SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/5777 E. 2025/2141 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/5777

Karar No

2025/2141

Karar Tarihi

21 Nisan 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/5777 E. , 2025/2141 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/5777
Karar No : 2025/2141

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Taşımacılık
İnşaat Turizm ve Tic. Ltd. Şti
VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN KONUSU : Davacı şirket tarafından, Samsun ili, İlkadım ilçesi, ... Mahallesi'nde kain ... ada, ... parsel sayılı taşınmazının hizasından yeni bir alt geçit yapılarak trafiğin büyük ölçüde yer altına alınması nedeniyle, taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt ve LPG istasyonu niteliğindeki iş yerinin karayoluna açık cephesinin kapatıldığı, ulaşımının tali yoldan yapılması sebebiyle iş yerine giriş çıkışların zorlaştığı, ticari kazancın ve taşınmaz değerinin azalmasında davalı idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek taşınmaz ve üzerinde bulunan akaryakıt/ LPG istasyonu nitelikli 2 katlı işyerinin değer kaybı için 130.000,00 TL, doğmuş veya doğacak kira kaybı karşılığı için 5.000,00 TL ve taşınmaz üzerindeki akaryakıt/LPG istasyonunun doğmuş ve doğacak gelir kaybı için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 1.990.020,38 TL) maddi tazminatın, idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu Samsun İli, Samsun-Kavak Devlet Yolu Kürtün Katlı Kavşağı ve Bağlantı Yolları Yapım işi projesinin; trafik akışının düzenli bir şekilde sağlanması ve ulaşımın rahat ve verimli bir şekilde yürütülmesi için gerçekleştirildiği, yan yol projesinin yoğun trafiğin dağıtılarak akıcı hale getirilmesine ve toplumun bir ihtiyacının giderilmesine ilişkin olduğu, ancak davalı idare tarafından inşa edilen yolun nimetlerinden tüm toplum yararlanırken, davacı şirkete ait parselde değer kaybı meydana gelmesi nedeniyle davacının özel ve anormal bir zarara uğradığı, bu nedenle taşınmazda meydana gelen değer kaybının kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davacı şirkete ödenmesi gerektiği, öte yandan; kira geliri açısından, davacının halihazırda uğramış olduğu bir kira geliri zararının bulunmadığı, beklenen ya da muhtemel zararların ise tazmin edilmesine olanak bulunmadığı, uğranıldığı öne sürülen ticari gelir kayıpları yönünden ise; davacının ticari gelirlerinde bir miktar düşüşün gerçekleştiği görülmüşse de, bu düşüşün ne kadarının kavşak yapımı nedeniyle oluştuğunun, ne kadarının diğer nedenlerle oluştuğunun objektif olarak kesin biçimde ortaya konulmasının mümkün olmaması ve bu iki unsurun da taşınmazda meydana gelen değer kaybının hesabında dikkate alınması nedeniyle, aynı sebeple iki ayrı tazminat ödenmesinin mükerrer ödeme anlamına geleceği de dikkate alındığında, bu zararlar yönünden davanın reddi ile mülkiyeti davacıya ait olan taşınmazda ve taşınmaz üzerinde bulunan yapıda meydana gelen değer kaybı karşılığı olan 515.364,78 TL'nin, 130.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 26/12/2017 tarihinden, 385.364,78 TL'lik kısmının ise, miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 15/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu akaryakıt istasyonu niteliğindeki taşınmazının önünde Ankara-Samsun Karayolu olan girişin kapatılması neticesinde ciroların büyük oranda düştüğü, Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın rayiç değeri esas alınarak değer kaybı zararının belirlenmesi gerekirken bayındırlık birim fiyatlarının esas alınmasının hatalı olduğu, taşınmazın niteliği ve yolun durumu dikkate alındığında belirlenen % 13 değer kaybının çok düşük olduğu, maddi zararlarının hükmedilen miktarın çok üzerinde olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu taşınmaz ve üzerindeki binaların farklı seviyeli katlı yol yapılmadan önce de aynı şekilde kullanılmakta olduğu, bundan sonra da aynı şekilde kullanılacağından dolayı kullanımını engelleyecek herhangi bir olumsuz durumun oluşmadığı, kavşak inşasından dolayı taşınmazın imar planında belirtilen amaç doğrultusunda kullanımını engelleyen ve olumsuz etkileyen bir unsur bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bir çok hatayı barındırdığı, hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğu, idarelerince yürütülen yol yapım hizmeti ile dava konusu taşınmazda oluştuğu iddia edilen değer kaybı arasında hukuken geçerli bir illiyet bağı bulunmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı şirket tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata işletilecek faiz başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacı şirketin duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, hükmedilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurunun yapıldığı 26/12/2017 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "... İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararına yapılan istinaf başvurularının reddine" ibaresinin, "... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına taraflarca yapılan istinaf başvurularının tazminatın esası yönünden reddine, davacı şirketin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle hükmedilen 515.364,78 TL maddi tazminat isteminin tamamına idareye başvuru tarihi olan 26/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine;" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2\. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
3\. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3\. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin yatıran tarafa iadesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/04/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim