SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/5877 E. 2025/2710 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/5877

Karar No

2025/2710

Karar Tarihi

27 Mayıs 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/5877 E. , 2025/2710 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/5877
Karar No : 2025/2710

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. V. ...
2- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları ...'in Diyarbakır Elazığ kara yolu üzeri ... mevkisinde ... tarihinde ... plakalı ticari taksi ile seyir halinde iken askeri konvoya yapılan saldırı sonrası çıkan çatışma arasında kalması sonucu vefat ettiğinden bahisle uğradıkları ileri sürülen zararlara karşılık eş ... için 750,00 TL (miktar artırımı sonrasında 147.586,46 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, çocuklar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; oluşan zarardan davalı idarelerin kusursuz sorumluluk ve sosyal risk çerçevesinde sorumluluklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın maddi tazminat istemi yönünden kabulüne, manevi tazminat istemi yönünden kısmen kabulüne, kısmen reddine, eş ... için 147.586,46 TL maddi, 35.000,00 TL manevi, çocuklar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; maddi tazminat istemine ilişkin uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun çerçevesinde, manevi tazminata ilişkin uyuşmazlığın ise genel hükümler kapsamında sosyal risk ilkesi gereğince karara bağlanması gerektiği gerekçesiyle davalı idarelerin kararın manevi tazminat kısmına ilişkin istinaf talebinin reddine, maddi tazminata ilişkin davalı idarelerin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, davacıların maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 750,00 TL'lik kısmına idareye başvuru tarihi olan 28/02/2016 tarihinden, 30.335,95 TL'lik kısmına ise miktar arttırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 22/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden alınarak davacılara hisseleri oranında ödenmesine, 31.085,95 TL'yi aşan maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİ İDDİALARI : Diyarbakır Valiliği tarafından, 5233 sayılı Kanun uyarınca manevi tazminatın ödenmesine olanak bulunmadığı, manevi tazminata faiz hükmedilemeyeceği, kararın manevi tazminat yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
İçişleri Bakanlığı tarafından, hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğu, maddi tazminat isteminin reddi gerektiği, 5233 sayılı Kanun uyarınca manevi tazminata hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.
Davacılar tarafından, başvurularının genel hükümleri kapmasında olduğu, sosyal risk ilkesi uyarınca maddi ve manevi tazminat taleplerinin tamamının kabulüne karar verilmesi gerektiği, meydana gelen olaydan önce eylemin idareye ihbar edilmesine rağmen önlenemediği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı Diyarbakır Valiliği ve davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen incelenmeksizin reddi, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Maddi ve Manevi Tazminata İlişkin Kısımlarının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın anılan kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Davacıların Reddedilen Manevi Tazminata Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesi:
Bilindiği üzere, istinaf mahkemelerinin faaliyete geçmesinin ardından ilk derece mahkemesi kararına yönelik usul ve hukuka aykırılık iddiaları için öncelikle istinaf kanun yoluna başvurulmakta, sonuç alınamaması durumunda temyiz kanun yoluna gidilmektedir.
Başka bir ifadeyle, temyiz incelemesinin, ilk derece mahkemesince verilen kararlara karşı taraflarca istinafa taşınan hususlarla, dolayısıyla kararın kesinleşmemiş kısımlarıyla sınırlı olarak yapılabileceği açıktır.
Bu bakımdan, istinaf kanun yolu incelemesine taşınmayan kısımlar yönünden, Bölge İdare Mahkemesince verilen karar ile karşı tarafın istinaf başvurusu kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararından daha aleyhe bir karar verilmedikçe temyiz incelemesinin yapılması hukuken mümkün değildir.
Dosyanın incelenmesinden, ... İdare Mahkemesince maddi tazminat isteminin kabulü, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen karara karşı yalnızca davalı idarelerce istinaf başvurusunda bulunulduğu, davacılar tarafından reddedilen manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunda bulunulmadığı, istinaf mahkemesince de davalıların manevi tazminata yönelik istinaf başvurularının reddine karar verildiği, bu durumda ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminatın reddine yönelik kısmının davacılar tarafından istinaf kanun yoluna taşınmayarak kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda, davacılar tarafından ilk derece mahkemesi kararının reddedilen manevi tazminat istemine ilişkin kısmına karşı istinaf başvurusunda bulunulmaması ve istinaf mahkemesince de manevi tazminata yönelik davalı idarelerin istinaf başvuruları reddolunarak davacılar yönünden ilk derece mahkemesi kararından daha aleyhe bir durum yaratılmaması nedeniyle, istinaf kanun yoluna taşınmayarak kesinleşen manevi tazminat isteminin reddine yönelik kısma ilişkin davacıların temyiz isteminin incelenmesinde hukuki olanak bulunmamaktadır.
C) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Hükmedilen Maddi Tazminatın Miktar Artırımı Suretiyle Artırılan Kısmına Miktar Artırımı Dilekçesinin Davalı İdareye Tebliğ Edildiği Tarihinden İtibaren Yasal Faiz İşletilmesine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu, aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurunun yapıldığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir.
Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 16/04/2025 tarih ve 32872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/10/2024 tarih ve E:2021/5, K:2024/2 sayılı kararıyla da tam yargı davalarında miktar artırımında bulunulması halinde, dava dilekçesinde talep edilen miktara hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse artırılan miktara da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Bu durumda temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "davacıların maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 750,00 TL'lik kısmına idareye başvuru tarihi olan 28/02/2016 tarihinden, 30.335,95 TL'lik kısmına ise miktar arttırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 22/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden alınarak davacılara hisseleri oranında ödenmesine," ibaresinin, "Davacıların maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 31.085,95 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 28/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden alınarak davacılara hisseleri oranında ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacıların temyiz isteminin kısmen REDDİNE, kısmen İNCELENMEKSİZİN REDDİNE; davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3\. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre taraflara iadesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim