SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/4569 E. 2025/3294 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/4569

Karar No

2025/3294

Karar Tarihi

26 Haziran 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4569 E. , 2025/3294 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4569
Karar No : 2025/3294

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Batman 14. İUS Üs Ulaştırma Bölük Komutanlığında muvazzaf askerlik görevini yapmakta iken, 04/08/2016 tarihinde traktöre takılı biçerin üzerine düşmesi sonucu vücudunda birden fazla kırık oluşacak şekilde yaralanması sonucu meydana geldiği ileri sürülen zararlara karşılık 1.000,00 TL maddi (miktar artırımı sonrasında; 253.053,03 TL iş gücü kaybı ve 9.000,00 TL tedavi ve bakım gideri olmak üzere toplam 262.053,03 TL) ve 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile; maddi tazminat istemine ilişkin olarak, davacının iş gücü kaybı oranı dikkate alınarak uğradığı maddi zararın tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi üzerine 30/01/2019 tarihinde Mahkemelerinin kaydına giren bilirkişi raporunda sonuç olarak "04.08.2016 tarihinde meydana gelen olay neticesinde davacının özür oranı karşılığı meydana gelen toplam iş gücü kaybı maddi zararının 254.053,03 TL olduğu" ifadelerine yer verildiği, bilirkişi raporunun bu hâliyle hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu, uyuşmazlık, davacının 254.053,03 TL iş gücü kaybı zararı yönünden incelendiğinde; olayda, davacı tarafından, muvazzaf askerlik görevini ifa ettiği dönemde görevi olmayan işin yapılması sırasında meydana gelen kaza sonucu %31,2 oranında iş gücü kaybı meydana geldiğinden, davalı idarenin hizmet kusuru sebebi ile 254.053,03 TL iş gücü kaybı zararının tazmin edilmesi gerektiği, davacının 9.000,00 TL bakım ve tedavi gideri istemi yönünden incelendiğinde; her türlü tedavi ve bakım giderlerinin de kamu tarafından karşılandığından, davacı tarafından varsa başka bir giderinin belgelendirilememesi karşısında davacının bu yöndeki talebinin karşılanamayacağı, uyuşmazlık, davacının 15.000,00 TL manevi tazminat istemi yönünden incelendiğinde; olayın oluş şekli, davacının uyuşmazlık konusu olay sonrasında L4-L5 kırığı üzerine tedavi amacıyla hastanede geçirdiği süre, akabinde raporlu bulunduğu süreler bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu olay nedeniyle davacı adına 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin ise reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davanın maddi tazminat talebi yönünden; davacı lehine hükmedilen 254.053,03 TL maddi tazminatın (1.000,00 TL'lik kısmına 30/12/2016 tarihinden itibaren, 253.053,03 TL'lik kısmına 21/02/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle) davalı davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 9.000,00 TL'lik kısmın reddine, manevi tazminat talebi yönünden 5.000,00 TL'lik kısmın kabulüne, söz konusu tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 30/12/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Tarafların istinaf başvuruları üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, İdare Mahkemesi kararının bakım ve tedavi giderinin reddedilmesine ve manevi tazminat isteminin reddedilen kısmı yönünden davacının istinaf başvurusunun ve iş gücü kaybı zararı ve manevi tazminat isteminin kabul edilen kısmı yününden davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davacının maluliyet raporu için 1.200,00 TL masraf yaptığı, anılan giderin davanın genelindeki haklılık durumuna göre takdiren 1.118,00 TL'lik kısmının davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI :
Davacı tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olmadığı, bakım ve tedavi gideri istemi yönünden İdare ve Bölge İdare Mahkemesi kararlarının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, yaşanan olayın davacının görevi kapsamında olduğu, idarenin hizmet kusuru bulunmadığı, davacının kusuru oranında indirim yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı ve davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının onanması, manevi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, Batman 14. İUS Üs Ulaştırma Bölük Komutanlığında muvazzaf askerlik görevini yapmakta iken, 04/08/2016 tarihinde traktöre takılı biçerin üzerine düşmesi sonucu vücudunda birden fazla kırık oluşacak şekilde yaralanması sonucu meydana geldiği ileri sürülen zararlara karşılık 1.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle 30/12/2016 tarihinde davalı idareye başvurulmuştur.
Bu başvuruya cevap verilmemesi üzerine 1.000,00 TL maddi (miktar artırımı sonrasında; 253.053,03 TL iş gücü kaybı ve 9.000,00 TL tedavi ve bakım gideri olmak üzere toplam 262.053,03 TL) ve 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında bu hizmetten doğan nedenlerle kişilerin uğradığı zararların hizmetin sahibi idarece karşılanması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize Konu Kararın Maddi Tazminata Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Bakım ve tedavi masrafı giderleri de dahil maddi tazminat istemi bakımından temyizen incelenen karar usûl ve hukuka uygun olup dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize Konu Kararın Manevi Tazminata Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
İdare Mahkemesince; davacı için 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmişse de, dava konusu olayın vehameti, davacının geçirdiği kaza nedeniyle gördüğü tedavinin süresi, maruz kaldığı kalıcı engellilik durumu, söz konusu olayın davacı üzerinde yarattığı etki ile yaşadığı acı ve sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda; İdare Mahkemesince davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı görülmektedir.
Bu durumda, Mahkemece, manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alındığında davacının talep ettiği manevi tazminat miktarı makul ve hakkaniyete uygun olduğundan istemin tamamının kabulü gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi kararının temyize konu manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, işbu karar üzerine manevi tazminat istemi bakımından yeniden bir karar verileceğinden, davalı idarenin manevi tazminatın kabul edilen kısmı yönünden temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Maddi tazminat (tedavi ve bakım giderleri) yönünden davacının temyiz isteminin REDDİNE, manevi tazminat yönünden davacının temyiz isteminin KABULÜNE; maddi tazminat yönünden davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2\. Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının maddi tazminata (iş gücü kaybı ile tedavi ve bakım gideri) yönelik kısmının ONANMASINA, manevi tazminata yönelik kısmının BOZULMASINA,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/06/2025 tarihinde, nispi karar harcına ilişkin kısım yönünden oy çokluğuyla diğer kısımlar yönünden oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.


(X) - KARŞI OY:
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; "Mükellef" başlıklı 11. maddesinde, genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını istiyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar ve ilam harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmış, Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar ve ilam harcı alınacağı belirtilmiştir.
Harçlar Kanunu'nun yukarıda yer verilen hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, yargı harçlarının mükellefi davayı açan kişiler yani davacılar olup, dava dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden hesaplanan nispi karar harcının dörtte birini oluşturan kısmı, harcın kanuni mükellefi olan bu kişiler tarafından ödenerek dava açılmaktadır. Yine aynı yasal düzenlemeler uyarınca, mahkemece hüküm altına alınan değer (yani kabulüne karar verilen miktar) üzerinden hesaplanan nispi harç tutarından, davanın açılması aşamasında peşin olarak ödenen nispi harç miktarı düşüldükten sonra kalan bakiye nispi karar harcının da kanuni mükellef olan davacılara tamamlattırılması yolunda hüküm kurulması, hüküm fıkrasının devamında ise, artık gelinen aşama itibariyle "yargılama gideri" niteliğini kazanan söz konusu harcın davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiğine hükmedilmesi icap etmektedir.
Mahkemece hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan nispi karar harcından, davanın açılması aşamasında peşin alınan kısım mahsup edildikten sonra kalan bakiye harcın; nasıl olsa sonuç itibariyle bu harcın yargılama giderleri kapsamına dahil olacağı ve davalı idarece davacıya ödeneceği yaklaşımıyla, davalı idarece (ilgili tahsil birimine) ödenmesine hükmedilmesi yargı harcının bir türü olana nispi karar harcının yasal mükellefinin yargı kararıyla değiştirilmesi gibi bir sonucun ortaya çıkmasına sebebiyet verecektir. Kaldı ki, böyle bir yaklaşım başka olumsuz neticelerin doğmasına da zemin hazırlayacaktır. Bu bağlamda, iyi niyetle hareket ederek yargı kararıyla kendisine harç ödeme yükümlülüğü getirilen bir davalı idarenin, söz konusu dosyaya ilişkin kararda aleyhine hükmedilen nispi karar harcını ödemek için ilgili tahsil dairesine müracaat etmesi durumunda bile harcın kanuni mükellefi olmaması nedeniyle kendisinden harç tahsilatı yapılamama durumu söz konusu olabilecektir. Başka bir olumsuzluk ise, mahkeme kararında bakiye nispi karar harcının davalı idarece ödenmesine hükmedilmesine rağmen ilgili idarece harcın mükellefinin davacı olduğu değerlendirmesiyle ödeme yoluna gidilmemesi halinde yargı kararında hükmedilen harcın (harca konu olan yargılama hizmeti verilmiş olmasına rağmen) maliye hazinesine girmemesi durumuyla karşılaşılabilecektir. Zira, böyle bir karar nedeniyle peşin alınan nispi karar harcının bakiye kısmının tahsili için ilgili tahsil birimine harç tahsil müzekkeresi yazılamayacağından, tahsil biriminin kendiliğinden harekete geçerek tahsilat yoluna gitmesi de mümkün olmayacaktır. Oysa, nispi karar harcının ödenmesi ile ilgili olarak yukarıda aktarılan hukuka uygun yöntemin işletilmesi yani harcın kanuni mükellefi olan davacı(lar) tarafından ödenmesine karar verilmesi durumunda, uygulamada, kararın taraflara tebliği aşamasında, idari yargı merciince, (harcın yasal mükellefi olan) davacının bağlı bulunduğu vergi dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılarak harcın tahsiline imkan hazırlandığı ve maliye hazinesine dahil olması gereken nispi harcın boşlukta bırakılmamasına özen gösterildiği bilinmektedir.
Tüm bu olası hukuka aykırı durumların bertaraf edilebilmesi için, bakiye nispi karar harcının, harcın kanuni mükellefi olan davacıya tamamlattırılmasına ve bunun sağlanabilmesi için de ilgili tahsil dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılmasına hükmetmek gerekmektedir.
Buna göre; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının davanın açılması aşamasında peşin olarak yatırılan harç mahsup edildikten sonra (şayet başlangıçta peşin olarak ödenen harç, hükmedilen miktar nedeniyle hesaplanan nispi karar harcından düşük ise) bakiye nispi karar harcının önce davacılara tamamlattırılması daha sonra tamamının yargılama gideri olarak dikkate alınmak suretiyle davalı idare tarafından davacılara ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden, İdare Mahkemesi kararının bakiye karar harcının davacılara tamamlattırılmamasına ilişkin kısmı hukuka aykırı olup bu kısım yönünden istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.








10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim