SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/4242 E. 2025/2169 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/4242

Karar No

2025/2169

Karar Tarihi

22 Nisan 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4242 E. , 2025/2169 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4242
Karar No : 2025/2169

DAVACILAR : 1- ...
2- ...
3- ...
4-...
5- ...
6- ...
7- ...
8- ...
9- ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- ... / ...
2- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...

DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL : ... Beton Ürünleri İnşaat Asfalt Madencilik Tic. ve
San. A.Ş.
VEKİLİ : Av....

DAVANIN_KONUSU : 05/06/2021 tarih ve 31502 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, "Hatay Dağ Ceylanı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası"nın sınırlarının ekli harita ve listede gösterildiği şekilde değiştirilmesine ilişkin 04/06/2021 tarih ve 4076 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davaya konu yaban hayatı geliştirme sahasının etkilediği Hatay ili, Kırıkhan ilçesinde ve ... Mahallesinde ikamet eden davacılar tarafından; dava konusu işlemin Kara Avcılığı Kanunu ve Yaban Hayatı Koruma ve Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları İle İlgili Yönetmelik hükümleri ile ülkemizin taraf olduğu Bern (Avrupanın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma) Sözleşmesine aykırı olduğu, 24/12/2019 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile bilimsel çalışmalara istinaden 133 km² olarak belirlenen geliştirme sahasının, 2021 yılında yaklaşık 8 km² daraltılmasının bilimsel bir veriye dayanmadığı, Hatay Dağ Ceylanı türünün Dünya Doğayı Koruma Birliği tarafından neslinin tehlikede olduğunun kabul edildiği, sahada uygulanan geliştirme çalışmaları ile popülasyonun artmaya başlaması nedeniyle yaşam alanının genişletilmesi gerekirken daraltılmasında kamu yararı bulunmadığı, bu türün, dünyada birey sayısı artan tek popülasyonunun Türkiye'de bulunması sebebiyle Türkiye popülasyonunun korunmasının dünya için de önemli olduğu, yöre halkı tarafından Dağ Ceylanının kutsal kabul edildiği, Bozkır Ötleğeni türünün Türkiye’nin nadir kuşlarından olduğu, dava konusu alanın bu türün az saydaki üreme alanlarından birisi ve bilinen tek kışlama bölgesi olduğu, taş ocakları tarafından alanın tahrip edilmesi halinde bu türün yaşama alanının da yok olacağı, Dağ Ceylanlarının geliştirme sahasının daraltılmasıyla faaliyete geçecek taş ocaklarının tehdidi altında bulunduğu ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN_SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, 2019 yılında 13.288 hektar olarak belirlenen geliştirme sahasının, 2021 yılında 12.514 hektar olacak şekilde revize edildiği, dava konusu 774 hektarlık alan içerisinde, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün eskiye dayanan 1 adet taş ocağı ile özel firmalara ait 4 adet taş ocağı ve ... Mahallesi yerleşkesinin yer aldığı, bu bölgenin her ne kadar daha önce kapsama alınmışsa da insan baskısı ve taş ocağı faaliyetleri yoğunluğu nedeniyle arazi yapısı bütünlüğünün bozulduğu, bozulan, dolayısıyla dağ ceylanının bulunmadığı değerlendirilen alanın yüz ölçümü dikkate alınarak çıkarılacak alan minimum tutulmak suretiyle sınırların gerçek duruma uygun hale getirildiği, uluslararası sözleşmeler, Kara Avcılığı Kanunu ve ilgili Yönetmeliğe uygun hareket edildiği, taş ocağı faaliyetlerinin halihazırda da devam ettiği, her ne kadar dağ ceylanlarının beslenmesi taş ocağı faaliyetlerinin yakınında gerçekleşmekte ise de, yoğun nüfusun tarım arazilerine ve Suriye sınırına yakın bölgelerde olduğu, Bozkır Ötleğenine yönelik iddianın yapılacak arazi incelemesi sonucu elde edilecek tespitlere göre değerlendirilmesi gerektiği, daraltma işlemi neticesinde tarım arazilerinin etkilenmesinin söz konusu olmayacağı savunulmaktadır.

DAVALI YANINDA MÜDAHİLİN
SAVUNMASI : Davalı yanında müdahil şirketin, Hatay İli, Kırıkhan İlçesi sınırları içinde 2-A grubu işletme ruhsatlı ve izinli sahada uzun yıllardır madencilik faaliyeti yürüttüğü, maden sahasını kapsayacak şekilde, 13.288 hektar alanın 24/12/2019 tarihli, 1885 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Hatay Dağ Ceylanı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası olarak belirlendiği, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile Sahanın, mevcut madencilik faaliyetlerinin bulunduğu 774 hektarlık alan daraltılarak 12.514 hektar olarak revize edildiği, bölgede her ne kadar çevre mevzuatının izin verdiği sınırlar içerisinde olsa da izinli ve ruhsatlı devam eden madencilik faaliyetleri kapsamında patlatmalar yapıldığı, bir ölçüde toz ve gürültü çıktığı, titreşim, sarsıntı hava şoku gibi etkilerin yaşandığı; bu nedenlerle, yaban hayatının ve Dağ Ceylanının bölgeden uzaklaştırdığı, alanın türün yaşaması için gerekli niteliklerden uzak olduğu dikkate alındığında dava konusu işlem ile 2019 yılında hatalı olarak belirlenen sınırların düzeltildiği, 24/12/2019 tarihli, 1885 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına karşı, yaban hayatı geliştirme sahası sınırlarının, sahanın somut şartları ve bölgede devam eden madencilik faaliyetleri ve yatırımlar dikkate alınmadan belirlendiği iddiasıyla dava açtıkları ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettikleri, dava süreci devam ederken idarelerce alanın Yaban Hayatı Geliştirme Sahası sınırlarının düzeltilmesi yönünde yapılan çalışmalar dikkate alınarak davadan feragat edildiği, dava konusu işlem ile yaban hayatı niteliğinde olmayan kısmın yapılan teknik çalışmalar ile düzeltildiği, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin, karar gerekçesinde belirtilen nedenlerle iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; 5.6.2021 tarih ve 31502 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan, "Hatay Dağ Ceylanı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası"nın sınırlarının ekli harita ve listede gösterildiği şekilde değiştirilmesine ilişkin 4.6.2021 tarih ve 4076 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemleriyle açılmıştır.
11.7.2003 tarih ve 25165 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununun 4'üncü maddesinin son fıkrasında, "Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları ile üretme istasyonları, orman rejimine giren yerlerde Bakanlıkça, diğer yerlerde Cumhurbaşkanınca tefrik edilir. Bu sahaların ayrılması ve yönetimine ilişkin esas ve usuller Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu kapsamında olan av ve yaban hayvanları ile birlikte bunların yaşama ortamlarını korumak amacıyla yaban hayatı koruma ve yaban hayatı geliştirme sahalarının kuruluşu, yönetimi, denetimi ve bu alanlarda izin verilecek ve yasaklanacak faaliyetlerle ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla düzenlenen ve 08/11/2004 tarih ve 25637 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yaban Hayatı Koruma ve Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları İle ilgili Yönetmelik'in 4'üncü maddesinde, "Yaban hayatı koruma sahaları, Kanun kapsamına giren av ve yaban hayvanlarından;
a)Endemik türlerden gerekli görülen,
b)Nesilleri tehlike altında görülen,
c)Gen kaynağı değerinimuhafaza bakımından korunması gereken türlerin yaşadığı,asgari yaşamalanı büyüklüğüne sahip,
d)Biyolojik çeşitliliği yüksek,
alanlardan seçilir."; 5'inci maddesinde, "Av ve yaban hayvanlarının veya biyolojik çeşitliliğin korunması gereken alanların muhafazası veya göçmen türlerin göç yollarını güvence altına almak için, yaşama ortamlarının korunduğu, geliştirildiği, av hayvanlarının yerleştirildiği, yaşama ortamlarını iyileştirici tedbirlerin alındığı ve gerektiğinde özel avlanma planı çerçevesinde avlanmanın yapılması amacı ile içerisinde hedef tür veya türlerin doğal olarak bulunduğu veya yeniden yerleştirildiği, av ve yaban hayvanlarının barınma, beslenme ve uygun yaşama koşulları ile doğal peyzaja sahip alanlardan seçilir."; 6'ncı maddesinde, "Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, yaban hayvanlarının barınma, beslenme ve üreme gibi yaşamsal ihtiyaçlarını temin edebileceği uygun yaşama şartlarına sahip, hedef tür ve/veya türlerin yıl içerisindeki mevsimsel olarak yaptıkları göç ve yayılma alanlarını, üreme alanlarını ve göç yollarını içeren, geliştiren ve artan popülasyonu barındırabilecek büyüklükte olmalıdır.
Bu alanlarda koruma altına alınacak tür ve türlerin üreyip çoğalmalarına imkan sağlayacak popülasyon büyüklüğü bulunmalıdır. Ancak endemik, nesli tehlike altında olan veya benzerstatüde bulunan türlerin popülasyon miktarına bakılmaksızın yaşama alanları, yaban hayvanı koruma sahası olarak ilan edilir.
"; 7'nci maddesinde, "4, 5 ve 6 ncı maddelerdeki esas ve usuller çerçevesinde;,
b) Diğer alanların sınırları ise yol, dere, uçurum, sırt ve kaya gibi doğal hatlar,esas alınarak belirlenir.
Bu şartların sağlanamadığı hallerde ise; arazinin topoğrafik yapısı dikkate alınarak gerekli işaretlemeler yapılmak suretiyle, alanın sınırları belirlenir."; 8'inci maddesinde, "Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahası olarak teklif edilecek sahalar için, İl Müdürlüğü tarafından oluşturulacak bir komisyon marifetiyle yerinde yapılan inceleme sonucunda Ek-1’de örneği bulunan ön etüt raporu, alan üzerinde yetki ve sorumluluğu bulunan tüm kurum ve kuruluşların uygun görüşünü alarak tanzim edilir ve alanın 1/25.000’lik haritası ile birlikte Genel Müdürlüğe gönderilir."; 9'uncu maddesinde, "Genel Müdürlükçe ön etüt raporları uygun görülenler;
a) Orman rejimine giren sahalarda Bakan oluru ile,
b) Diğer sahalarda ise ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alınarak Bakanlar Kurulu Kararı ile, Bakanlık adına tescil edilir ve ilan olunur."; 12'nci maddesinde de, "Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarının büyüklüğü ve niteliğine göre koruma çalışmaları, genel kolluk kuvvetlerinin yanı sıra yeterli sayıda saha bekçileri tarafından yapılır. Koruma faaliyetlerinde köy tüzel kişiliği ve belde belediyeleri ile işbirliği yapılabilir. Yapılacak bu işbirliği ile ilgili esas ve usuller Genel Müdürlük tarafından belirlenir." hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen hükümlere göre, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu uyarınca, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları ile üretme istasyonlarının ilan edileceği yerlerin özellik ve sınırları ile yönetimine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda davalı Bakanlığa; bu sahaların orman rejimine girmeyen yerlerde, belirlenen kriterler çerçevesinde ayrılması konusunda da Cumhurbaşkanına yetki verildiği görülmekte olup; dava konusu edilen işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı açıktır.
Sonuç itibarıyla; 24/12/2019 tarihli ve 1885 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen "Hatay Dağ Ceylanı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası"nın, alandaki Hatay Dağ Ceylanı popülasyonunun artmasına rağmen, bilimsel sebep ve sonuçları da ortaya konulmadan, Hatay Dağ Ceylanının korunmasına ve geliştirilmesine etkisi yönünden bir inceleme ve araştırma yapılmadan tesis edilen 04/06/2021 tarihli ve 4076 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, "Hatay Dağ Ceylanı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası"nın sınırlarının ekli harita ve listede gösterildiği şekilde değiştirilmesine ilişkin 4.6.2021 tarih ve 4076 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali yönünde karar verilmesinin uygun olduğu düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
25/12/2019 tarihli ve 30989 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 24/12/2019 tarihli ve 1885 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Hatay ili, Reyhanlı ve Kırıkhan ilçeleri sınırları arasında bulunan ve Karara ekli harita ile listede sınır ve koordinatları gösterilen 13.288 hektarlık alan, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca "Hatay Dağ Ceylanı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası" olarak belirlenmiştir.
Söz konusu alanın, 05/06/2021 tarihli ve 31502 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 04/06/2021 tarihli ve 4076 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Karara ekli harita ve listede gösterildiği şekilde, 12.514 hektar olarak revize edilmesi, başka bir ifadeyle 774 hektar daraltılması üzerine, anılan Kararın iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.

ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Sürdürülebilir av ve yaban hayatı yönetimi için, av ve yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunmaları, geliştirilmeleri, avlanmalarının kontrol altına alınması, avcılığın düzenlenmesi, av kaynaklarının milli ekonomi açısından faydalı olacak şekilde değerlendirilmesi amacıyla 11/07/2003 tarih ve 25165 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun;
"Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, "Yaban hayatı koruma sahası: Yaban hayatı değerlerine sahip, korunması gerekli yaşam ortamlarının bitki ve hayvan türleri ile birlikte mutlak olarak korunduğu ve devamlılığının sağlandığı sahaları" olarak; "Yaban hayatı geliştirme sahası: Av ve yaban hayvanlarının ve yaban hayatının korunduğu, geliştirildiği, av hayvanlarının yerleştirildiği, yaşama ortamını iyileştirici tedbirlerin alındığı ve gerektiğinde özel avlanma plânı çerçevesinde avlanmanın yapılabildiği sahaları" olarak tanımlanmış;
"Av ve yaban hayvanlarının korunması ve koruma alanları" başlıklı 4. maddesinde, "Yaban hayvanı türleri içinde yer alan ve Bakanlıkça belirlenen av hayvanlarından, korunması gerekenler Merkez Av Komisyonunca, av hayvanlarının dışında kalan yaban hayvanları ile diğer türler gerektiğinde ilgili kuruluşların uygun görüşleri alınarak Bakanlıkça koruma altına alınır. Bu karar Resmî Gazetede yayımlanır. Koruma altına alınan yaban hayvanları avlanamaz. Yaban hayvanları üreme, tüy değiştirme ve göç dönemlerinde rahatsız edilemez, yavru ve yumurtaları toplanamaz, yuvaları dağıtılamaz ve memeliler kış uykusunda rahatsız edilemez. Lüzumu halinde bu yaban hayvanlarının kendilerinden, yavru ve yumurtalarından, korundukları süre içinde faydalanma ve zararlı olanları ile mücadele ve men edilen avlanma usulleri ile geçici olarak avlanma esasları Bakanlıkça tespit edilir.
Koruma altında olmayan yaban hayvanlarının avlanmanın yasaklandığı gün ve sürelerde; tarım alanları ile besi ve yaban hayvanlarına zarar verecek sayıda çoğalmaları veya bulaşıcı hastalık taşıdıklarının tespiti durumunda, söz konusu alanlarda konu mahallî tarım ve köyişleri ile orman teşkilâtı görevlilerince incelenerek hazırlanacak ortak rapor doğrultusunda belli sayıda yaban hayvanının belirlenecek esas ve usullerle avlattırılmasına Genel Müdürlükçe izin verilebilir.
Taraf olunan uluslararası sözleşmeler gereğince el konulan veya doğal afetler, çevre sorunları, yaralanma ve sahipsiz kalma gibi nedenlerle bakıma veya tedaviye muhtaç olan av ve yaban hayvanlarının, tekrar doğal yaşama ortamlarına bırakılıncaya veya yabancı türlerin orijin ülkesine gönderilinceye kadar bakım, tedavi ve rehabilitasyonlarının yapılacağı kurtarma merkezleri kurulur. Bu yerlerin kurulması ve işletilmesine ilişkin esaslar Bakanlık ça hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.
Av ve yaban hayvanlarının beslenmesine, barınmasına, üremesine ve korunmasına imkân veren doğal yaşama ortamları zehirlenemez, sulak alanlar kirletilemez, kurutulamaz ve bunların doğal yapıları değiştirilemez.
Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarında yaban hayatı tahrip edilemez, ekosistem bozulamaz, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları ile üretme istasyonları dışında da olsa bu sahalara olumsuz etki yapacak tesislere izin verilemez, varsa mevcut tesislerin atıkları arıtılmadan bırakılamaz, onaylanmış plânlarda belirtilen yapı ve tesisler dışında hiçbir yapı ve tesis kurulamaz, irtifak hakkı tesis edilemez. Bu sahalarda Bakanlıkça gerektiğinde ilave yasaklamalar getirilebilir. Bakanlığın uygun görüşü alınmadan diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca yasaklama getirilemez.
Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarındaki kamuya ait açıklıkların ve mevcut olan ağaçların, bitki örtüsünün yanması, her ne sebeple olursa olsun kesilmesi, sökülmesi, boğulması, budanması sonucunda oluşacak açıklıklar ve arazinin düzeltilmesi suretiyle elde edilecek sahalar işgal edilemez, kullanılamaz, bu yerlere her türlü yapı ve tesis yapılamaz, bu yapı ve tesisler tapuya tescil edilemez. Bu gibi yapı ve tesislere hiçbir kayıt ve şart aranmadan doğrudan doğruya Bakanlıkça el konulur. Bu sahalarda yaban hayatının tahrip olmasına, ekosistemin bozulmasına neden olan olumsuz müdahalelerden dolayı Bakanlıkça yapılacak iyileştirme çalışmalarına ait giderler sebebiyet verenlerden ayrıca tazmin edilir.
Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarında mülki alanı bulunan köy tüzel kişiliği, belde belediyeleri, büyükşehir belediyesi bulunan illerdeki ilçe belediyeleri ile koruma hizmeti için iş birliği yapılabilir. Koruma hizmetinin alınmasına ilişkin esas ve usuller Bakanlıkça belirlenir.
Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları ile üretme istasyonları, orman rejimine giren yerlerde Bakanlıkça, diğer yerlerde Cumhurbaşkanınca tefrik edilir. Bu sahaların ayrılması ve yönetimine ilişkin esas ve usuller Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu kapsamında olan av ve yaban hayvanları ile birlikte bunların yaşama ortamlarını korumak amacıyla yaban hayatı koruma ve yaban hayatı geliştirme sahalarının kuruluşu, yönetimi, denetimi ve bu alanlarda izin verilecek ve yasaklanacak faaliyetlerle ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla düzenlenen ve 08/11/2004 tarih ve 25637 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yaban Hayatı Koruma ve Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları İle ilgili Yönetmelik'in;
"Yaban Hayatı Koruma Sahalarının Seçim Kriterleri" başlıklı 4. maddesinde, "Yaban hayatı koruma sahaları, Kanun kapsamına giren av ve yaban hayvanlarından;
a) Endemik türlerden gerekli görülen,
b) Nesilleri tehlike altında görülen,
c) Gen kaynağı değerini muhafaza bakımından korunması gereken türlerin yaşadığı,asgari yaşamalanı büyüklüğüne sahip,
d) Biyolojik çeşitliliği yüksek,
alanlardan seçilir." hükmüne;
"Yaban Hayatı Geliştirme Sahalarını Seçim Kriterleri" başlıklı 5. maddesinde, "Av ve yaban hayvanlarının veya biyolojik çeşitliliğin korunması gereken alanların muhafazası veya göçmen türlerin göç yollarını güvence altına almak için, yaşama ortamlarının korunduğu, geliştirildiği, av hayvanlarının yerleştirildiği, yaşama ortamlarını iyileştirici tedbirlerin alındığı ve gerektiğinde özel avlanma planı çerçevesinde avlanmanın yapılması amacı ile içerisinde hedef tür veya türlerin doğal olarak bulunduğu veya yeniden yerleştirildiği, av ve yaban hayvanlarının barınma, beslenme ve uygun yaşama koşulları ile doğal peyzaja sahip alanlardan seçilir." hükmüne;
"Temel İlkeler" başlıklı 6. maddesinde, "Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları, yaban hayvanlarının barınma, beslenme ve üreme gibi yaşamsal ihtiyaçlarını temin edebileceği uygun yaşama şartlarına sahip, hedef tür ve/veya türlerin yıl içerisindeki mevsimsel olarak yaptıkları göç ve yayılma alanlarını, üreme alanlarını ve göç yollarını içeren, geliştiren ve artan popülasyonu barındırabilecek büyüklükte olmalıdır.
Bu alanlarda koruma altına alınacak tür ve türlerin üreyip çoğalmalarına imkan sağlayacak popülasyon büyüklüğü bulunmalıdır. Ancak endemik, nesli tehlike altında olan veya benzerstatüde bulunan türlerin popülasyon miktarına bakılmaksızın yaşama alanları, yaban hayvanı koruma sahası olarak ilan edilir.
" hükmüne;
"Alanın Sınırlarının Belirlenmesi" başlıklı 7. maddesinde, "4, 5 ve 6 ncı maddelerdeki esas ve usuller çerçevesinde;
a) Orman alanlarının sınırları, Orman Genel Müdürlüğü tarafından yapılan amenejman haritalarında belirtilen bölmelerin sınırları,

b) Diğer alanların sınırları ise yol, dere, uçurum, sırt ve kaya gibi doğal hatlar,esas alınarak belirlenir.
Bu şartların sağlanamadığı hallerde ise; arazinin topoğrafik yapısı dikkate alınarak gerekli işaretlemeler yapılmak suretiyle, alanın sınırları belirlenir." hükmüne;
"Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme Sahalarının Teklifi" başlıklı 8. maddesinde, "Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahası olarak teklif edilecek sahalar için, İl Müdürlüğü tarafından oluşturulacak bir komisyon marifetiyle yerinde yapılan inceleme sonucunda Ek-1’de örneği bulunan ön etüt raporu, alan üzerinde yetki ve sorumluluğu bulunan tüm kurum ve kuruluşların uygun görüşünü alarak tanzim edilir ve alanın 1/25.000’lik haritası ile birlikte Genel Müdürlüğe gönderilir." hükmüne;
"Tescil ve İlan" başlıklı 9. maddesinde, "Genel Müdürlükçe ön etüt raporları uygun görülenler;
a) Orman rejimine giren sahalarda Bakan oluru ile,
b) Diğer sahalarda ise ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alınarak Bakanlar Kurulu Kararı ile, Bakanlık adına tescil edilir ve ilan olunur." hükmüne;
"Koruma" başlıklı 12. maddesinde, "Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarının büyüklüğü ve niteliğine göre koruma çalışmaları, genel kolluk kuvvetlerinin yanı sıra yeterli sayıda saha bekçileri tarafından yapılır. Koruma faaliyetlerinde köy tüzel kişiliği ve belde belediyeleri ile işbirliği yapılabilir. Yapılacak bu işbirliği ile ilgili esas ve usuller Genel Müdürlük tarafından belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu uyarınca, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları ile üretme istasyonlarının ilan edileceği yerlerin özellik ve sınırları ile yönetimine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konusunda davalı Bakanlığa; bu sahaların orman rejimine girmeyen yerlerde, belirlenen kriterler çerçevesinde ayrılması konusunda da Cumhurbaşkanına yetki verildiği görülmekte olup; dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı açıktır.
Bununla birlikte, idare hukukuna göre, idarelerin, bir idari işlemi tesis edebilmesi için hukuken korunabilir ve tesis edilmek istenen işlemin amacına uygun bir nedeninin olması gerekmektedir. Bu neden, idari işlemlerin sebep unsurunu oluşturur. Gerek yargısal kararlarda, gerekse doktrinde sebep unsuru, idari işlemin yapılmasını gerektiren hukuki işlem veya olay olarak tanımlanmaktadır. Sebep, idareyi işlem yapmaya yönelten tüm etkenler olup, işlemin bir tür gerekçesidir. İdare tesis ettiği işlemi, "gerçek ve hukuka uygun" sebeplere dayandırmak zorundadır. Sebebin "gerçek" olması, varlığının usulüne uygun olarak yapılan tespitlerle ortaya konulmuş olması; "hukuka uygun" olması ise, idarenin işlemi dayandırdığı sebebin, Kanunda işlemin tesisi için dayanabileceği öngörülen sebeplerin varolduğu anlamına gelmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin incelenmesinden; yaban hayatı geliştirme sahalarının; Kanun kapsamına giren av ve yaban hayvanlarının, yaşama ortamlarının ekolojik bir bütünlük içinde korunduğu ve geliştirildiği, yaşama ortamlarını iyileştirici tedbirlerin alındığı, içerisinde hedef tür veya türlerin doğal olarak bulunduğu veya yeniden yerleştirildiği, av ve yaban hayvanlarının barınma, beslenme, üreme ve yaşamsal ihtiyaçlarını temin edebilmesi amacıyla uygun yaşama koşullarının geliştirildiği, hedef tür veya türlerin artan popülasyonunu barındırabilecek büyüklükte belirlenen alanlar olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca, Yaban Hayatı Koruma ve Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları İle ilgili Yönetmelik'in yukarıda yer verilen 8. maddesi uyarınca, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahası olarak teklif edilecek sahalar için, il müdürlüğü tarafından oluşturulacak bir komisyon marifetiyle yerinde yapılan inceleme sonucunda Ek-1’de örneği bulunan ön etüt raporunun hazırlanması ve alan üzerinde yetki ve sorumluluğu bulunan tüm kurum ve kuruluşların uygun görüşünün alınması, bu suretle hedef türün yaşam alanını tehdit eden risklerin azaltılması ve bu türün devamlılığını sağlayacak niteliklere sahip bir korunan alan belirlenmesi gerekmektedir. Anılan Yönetmelik'in Ek-1’inde yer alan ön etüt raporu incelendiğinde ise; ön etüt raporunda, saha hakkında genel bilgilere, sahadaki mevcut bitki ve hayvanlara, korunacak türler hakkında bilgilere, dolaylı veya dolaysız insan tesirlerine, alana yönelik diğer hususlara, sahanın ekolojik durumuna ve yaban hayvanı koruma ve geliştirme sahası olarak teklif ve tesisini gerektiren sebeplere yer verilmesi gerektiğinin düzenlendiği görülmektedir.
Davalı idarelerce, dava konusu kararın, insan baskısı ve yoğun taş ocağı faaliyetleri gerekçesiyle tesis edildiği savunulmaktadır.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin; Hatay ili, Reyhanlı ve Kırıkhan ilçeleri sınırları arasında bulunan ve Karara ekli harita ile listede sınır ve koordinatları gösterilen 13.288 hektarlık alanın "Hatay Dağ Ceylanı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası" olarak ilanına ilişkin, 24/12/2019 tarihli ve 1885 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle açılan Dairemizin E:2020/2694 sayılı dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile birlikte incelenmesinden; ülkemizin, Devlet Temsilcisi (Tarım ve Orman Bakanlığı) statüsünde, 1 Ocak 1993 tarihinde üye olduğu IUCN'ın (International Union for the Conservation of Nature) (Uluslararası Doğa Koruma Birliği) 2017 tarihli Raporuna göre, Hatay Dağ Ceylanı'nın (gazella gazella) son temsilcilerinin dünya üzerinde iki noktada yayılış gösterdiği, bunlardan ilk noktanın İsrail, Ürdün, Filistin; diğerinin ise Türkiye olduğu, ülkemizde Kumlu, Kırıkhan ve Hassa ilçeleri arasında kalan üçgenin, türün dünya üzerindeki en kuzey yaşam alanını oluşturduğu, IUCN tarafından türün A2acd kriterine göre Tehlikede (EN) olduğuna karar verildiği, sayısı ve yaşam alanı oldukça azalmış Hatay Dağ Ceylanının yaşamının devamını sağlamak, bu tür üzerinde baskı yaratan faktörleri minimize etmek amacıyla bir korunan alan belirlenmesi, türün yaşam alanının yaban hayatı geliştirme sahası olarak ilan edilmesi ve koruma altına alınması sürecinde; Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parlar Genel Müdürlüğü'nce "Tür Eylem Planı"nın hazırlandığı ve 2017 yılında yürürlüğe girdiği, Eylem Planının "tehditler ve sınırlayıcı faktörler" bölümünde, Hatay Dağ Ceylanının yaşam alanının, çeşitli faaliyetlerden ötürü tahrip edildiği ve gittikçe hızlı bir şekilde daraldığı, bu faaliyetlerin başında madencilik (taş, mermer, çimento, toprak çekme vb.), tarımsal faaliyetler (tarla ve zeytinliklerin çitlerle çevrilmesi) ve yapılaşmanın yer aldığı, zaten dar olan doğal yaşam alanının artan madencilik faaliyetlerinden dolayı alan kaybına ve çevreye verdiği kirlilik ve gürültüden dolayı türün yayılışına olumsuz etki ettiği tespitlerine yer verildiği, takiben İl Müdürlüğü tarafından oluşturulan komisyon marifetiyle yerinde yapılan inceleme sonucunda Tarım ve Orman Bakanlığı (Mülga Orman ve Su İşleri) 7. Bölge Müdürlüğü Hatay Şube Müdürlüğü tarafından 14/09/2017 tarihli ön etüt raporunun hazırlanması ve ilgili Kurum görüşlerinin alınması suretiyle, 24/12/2019 tarihli ve 1885 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile korunan alan sınırının 13.288 hektar olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, İdare Hukukunun temel prensiplerinden biri olan yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca, mevzuatta aksine bir düzenleme bulunmadıkça, bir işlemin tesisinde uygulanan yetki ve usul koşullarının, bu işlemin geri alınması ve kaldırılması işlemlerinde de aynen uygulanması zorunludur.
Bu nedenle, Yaban Hayatı Koruma ve Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları İle ilgili Yönetmelik'te koruma ve geliştirme sahası sınırlarının daraltılmasına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği görülmekte ise de, koruma ve geliştirme sahasının sınırlarının daraltılmasında da koruma ve geliştirme sahası ilanındaki usulün izlenmesi gerektiği şüphesizdir.
Ancak koruma ve geliştirme sahası ilanı için hazırlanacak ön etüt raporunda, koruma ve geliştirme sahası ilanının gerekliliğine yönelik bulgu, tespit ve sebeplere yer verilmesi gerekirken, koruma ve geliştirme sahasının daraltılması bakımından hazırlanacak ön etüt raporunda ise sahanın daraltılmasının gerekliliğine yönelik sebeplere ve neticesi bakımından tespitlere yer verilmesi gerektiği açıktır.
Uyuşmazlıkta, 24/12/2019 tarihli ve 1885 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı öncesinde olduğu gibi, dava konusu 04/06/2021 tarih ve 4076 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı tesis edilmeden önce de Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 7. Bölge Müdürlüğü Hatay Şube Müdürlüğü tarafından 18/03/2021 tarihli ön etüt raporunun hazırlandığı görülmektedir.
Dava dosyasında mevcut her iki ön etüt raporunun incelenmesinden; uyuşmazlığa konu alanın yaban hayatı geliştirme sahası olarak ilan edilmesi amacıyla hazırlanan 14/09/2017 tarihli ön etüt raporunda, sahanın yaban hayvanı koruma ve geliştirme sahası olarak teklif ve tesisini gerektiren sebepler kısmında, sahanın tabii olarak Dağ Ceylanının Türkiye'de yetiştiği tek yer olduğu, bitki örtüsü, arazi yapısı ve iklimin Dağ Ceylanı yetiştirmeye elverişli bulunduğu, sahada 492 adet birey olduğu tespitlerine yer verildiği; dava konusu Karardan önce hazırlanan 18/03/2021 tarihli ön etüt raporunda ise, sahanın yaban hayvanı koruma ve geliştirme sahası olarak teklif ve tesisini gerektiren sebepler kısmında, sahanın tabii olarak Dağ Ceylanının Türkiye'de yetiştiği tek yer olduğu ile bitki örtüsü, arazi yapısı ve iklimin Dağ Ceylanı yetiştirmeye elverişli bulunduğu tespitlerine aynen yer verilmekle birlikte, 2020 yılı envanter çalışmalarına göre sahada 1141 adet birey olduğunun belirtildiği, ayrıca dava konusu alanın Hatay Dağ Ceylanı Yaban Hayatı Geliştirme Sahasından çıkarılması, alanın daraltılması gerekliliğine ve bu durumun Dağ Ceylanı'nın yetiştirilmesine ve korunmasına etkisine ilişkin herhangi bir tespite yer verilmediği; başka bir ifadeyle, Hatay Dağ Ceylanı popülasyonunun artmasına rağmen geliştirme sahasının daraltılmasını gerektiren sebeplerin ve sahanın daraltılmasının sonuçlarının (davaya konu işlemin sebep unsurunun ve hukuka uygunluğunun) maddi tespitler ve bilimsel verilerle ortaya konulamadığı görülmektedir.
Bu itibarla, 24/12/2019 tarihli ve 1885 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen "Hatay Dağ Ceylanı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası"nın, alandaki Hatay Dağ Ceylanı popülasyonunun artmasına rağmen, bilimsel, nesnel ve mevzuata uygun sebep ve sonuçları ortaya konulmadan, Hatay Dağ Ceylanı'nın korunmasına ve geliştirilmesine etkisi bakımından bir inceleme ve araştırma yapılmadan, sadece insan baskısı ve yoğun taş ocağı faaliyetleri olduğu gerekçesine dayanılarak 774 hektar daraltılması yolundaki dava konusu 04/06/2021 tarihli ve 4076 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nda sebep unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. 05/06/2021 tarih ve 31502 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, "Hatay Dağ Ceylanı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası"nın sınırlarının ekli harita ve listede gösterildiği şekilde değiştirilmesine ilişkin 04/06/2021 tarih ve 4076 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın İPTALİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...- TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, davalı idareler tarafından yapılan... TL yargılama giderinin davalı idareler üzerinde bırakılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca...TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra, istemleri halinde taraflara iadesine,
5\. Davalı yanında davaya katılan müdahil tarafından yapılan ...- TL yargılama giderinin müdahilin üzerinde bırakılmasına,
5\. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 22/04/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim