Danıştay danistay 2021/4655 E. 2025/3286 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/4655
2025/3286
26 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4655
Karar No : 2025/3286
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Muğla ili, Marmaris ilçesinde bulunan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Güney Görev Grup Komutanlığına bağlı TCG Meltem Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapmakta iken 26/04/2016 tarihinde çamurlu bir şekilde yağan yağmurun temizlenmesi ve aynı gün icra edilen seyir hitamında geminin tuzlu sudan arındırılması maksadıyla geminin tatlı su ile yıkanması sırasında dengesini kaybederek geminin güvertesinden beton iskeleye düşmesi sonucu yaralanması ve 22/09/2016 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ilişiğinin kesilmesinde idarenin kusurunun bulunduğu iddialarıyla uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 10.000,00 TL (miktar artırımı üzerine 226.622,11 TL) maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; 26/04/2016 tarihinde gerçekleşen ve davacının %15,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmesine neden olan yaralanma olayının gerçekleşmesinde 4/5 oranında ve asli kusurlu olan davalı idare tarafından 226.622,11 TL maddi tazminatın davacıya ödenmesi, davacının yaşı konumu ve olayın meydana geliş biçimi de gözetilerek manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davalı idare lehine 20.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmın kaldırılmasına, A.A.Ü.T.nin 10/2. maddesi uyarınca davalı idare lehine 4.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, olayda idarelerine izafe edilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, hükmedilen tazminat tutarlarının yüksek olduğu, idarelerinin harçtan muaf olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Muğla ili, Marmaris ilçesinde bulunan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Güney Görev Grup Komutanlığına bağlı TCG Meltem Komutanlığında sözleşmeli er olarak 22/09/2016 tarihine kadar görev yaptığı, 26/04/2016 tarihinde çamurlu bir şekilde yağan yağmurun temizlenmesi ve aynı gün icra edilen seyir hitamında geminin tuzlu sudan arındırılması maksadıyla nöbetçi vardiyada görevli uzman erbaş, erbaş ve erlerin katılımıyla güverte nöbetçi astsubayı nezaretinde saat 18.00'da geminin tatlı su ile yıkanmasına başlanıldığı, saat 18.27'de davacının ve Ser. Uzm. Çvş. A. Ö.'nün C güvertede yüzleri gemi direğine dönük olarak geri geri giderken davacının dengesini kaybederek önce 1,3 metre aşağıda bulunan B güverte küpeştesine kalçasını çarptığı, ardından 4,3 metre yükseklikten vücudunun sol yanı üzerine iskelenin beton zeminine düştüğü, ambulansla Aksaz Asker Hastanesine sevk edilen davacının ilk müdahalenin ardından Marmaris Devlet Hastanesine sevk edildiği, farklı hastanelerde yapılan teşhis ve tedavilerin ardından İstanbul Sultan Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen ...tarih ve ... sayılı sağlık kurulu raporunda "kafa içi yaralanma, tanımlanmamış (posttravmatik ensefalomalazi)" teşhisi ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nde görev yapamayacağının belirtildiği, Milli Savunma Bakanlığı Sağlık Dairesi Başkanlığının 15/11/2016 tarihli onayı ile raporun kesinleştiği, 22/09/2016 tarihli dilekçe ile davacının anılan sağlık kurulu raporu nedeniyle sözleşmeli erlikten azlini istediği ve Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiğinin kesildiği, bahsi geçen olay nedeniyle vücudunda kalıcı hasar meydana geldiği ve bu duruma idarenin kusurunun neden olduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararlara karşılık tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında bu hizmetten doğan nedenlerle kişilerin uğradığı zararların hizmetin sahibi idarece karşılanması esas olmakla birlikte, tazminata hükmedilirken, olayın meydana geliş şekline göre zarara uğrayan kişilerin de kusurlu olup olmadığının, dolayısıyla olayda müterafik kusur bulunup bulunmadığının da ortaya konulması gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
l- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın anılan kısım usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
lI- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi karanının, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi:
Dava konusu olayda, davalı idarenin, personelin güverte üzerinde çalışırken emniyet teline irtibatlı olarak emniyet kemeri kullanmasının sağlanması için gerekli imalatı yaptırmaması gemi dizaynı nedeniyle küpeşte korkuluğu ile güverte arasındaki açıklıktan boşluğa basarak düşülmemesi için düşmeyi önleyici önlemlerin alınmasını sağlamaması, hortum su basıncının ani değişime uğramasını önleyici tertibatın alınmaması ve bu konuda çalışanların bilgilendirilmemesi nedeniyle 4/5 oranında kusurlu olduğu, davacının ise görevini dikkatle ve özenle yerine getirmediğinden 1/5 oranında kusurlu olduğu şeklinde bilirkişi raporu ile tespit edilen tarafların kusur oranları Dairemizce yerinde görülmüştür.
Öte yandan, yaşanan olay nedeniyle Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun... tarih ve ... sayılı raporunda davacının % 15,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
Tazminat hukukunda, çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin uğramış olduğu kalıcı bedensel sakatlığının sebep olduğu iş gücü kaybının mevcut işini yürütmesine engel olup / olmadığına bakılmaksızın gelirinde ve mal varlığında bir eksilme olmamış olsa dahi günlük faaliyetlerini ve işini eskisine ve emsallerine göre daha fazla efor sarf ederek gerçekleştireceği kabulünden hareketle "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bedensel kayba uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi ve işini yapabilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsenmiştir. Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.
İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.
Dava konusu olay nedeniyle % 15,2 meslekte kazanma gücü kaybı oranında davacının günlük yaşamını ve işini daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği, bu fazladan sarf edilen efordan kaynaklanan maddi zararının en fazla net asgari ücret tutarı kadar olacağı, Dairemizin içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Buna göre, davacının aktif dönemdeki, (olay tarihinden yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihe kadar olan dönemdeki) maddi zararının, 2022 yılına kadar asgari geçim indirimi (AGİ dahil) net asgari ücrete meslekte kazanma gücü kaybı oranı uygulanmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir.
Ayrıca, güç (efor) kaybına dayanan maddi tazminatın hesabında, davacının yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihten TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel bakiye yaşam süresinin sonuna kadar geçen pasif devrede de, bedensel kaybı nedeniyle daha fazla efor sarf ederek yaşamını devam ettirmesi söz konusu olacağından, pasif dönem zararının da aynı usulle ( AGİ hariç net asgari ücret tutarına meslekte kazanma gücü kayıp oranının uygulanması suretiyle) hesaplanması gerekmektedir.
Aktif dönemin işleyecek devre zararı ile pasif dönem zararı hesaplanırken, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarı her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmelidir.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının aktif ve pasif dönemde efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, davacının efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararının hesabında olay tarihindeki kazancının asgari ücretin 1,5 katı olduğunun tespit edildiği belirtilerek asgari ücretin 1,5 katı üzerinden hesaplama yapılan ve hükme esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte bulunmayan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet görülmediğinden İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, yeniden yapılacak yargılamada davacı tarafından maddi tazminat istemi yönünden temyiz talebinde bulunulmadığı, bozma kararının davalı idarenin temyiz talebinin kabulü ile gerçek zararın ortaya konulması için verildiği dikkate alınmak suretiyle aleyhe hüküm verme yasağı uyarınca davacı lehine hükmedilecek toplam maddi tazminat tutarının 226.622,11 TL'yi aşmaması gerektiği de açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının ONANMASINA, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının BOZULMASINA,
3\. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.