Danıştay danistay 2021/4450 E. 2025/3207 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/4450
2025/3207
24 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4450
Karar No : 2025/3207
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
...
6- ...
7- ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. Yrd. V. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, ...'nin,18/07/2013 tarihinde, Şanlıurfa ili, Ceylanpınar ilçesinde, dışarıda bulunduğu sırada Suriye'de yaşanan iç çatışmalar dolayısıyla Suriye'nin Resulayn bölgesinden gelen mermi neticesinde yaralanmasında, idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık; ... için 5.000,00 TL maddi (miktar artırımı ile 60.819,31 TL), 50.000,00 TL manevi, babası ... için 5.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, annesi ... için 30.000,00 TL manevi, kardeşleri ..., ..., ... ve ...'nin her biri için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda idarenin sosyal risk ilkesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen hesap raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte görüldüğü gerekçesiyle, davacı ...'nin maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 56.294,68 TL maddi tazminatın, 5.000,00 TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 16/05/2014 tarihinden, miktar artırım dilekçesi ile artırılan 51.294,68 TL'sinin ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 21/03/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, (...'nin maddi tazminat talebinin reddine), davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, ... için 15.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL, ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 29.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 16/05/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; manevi tazminata ilişkin tarafların istinaf başvurularının reddine, maddi tazminata ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının olayda idarenin maddi tazminat yönünden 5233 sayılı Kanun'a göre sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle kaldırılmasına, 5.815,88 TL maddi tazminatın 5.000,00 TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 16/05/2014 tarihinden, kalan 815,88 TL'sinin ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 21/03/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ...'ye ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar vekili tarafından, olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru bulunduğu, maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre yapılması gerekirken yapılmadığı, olayda yaralanan ...'nin Adli Tıp Kurumunda gerçekleştirilen muayenesinde idrar kaçırma probleminin sıklığı hususunda utandığı için gerçeği söyleyemediği, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğu Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, üçüncü şahsın suç teşkil eden eyleminin idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırdığı, davacının yapılan uyarıları dikkate almadığı, Suriye ülkesi ile Türkiye arasında yapılan protokol gereği davacıların Suriye ülkesinden tazminat talep etmesinin mümkün olduğu ancak bu yönde bir başvurularının bulunmadığı iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılar tarafından, ...'nin,18/07/2013 tarihinde Şanlıurfa ili, Ceylanpınar ilçesinde, dışarıda bulunduğu sırada Suriye'de yaşanan iç çatışmalar dolayısıyla Suriye'nin Resulayn bölgesinden gelen mermi neticesinde yaralanmasında, idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." kuralı yer almaktadır.
Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuz olup, bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282. maddesinde, " Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmü yer aldığından; sunulan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte olmaması veya taraflarca yapılan itirazları karşılamaması halinde bilirkişilerden ek rapor istenilebileceği veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi verilen rapor dikkate alınmadan uyuşmazlığın çözümüne engel bir düzenlemenin bulunmadığı da açıktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesince, uyuşmazlıkta davalı idarenin, maddi tazminata ilişkin kısım yönünden 5233 sayılı Kanun kapsamında, manevi tazminata ilişkin kısım yönünden ise genel hükümler kapsamında sorumluluğunun bulunduğuna ilişkin değerlendirmesinde hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, davacı ... tarafından, Adli Tıp Kurumunda gerçekleştirilen muayenesinde, idrar kaçırma probleminin sıklığını utandığı için söyleyemediği iddia edilmektedir. Bu haliyle, hükme esas alınan dosyada mevcut Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 27/06/2016 tarihli sağlık raporu, davacının gerçek engel oranını yansıtma hususunda şüphe uyandırmaktadır.
Bu itibarla, davacı ...'nin yeniden Adli Tıp Kurumu'na sevki, idrar kaçırma probleminin sıklığının da dikkate alındığı yeni sağlık kurulu raporu aldırılmasının ardından, davacıların maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, davacının maddi zararının sağlık kurulu raporunda belirtilen engel oranı esas alınarak hesaplandığı, yine davacının engel oranının manevi tazminat takdirinde rol oynadığı dikkate alındığında, hükme esas alınma yeterliliği bulunmayan bilirkişi raporuna dayanılarak davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Tarafların temyiz istemlerinin KABULÜNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.