Danıştay danistay 2021/5992 E. 2025/3458 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/5992
2025/3458
1 Temmuz 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/5992
Karar No : 2025/3458
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: Davacı tarafından, Edirne ili, İpsala ilçesi 4. Mekanize Piyade Tugayı, 1. Hudut Taburu, 2. Hudut Bölüğü emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken, geçirdiği birtakım rahatsızlıklar sonucu sürekli iş gücü kaybına uğradığından ve sürekli bakıma muhtaç hale geldiğinden bahisle uğradığı ileri sürülen zararlara karşılık 200,00 TL maddi ve 20.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 200.000,00 TL) manevi tazminatın rahatsızlık tarihi olan 02/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın feragat edilen maddi tazminata ilişkin kısmı hakkında, konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat miktarının sonradan gelişen bir olgunun varlığı iddia edilip kanıtlanmadığı sürece miktar artırımıyla artırılamayacağı, manevi tazminata ilişkin miktar artırımı talebinin karşılanmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle manevi tazminata ilişkin kısmının kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince tarafların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacı tarafından; hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, Danıştay yerleşik içtihatlarına ve emsallerine göre daha fazla manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, manevi tazminat istemlerine yönelik miktar artırımı taleplerinin kabul edilmesi gerektiği, manevi tazminat istemleri yönünden lehlerine hükmedilen vekalet ücretinde hesaplama hatası yapıldığı, nispi karar harcının taraflarınca yatırılan kısmının idareden alınarak taraflarına verilmesi yönünde hüküm kurulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı ... Bakanlığı tarafından; olayda hukuki sorumluluğunun olmadığı, davacının rahatsızlığının askerlik hizmetinin sebep ve tesiri ile meydana gelmediği, manevi tazminata karar tarihinden itibaren faiz yürütülebileceği ileri sürülmektedir.
Davalı ... Bakanlığı tarafından; söz konusu olayın gerçekleşmesinde Bakanlıklarının kusurunun olmadığı, enfeksiyonun hastayı askerlik hizmeti sırasında etkilediği, aleyhlerine manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bununla birlikte, davacının temyiz dilekçesinde; kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan nispi karar harcının, taraflarınca yatırılan kısmının davada haksız çıkan davalı idareden alınarak taraflarına verilmesine karar verilmesi gerekirken davacının üzerinde bırakıldığının iddia edildiği, ancak ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan karar harcından, davacının yatırmış olduğu 683,80 TL karar harcının, davacının miktar artırımı dilekçesi ile birlikte yatırdığı dahil artan harcın istemi halinde davacıya iadesine karar verildiği görüldüğünden, davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3\. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre iadesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nu 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 01/07/2025 tarihinde esas yönünden oy birliğiyle, nispi karar harcı yönünden oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) - KARŞI OY :
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; "Mükellef" başlıklı 11. maddesinde, genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını istiyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar ve ilam harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmış, Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar ve ilam harcı alınacağı belirtilmiştir.
Harçlar Kanunu'nun yukarıda yer verilen hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, yargı harçlarının mükellefi davayı açan kişiler yani davacılar olup, dava dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden hesaplanan nispi karar harcının dörtte birini oluşturan kısmı, harcın kanuni mükellefi olan bu kişiler tarafından ödenerek dava açılmaktadır. Yine aynı yasal düzenlemeler uyarınca, mahkemece hüküm altına alınan değer (yani kabulüne karar verilen miktar) üzerinden hesaplanan nispi harç tutarından, davanın açılması aşamasında peşin olarak ödenen nispi harç miktarı düşüldükten sonra kalan bakiye nispi karar harcının da kanuni mükellef olan davacılara tamamlattırılması yolunda hüküm kurulması, hüküm fıkrasının devamında ise, artık gelinen aşama itibariyle "yargılama gideri" niteliğini kazanan söz konusu harcın davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiğine hükmedilmesi icap etmektedir.
Dosyanın incelemesinden; İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında, "... kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.366,20 TL karar harcından, davacının yatırmış olduğu 683,80 TL'sinin mahsubu ile bakiye 682,40 TL karar harcının davalıdan tahsili gerekmekte ise de, davalının harçtan muaf olması sebebiyle harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına, davacının ıslah dilekçesi ile beraber yatırdığı dahil artan harcın istemi halinde, ... davacıya iadesine" karar verildiğinin görüldüğü, bu durumun yargı kararında hükmedilen harcın (harca konu olan yargılama hizmeti verilmiş olmasına rağmen) maliye hazinesine girmemesi sonucunu doğuracağı, bu nedenle konusu belli bir miktarı içeren davalarda, hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının davanın açılması aşamasında peşin olarak yatırılan harç mahsup edildikten sonra (şayet başlangıçta peşin olarak ödenen harç, hükmedilen miktar nedeniyle hesaplanan nispi karar harcından düşük ise) bakiye nispi karar harcının önce davacıya tamamlattırılması daha sonra tamamının yargılama gideri olarak dikkate alınmak suretiyle davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu karar ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkeme kararının, davacının yatırmış olduğu karar harcından kalan bakiye 682,40 TL karar harcının davalıdan tahsili gerekmekte ise de, davalının harçtan muaf olması sebebiyle harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına ve miktar artırım dilekçesi ile yatırılan da dahil artan harcın davacıya iadesine ilişkin kısmı hukuka aykırı olup, temyize konu kararın İdare Mahkemesi kararının bu kısmı yönünden bozulması gerektiği gerekçesiyle çoğunluk kararına bu yönden katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.