harita kadastro mühendislik bürolarınca yerine getirilir. Lisanslı harita ve kadastro mühendisleri, bu Kanun kapsamında faaliyetlerini yürüttükleri süre içerisinde serbest harita ve kadastro mühendislik ve müşavirlik faaliyeti de yürütebilirler. Kamu kurum ve kuruluşlarının diğer kanunlar ve ilgili mevzuata göre hak, görev ve yetkileri devam eder." düzenlemesine;
"Lisanslı harita kadastro mühendislik bürosu açacaklarda aranacak şartlar" başlıklı 2. maddesinde,
"Lisanslı harita kadastro mühendislik bürolarının açılıp işletilmesi, lisans sahibi olanlara aittir.
Lisans sahibi olabilmenin genel şartları şunlardır:
a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.
b) Kamu haklarından mahrum bulunmamak.
c) Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmak.
d) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve vergi kaçakçılığı ile haksız mal edinme suçlarından hapis cezasına mahkûm olmamak.
e) Devlet memurluğundan çıkarılma cezası almamış olmak.
Lisans sahibi olabilmenin özel şartları ise şunlardır:
a) Harita ve kadastro mühendisleri odasına kayıtlı bulunmak.
b) Kamu veya özel sektörde harita ve kadastro mühendisi olarak en az on yıl çalışmış olmak.
c) Müracaat tarihinde, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu hükümleri uyarınca meslekten geçici men cezası veya ihraç cezası almamış olmak.
d) Elli bin Türk Lirası tutarındaki teminatı bankaya yatırarak Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü adına bloke ettirmek.
e) (Mülga:21/4/2021-7317/2 md.)
Bu maddenin üçüncü fıkrasının (d) bendinde yer alan miktar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Teminatların alınması, saklanması ve iadesine ilişkin hususlar Maliye Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle çıkarılacak yönetmelikte belirlenir." düzenlemesine;
"Kuruluş, görev, lisans verilmesi ve denetim" başlıklı 4. maddesinde,
"2 nci maddede yer alan şartları taşıyan ve lisans başvurusunda bulunan mühendislere, lisanslı harita ve kadastro mühendislik faaliyeti yürütebilmeleri için Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından lisans verilir.
Lisanslı harita kadastro mühendislik büroları il genelinde yetkili olmak üzere lisanslı mühendisin talep ettiği ilçede kurulur.
Lisanslı harita kadastro mühendislik büroları, meslek alanıyla ilgili mühendis, tekniker veya teknisyen unvanlarında en az 3 kişi çalıştırmakla yükümlüdür. Bu hüküm doğrultusunda çalıştırılanlardan en az birinin lisans sahibi dışında bir mühendis olması zorunludur.
Lisansların verilmesi, iptal edilmesi ve sicillerin tutulması ile lisanslı büro faaliyetlerinin denetimini yaparak uyarma, kınama, lisansın geçici veya sürekli iptali cezalarını vermeye Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü yetkilidir.
Bu Kanun kapsamına giren işlem başvuruları, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen yöntemlerle yapılır.
Kuruluş, görev, lisans verilmesi, iş dağıtımı, lisanslı büro yetkilendirmesi ve denetime ilişkin usul ve esaslar ile mekân, personel ve donanımlarına ilişkin hususlar yönetmelikte belirlenir." düzenlemesine;
"Disiplin suç ve cezaları" başlıklı 4/A maddesinde,
"Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, kadastro teknik hizmetleri kapsamında yaptıkları iş ve işlemler ile mekân, personel, donanım ve arşiv düzeni ile ilgili konularda lisanslı harita kadastro mühendislik bürolarını ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde denetler. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, denetim, inceleme ve soruşturma sonucu tespit ettiği hata, eksiklik ve olumsuzluklardan dolayı lisanslı harita ve kadastro mühendislerine uyarma, kınama, lisansın geçici iptali ve lisansın sürekli iptali cezalarını verir.
Uyarma: Lisanslı mühendisin, hizmet ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Görevine yakışmayan tutum ve davranışta bulunulması.
b) İlgili mevzuat hükümleri ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen usul ve esasların tam ve zamanında yerine getirilmesinde gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi veya hatalı iş ve işlemlere sebebiyet verilmesi.
c) Görevine veya iş sahiplerine karşı ilgisiz kalınması.
ç) Çalışma saatleri içerisinde büronun hizmete hazır bulundurulmaması.
d) Tabelanın Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün belirlediği biçimde olmaması veya asılı bulundurulmaması.
e) Asgari büro mekânı, asgari donanım veya asgari personel bulundurma koşullarının sağlanmasına dair idarî kararlara uyulmaması.
f) İş kabul ve sözleşmesi esaslarına uyulmaması.
g) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen eğitimlere katılınmaması.
Kınama: Lisanslı mühendisin hizmet ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) İlgili mevzuat hükümleri ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen usul ve esaslara kasıtlı olarak uyulmaması, kasten hatalı iş ve işlemlere sebebiyet verilmesi.
b) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü görevlilerine, iş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşılması.
c) Görev yerinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunulması.
ç) İmza yetkisi devri esaslarına aykırı davranılması.
d) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve lisanslı büronun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunulması.
e) Hizmetle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunulması.
Lisansın geçici iptali: Fiilin ağırlık derecesine göre lisanslı mühendisin faaliyetlerinin 6 ay ila 3 yıl arasında durdurulmasıdır. Lisanslı mühendislerin;
a) İki yıl içinde üç defa uyarma veya iki defa kınama cezası almış olmaları halinde lisansları 1 yıl süreyle,
b) Kullanılmış teminatları öngörülen sürede tamamlamamaları veya teminatları öngörülen sürede yenilememeleri durumlarında lisansları teminatın yenilenmesine kadar,
c) Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasınca verilen meslekten süreli men cezası almış olmaları halinde lisansları men süresi kadar,
ç) Lisanslı büro çalışma mekânlarında 1 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenen hizmetler ile diğer kanunlarla kendilerine verilen görevler dışında işlem yapmaları durumunda lisansları 1 yıl süreyle,
d) Kayıt dışı iş almaları ve işlem yapmaları durumunda lisansları 1 yıl ila 3 yıl süreyle,
e) Kasıtlı olarak birden çok işlemde, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununa uygun olarak belgelerini tevsik etmemeleri halinde lisansları 6 ay ila 3 yıl süreyle,
f) Hizmetin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapılması, kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunulması, hizmet mekânı içerisinde siyasi içerikli materyal ve belge bulundurulması ve asılması durumunda lisansları 1 yıl ila 3 yıl süreyle, iptal edilir.
Lisansın sürekli iptali: Bir daha lisanslı mühendislik faaliyetinde bulunmamak üzere lisansın iptal edilmesidir. Lisansın sürekli iptali cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) İki defa lisansın geçici iptali cezası alınması.
b) Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasınca verilen meslekten sürekli men cezası alınması.
c) Lisanslı mühendisin ayrı bir lisanslı büro açması veya lisans hakkını devretmesi.
ç) Kontrol, denetim ve incelemenin engellenmesi.
d) Hizmet ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun, kendine veya üçüncü kişilere çıkar sağlanması.
e) Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlenmesi.
Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir.
Uyarma veya kınama cezasını gerektiren fiil veya hallerin, iki yıl içerisinde tekerrür etmesi halinde bir derece ağır ceza uygulanır.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından; uyarma ve kınama cezasını gerektiren fiil ve hallerin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde, lisansın geçici ve sürekli iptali cezasını gerektiren fiil ve hallerin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallere, işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Lisans sahibinin savunması alınmadan bu Kanunda belirtilen disiplin cezaları verilemez. Lisans sahibinden, hakkında isnat edilen suçla ilgili tebliğ tarihinden itibaren en az yedi günlük süre içinde yazılı olarak savunma yapması istenir. Süresinde savunma yapılmaması halinde, savunma hakkından vazgeçilmiş sayılır.
Bu Kanun hükümlerine göre verilen disiplin cezaları kesin olup, verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir. " düzenlemesine;
"Yemin ve sorumluluk" başlıklı 5. maddesinde,
"Lisans sahibi, bu Kanun kapsamındaki görevine fiilen başlamadan önce, o yer sulh hukuk mahkemesinde görevini doğru ve tarafsız olarak yürüteceğine, bu Kanun hükümlerine ve ilgili mevzuata aykırı hareket etmeyeceğine ve ettirmeyeceğine dair yemin eder.
Bu Kanun kapsamında yapılan iş ve işlemlerden; tescile tâbi olmayanların yapım ve kontrolünden, tescile tâbi olanların ise yapımından lisans sahibi kişi sorumludur. Lisanslı harita kadastro mühendislik bürolarında, bu Kanun kapsamında belirtilen hizmetleri yapmakla yetkilendirilenler Türk Ceza Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılır ve büroların işlemlerinden dolayı zarar doğması halinde kusuru bulunana 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1007 nci maddesi uyarınca rücu edilir.
Lisans sahibi harita ve kadastro mühendisi, görevinde bulunmadığı hallerde imza yetkisini en fazla bir ay süre ile aynı büroda çalışan en az iki yıl harita ve kadastro hizmetlerinde deneyimli, bir başka harita ve kadastro mühendisine devredebilir. Ancak; bu durumda imza devrinde bulunan lisans sahibi iş ve işlemlerden müteselsilen sorumludur.
İmza yetkisinin hangi şartlarda ve ne şekilde verilebileceği yönetmelikte belirlenir." düzenlemesine;
"Büro tescili" başlıklı 6. maddesinde,
"Lisans sahibi, lisanslı harita kadastro mühendislik bürolarının harita ve kadastro mühendisleri odasına büro tescillerini yaptırmak zorundadır." düzenlemesine;
"Yasaklar" başlıklı 7. maddesinde,
"Lisanslı harita ve kadastro mühendisleri, lisans hakkını devredemez ve şube veya irtibat bürosu adı altında birden fazla büro açamaz. Ancak, yetkili oldukları il dâhilinde lisanslı büro kurulmamış ilçelerde şube veya irtibat bürosu açabilirler. Bu yasaklara uymayanlar hakkında 4/A maddesinin disiplin cezalarına ilişkin hükümleri uygulanır.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden ayrılanlar son iki yıl içinde görev yaptıkları kadastro müdürlüklerinin yetki alanı sınırları içinde üç yıl süre ile lisanslı büro açamazlar." düzenlemesine;
"Tutulacak defter ve belgeler ile uygulanacak ücretler" başlıklı 8. maddesinde,
"Lisanslı harita kadastro mühendislik büroları, malî mevzuat gereği tutacakları kayıtlar ile yönetmelikte belirlenecek kayıt ve defterleri tutmak zorundadırlar.
Lisans sahiplerine çalışma konuları ile ilgili bilgi ve belgelerin verilmesi, kullanılması ve hizmetle ilgili ücret tarifelerinin hazırlanmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikte belirlenir.
Hizmet ile ilgili ücret tarifeleri, her yıl harita kadastro mühendisleri odasının görüşü alınmak suretiyle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenir." düzenlemesine;
"Lisansın iptali" başlıklı 9. maddesinde,
"Lisans;
a) Lisans sahibinin isteği,
b) Lisanslı harita kadastro mühendislik bürosu açmak için bu Kanunda belirtilen şartların kaybedilmesi veya bu şartları taşımadığının sonradan anlaşılması,
c) 4/A maddesinin beşinci fıkrası kapsamında iptal cezası verilmesi,
d) Lisanslı mühendisin altmış beş yaşını doldurmuş olması,
Hallerinde iptal edilir." düzenlemesine;
"Cezai hükümler" başlıklı 10. maddesinde,
"Bu Kanunun 4/A maddesi ile 8 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları hükümlerine aykırı davranışta bulunanlara, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde, bin Türk Lirasından elli bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce verilir. Bu madde kapsamında verilen idari para cezalarına karşı tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir." düzenlemesine;
"Yönetmelik" başlıklı 11. maddesinde,
"Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler, harita ve kadastro mühendisleri odasının görüşleri alınmak suretiyle doksan gün içerisinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce hazırlanarak yürürlüğe konulur." düzenlemesine;
Yukarıda aktarılan Kanun hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve 25/09/2021 tarih ve 31609 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmeliğin;
"Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde,
"(1) Bu Yönetmelik, lisanslı harita kadastro mühendisleri ve bürolarının çalışma usul ve esaslarını belirleyerek, kadastro teknik hizmetlerinin yerine getirilmesini sağlamak ve uygulamayı yönlendirmek amacıyla hazırlanmıştır.
(2) Bu Yönetmelik, lisanslı harita kadastro mühendisleri ve bürolarıyla ilgili lisans alma, kuruluş, görev, yetki ve sorumluluk, disiplin işleri, personel, görevin ifa edileceği mekân ve donanım, teminat alınması, teminatın saklanması ve iadesi, iş dağıtımı, denetim, imza yetkisinin devri, bilgi ve belgelerin verilmesi ve kullanılması, kayıt ve defterlerin tutulması, lisansın iptali ile hizmetle ilgili ücret tarifelerine ilişkin usul ve esasları kapsar." hükmüne;
"Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinde,
"(1) Bu Yönetmelikte yer alan;
a) Denetim elemanı: İdarece lisanslı harita kadastro mühendislik büroları hakkında denetim, inceleme ve soruşturma yapmak üzere görevlendirilen personel ile müfettişleri,
b) Disiplin cezası: Lisanslı mühendislerin, Kanun ve bu Yönetmelikle belirlenen kurallara uymamaları hâlinde verilen uyarma, kınama, lisansın geçici iptali ve lisansın sürekli iptali cezalarından birisini,
c) İdare: Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünü,
ç) İrtibat bürosu: Lisanslı büronun kurulmadığı ilçelerde Kanun ve bu Yönetmelikte belirtilen işlem talebinin alınması ve sonucunun ilgilisine bildirilmesi amacıyla kurulan büroyu,
d) Kadastro teknik hizmetleri: Lisanslı harita kadastro mühendislik bürolarınca yerine getirilecek olan tescile tâbi olmayan aplikasyon, parselin yerinde gösterilmesi, plan örneği verilmesi ile tescile tâbi olan cins değişikliği, arzî irtifak hakkı tesisi veya terkini, birleştirme ve muhdesatın terkini ile 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun ek 5 inci maddesi gereğince hatalı bağımsız bölüm veya blok numarası düzeltilmesi işlemlerine yönelik talebe bağlı hizmetleri,
e) Kadastro müdürlüğü: Lisanslı büronun yetki alanından sorumlu kadastro müdürlüğünü,
f) Kanun: 16/6/2005 tarihli ve 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanunu,
ğ) Lisanslı büro: Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hizmetler ile diğer kanunlarla kendilerine verilen görevleri yapmakla sınırlı olmak kaydıyla lisans alan lisanslı harita kadastro mühendislik bürolarını,
h) Lisanslı büro teknik personeli: Lisanslı büroda çalışan meslek alanı ile ilgili mühendis, teknisyen veya tekniker unvanına sahip personeli,
ı) Lisanslı büro komisyonu: Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Komisyonunu,
i) Lisanslı mühendis: Lisans belgesini almış olan mühendisi,
j) Mühendis: Harita ve kadastro, harita, jeodezi ve fotogrametri, geodezi, geomatik mühendisi veya yüksek mühendisi,
k) Oda: TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odasını,
l) Şube: Lisanslı büronun kurulmadığı ilçelerde Kanunda ve bu Yönetmelikte belirtilen hizmetlerin karşılanması amacıyla kurulan büroyu,
m) TMMOB: Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğini, ifade eder." hükmüne;
"İdarenin görevleri, yetkileri ve lisanslı büro komisyonu kurulması" başlıklı 4. maddesinde,
"(1) İdare bu Yönetmelik çerçevesinde;
a) Lisans belgesi verilmesi için yapılan başvuruların değerlendirilmesi ve lisans belgesinin verilmesi,
b) Odanın görüşü alınmak suretiyle lisanslı büro hizmet ücretlerinin belirlenmesi,
c) Lisans belgesi, tabela, büro kaşesi, tip sözleşme, basılı evrak şekil, standart ve içeriklerinin belirlenmesi,
ç) Meslek içi eğitimlerin plânlanması,
d) Lisanslı büroların faaliyetleri ile iş ve işlemlerinin denetlenmesi, gerektiğinde ilgililer hakkında inceleme ve soruşturma yapılması, denetim, inceleme ve soruşturma sonucunda tespit edilen hususların değerlendirilmesi ve gereğinin yapılmasına yönelik talimat verilmesi ile itirazların değerlendirilerek sonuca bağlanması,
e) Lisanslı bürolar tarafından elektronik ortamda veya fiziksel olarak tutulan arşiv, iş ve işlemlerin kontrolünün sağlanması,
f) Lisanslı mühendisler hakkında uyarma, kınama, lisansın geçici ve lisansın sürekli iptali disiplin cezaları ile idari para cezalarının verilmesi,
g) İş dağıtımının belirlenmesi, konularında görevli ve yetkilidir.
(2) Lisanslı büro komisyonu; Kadastro Dairesi Başkanlığının bağlı olduğu Genel Müdür Yardımcısının başkanlığında, Teftiş Kurulu Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, Kadastro Dairesi Başkanı ve lisanslı büro birim sorumlusu olmak üzere beş asıl üyeden oluşur. Lisanslı büro komisyonu üye tam sayısı ile toplanır ve salt çoğunluk ile karar verir. Komisyon başkanı ve üyeleri; eşleri, ikinci dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile disiplin soruşturmasını yaptıkları lisanslı mühendisler hakkındaki toplantılara katılamaz. Komisyon başkanı ve üyelerinin yokluklarında toplantıya vekilleri katılır. Komisyonun sekretarya hizmetleri Kadastro Dairesi Başkanlığınca yürütülür. Aşağıda belirtilen görev ve yetkiler, lisanslı büro komisyonu tarafından yerine getirilir:
a) Lisanslı mühendisler hakkında önerilen lisansın geçici iptali ve lisansın sürekli iptaline ilişkin disiplin cezalarını dosya üzerinden karara bağlamak ve verilen gerekçeli kararı Genel Müdür onayına sunmak.
b) Kadastro Dairesi Başkanının teklifi ve Genel Müdürün onayı ile komisyonda görüşülmesine karar verilen konuları inceleyerek karar vermek ve Genel Müdürün onayına sunmak." hükmüne;
"Lisans alabilmek ve lisanslı büro açabilmek için aranan şartlar" başlıklı 5. maddesinde,
"(1) Lisans sahibi olabilmenin genel şartları şunlardır:
a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak.
b) Kamu haklarından mahrum bulunmamak.
c) Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmak.
ç) Devlet memurluğundan çıkarılma cezası almamış olmak.
d) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, terörizmin finansmanı, kaçakçılık ve vergi kaçakçılığı ile haksız mal edinme suçlarından hapis cezasına mahkûm olmamak.
e) Görevini sürekli olarak yapmasına engel olabilecek vücut veya akıl hastalığı veya engellilik hali bulunmamak.
f) 65 yaşını doldurmamış olmak.
(2) Lisans sahibi olabilmenin özel şartları şunlardır:
a) Odaya kayıtlı bulunmak.
b) Kamu veya özel sektörde harita ve kadastro mühendisi olarak en az on yıl çalışmış olmak.
c) Lisans başvuru tarihinde, 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu hükümleri uyarınca meslekten geçici men cezası veya ihraç cezası almamış olmak.
ç) Her yıl yeniden değerleme oranında arttırılacak olan 50.000 TL tutarındaki teminatı bankaya yatırarak İdare adına bloke ettirmek.
(3) Lisanslı büro açabilmek için bu maddede belirtilen şartları taşıdığının belgelendirilmesi gerekir." hükmüne;
"Lisanslı büro kurulacak yerlerin belirlenmesi" başlıklı 6. maddesinde,
"(1) Lisanslı bürolar, il genelinde yetkili olmak üzere lisanslı mühendis tarafından talep edilen ilçede kurulur.
(2) İdare, zorunlu gördüğü hallerde, il genelinde lisanslı büro kurulmamış yerlerde, komşu illerde yetkili bulunan bir veya birkaç lisanslı büroyu yetkilendirebilir." hükmüne;
"Lisanslı büro açacaklardan istenecek belgeler ve başvuruların değerlendirilmesi" başlıklı 11. maddesinde,
"(1) Lisans belgesi alma şartlarını taşıyan ve lisans belgesi başvurusunda bulunan mühendislere, lisanslı harita ve kadastro mühendislik faaliyeti yürütebilmeleri için İdare tarafından lisans belgesi verilir. Hak sahipleri tarafından lisans belgesi almak için yapılacak başvuruda;
a) Adli sicil kaydının bulunmadığına ilişkin yazılı beyanı,
b) Sağlık açısından görevini devamlı yapmasına engel bir durumu olmadığına ilişkin yazılı beyanı,
c) Erkek adaylar için askerlikle ilişiği olmadığına dair yazılı beyanı,
ç) 6235 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uyarınca meslekten geçici men, ihraç veya ilgili mevzuatına göre ihalelerden men cezası almamış olduğuna dair belgeyi,
d) Diploma ya da bitirme belgesinin aslı veya İdarece onaylı örneğini,
e) Oda tarafından düzenlenmiş oda sicil kayıt belgesinin aslı veya İdarece onaylı örneğini,
f) Kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarında çalışanlar için en az on yıl mühendis olarak çalıştığına dair ilgili kurum, kuruluş veya teşekkülden onaylı belgeyi, özel sektörde çalışanlar için ise harita ve kadastro mühendisi olarak en az on yıl çalıştığını gösterir belgeyi,
İdareye ibraz etmeleri gerekir.
(2) Birinci fıkradaki belgeleri sunan başvuru sahiplerinin talepleri Kanun ve bu Yönetmeliğe uygunluğu yönüyle İdarece değerlendirilerek lisans belgesi almaya hak kazananlar belirlenir ve İdarenin resmî internet sitesinde yayımlanır.
(3) Lisans belgesi almaya hak kazananlardan 7 nci ve 8 inci maddelere göre belirlenen teminatın bankaya yatırılarak İdare adına bloke edildiğine dair belge istenir.
(4) Lisans belgesi almaya hak kazananlardan istenecek belgeler, İdarece 18/10/2019 tarihli ve 30922 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Devlet Arşiv Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak arşivlenir." hükmüne;
"Lisanslı mühendislerin eğitimi" başlıklı 16. maddesine,
"(1) Lisanslı büro kurmaya hak kazanarak faaliyete başlayan lisanslı mühendislere, İdarece kadastro teknik hizmetleri ile tapu ve kadastro mevzuatı konularında en az iki gün süreli zorunlu ve ücretli uygulama eğitimi verilir.
(2) Uygulama eğitimi almış ve faaliyetine devam eden lisanslı mühendislere, İdare tarafından ihtiyaç duyulması durumunda mevzuat hakkında en az iki gün süreli, zorunlu ve ücretli eğitim verilir." hükmüne;
"Kuruluş" başlıklı 17. maddesinde,
"(1) Lisans belgesini alan lisanslı mühendisin, kuruluş için yemin etmesi, ilgili mevzuat uyarınca işyerini kurması, büro tescilini Odaya yaptırması ve büro kaşesini İdareden alması gerekir." hükmüne;
"İşyerinin büro tescili" başlıklı 19. maddesinde,
"(1) Lisanslı mühendis, işyerinde bulundurulması zorunlu asgarî personel ve donanım listesini, lisans belgesi ve yemin tutanağının birer örneğini Odaya vererek, kurduğu işyeri adresinde fiilen göreve başlamadan önce lisanslı büro tescilini Odaya yaptırır." hükmüne;
"Büro kaşesi" başlıklı 20. maddesinde,
"(1) Türkiye Cumhuriyeti "T.C." kısaltmasını, yetkili olduğu ili ve büronun kurulduğu ilçeyi, lisans numarasını, lisans sahibinin adı ve soyadını ve "Lisanslı Harita Kadastro Mühendislik Bürosu" ibarelerini içeren lisanslı büro kaşesi İdarece yaptırılır.
(2) Lisanslı mühendis, mahkeme yemin tutanağını, oda tescil belgesinin Oda veya İdare tarafından onaylanmış örneğini dilekçesine ekleyerek, büro kaşesini almak için İdareye başvurur. İdare, bir hafta içinde lisanslı mühendise büro kaşesini belirlenen bedel karşılığında zimmetle verir."
(3) Kaşesini alan lisanslı mühendisin bu Yönetmelik kapsamındaki hizmetleri yürüteceğine dair yetki alanındaki ilgili kurum ve kuruluşlara gerekli bilgilendirme kadastro müdürlüğünce yapılır." hükmüne;
"Çalışmaya başlama" başlıklı 21. maddesinde,
(1) Lisanslı mühendis, lisans belgesini aldığı tarihten itibaren, mücbir sebep halleri saklı kalmak kaydıyla, bir ay içinde çalışmaya başlamak zorundadır.
(2) Lisanslı mühendis çalışmaya başladığını ve işyeri adresini bir yazıyla mülki amirliklere, kadastro müdürlüğüne ve oda temsilciliğine bildirir. Usulüne uygun olarak bildirim yapılmadığı ve İdarece belirlenen esaslara uyulduğuna ilişkin ilgili kadastro müdürlüğünce uygun görüş verilmediği sürece lisanslı büro çalışmaya başlayamaz." hükmüne;
"Görev, yetki ve sorumluluk" başlıklı 22. maddesinde,
"(1) Lisanslı büro, Kanun ve bu Yönetmelikte belirlenen kadastro teknik hizmetlerinden tescile tâbi olmayan aplikasyon, yer gösterme ve plan örneği işlemlerinin yapım ve kontrolü, tescile tâbi olan cins değişikliği, arzî irtifak hakkı tesisi veya terkini, birleştirme ve muhdesatın terkini işlemlerinin yapım sorumluluğu, 4/12/1984 tarihli ve 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında yetkili makam tarafından kadastro müdürlüklerinden talep edilen ve kadastro teknik hizmetlerinden olan yer gösterme ve aplikasyon işlemlerinin yapılması ve talep edilen makama sunulması ile İdarece belirlenecek kadastro teknik hizmetleri niteliğindeki diğer iş ve işlemleri yapmakla görevli, yetkili ve sorumludur.
(2) Lisanslı mühendisler, Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenen hizmetler ile diğer kanunlarla kendilerine verilen görevleri yerine getirmekle sorumludurlar. Faaliyetlerini yürüttükleri süre içerisinde serbest harita ve kadastro mühendislik ve müşavirlik faaliyeti de yürütebilirler. Kamu kurum ve kuruluşlarının diğer kanunlar ve ilgili mevzuata göre hak, görev ve yetkileri devam eder.
(3) Lisanslı büroların görev alanına giren işler, lisanslı mühendisler ve ilgili mevzuatın izin verdiği durumlarda kadastro müdürlükleri dışında başka kişi veya kuruluşlar tarafından yapılamaz." hükmüne;
"Hizmet yükümlülüğü ve davranış ilkeleri" başlıklı 24. maddesinde,
"(1) Lisanslı büro, çalışmaya başladığı tarih itibarıyla, yetki alanı sınırları içerisindeki kadastro teknik hizmetlerini yürütmekle yükümlüdür.
(2) Lisanslı mühendis, görevinin gerektirdiği itibar ve güveni hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla gösterir. Görevi ile ilgili olarak hiç kimseye haksız kazanç sağlayamaz. Kanun ve bu Yönetmelikte getirilen yükümlülükleri yerine getirmekten alıkoyan hiçbir yükümlülük altına giremez." hükmüne;
"Lisanslı büroların hizmet ücretleri" başlıklı 27. maddesinde,
"(1) Lisanslı büroların kadastro teknik hizmetlerine yönelik ücret tarifeleri, ilk kez belirleme dışında, her yıl Ocak ayının ilk haftası içerisinde İdare tarafından Odanın da görüşü alınarak belirlenir ve ilan edilir. Lisanslı bürolar belirlenen ücret tarifesine göre ücret alırlar.
(2) Ücret tarifesinin belirlenmesinde; işin yapım maliyeti ve kâr marjı dikkate alınır. Ücret tarifesinin belirlenmesinde ulaşım giderleri dikkate alınmaz. Ancak İdare tarafından belirlenecek olan fiyat tarifesine uygun olarak hesaplanan ulaşım gideri ilgilisinden ayrıca alınabilir.
..." hükmüne;
"Çalışma saatleri zorunluluğu, adres bildirimi ve değişikliği" başlıklı 28. maddesinde,
"(1) Lisanslı büroların, resmî çalışma saatleri içerisinde hizmete açık bulundurulması zorunludur.
(2) Lisanslı mühendis, işyeri adresini ve değişikliğini ilgili Kanun ve bu Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde tescil ettirmek ve bildirmekle yükümlüdür." hükmüne;
"İş dağıtımı ve kabulü" başlıklı 30. maddesinde,
"(1) Lisanslı bürolar, görevleri kapsamındaki işleri kabul etmek, hukukî ve teknik bir engel olmadıkça işlerin gereğini yerine getirmek zorundadır.
(2) Talep edilen işi, mevzuatına uygun olarak İdare tarafından belirlenen kamu hizmet standartlarındaki azamî iş bitirme süreleri içerisinde sonuçlandırmakla yükümlüdür.
(3) Bu Yönetmelik kapsamındaki iş ve işlemler için ilgilisi, il genelinde yetkili herhangi bir lisanslı büroyu seçerek işlem başvurusu yapmakta serbesttir. Lisanslı bürolar yapılan tüm başvuruları hizmet standartları süresinde karşılamakla yükümlüdür. İdare gerek gördüğü durumlarda kamu hizmetlerinin etkin ve verimli olacak şekilde yürütülmesi amacıyla lisanslı bürolar arasında iş dağıtımı yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." hükmüne;
"Hizmetlerin yapım esasları" başlıklı 31. maddesinde,
"(1) Lisanslı bürolar, yerine getirmekle yükümlü olduğu hizmetlerde, yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uymak zorundadır.
(2) Lisanslı bürolar, Kanun ve bu Yönetmelik kapsamında yaptıkları iş ve işlemlerin düzenli, süratli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi ve teknik bir hataya sebebiyet verilmemesi amacıyla yetki alanı içerisindeki diğer lisanslı bürolarla sistem üzerinden gerekli koordinasyonu sağlayarak hizmetlerini yürütmekle sorumludurlar." hükmüne;
"Denetim" başlıklı 35. maddesinde,
"(1) Lisanslı büro faaliyetlerinin denetimi, İdarenin görevlendireceği denetime yetkili kılınan personel tarafından yapılır.
(2) Denetim, lisanslı büroların kadastro teknik hizmetlerine ilişkin yaptıkları iş ve işlemler ile mekân, personel, donanım ve arşiv düzeni ile büro çalışanlarının tutum ve davranışlarını kapsar.
(3) Lisanslı büro personeli, denetim elemanının isteklerine uygun olarak bütün belge, defter ve dosyaları, evrak, senet ve makbuzları, her türlü mal ve eşyayı denetlenmesi amacıyla vermek, inceleme ve kontrollerini kolaylaştırmak zorundadır.
(4) Denetime tâbi olanlar, denetim elemanlarınca sorulan sözlü ve yazılı soruları yanıtlamakla yükümlüdür. Denetlenen büro yetkilisi, denetim hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi için denetim görevlilerine uygun bir çalışma yeri sağlamak ve diğer önlemleri almak zorundadır.
..." hükmüne;
"Denetime tabi hususlar ve uygulanacak disiplin cezaları" başlıklı 36. maddesinde,
"(1) İdare, kadastro teknik hizmetleri kapsamında yaptıkları iş ve işlemler ile mekân, personel, donanım ve arşiv düzeni ile ilgili konularda lisanslı büroları ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde denetler. İdare, denetim, inceleme ve soruşturma sonucu tespit edilen hata, eksiklik ve olumsuzluklardan dolayı lisanslı harita ve kadastro mühendislerine uyarma, kınama, lisansın geçici iptali ve lisansın sürekli iptali cezalarını verir.
(2) Uyarma: Lisanslı mühendisin, hizmet ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Görevine yakışmayan tutum ve davranışta bulunulması.
b) İlgili mevzuat hükümleri ile İdare tarafından belirlenen usul ve esasların tam ve zamanında yerine getirilmesinde gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi veya hatalı iş ve işlemlere sebebiyet verilmesi.
c) Görevine veya iş sahiplerine karşı ilgisiz kalınması.
ç) Çalışma saatleri içerisinde büronun hizmete hazır bulundurulmaması.
d) Tabelanın, İdarenin belirlediği biçimde olmaması veya asılı bulundurulmaması.
e) Asgari büro mekânı, asgari donanım veya asgari personel bulundurma koşullarının sağlanmasına dair idarî kararlara uyulmaması.
f) İş kabul ve sözleşmesi esaslarına uyulmaması.
g) İdarece düzenlenen eğitimlere katılınmaması.
(3) Kınama: Lisanslı mühendisin hizmet ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) İlgili mevzuat hükümleri ile İdare tarafından belirlenen usul ve esaslara kasıtlı olarak uyulmaması, kasten hatalı iş ve işlemlere sebebiyet verilmesi.
b) İdare görevlilerine, iş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşılması.
c) Görev yerinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunulması.
ç) İmza yetkisi devri esaslarına aykırı davranılması.
d) İdare ve lisanslı büronun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunulması.
e) Hizmetle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunulması.
(4) Lisansın geçici iptali: Fiilin ağırlık derecesine göre lisanslı mühendisin faaliyetlerinin 6 ay ila 3 yıl arasında durdurulmasıdır. Lisanslı mühendislerin;
a) İki yıl içinde üç defa uyarma veya iki defa kınama cezası almış olmaları halinde lisansları 1 yıl süreyle,
b) Kullanılmış teminatları öngörülen sürede tamamlamamaları veya teminatları öngörülen sürede yenilememeleri durumlarında lisansları teminatın yenilenmesine kadar,
c) Odaca verilen meslekten süreli men cezası almış olmaları halinde lisansları men süresi kadar,
ç) Lisanslı büro çalışma mekânlarında Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenen hizmetler ile diğer kanunlarla kendilerine verilen görevler dışında işlem yapmaları durumunda lisansları 1 yıl süreyle,
d) Kayıt dışı iş almaları ve işlem yapmaları durumunda lisansları 1 yıl ila 3 yıl süreyle,
e) Kasıtlı olarak birden çok işlemde, 213 sayılı Kanuna uygun olarak belgelerini tevsik etmemeleri halinde lisansları 6 ay ila 3 yıl süreyle,
f) Hizmetin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapılması, kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunulması, hizmet mekanı içerisinde siyasi içerikli materyal ve belge bulundurulması ve asılması durumunda lisansları 1 yıl ila 3 yıl süreyle, iptal edilir.
(5) Lisansın sürekli iptali: Bir daha lisanslı mühendislik faaliyetinde bulunmamak üzere lisansının iptal edilmesidir. Lisansın sürekli iptali cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) İki defa lisansın geçici iptali cezası alınması.
b) Odaca verilen meslekten sürekli men cezası alınması.
c) Lisanslı mühendisin ayrı bir lisanslı büro açması veya lisans hakkını devretmesi.
ç) Kontrol, denetim ve incelemenin engellenmesi.
d) Hizmet ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun, kendine veya üçüncü kişilere çıkar sağlanması.
e) Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlenmesi.
(6) Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir.
(7) Uyarma veya kınama cezasını gerektiren fiil veya hallerin, iki yıl içerisinde tekerrür etmesi halinde bir derece ağır ceza uygulanır.
(8) İdari para cezası: Lisanslı mühendise, bin Türk Lirasından elli bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilmesidir. İdari para cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Tutulması gerekli kayıt ve defterlerin usulüne uygun tutulmaması.
b) Hizmete ilişkin bilgi ve belgelerin verilmesi, kullanılmasında İdarece belirlenen usullere uyulmaması.
c) Adres değişikliğinde İdareye bilgi verilmemesi.
ç) Hizmetle ilgili İdarece belirlenen ücret tarifesine uyulmaması.
(9) Kanuna ve bu Yönetmeliğe göre verilen idari para cezaları, tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu madde kapsamında verilen idari para cezalarına karşı tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir.
(10) İdari para cezaları, 30/3/2005tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununca her yıl yeniden değerlendirilerek Ocak ayı içerisinde İdarenin resmi internet sitesinde ilan edilir." hükmüne;
"Yasaklar" başlıklı 38. maddesinde,
"...
(2) Lisanslı mühendisler, lisans hakkını devredemez ve şube veya irtibat bürosu adı altında birden fazla büro açamaz. Ancak, yetkili oldukları il dahilinde lisanslı büro kurulmamış ilçelerde İdareye bildirimde bulunmak suretiyle şube veya irtibat bürosu açabilir." hükmüne;
"Büro mekânı" başlıklı 39. maddesinde,
"...
(2) Lisanslı büro çalışma mekânlarında, bu Yönetmelikte izin verilen hizmetler ile serbest harita kadastro mühendislik ve müşavirlik faaliyeti kapsamındaki faaliyetler dışında iş yapılamaz." hükmüne;
"Bulundurulması zorunlu asgarî personel" başlıklı 41. maddesinde,
"(1) Lisanslı bürolar, faaliyet ve hizmetlerini aksatmadan yürütebilmeleri için, lisans sahibi dışında en az bir mühendis ve meslek alanı ile ilgili tekniker veya teknisyen unvanlarında en az iki kişi çalıştırmakla yükümlüdür.
(2) Lisanslı büro şubeleri için de bu maddenin birinci fıkra hükümleri geçerlidir.
(3) Lisanslı büro faaliyet ve hizmetleri, İdareye bildirilen lisanslı büro teknik personeli tarafından yürütülür.
(4) Birinci fıkrada belirtilen çalıştırılması zorunlu olan personel sayısının artırılması konusunda karar vermeye İdare yetkilidir." hükmüne;
"İmza yetkisinin devri" başlıklı 43. maddesinde,
" (1) Lisanslı mühendis, görevinde bulunamayacağı durumları belgelemek kaydıyla, imza yetkisini bir yıl içerisinde toplam otuz günü aşmamak şartıyla aynı büroda çalışan ve meslek alanında en az iki yıl harita ve kadastro hizmetlerinde deneyimli mühendise devreder. Ancak; bu durumda imza devrinde bulunan lisans sahibi iş ve işlemlerden müteselsilen sorumludur.
(2) 65 yaşını dolduran mühendislere yetki devri yapılamaz.
..." hükmüne;
"Lisansın iptal edilmesi" başlıklı 44. maddesinde,
"(1) Lisans;
a) Lisans sahibinin iptal isteği,
b) Kanunda veya bu Yönetmelikte belirtilen lisans alabilme şartlarından birinin kaybedilmesi veya bu şartları taşımadığının sonradan anlaşılması,
c) 36 ncı madde kapsamında lisansın sürekli iptali cezası verilmesi,
ç) Bu Yönetmelikte belirtilen süre içerisinde geçerli ve kabul edilebilir özre dayanmaksızın lisans belgesinin teslim alınmaması, çalışmaya başlanılmaması veya fiilen görevinin başında bulunulmaması,
d) Lisans sahibinin ölümü,
e) Lisans sahibinin 65 yaşını doldurmuş olması, hallerinde İdarece iptal edilir.
(2) Lisansı iptal edilenler, arşiv belgelerini kadastro müdürlüğüne devreder." hükmüne;
"Yapılan işlerin izlenmesi ve yetkili birim" başlıklı 46. maddesinde,
"(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki;
a) Lisanslı büro dosyalarının tutulması ve arşivlenmesi,
b) Hizmet katılım payı, lisans belge ücreti, tazminat ve idarî para cezalarının izlenmesi,
c) Büro faaliyetlerinin denetimi sonucu düzenlenen raporların değerlendirilerek gereğinin tespiti, talimata bağlanması ve izlenmesi,
ç) Disiplin soruşturması sonuçlarının izlenmesi,
d) Eğitim programı ile ilgili ihtiyaçların belirlenmesi,
görevleri ile benzer iş ve işlemler Kadastro Dairesi Başkanlığınca yürütülür." hükmüne;
"Yürürlükten kaldırılan yönetmelik" başlıklı 48. maddesinde,
" (1) 15/6/2013 tarihli ve 28678 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır." hükmüne;
"Yürütme" başlıklı 50. maddesinde,
"(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakan yürütür." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Anayasa'ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Davacı tarafından, 27/04/2021 tarih ve 31467 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7317 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesinin (5368 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde yapılan değişiklik hariç tamamının), 3. maddesinin, 4. maddesinin ve 5. maddesi ile 5368 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun'a eklenen 4/A maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin, 3. fıkrasının (d) bendinin, 5. fıkrasının (ç) ve (e) bentlerinin; lisanslı büro sahibi olabilmek için sınav şartının kaldırılarak beş yıllık mesleki kıdem şartının on yıla çıkarılmasının liyakatsizliğe neden olacağı, sınav ile lisans alanlara yönelik eşitlik ilkesinin ihlal edildiği, 4/A maddesiyle getirilen disiplin suç ve cezalarının ölçüsüz olduğu, belirlilik ilkesini ihlal ettiği gerekçesiyle iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Davacının Anayasa'ya aykırılık iddialarının incelenebilmesi için, öncelikle 27/04/2021 tarih ve 31467 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7317 sayılı Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümlerinin getirdiği değişikliklerin değerlendirilmesi gerekmektedir.
7317 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 5368 sayılı Kanun'un 2. ve 3. maddelerinde yer alan ve lisanslı harita kadastro mühendislik bürosu açabilmenin şartı olan "lisanslı harita kadastro mühendislik sınavında başarılı olmak" şartının kaldırıldığı, 2. maddesinde yer alan kamu veya özel sektörde harita ve kadastro mühendisi olarak en az "beş yıl" çalışmış olmak şartının ise "on yıl" olarak değiştirildiği, lisanslı büro faaliyetinde bulunanların, serbest harita kadastro mühendisliği faaliyetinde de bulunabileceği, ayrıca lisanslı büroların il genelinde yetkili olduğuna ilişkin düzenlemeler getirildiği görülmektedir.
Davalı idarece süreçle ilgili verilen bilgi ve bahsi geçen belgeler incelendiğinde; 5368 sayılı Kanun'un kabul edildiği 2005 yılı için sınavla belirlenecek lisanslı mühendisler tarafından açılması öngörülen büro sayısının 1045 olduğu, ancak 11/10/2009 tarihinde ilk defa yapılan sınav neticesinde ilk etap için öngörülen 551 bürodan 314 adedine yerleştirme yapıldığı, sonrasında idari yargıda açılan dava süreçlerinin tamamlanmasının beklendiği, 7317 sayılı Kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği 27/10/2021 tarihi itibariyle ise lisanslı büro sayısının 222 olduğu, ülke çapında sadece 186 ilçede kurulduğu, 19 ilde ise hiç kurulmadığı, hedeflenen hizmetin yaygınlaştırılamadığı anlaşılmaktadır.
Sürece ilişkin yapılan değerlendirmeler ve sayısal veriler dikkate alınarak 7317 sayılı Kanun ile sınav koşulu kaldırılırken, 5 yıllık tecrübe koşulunun 10 yıla çıkarıldığı, lisanslı mühendislik faaliyetine rağbetin artması ve çalışma özgürlüğünün engellenmemesi için serbest mühendislik faaliyeti yasağının kaldırıldığı, ancak lisanslı büroda lisanslı ve serbest mühendislik ile diğer kanunlarda verilen görevler harici faaliyet yasağı getirilerek bu yasağın ihlali halinde lisansın geçici iptali şeklinde disiplin cezası öngörülerek denetim ve caydırıcılığın sağlandığı, ayrıca Kanun'un 4. maddesinin 3. fıkrasında biri lisanslı mühendis dışında mühendis olmak koşuluyla en az üç kişi çalıştırma zorunluluğu getirilerek, davacı tarafça ileri sürülen idarenin denetim ve gözetim görevini yerine getiremeyeceği ölçüde büro açılmasının önüne geçildiği, nitekim Harita Kadastro Mühendisleri Odasına serbest harita kadastro mühendislik ve müşavirlik büro tescilini yenilemiş on yıl mesleki deneyime sahip serbest harita kadastro mühendisi sayısının 1899 olduğu; öncesinde sınav kazanarak memuriyetten ayrılmış kişilerin herhangi bir hak kaybına uğramamaları için 7317 sayılı Kanun ile 5368 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. madde ile de memuriyete dönüş imkanı sağlandığı, ayrıca lisanslı büroların yetkilerinin il sınırı olarak belirlenerek il sınırları içerisinde her noktaya kamu hizmetinin aksamadan götürülmesinin hedeflendiği, Kanun değişikliğinin genel gerekçesine bakıldığında da, lisanslı harita kadastro bürolarının faaliyete geçmesinden günümüze kadar uygulamada yaşanılan sorunlar nedeniyle bu değişikliğe ihtiyaç duyulduğunun belirtildiği, dolayısıyla 7317 sayılı Kanun değişikliğinin kamu yararı amacı taşıdığı, kişisel mağduriyetlerin önlenmesi amaçlı hükümlere de yer verildiği, sonuç itibarıyla kanun koyucunun takdir yetkisi çerçevesinde getirilen değişikliklerle kamusal yarar ile bireysel yarar arasında makul dengenin gözetildiği ve çalışma hakkına ölçüsüz müdahalede bulunulmadığı görülmektedir.
Öte yandan, 7317 sayılı Kanun değişikliği ile "on yıl" harita ve kadastro mühendisi olarak çalışanlara sınavsız bir şekilde lisanslı büro açma izninin verilmesinin; yapılan bu değişikten önce sınav ile lisanslı büro açmasına izin verilen "5 yıllık" tecrübeye sahip mühendislerin lisansına bir sınır getirmediği, nitekim dava konusu Yönetmeliğin geçici 1. maddesiyle kazanılmış haklarının korunarak lisanslarının geçerli kabul edildiği, ayrıca sınava tabi olmaksızın 10 yıllık tecrübeye sahip mühendisler ile sınavı başarıyla geçen 5 yıllık tecrübeye sahip mühendislerin aynı hukuki ve fiili konumda bulunmamaları nedeniyle eşitlik ilkesinin ihlal edildiğinden de bahsedilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, 7317 sayılı Kanun ile 5 yıllık tecrübe şartının 10 yıla çıkarılması, başvuru aşamasında ya da lisans öğrenimi görmekte olan harita ve kadastro mühendislerinin haklı beklentilerini zedelemiş ise de; bir beklentinin hukuken korunabilmesi için, bireyin kendisine güvenerek hareket ettiği, lehine olan bir kanunda öngörülemez bir değişiklik yapılması ve bu öngörülemez değişikliğin herkes yönünden objektif olarak beklenebilecek bir beklentiyi sonuçsuz bırakması şartlarının birlikte gerçekleşmesi tek başına yeterli olmayıp bu beklentinin ihlalini gerektiren bir kamu yararının da bulunmaması gerekmektedir. Bu yönüyle anayasa yargısında kişi yararıyla kamu yararının karşı karşıya geldiği durumlarda önemli bir kamu yararının bulunmaması kaydıyla haklı beklentinin korunması kabul edilebilir. Aksi takdirde kanun koyucunun kamu yararını gerçekleştirmek üzere değişen koşullara göre yeni politikalar belirlemesi imkânı önemli ölçüde zedelenebilir. (AYM, E.2016/195, K.2017/158, 16/11/2017, § 70)
Anayasa Mahkemesinin yukarıda aktarılan kararlarından da anlaşılacağı üzere; önceki kanundan doğan hakların, sonraki kanuna taşınmaması veya daha ağır koşulların sağlanması kaydıyla devamının öngörülmesi halinde, haklı beklenti ilkesinin ihlal edildiğinden ve mülga kanundan doğan haklı beklentilerin korunması zorunluluğundan bahsedilebilmesi için, yeni kanunun, kişinin yararından (mülga kanunla tanınan hakkından) daha üstün bir kamu yararının tesisini öngörmemiş olması gerekir. Daha açık bir anlatımla, yeni kanunun, kişinin yararı ile kıyaslandığında üstün bir kamu yararını amaçlaması halinde, haklı beklentinin korunması gerekliliğinden söz edilmesi mümkün değildir.
Bu çerçevede, yukarıda aktarıldığı üzere, 5 yıllık tecrübeye sahip harita ve kadastro mühendislerinin -sınavda başarılı olmak kaydıyla- lisanslı mühendis olma hakları ile ülke çapında noksanlığı tespit edilen lisanslı büro hizmetlerinin sürekli ve düzenli olarak yerine getirilmesi ihtiyacı arasındaki kişisel - kamusal yarar dengesinde üstün kamu yararı söz konusu olduğundan, bahsedilen kişilerin haklı beklentilerinin kanun koyucu tarafından korunmayarak -sınavsız şekilde- 10 yıllık tecrübe şartının getirilmesinde Anayasaya aykırılık görülmemektedir.
Bu itibarla, Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1., 2., 3. ve 4. maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğuna yönelik davacı iddiasına itibar edilmemiştir.
B) Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi:
1- Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi ile 11. maddesi yönünden incelenmesi;
Dava konusu düzenlemeler incelendiğinde, Yönetmeliğin "Lisans alabilmek ve lisanslı büro açabilmek için aranan şartlar" başlıklı 5. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, lisans sahibi olabilmenin özel şartlarından biri olarak, kamu veya özel sektörde harita ve kadastro mühendisi olarak en az on yıl çalışma şartının arandığı; "Lisanslı büro açacaklardan istenecek belgeler ve başvuruların değerlendirilmesi" başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde de, kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşlarında çalışanlar için en az on yıl mühendis olarak çalıştığına dair ilgili kurum, kuruluş veya teşekkülden onaylı belgeyi, özel sektörde çalışanlar için ise harita ve kadastro mühendisi olarak en az on yıl çalıştığını gösterir belgeyi ibraz etme zorunluluğunun getirildiği görülmektedir.
Davacı tarafından, on yıllık tecrübe şartının tespit edilmesine ilişkin ifadelerin yetersiz olduğu, on yıl çalışmış olmanın liyakatin sağlandığı anlamına gelmeyeceği, uzmanlık gerektiren lisanslı büro faaliyetinin yürütülebilmesi için tecrübe sahibi olunduğunun belgelendirilmesinin istenilmesi gerektiği iddiaları ile dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Davalı idare tarafından ise, serbest büro faaliyeti yürüten harita kadastro mühendisleri ile özel sektörde çalışan harita kadastro mühendislerinin Oda tarafından düzenlenmiş mesleki deneyim süresini gösteren belgeyi ibraz etmeleri durumunda bu belgenin mesleki deneyimi tevsik edici belge olarak kabul edildiği, Oda tarafından düzenlenmiş mesleki deneyim belgesinin, lisans belgesi alma şartı olan 10 yıl mesleki deneyim şartını karşılamaması halinde SGK kayıtları ile birlikte ilgili özel sektör kuruluşunda harita kadastro mühendisi olarak çalıştığına dair belgenin ibrazının istenilerek, 10 yıllık tecrübenin belgelendirilmesinin arandığı ifade edilmiştir.
5368 sayılı Kanun'un, 7317 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendinde, kamu veya özel sektörde harita ve kadastro mühendisi olarak en az on yıl çalışmış olmak şartının lisans sahibi olabilmenin özel şartları arasında düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, dava konusu Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde özel sektörde en az 10 yıl "harita ve kadastro mühendisi" olarak çalışma şartı aranırken, kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadi devlet teşekkülü ve kamu iktisadi kuruluşunda en az 10 yıl "mühendis" olarak çalışma koşulu aranmış ve Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde "mühendis" harita kadastro mühendisinin yanı sıra "harita, jeodezi ve fotogrametri, geodezi, geomatik mühendisi veya yüksek mühendisi"ni de içerecek şekilde tanımlanmış ise de; 5368 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendindeki amir hüküm uyarınca Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde geçen "mühendis" ibaresinden yalnızca harita ve kadastro mühendisinin anlaşılması gerektiği açıktır.
Bu çerçevede, dava konusu düzenlemeler, anılan Kanun maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde; lisanslı büro açabilmek için kamu veya özel sektörde en az on yıl harita ve kadastro mühendisi olarak çalışmış olmak şartının arandığı, kanun koyucu tarafından lisanslı büro açmak için yeterli görülen on yıllık tecrübe şartının normlar hiyerarşisi prensibine uygun olarak dava konusu Yönetmelikte de aynen yer aldığı, dolayısıyla Yönetmelik kuralının Kanun hükümlerinin tekrarı mahiyetinde olduğu, idare tarafından tecrübenin ortaya konulması amacıyla da olsa "çalışmayı" yeterli bulan Kanun hükmünün daraltılamayacağı göz önüne alındığında, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2- Yönetmeliğin 27. maddesinin 2. fıkrası yönünden incelenmesi;
Yönetmeliğin 27. maddesinde, lisanslı büroların kadastro teknik hizmetlerine yönelik ücret tarifelerinin belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar yer almış; anılan maddenin dava konusu edilen 2. fıkrasında da, ücret tarifesinin belirlenmesinde ulaşım giderlerinin dikkate alınmayacağı, ancak idare tarafından belirlenen fiyat tarifesine uygun olarak hesaplanan ulaşım giderinin ilgilisinden ayrıca istenebileceği hükmü getirilmiştir.
Davacı tarafından; ulaşım giderlerinin ayrıca alınabilir olmasının keyfilik doğuracağı, aynı yerde çalışan bürolardan birinin ulaşım giderlerini alıp diğerinin almadığı durumlarda fiyatın değişeceği ve kamu hizmeti yürüten lisanslı büro işletmesinin güvenilirliğinin sarsılacağı ileri sürülmüştür.
Davalı idarenin savunmasında ise, ulaşım giderlerinin ücret tarifesine dahil edilmemesinin sebebinin, ulaşımın, talep (iş) sahibinin ilgilinin kendi imkanlarıyla sağlanması halinde büro tarafından ulaşım gideri yapılmamış olması durumunun dikkate alınması olarak açıklandığı, böyle bir durumun söz konusu olmaması halinde yine idare tarafından belirlenen tarifeye göre hesaplanan ulaşım giderinin ilgilisinden istenebileceğinin belirtildiği görülmüştür.
Ulaşım gideri, lisanslı büronun ana faaliyetine bağlı olarak yaptığı tali bir giderdir. Lisanslı büro, işin yapılacağı yere kendisi ulaşabileceği gibi, iş sahibi de lisanslı büro çalışanlarının ulaşımını sağlayabilir. Kadastro teknik hizmetlerine yönelik ücret tarifesi belirlenirken ulaşım giderlerinin de belirlenecek ücrete eklenmesi durumunda; iş sahibinin, lisanslı büro çalışanlarının, işin yapılacağı yere ulaşımını sağladığı hallerde, iş sahibine iki kez ulaşım giderleri yükletilmiş olacaktır.
Bu durumda, dava konusu düzenlemenin amacının, lisanslı mühendis / büro tarafından yapılmayan ulaşım giderinin "ücret" adı altında tahsili suretiyle sebepsiz zenginleşmeye neden olunmamasının, dolayısıyla gerçekleşmeyen bir maliyet kaleminin talep sahibi üzerine haksız yere yüklenmemesinin ve kamu hizmetinin erişilebilir tutarlar ile yürütülmesinin sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca düzenlemeyle, ulaşım giderinin büroca yapılması halinde, davalı idarece belirlenen ayrı bir tarifeye uygun olarak hesap ve talep edilmesi kuralı getirildiğinden, hem büronun mülkiyet hakkının gözetildiği, hem de talep sahibinin (tüketicinin) belirsizliğe ve fahiş fiyatlar ile keyfi uygulamalara karşı korunduğu görülmektedir.
Bu nedenle, tarafların hak ve menfaatleri arasında makul dengeyi gözetmek suretiyle getirilen dava konusu Yönetmelik hükmünde hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
3- Yönetmeliğin 30. maddesinin 3. fıkrasını yönünden incelenmesi;
Dava konusu Yönetmeliğin 30. maddesinde, iş dağıtımının ve iş kabulünün nasıl yapılacağı düzenlenmiş; anılan maddenin 3. fıkrasında, Yönetmelik kapsamındaki iş ve işlemler için ilgilisi tarafından il genelinde yetkili olan lisanslı bürolardan herhangi birinin seçilerek başvuru yapılabileceği, idarenin gerekli görmesi halinde iş dağıtımı yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirleyebileceği düzenlenmiştir.
Davacı tarafından, iş dağıtımı ifadesinin tanımının yapılmadığı, iş dağıtımı hususunun belirsiz bırakıldığı iddialarında bulunulmuştur.
5368 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile dava konusu Yönetmeliğin 30. maddesinin birlikte incelenmesinden, lisanslı büroların il genelinde yetkili olmak üzere lisanslı mühendisin talep edeceği ilçede kurulacağının düzenlendiği, dolayısıyla lisanslı büroların yetki sahasının kurulu bulunduğu ilçenin idari yönden bağlı olduğu il sınırları olduğu, ilgililerin (iş sahiplerinin) il genelindeki yetkili olan lisanslı bürolardan dilediğinde işlem yaptırmakta serbest olduğu, iş dağıtımının ise, iş sahiplerinin il genelindeki lisanslı büro seçimine yönelik bu serbestiyetinin davalı Genel Müdürlükçe belirlenecek esas ve ilkeler dahilinde sınırlandırılması ve lisanslı büroların kabul edeceği işlerin çerçevelendirilmesi anlamına geldiği, 5368 sayılı Kanunla Genel Müdürlüğe iş dağıtımı esasının getirilip getirilmemesi konusunda takdir yetkisi tanındığı, davalı Genel Müdürlükçe de bu yetkinin dava konusu Yönetmeliğin 30. maddesiyle iş dağıtımı esasının kural olarak uygulanmaması şeklinde kullanıldığı, yalnızca gerekli durumlarda kamu hizmetinin etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla iş dağıtımına karar verilebileceğinin belirtildiği, davalının savunma dilekçesinde de, takdir yetkisinin bu yönde kullanılmasının sebebinini hizmet kalitesinin ve vatandaş memnuniyetinin artmasının sağlanması olarak açıklandığı görülmektedir.
Bu durumda, iş dağıtımına yönelik detaylı ilke ve kriterlere dava konusu kuralda yer verilmeyip bu hususun başka bir düzenleyici işleme bırakılmasının, bu konuda düzenleme yapmaya yasayla yetkili kılınan idarenin, iş dağıtımı esasının kamu hizmetinde nitelik ve verimliliği arttırıcı etkiye sahip olmayacağı kanaatiyle halihazırda uygulamaya koymamasını tercih etmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından, eksik düzenlemeden bahsedilemeyeceği gibi takdir yetkisinin de kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanıldığı görüldüğünden, dava konusu kuralda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
4- Yönetmeliğin 36. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 3. fıkrasının (c) ve (d) bentleri ve 5. fıkrasının (ç) ve (e) bentleri yönünden incelenmesi;
Dava konusu Yönetmeliğin 36. maddesinin 2. fıkrasında, uyarma cezası tanımlanarak uyarma cezasını gerektiren fiil ve hallere yer verilmiş, (a) bendinde "Görevine yakışmayan tutum ve davranışta bulunulması" hali ile (c) bendinde "Görevine veya iş sahiplerine karşı ilgisiz kalınması" hali uyarma cezasını gerektiren fiiller olarak düzenlenmiş; 3. fıkrasında, kınama cezası tanımlanarak, (c) bendinde "Görev yerinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunulması" ile (d) bendinde "İdare ve lisanslı büronun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunulması" hali kınama cezası sebebi olarak kabul edilmiş; 5. fıkrasında da, lisansın sürekli iptali tanımlanarak (ç) bendinde "Kontrol, denetim ve incelemenin engellenmesi" hali ile (e) bendinde "Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlenmesi" hali lisansın sürekli iptal sebebi olarak belirtilmiştir.
5368 sayılı Kanun'un "Disiplin suç ve cezaları" başlıklı 4/A maddesinde disiplin suç ve cezalarına yer verilerek, uyarma, kınama, lisansın geçici iptali, lisansın sürekli iptali olmak üzere disiplin cezaları düzenlenmiş ve tanımlarına yer verilmiş ve hangi fiillerde bulunulması durumunda hangi disiplin cezalarının verileceği belirtilmiştir. Anılan Kanun'un 4/A maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, "Görevine yakışmayan tutum ve davranışta bulunulması" hali ile (c) bendinde, "Görevine veya iş sahiplerine karşı ilgisiz kalınması" hali uyarma cezasını; 3. fıkrasının (c) bendinde, "Görev yerinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunulması" hali ile (d) bendinde, "Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve lisanslı büronun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunulması" kınama cezasını gerektiren fiiller olarak sayılmış; 5. fıkrasının (ç) bendinde, "Kontrol, denetim ve incelemenin engellenmesi" hali ile (e) bendinde "Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlenmesi" hali lisansın sürekli iptal sebebi olarak düzenlenmiştir.
Buna göre, 5368 sayılı Kanun'un 4/A maddesi ile dava konusu Yönetmeliğin 36. maddesinin 2., 3., 4. ve 5. fıkralarının bire bir aynı olduğu, başka bir ifadeyle dava konusu Yönetmelik kurallarının Kanun hükümlerinin tekrarı mahiyetinde bulunduğu görülmüştür.
Bu durumda, davalı idare tarafından kanuni düzenlemede bir değişiklik yapılmaksızın aynı ifadelere yer verilen dava konusu Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5- Yönetmeliğin 44. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan "fiilen görevinin başında bulunulmaması" ibaresi yönünden incelenmesi;
Bir hiyerarşik kurallar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki kuralların, dayanaklarını üst düzeydeki kurallardan aldıkları kuşkusuzdur. Kurallar hiyerarşisinin en üstünde genel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar dayanağını Anayasadan, yönetmelikler ise dayanağını kanunlardan almaktadır. Dolayısıyla, bir kuralın, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir kurala aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır.
Nitekim, belirtilen hiyerarşinin, yönetmelikler bakımından ifadesi niteliğini taşıyan Anayasa'nın 124. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihadı haline gelmiş hukuk devleti tanımına göre hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Hukuk Devletinin unsurları, doktrin ve yargı kararlarıyla belirlenmiş olup, bunlardan konuyla ilgili iki tanesi “hukuki güvenlik” ve “belirlilik” ilkeleridir. Bireyin devlete güven duyması, ancak hukuki güvenliğin sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde mümkün olabilecektir. Anayasada öngörülen temel hak ve hürriyetlerin kullanılması ve insan haklarının insan hayatına egemen kılınması için Devlet, bireylerin hukuka olan inançlarını ve güvenlerini korumakla yükümlüdür.
Belirlilik ilkesi, hukuki güvenlikle bağlantılı olup bireyin hangi somut eylem ve olguya hangi hukuki müeyyidenin veya neticenin bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmesi anlamına gelir.
Uyuşmazlığa konu Yönetmeliğin 44. maddesinde, hangi hallerde lisansın iptal edileceği düzenlenmiş; dava konusu (ç) bendinde de, bu Yönetmelikte belirtilen süre içerisinde geçerli ve kabul edilebilir özre dayanmaksızın lisans belgesinin teslim alınmaması, çalışmaya başlanılmaması veya fiilen görevinin başında bulunulmaması lisansın iptalini gerektirecek haller olarak sayılmıştır.
Davacı tarafından, anılan bendin, fiilen görevin başında bulunma şartının, lisanslı mühendisin bir saat bile dışarda olmasını engelleyen bir düzenleme olduğu, fiilen görevinin başında bulunulmaması halinden ne anlaşılması gerektiğinin belirli olmadığı iddialarıyla iptali istenildiğinden, Yönetmeliğin 44. maddesinin (ç) bendinin hukuka uygunluk denetimi "fiilen görevinin başında bulunulmaması" ibaresi yönünden yapılmıştır.
Davalı idare tarafından ise, görevinin başında bulunmama durumunun büroda bulunmama olarak değerlendirilemeyeceği, kamu hizmeti olan faaliyetin geçerli bir özre dayanmadan aksatılması halinin görevinin başında bulunmama olarak değerlendirilmesi gerektiği savunulmuştur.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, 5368 sayılı Kanun'un 2., 5., 6. ve 7. maddeleri uyarınca, lisanslı mühendisin, mesleki tecrübe ile diğer koşulları sağlamış olması sonucu adına lisans düzenlenip büro tescili yapıldığı, bu vasıfları nedeniyle lisanslı büro faaliyetlerinden birinci derecede sorumlu kişi olduğu, dolayısıyla büro faaliyetlerini fiilen ve bizzat yürütmek veya nezaret etmek ve büro personelinin denetim ve gözetimini yapmak, kısaca kamu hizmetini en az hatayla, mevzuata uygun olarak yürütmekle yükümlü bulunduğu, bu itibarla lisanslı mühendislerin makul ve muhik sebep ve süreler haricinde fiilen görevinin başında bulunması gerektiği açıktır. Esasen, birden fazla büro açma yasağı ve imza yetkisinin sınırlı süreyle devri gibi dava konusu kuralın getiriliş amacının da aktarılan hususları sağlamak olduğu anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, dayanak 5368 sayılı Kanun'un "Lisansın iptali" başlıklı 9. maddesinde lisansın iptal sebepleri sayma suretiyle belirlenmiş, ancak bunlar arasında "fiilen görevinin başında bulunulmaması" hali bir iptal sebebi olarak sayılmamıştır. Ayrıca Kanun'un 4. maddesinde de, davalı idareye yeni bir iptal sebebi ya da sebepleri belirleme konusunda takdir yetkisi verilmediği görülmektedir. Başka bir anlatımla, her ne kadar lisansı iptal yetkisinin davalı idareye ait olduğu ve iptal işleminin tesisi üzerine izlenecek prosedürün (lisansın iadesi, teslimi, sicilden silinmesi vb.) idarece belirlenebileceği açık ise de, bu yetkilerin yeni bir iptal sebebi belirleme/ihdas etmeyi içermediği açıktır.
Bu durumda, dava konusu kuralda yer alan "fiilen görevinin başında bulunulmaması" ibaresinde, Anayasanın 124. maddesine, normlar hiyerarşisi ve kanuni idare ile idarenin düzenleme yetkisinin taliliği ilkelerine uyarlık görülmemiştir.
Diğer taraftan, dava konusu Yönetmelik kuralında yer alan "fiilen görevinin başında bulunulmaması" halinin anlam, kapsam ve sınırları, yani lisanslı mühendisin makul ve haklı görülecek bir sebebe (örneğin doktor randevusu vb.) dayalı olarak belirli bir süre büro dışında olmasına izin verilip verilmeyeceği hususu da açık ve net bir şekilde ortaya konulmamıştır. Bu haliyle, kuralın, uygulamada çalışma hakkına ölçüsüz bir müdahaleye yol açacak şekilde belirsiz ve müphem bırakıldığı sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu kuralda yer alan "fiilen görevinin başında bulunulmaması" ibaresi, aynı zamanda hukuki belirlilik ilkesine de aykırı görülmüştür.
6- Yönetmeliğin 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Hizmet katılım payı," ibaresi yönünden incelenmesi:
Mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesi amacıyla Anayasa'nın 124. maddesi gereği idareye tanınan düzenleyici işlemler yapabilme yetkisi sınırsız değildir. Bu yetki, hukukun genel ilkeleri ile anayasal ve yasal ilkelerle sınırlandırılmış durumdadır.
25/09/2021 tarih ve 31609 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmeliğin "Yapılan işlerin izlenmesi ve yetkili birim" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrası ile Yönetmelik kapsamındaki hizmet katılım paylarının izlenmesine ilişkin iş ve işlemlerin Kadastro Dairesi Başkanlığınca yürütüleceği düzenlenmiştir.
Davacı tarafından, hizmet katılım payı teriminin dayanak Kanun'da veya ilgili mevzuatta düzenlenmediği, nasıl ve ne amaçla kullanılacağının belirsiz olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından ise, yürürlükte bulunan lisanslı büro mevzuatında hizmet katılım payı adı altında bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle anılan maddenin uygulama alanı olmadığı, düzenlemenin sınırlandırıcı değil, örnekleme yoluyla benzeri ücret ve ödemelerin izlenmesini amaçladığı, mevzuat değişikliği sonucunda katılım payı adı altında bir ödemenin getirilmesi durumunda madde metnindeki ifadenin uygulama alanı bulabileceği savunulmaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihadı haline gelmiş hukuk devleti tanımına göre hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir.
Hukuk Devletinin unsurları, doktrin ve yargı kararlarıyla belirlenmiş olup, bunlardan konuyla ilgili iki tanesi “hukuki güvenlik” ve “belirlilik” ilkeleridir. Bireyin devlete güven duyması, ancak hukuki güvenliğin sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde mümkün olabilecektir. Anayasada öngörülen temel hak ve hürriyetlerin kullanılması ve insan haklarının insan hayatına egemen kılınması için Devlet, bireylerin hukuka olan inançlarını ve güvenlerini korumakla yükümlüdür.
Belirlilik ilkesi, hukuki güvenlikle bağlantılı olup bireyin hangi somut eylem ve olguya hangi hukuki müeyyidenin veya neticenin bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmesi anlamına gelir.
25/09/2021 tarih ve 31609 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmelik incelendiğinde; hizmet katılım payının tanımına ve hangi hallerde kimlerden alınacağına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği gibi, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Kanun'da da hizmet katılım payına ilişkin bir kural bulunmadığı görülmektedir. Nitekim, davalı idarece de lisanslı büro mevzuatında hizmet katılım payı adı altında bir düzenleme bulunmadığı kabul edilmektedir.
Bu durumda, dava konusu düzenlemenin, bulunduğu Yönetmeliğin amaç ve kapsamıyla bağdaşmadığı gibi, bir düzenleyici işlemde olması gereken "açık ve belirgin olma" niteliğini de taşımadığı, "hizmet katılım payı" ibaresinden neyin anlaşılması gerektiği hususunun Yönetmeliğin tamamı dikkate alındığında dahi müphem kaldığı, dolayısıyla dava konusu düzenlemenin Hukuk Devletinin bir unsuru olan hukuki güvenlik (belirlilik) ilkesine de aykırılık teşkil ettiği görülmekte olup, dava konusu düzenlemede bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 25/09/2021 tarih ve 31609 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmeliğin;
a) 5. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin, 11. maddesinin, 27. maddesinin 2. fıkrasının, 30. maddesinin 3. fıkrasının, 36. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (c) bentlerinin, 3. fıkrasının (c) ve (d) bentlerinin, 5. fıkrasının (ç) ve (e) bentlerinin, 44. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin "fiilen görevinin başında bulunulmaması" ibaresi hariç diğer kısımlarının, 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin "Hizmet katılım payı," ibaresi hariç diğer kısımlarının iptali istemi yönünden oy birliğiyle DAVANIN REDDİNE,
b) 44. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan "fiilen görevinin başında bulunulmaması" ibaresi yönünden oy çokluğuyla İPTALİNE,
c) 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Hizmet katılım payı," ibaresi yönünden oy birliğiyle İPTALİNE,
3\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin haklılık oranına göre ... TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, ... TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil olunan davalı idareye verilmesine,
5\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/04/2025 tarihinde karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette ve bu normları aşar nitelikte hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
5368 sayılı Kanun'un 4. ve 11. maddelerinde, Kanun'da sayılan şartları taşıyan mühendislere başvurmaları halinde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından lisans verileceği, lisansların verilmesi, iptal edilmesi ve sicillerin tutulmasında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün yetkili olduğu, kuruluş, görev, lisans verilmesi, iş dağıtımı, lisanslı büro yetkilendirilmesi ve denetime ilişkin usul ve esasların anılan idarece yönetmelikle belirleneceği düzenlenmiştir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün lisans verilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili kılındığı, yaptığı denetim sonucunda tespit ettiği aykırılıkların giderilmesi yöntemlerini belirleme hususunda da yine anılan idarenin yetkili olduğu anlaşılmaktadır.
İdare tarafından, verilen bu takdir yetkisi kapsamında, lisanslı mühendisin fiilen görevinin başında bulunmaması hali, lisansın iptalini gerektirir bir durum olarak düzenlenmiştir. Lisanslı mühendisin görevinin başında bulunması, kamu hizmetinin mevzuata uygun olarak yerine getirilmesi bakımından doğrudan etkili olup, özel önem arz etmektedir. Nitekim lisanslı mühendis, lisanstan doğan görev ve sorumluluklarını sınırlı bir süre ile imza yetkisi ile devredebilmekte, bu devir haricinde bilfiil görevinin başında olması gerekmektedir. Görevinin başında olmaması durumunda ise lisanslı mühendise Kanun kapsamında verilen görev ve sorumluluklar gereği gibi yerine getirilememekte ve kamu hizmetinin aksamasına sebep olunabilmektedir.
Bu durumda, Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, kamu hizmetinin aksamadan yürütülmesi amacıyla "fiilen görevinin başında bulunulmaması" halinin Yönetmelikle lisansın iptal sebebi olarak düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, Daire kararının, Lisanslı Harita Kadastro Mühendisleri ve Büroları Hakkında Yönetmeliğin 44. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan "fiilen görevinin başında bulunulmaması" ibaresinin iptaline yönelik kısmına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.