Danıştay danistay 2021/6461 E. 2025/2109 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/6461
2025/2109
17 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/6461
Karar No : 2025/2109
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği /...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Ankara Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü bünyesinde ... kadrosunda çalışmakta iken, ... tarihinde kademe binasındaki bakım atölyesinde şarj makinasına bağlı aküyü kontrol ettiği esnada akünün infilak etmesi sebebiyle parçalanan akünün sağ gözüne isabet etmesi sonucu yaralanarak engelli hale geldiğinden bahisle, aynı görev tanımı içerisinde çalışmaya devam etmekle birlikte söz konusu yaralanma nedeniyle gerek iş hayatında gerek tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde vücut fonksiyon (efor) kaybından dolayı emsallerine göre daha fazla efor sarf edeceğinden uğradığını iddia ettiği zararların karşılığı olarak 5.000,00 TL maddi tazminat ile olay ve yaralanması nedeniyle çektiği acı, ızdırap ve manevi çöküntü nedeniyle 125.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlığı doğuran olaya ait somut veriler değerlendirildiğinde, ... statüsünde çalışan ve kadrosu gereği bu tür bir görevi olmayan davacının araç akülerini şarj cihazını kullanması hususunda da hususi bir görevlendirmesinin bulunmadığı, davalı idare tarafından fiili durum oluşturularak, hizmetinden bu şekilde yararlanıldığı sonucuna da varılamadığı, davacının görev tanımı dışındaki söz konusu işi yapıyor olmasının ve bu işe gönüllü olmasının o işin davacının görevi olduğu sonucuna varmak için yeterli bulunmadığı, bu durumda, davacının yaralanması ve maluliyeti sonucunu doğuran dava konusu olayda, davacının görevi kapsamında bulunmayan bir işle uğraşması suretiyle ve görevi olmayan kendi eyleminden dolayı oluşan zarar bakımından idareye ve çalışanlarına atfı kabil bir kusur tespit edilemediği, olayda hizmet kusurunun şartlarının oluşmadığı, bu nedenle davacının uğradığı iddia olunan zararın hizmet kusuru uyarınca tazminine olanak bulunmadığı gibi, davacının görevini yerine getirdiği sırada yaralandığı kabul edilemediği için uğradığı zararlardan meslekî risk ilkesi gereğince kusursuz sorumluluk ilke ve esaslarına göre de davalı idarenin sorumluğunun söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile maddi tazminat istemi açısından, davacının olay nedeniyle %32 oranında işgücü kaybının bulunduğu, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ile davacının efor tazminatının 562.406,00 TL olarak hesaplandığı, anılan raporun hükme esas alınabileceği, böylelikle davacının maddi zararı olarak hesaplanan 562.406,00 TL'nin davalı idarece davacıya ödenmesine, manevi tazminat istemi açısından ise, olayın oluş şekli, meydana gelen zararın niteliği, davacının sağ gözünde oluşan engel oranı da nazara alınarak yaşadığı elem ve üzüntü karşılığı olmak üzere takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :
Davacı tarafından, yaşam koşullarının kötüleşmesi, bir uzvunu kaybetmesi ve sürekli engelli hale gelmesi karşısında hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davacının kendisine verilen görevlerin dışında ve yine görev alanının dışında meydana gelen olaydan dolayı zarar gördüğü, , dava konusu olayın yeri, zamanı ve meydana geliş şekli itibarıyla kusurlu ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayalı olarak idarenin sorumluluğundan söz edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Tarafların temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; davacının Ankara Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü bünyesinde ... kadrosunda çalışmakta iken, ... tarihinde kademe binasındaki bakım atölyesinde şarj makinasına bağlı aküyü kontrol ettiği esnada akünün infilak etmesi sebebiyle parçalanan akünün sağ gözüne isabet etmesi sonucu yaralandığı, davacı hakkında ... Devlet Hastanesi tarafından tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı Engelli Sağlık Raporunda davacının gözlerine ilişkin "Sağ perforan göz yaralanma sekeli. Kornea ve ön kenara bütünlüğü yok" teşhisi ile %32 engel oranı bulunduğu şeklinde karar alındığı, bunun üzerine davacı tarafından uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların karşılanması istemiyle, 20/05/2019 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulduğu ve söz konusu başvuruya idarece bir cevap verilmemesi üzerine, davacının yaralanması nedeniyle vücut fonksiyon (efor) kaybından dolayı emsallerine göre daha fazla efor sarf edeceğinden uğradığını iddia ettiği 5.000,00 TL maddi tazminat ile olay ve yaralanması nedeniyle çektiği acı, ızdırap ve manevi çöküntü nedeniyle 125.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
Öte yandan; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Bedensel Zarar" başlıklı 54. maddesinde, "Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." hükmü; "Belirlenmesi" başlıklı 55. maddesinde, "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.
Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat İstemine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Tazminat hukukunda, çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin kalıcı sakatlığı nedeniyle uğramış olduğu beden gücü kaybına bağlı olarak gelirinde ve dolayısıyla mal varlığında bir eksilme meydana gelmemiş olsa dahi "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Beden gücü kaybına uğrayan kişinin günlük yaşamını ve/veya çalışma hayatını sürdürebilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsenmiştir. Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.
İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde ve gücünde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararına esas alınan 08/01/2021 tarihli hesap bilirkişi raporunda, davacının yasal olarak emekli olacağı zamanı ifade eden aktif dönem güç (efor) kaybı zararının davacının görev aylığı üzerinden, yasal olarak emekli olacağı zamandan TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel yaşam süresinin sonuna kadar geçecek süreyi ifade eden pasif dönem güç (efor) kaybı zararının ise davacının görev aylığının %60'ı üzerinden hesaplandığı, ancak anılan hesaplama yönteminin Dairemiz içtihatlarına aykırı olduğu ve böylelikle hükme esas alınmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Dairemizin içtihatlarında, dava konusu olay neticesinde ... Devlet Hastanesince düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Engelli Sağlık Kurulu Raporunda %32 kalıcı engel oranı belirlenen belirlenen davacının, günlük yaşamını ve işini daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği, bu fazladan sarf edilen efordan kaynaklanan maddi zararının ise en fazla net asgari ücret tutarı kadar olacağı kabul edilmektedir.
Buna göre, davacının dava konusu olay nedeniyle kalıcı bedensel güç kaybına uğradığı ve buna bağlı olarak günlük yaşamını emsallerine ve eskiye nazaran daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdürmek zorunda kaldığı anlaşıldığından, fazladan sarf ettiği bu efor nedeniyle maddi zararının bulunduğu açıktır.
Bu durumda, davacının aktif dönemdeki (olay tarihinden yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihe kadar olan dönemdeki) maddi zararının, 2022 yılına kadar asgari geçim indirimi (AGİ dahil) net asgari ücrete %32 oranı uygulanmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir.
Ayrıca, güç (efor) kaybına dayanan maddi tazminatın hesabında, davacının yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihten TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel bakiye yaşam süresinin sonuna kadar geçen pasif devrede de, bedensel kaybı nedeniyle daha fazla efor sarf ederek yaşamını devam ettirmesi söz konusu olacağından, pasif dönem zararının da aynı usulle (AGİ hariç net asgari ücret tutarına meslekte kazanma gücü kayıp oranının uygulanması suretiyle) hesaplanması gerekmektedir.
Aktif dönemin işleyecek devre zararı ile pasif dönem zararı hesaplanırken, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarı her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmelidir.
Öte yandan, davacıya ilgili kanunlar uyarınca ifa amacı güden herhangi bir ödeme yapıldığının tespit edilmesi halinde, bu ödemenin de Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi kapsamında değerlendirilerek tazminat hesabının yapılması, yarar olarak değerlendirilmesi halinde rapor tarihindeki yasal faiz uygulanarak güncellenmiş değerinin hesaplanarak zarar tutarından indirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının aktif ve pasif dönemde efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hükme esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte bulunmayan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Ayrıca, işbu bozma kararı üzerine, Bölge İdare Mahkemesince davacının maddi tazminat istemi yönünden yeniden verilecek kararda, yeniden alınacak aktüerya hesap bilirkişisi raporu sonrası davacı tarafından miktar artırım hakkının kullanılması halinde, davacı hakkında hükmedilecek maddi tazminat tutarının, miktar artırılan kısımlar için de idareye başvuru tarihi olan 20/05/2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verileceği hususu da açıktır.
B- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminat İstemine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
Bakılan uyuşmazlıkta, olayın oluş şekline ve dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre davacı lehine takdir edilen 5.000,00 TL manevi tazminatın; dava konusu olay neticesinde davacının bir gözünü tamamen kaybetmiş olması nedeniyle kalıcı maluliyetinin oluşması, bu maluliyetin etkilerinin ömür boyu sürecek olmasının davacı üzerinde yaratacağı olumsuzluklar ve davacının yaşayacağı sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda, duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı sonucuna varıldığından, Bölge İdare Mahkemesince davacı lehine 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin kararın bu kısmında da hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesince davacının olay nedeniyle uğradığı bedensel zararın boyutu ile davacının tüm hayatı boyunca yaşayacağı acı ve üzüntüye bağlı olarak manevi varlığında meydana gelen zararlar dikkate alınarak olay nedeniyle duyulan acıyla da orantılı olacak şekilde manevi tazminatın yeniden takdiren belirlenmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Tarafların temyiz istemlerinin KABULÜNE,
2\. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/04/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.