SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/4233 E. 2025/2683 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/4233

Karar No

2025/2683

Karar Tarihi

22 Mayıs 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4233 E. , 2025/2683 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4233
Karar No : 2025/2683

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) ...
2) ...
3) ...
VEKİLLERİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Komutanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılardan ...'in Niğde İl Jandarma Komutanlığı emrinde jandarma er olarak askerlik görevini yaptığı sırada 20/03/2014 tarihinde yol arama faaliyetlerinde durdurulmak istenen kamyonetten teröristlerce ateş açılması sonucu yaralanmasında idarenin kusursuz sorumluluğu bulunduğu davacılar tarafından ileri sürülerek ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 230.057,73 TL) maddi, 75.000,00 TL manevi, ... ve ... için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 20/03/2014 tarihinde görevi sırasında, bölücü terör örgütü mensuplarınca düzenlenen silahlı saldırı neticesinde yaralanması nedeniyle ortaya çıkan maddi ve manevi zararının kusursuz sorumluluk ilkesine göre davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği, davacı tarafından Mardin Kızıltepe Devlet Hastanesinden alınan ... tarih ve ... sayılı Engelli Sağlık Kurulu Raporunda, davacının %85 oranında daimi maluliyeti bulunduğunun belirlendiği, davacının maddi tazminatın hesaplanması için yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda, davacının aktif ve pasif dönemde toplam 230.057,73 TL maddi zararının belirlendiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacılar tarafından verilen miktar artırım dilekçesi gözetilerek davacılardan ...'in 230.057,73 TL maddi tazminat isteminin kabulüyle 1.000,00 TL'sine idareye başvuru tarihinden 229.057,73 TL'sine miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, olay nedeniyle duyulan acı ve ıstırapları kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle takdiren ... için 50.000,00 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine, toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesince; tarafların manevi tazminata yönelik istinaf başvurularının reddine, maddi tazminatın esasına yönelik istinaf başvurularının reddiyle hükmedilen maddi tazminat tutarının tümüne idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi şeklinde düzeltilerek reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, karara esas alınan bilirkişi raporunda maddi zararlarının tam olarak belirlenmediği, eksik incelemeye dayalı olarak hükmedilen maddi tazminat tutarının hatalı olarak belirlendiği, dava konusu olay nedeniyle hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı, tazminat tutarının tamamına idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu olayın gerçekleşmesinde idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı gibi kusursuz sorumluluğunu gerektiren bir durumun da bulunmadığı, davanın reddi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olup ilk olarak Mahkeme kararıyla belirlendiğinden karar tarihinden itibaren faiz işletilmesine hükmedilmesi gerektiği, idarelerinin harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacılardan ...'in Niğde İl Jandarma Komutanlığı emrinde jandarma er olarak askerlik görevini yaptığı sırada 20/03/2014 tarihinde yol arama faaliyetlerinde durdurulmak istenen kamyonetten teröristlerce ateş açılması sonucu yaralanmasında idarenin kusursuz sorumluluğu bulunduğu davacılar tarafından ileri sürülerek ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 230.057,73 TL) maddi, 75.000,00 TL manevi, ... ve ... için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Mardin Kızıltepe Devlet Hastanesinin ... tarih ve ... sayılı Engelli Sağlık Kurulu Raporunda, davacının %85 daimi maluliyetinin olduğu belirlenmiştir.
Dosya kapsamında yer alan ve karara esas alınan 20/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Mardin Kızıltepe Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 21/09/2017 tarihli engelli sağlık kurulu raporuna göre davacının vücut fonksiyon kaybı oranının %85 olduğu, %85 oranında fonksiyon kaybı esas alınarak hesaplamanın yapıldığı, tazminat hesabında net asgari ücretin esas alındığı, davacının olay tarihi itibariyle 21 yaşında bulunduğu ve bekar olduğu, gelecekte evlenip iki çocuk yapacağı bakış açısıyla tazminat hesabının yapıldığı, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, 2015 yılı için 2.131,61 TL, 2016 yılı için 3.458,09 TL ve 2017 yılı için 3.907,80 TL olmak üzere toplam 8.497,41 TL tütün ikramiyesinin ödendiği, davacıya 01/05/2015 tarihinde bağlanan vazife malullüğü aylığı tutarının 2.462,61 TL olduğu, bağlanan vazife malullüğü aylığının peşin sermaye değerinin 568.726,97 TL olduğu, davalı idare tarafından, 01/02/2017 tarihli Nakdi Tazminat Komisyon kararına göre davacıya 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde 17/02/2017 tarihinde 182.124,95 TL ödendiği, terhis tarihi itibariyle 6 ay süreyle 8.884,70 TL sağlık yardımı ödendiği, davacıya bağlanan vazife malullüğü aylıkları peşin sermaye değeri ile nakdi tazminatın hesap tarihindeki güncel değeri, tütün ikramiyeleri ve sağlık yardımı yarar kabul edilerek tazminattan indirildiği, tazminat hesabının, hesap tarihinden önceki işlemiş dönem ve hesap tarihinden sonraki işleyecek dönem olarak iki ayrı bölümden oluştuğu, olay tarihinde 21 yaşında olan davacının hesap tarihinde 26 yaşında olduğu ve işlemiş dönemde yaşadığı, işleyecek dönem hesabında zarar süresine esas bakiye ömrün belirlenmesinde TRH2010 tablosunun kullanıldığı, davacı için bakiye ömür 48 yıl olarak belirlendiği, 18/07/2067 bakiye ömür sonu olarak değerlendirildiği, davacının işlemiş dönem zararının %85 maluliyet oranına göre 76.785,43 TL olduğu, işleyecek dönem zararının 965.470,60 TL olduğu, davacının toplamda sürekli iş göremezlik zararının 1.042.256,04 TL olduğu, davacıya sağlanan nakdi tazminatın güncel değeri olan 226.089,22 TL, sağlık yardımı 8.884,70 TL, tütün ikramiyesi 8.497,41 TL, Sosyal Güvenlik Kurumu vazife malulü aylığı peşin sermaye değeri 568.726,97 TL olduğu, davacıya sağlanan toplam yararın 812.198,30 TL olduğu ve sağlanan yararın toplamı indirildiğinde bakiye tazminat tutarının 230.057,73 TL olarak hesaplandığı belirlenmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının incelenmesi :
Tazminat hukukunda, çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin uğradığı kalıcı bedensel sakatlığının sebep olduğu iş gücü kaybının mevcut işini yürütmesine engel olmamasına bağlı olarak gelirinde ve mal varlığında bir eksilme olmamış olsa dahi "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. İşgücü kaybına uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi ve mevcut işini yapabilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsenmiştir. Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.
İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.
Dava konusu olay nedeniyle davacı tarafından Mardin Kızıltepe Devlet Hastanesinden alınan 21/09/2017 tarih ve 424 sayılı Engelli Sağlık Kurulu Raporunda, davacının %85 daimi maluliyetinin olduğu belirlenmiş olup anılan raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlendiği anlaşılmaktadır. Oysa dava konusu olay nedeniyle davacının talep ettiği efor (güç kaybı) tazminatının belirlenmesi için, meslekte kazanma güç kaybı oranının belirlenmesine yönelik olan ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 03/08/2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne göre düzenlenecek sağlık kurulu raporunun esas alınması gerekmektedir.
Bakılan davada, dava konusu olay neticesinde davacının, günlük yaşamını eskiye ve emsallerine nazaran daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği, bu fazladan sarf edilen efordan kaynaklanan maddi zararın en fazla net asgari ücret tutarı kadar olacağı, daimi maluliyet oranında davacının aktif dönemdeki (olay tarihinden yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihe kadar olan dönemdeki) maddi zararının, net asgari ücrete (2022 yılına kadar asgari geçim indirimi -AGİ- dahil, 2022 yılından itibaren AGİ hariç) güç (efor) tazminatının hesaplanması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Ayrıca, güç (efor) kaybına dayanan maddi tazminatın hesabında, yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihten TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel bakiye yaşam süresinin sonuna kadar geçecek pasif devrede de, işgücü kaybı nedeniyle daha fazla efor sarf ederek yaşamını devam ettirmesi söz konusu olacağından, pasif dönem zararının da aynı usulle (AGİ hariç net asgari ücret tutarına iş gücü kaybı oranının uygulanması suretiyle) hesaplanması gerekmektedir.
Aktif dönemin işleyecek devre zararı ile pasif dönem zararı hesaplanırken, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarı, her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmelidir.
Ayrıca 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca davacıya ödenen nakdi tazminatın ve 5434 sayılı Kanun'un Ek 79. maddesi kapsamında ödenen tütün ikramiyesinin de olay nedeniyle sağlanan yarar niteliğinde olduğu kabul edilerek, hesaplanan maddi zarar tutarından, rapor tarihindeki yasal faiz uygulanarak güncellenmiş değerlerinin düşülmesi gerekmektedir.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının aktif ve pasif dönemde efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya ödenmesine, kazanç kaybı zararına ilişkin bağlanan vazife malullüğü aylığının ise yarar olarak düşülmeksizin karar verilmesi gerekirken, davacının kazanç kaybı zararına yönelik olarak bağlanan vazife malullüğü aylığının yarar olarak düşülmesi suretiyle yapılan hesaplamaya dayanılarak maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

B) Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının incelenmesi :
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeye yarayacak hakkaniyetli ve makul bir miktarda olması gerekmektedir.
Temyize konu Mahkeme kararında, dava konusu olay nedeniyle davacılardan ...'in 75.000,00 TL manevi tazminat isteminin 50.000,00 TL'lik kısmının, ...'in 25.000,00 TL manevi tazminat isteminin 10.000,00 TL'lik kısımının, ...'in 25.000,00 TL manevi tazminat isteminin 10.000,00 TL'lik kısmının kabulü ile fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş olup, dava konusu olay nedeniyle davacılardan ...'in %85 daimi maluliyetinin olduğu, ...'in, ... ve ...'in evlatları olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacıların tüm hayatları boyunca yaşayacakları acı ve üzüntü nedeniyle manevi varlıklarında meydana gelen zararın giderilebilmesi için manevi tazminat istemlerinin tamamının kabulüne hükmolunması gerekirken, takdir edilen toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın yaşanan olay karşısında yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Tarafların temyiz istemlerinin KABULÜNE,
2\. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/05/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim