SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/5697 E. 2025/3447 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/5697

Karar No

2025/3447

Karar Tarihi

1 Temmuz 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/5697 E. , 2025/3447 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/5697
Karar No : 2025/3447

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...2- ...3- ...4- ...
VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

2- ... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımların temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU: Davacılar tarafından, yakınları ...'in J.Onb. olarak Diyarbakır İl J.K.lığı Hani İlçe K.lığında görev yaparken rahatsızlanarak vefat etmesinde, zamanında tıbbi müdahalede bulunulmadığı ve ölüme neden olan hastalığının askerlik hizmeti sırasında bulaşmış olma ihtimalinin çok yüksek olduğu ileri sürülerek, uğranıldığı iddia edilen zararlarına karşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi... Dairesinin... tarih ve E...., K.... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmesi üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince yapılan başvuru hakkında Mahkemenin... Bölümünün ... tarih ve .../... ve .../... başvuru sayılı kabul edilemezlik kararı nedeniyle, 7103 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na eklenen geçici 9. madde uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına, yapılacak yargılama ile müteveffanın annesi için 120.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, babası için 120.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat ile kardeşleri için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 330.000 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacıların maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile müteveffanın annesi ... için 34.981,00 TL, babası ... için 57.232,00 TL olmak üzere toplam 92.213,00 TL maddi tazminatın; davacıların manevi tazminat isteminin kabulü ile müteveffanın annesi ... için 30.000,00 TL, babası ... için 30.000,00 TL, kardeşleri için ayrı ayrı 15.000,00 TL olmak üzere toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 21/05/2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; davacıların istinaf isteminin reddine, davalı idarelerin istinaf istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine; Mahkeme kararının, maddi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmının onanmasına, davacıların manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmı yönünden kaldırılmasına, müteveffanın annesi ... için 10.000,00 TL, babası ... için 10.000,00 TL, kardeşleri için ayrı ayrı olmak üzere 5.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 21/05/2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davalı idareler tarafından, uyuşmazlığa konu olayda davalı idarelere atfedilebilecek herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı gibi illiyet bağının kesilmesi sebebiyle kusursuz sorumluluktan da söz edilemeyeceği, hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğu; davacılar tarafından, hükmedilen maddi tazminat miktarının eksik, manevi tazminat miktarının da yetersiz olduğu, nispi karar harcının davacılara tamamlattırılmasının hukuka aykırı olduğu, maddi tazminat üzerinden davalı idareler lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinden daha fazla olmaması gerektiği, miktar artırım hakkının bulunmadığı bir dönemde dava açıldığı da dikkate alındığında, reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hak arama hürriyetini ve mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyize konu kararın, maddi ve manevi tazminat istemlerinin esasına yönelik kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, maddi ve manevi tazminat istemlerinin esasına yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyize konu kararın, reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; (...) b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmü yer almaktadır.
02/01/2020 tarih ve 30996 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde; (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. kuralı yer almaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile maddi tazminata ilişkin kısımları onanan İdare Mahkemesi kararında, davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile toplam 92.213,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, kabul edilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 12.710,24 TL nispi avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacılara verilmesine, reddedilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 17.989,77 TL nispi avukatlık ücretinin ise davacılar tarafından davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacıların maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olması nedeniyle yukarıda yer verilen Tarife'nin 13. maddesinde yer alan kurallar uyarınca, idare lehine, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücreti tutarını aşmayacak şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücreti tutarını aşan miktarda vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Bu durumda; reddedilen maddi tazminat istemi yönünden idare lehine, Mahkeme kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispi olarak belirlenen ancak davacılar lehine hükmedilen vekalet ücreti tutarını aşmayacağı kuralı da göz önüne alınarak 12.710,24 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararında, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan, "A.A.Ü.T. uyarınca reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.989,77.-TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine," ibaresinin, "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 12.710,24 TL avukatlık ücretinin davacılar tarafından davalı idareye verilmesine," şeklinde düzeltilmesi gerektiğinden; Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "davacıların istinaf isteminin reddine" ibaresinin, "davacıların istinaf başvurusunun reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kabulüne, diğer kısımlar yönünden reddine, hüküm fıkrasında yer alan 'A.A.Ü.T. uyarınca reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 17.989,77.-TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine,' ibaresinin, 'Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 12.710,24 TL avukatlık ücretinin davacılar tarafından davalı idareye verilmesine,' şeklinde düzeltilmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

C) Temyize Konu Kararın Bakiye Nisbi Karar Harcının Davacılara Tamamlattırılması Yönünden İncelenmesi:
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı Tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı Tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı Tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.
Bu doğrultuda; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de temyize konu kararın davalı idarece ödenmesi gereken bakiye nispi karar harcının davacılara tamamlattırılmasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu durumda temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan, "Hükmedilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 8.348,37 TL nispi karar harcının davacılara tamamlattırılmasına, 8.348,37 TL nispi karar harcının davalı idareden alınarak davacılara verilmesine," ibaresinin "Hükmedilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 8.348,37 TL nispi karar harcının davalı idareden tahsil edilmesine, gereği için müzekkere yazılmasına," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacıların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA,
3\. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretlerinin aidiyetine göre taraflara iadesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 01/07/2025 tarihinde nispi karar harcına ilişkin kısmı yönünden oyçokluğuyla, diğer kısımlar yönünden oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.


