Danıştay danistay 2021/5708 E. 2025/2282 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/5708
2025/2282
28 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/5708
Karar No : 2025/2282
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1-...'e velayeten
kendisine asaleten ...
2- ...
3-...
VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'ün gönüllü köy korucusu olarak görev yapmaktayken 17/08/2015 tarihinde Erzurum İli, Şenkaya İlçesi, ... Mahallesi, ... Deresi mevkiinde bölücü terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilen saldırı neticesinde kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmesinde davalı idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın eşi ... için 30.000,00.TL (miktar artırım dilekçesiyle 195.049,43 TL) maddi, 30.000,00 TL manevi, kızı ... için 30.000,00. TL (miktar artırım dilekçesiyle 49.598,82 TL) maddi, 30.000,00 TL manevi, annesi ... için 15.000,00. TL (miktar artırım dilekçesiyle 31.056,27 TL) maddi, 30.000,00 TL manevi, kardeşi ... için 25.000,00.TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olayın terör olayı olduğu, müteveffanın kamu görevlisi olduğu, idarenin kusursuz sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, ... için 195.049,43 TL, ... için 49.598,82 TL, ... için 31.056,27 TL maddi zararın belirlendiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacılar tarafından verilen miktar artırım dilekçesi gözetilerek ... için 195.049,43 TL maddi, ... için 49.598,82 TL, ... için 31.056,27 TL maddi tazminat istemlerinin kabulüne, ...'ün maddi tazminat isteminin 30.000,00 TL'sine olay tarihinden, 165.049,43 TL'sine miktar artırım dilekçesinin idareye tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, ...'ün maddi tazminat isteminin 30.000,00 TL'sine olay tarihinden, 19.598,82 TL'sine miktar artırım dilekçesinin idareye tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, ...'ün maddi tazminat isteminin 15.000,00 TL'sine olay tarihinden, 16.056,27 TL'sine miktar artırım dilekçesinin idareye tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, dava konusu olay nedeniyle takdiren müteveffanın eşi ... için 30.000,00 TL, kızı ... için 30.000,00 TL, annesi ... için, 30.000,00 TL kardeşi ... için 25.000,00.TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2330 sayılı Kanun kapsamında davacılara yapılan ödemelerin davacıların maddi ve manevi zararlarının karşılığı olduğu, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararının manevi tazminata ilişkin kısmının onanması, manevi tazminata işletilecek faiz başlangıç tarihi ile maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılar tarafından, yakınları ...'ün gönüllü köy korucusu olarak görev yapmaktayken 17/08/2015 tarihinde Erzurum İli, Şenkaya İlçesi, ... Mahallesi, ... Deresi mevkiinde bölücü terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilen saldırı neticesinde kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmesinde davalı idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın eşi ... için 30.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 195.049,43 TL) maddi, 30.000,00 TL manevi, kızı ... için 30.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 49.598,82 TL) maddi, 30.000,00 TL manevi, annesi ... için 15.000,00. TL (miktar artırım dilekçesiyle 31.056,27 TL) maddi, 30.000,00 TL manevi, kardeşi ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A- Temyize Konu İdare Mahkemesi Kararının; Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısmının ve Hükmedilen Manevi Tazminatın Faiz Başlangıç Tarihinin İncelenmesi:
Dosya kapsamında yer alan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 21/02/2018 tarih ve 3/1069648 sayılı yazısında dava konusu olay nedeniyle davacılara 5510 sayılı Kanunun 32. maddesi gereğince dul-yetim aylığı bağlandığı, 2330 sayılı Kanun kapsamında hak sahiplerinin ölüm aylıklarının % 25 artırımlı ödendiği bildirilmiştir.
Bakılan davada; İdare Mahkemesi kararına dayanak alınan 04/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda, ilgilinin görev aylığı veya emsali köy korucusunun görev aylığı dikkate alınarak aylar itibarıyla alacağı görev aylığı ile davacılara bağlanan dul ve yetim aylığı karşılaştırılarak, aradaki farkın zarar olduğunun kabul edilmesi gerekirken, müteveffanın emsali köy korucusunun görev aylığı esas alınarak ancak ifa amacı taşıyan dul ve yetim aylıkları yarar olarak kabul edilmeyerek yapılan hesaplamanın ve dolayısıyla bilirkişi raporunun, mahkeme kararına dayanak alınacak mahiyette olmadığı görülmektedir.
Tazminatın amacı uğranılan gerçek zararın tazmin edilmesini sağlamaktır. Bu nedenle tazminat, zarar görenin zenginleşmesi veya zarar verenin cezalandırılması sonucuna yol açmamalıdır. Dolayısıyla hesaplanacak tazminatın azami miktarı gerçek zarar ile sınırlıdır. Öte yandan dinamik bir yapıya sahip olan tazminat hukuku çerçevesinde zarar ve yarar kalemleri belirlenirken, tazminat tutarının hesaplanabilmesi yerleşik yargı uygulamasında da kabul edildiği üzere hukuk bilimi dışında özel bilgi gerektirmektedir. Bu sebeple aktüeryal yönden maddi tazminat hesaplanması gereken davalarda mahkemeler bilirkişinin görüşünün alınmasına ihtiyaç duymaktadır.
Davacıların zararlarının ortaya konulması için gereken hesaplamalarda gözetilmesi gereken ilke ve unsurlar, son dönem Dairemiz yerleşik içtihatları uyarınca aşağıda belirtilen şekilde olup, bu veriler ışığında bilirkişi tarafından yeniden hesaplanmalıdır.
Aktif dönemde işlemiş dönem zararı, desteğin ölüm tarihinden bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, desteğin emsali köy korucusunun aylar itibariyle aldığı görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenen dul ve yetim aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan dul ve yetim aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin hesaplanmayacağı da dikkate alınmalıdır.
Aktif dönemde işleyecek dönem zararı, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten desteğin yasal emeklilik yaşını dolduracağı tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde de, desteğin emsali köy korucusunun aylar itibariyle alabileceği görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenecek dul ve yetim aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan dul ve yetim aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destekten yoksun kalma zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir.
Pasif dönemdeki zararı, desteğin yasal emeklilik yaşını tamamladığı tarih ile muhtemel ömrünün sonuna (TRH 2010 tablosuna göre) kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, yasal emeklilik yaşını tamamladığı ve yasal emekli olma koşullarına sahip olduğu farz edilen desteğin alacağı emekli aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenecek dul ve yetim aylıkları dikkate alınarak, desteğin emekli aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malulüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerlerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontaya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir.
Buna göre Bölge İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenecek rapora göre maddi tazminat istemi hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan davacıların manevi tazminat istemlerinin tamamının kabulüyle olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmişse de davalı idare, davacıların idareye başvurusu ile temerrüde düştüğünden hükmedilen manevi tazminat tutarına idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken olay tarihinden itibaren faiz işletilmesinde de hukuka uyarlık bulunmadığından idare mahkemesi kararının bu kısmına karşı yapılan istinaf isteminin reddinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
B- İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan ..., ... ve ...'ün Manevi Tazminat İstemlerinin Kabulüne İlişkin Kısımının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın davacılardan ..., ... ve ...'ün manevi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarece ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.
C- İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan ...'ün Maddi ve Manevi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısımının İncelenmesi:
Dava dosyasına ilişkin UYAP ortamından alınan davacılara ait nüfus kayıt örneğinin incelenmesinden, davacılardan ...'ün temyize konu Mahkeme kararının verildiği 29/06/2021 tarihinden sonra 25/08/2024 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 2. fıkrasının "yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmünden kastedilen; münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda; İdare Mahkemesince davacılardan ...'ün vefat etmiş olması ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2\. Davanın kabulüne ilişkin... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulü ile hükmedilen manevi tazminatın faiz başlangıç tarihi yönünden BOZULMASINA, ..., ... ve ...'ün manevi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA,
3\. 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen davacılardan ...'ün maddi ve manevi tazminat isteminin kabulüne dair kurulan hüküm yönünden BOZULMASINA,
4\. Bozulan kısımlara ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/04/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.