(X) - KARŞI OY :
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; "Mükellef" başlıklı 11. maddesinde, genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını istiyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar ve ilam harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmış, Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar ve ilam harcı alınacağı belirtilmiştir.
Harçlar Kanunu'nun yukarıda yer verilen hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, yargı harçlarının mükellefi davayı açan kişiler yani davacılar olup, dava dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden hesaplanan nispi karar harcının dörtte birini oluşturan kısmı, harcın kanuni mükellefi olan bu kişiler tarafından ödenerek dava açılmaktadır. Yine aynı yasal düzenlemeler uyarınca, mahkemece hüküm altına alınan değer (yani kabulüne karar verilen miktar) üzerinden hesaplanan nispi harç tutarından, davanın açılması aşamasında peşin olarak ödenen nispi harç miktarı düşüldükten sonra kalan bakiye nispi karar harcının da kanuni mükellef olan davacılara tamamlattırılması yolunda hüküm kurulması, hüküm fıkrasının devamında ise, artık gelinen aşama itibariyle "yargılama gideri" niteliğini kazanan söz konusu harcın davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiğine hükmedilmesi icap etmektedir.
Mahkemece hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan nispi karar harcından, davanın açılması aşamasında peşin alınan kısım mahsup edildikten sonra kalan bakiye harcın; nasıl olsa sonuç itibariyle bu harcın yargılama giderleri kapsamına dahil olacağı ve davalı idarece davacıya ödeneceği yaklaşımıyla, davalı idarece (ilgili tahsil birimine) ödenmesine hükmedilmesi yargı harcının bir türü olana nispi karar harcının yasal mükellefinin yargı kararıyla değiştirilmesi gibi bir sonucun ortaya çıkmasına sebebiyet verecektir. Kaldı ki, böyle bir yaklaşım başka olumsuz neticelerin doğmasına da zemin hazırlayacaktır. Bu bağlamda, iyi niyetle hareket ederek yargı kararıyla kendisine harç ödeme yükümlülüğü getirilen bir davalı idarenin, söz konusu dosyaya ilişkin kararda aleyhine hükmedilen nispi karar harcını ödemek için ilgili tahsil dairesine müracaat etmesi durumunda bile harcın kanuni mükellefi olmaması nedeniyle kendisinden harç tahsilatı yapılamama durumu söz konusu olabilecektir. Başka bir olumsuzluk ise, mahkeme kararında bakiye nispi karar harcının davalı idarece ödenmesine hükmedilmesine rağmen ilgili idarece harcın mükellefinin davacı olduğu değerlendirmesiyle ödeme yoluna gidilmemesi halinde yargı kararında hükmedilen harcın (harca konu olan yargılama hizmeti verilmiş olmasına rağmen) maliye hazinesine girmemesi durumuyla karşılaşılabilecektir. Zira, böyle bir karar nedeniyle peşin alınan nispi karar harcının bakiye kısmının tahsili için ilgili tahsil birimine harç tahsil müzekkeresi yazılamayacağından, tahsil biriminin kendiliğinden harekete geçerek tahsilat yoluna gitmesi de mümkün olmayacaktır. Oysa, nispi karar harcının ödenmesi ile ilgili olarak yukarıda aktarılan hukuka uygun yöntemin işletilmesi yani harcın kanuni mükellefi olan davacı(lar) tarafından ödenmesine karar verilmesi durumunda, uygulamada, kararın taraflara tebliği aşamasında, idari yargı merciince, (harcın yasal mükellefi olan) davacının bağlı bulunduğu vergi dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılarak harcın tahsiline imkan hazırlandığı ve maliye hazinesine dahil olması gereken nispi harcın boşlukta bırakılmamasına özen gösterildiği bilinmektedir.
Tüm bu olası hukuka aykırı durumların bertaraf edilebilmesi için, bakiye nispi karar harcının, harcın kanuni mükellefi olan davacıya tamamlattırılmasına ve bunun sağlanabilmesi için de ilgili tahsil dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılmasına hükmetmek gerekmektedir.
Buna göre; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının davanın açılması aşamasında peşin olarak yatırılan harç mahsup edildikten sonra (şayet başlangıçta peşin olarak ödenen harç, hükmedilen miktar nedeniyle hesaplanan nispi karar harcından düşük ise) bakiye nispi karar harcının önce davacılara tamamlattırılması daha sonra tamamının yargılama gideri olarak dikkate alınmak suretiyle davalı idare tarafından davacılara ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının nispi karar harcının davacılara tamamlattırılmasına ilişkin kısmı hukuka uygun olup bu yönden çoğunluk kararına katılmıyorum.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim