Danıştay danistay 2021/411 E. 2025/2807 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/411
2025/2807
29 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/411
Karar No : 2025/2807
DAVACI : ... Eczacı Odası
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN_KONUSU : 25/03/2010 tarih ve 27532 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin 3.1.3 maddesinin 1. fıkrasının, 3.1.3.B, 9.1., 3.2.1., 4.1.2.B, 6.1.1.B maddesinin 4. fıkrasının, 9.5. maddesinin, 4.5.4.K.1 maddesinin 1. fıkrasında yer alan (birden fazla yapılan evliliklerde de çiftlerden her ikisinin sağ çocuk sahibi olmaması) ve 4.5.4.K.2 maddesinin 1. fıkrasında yer alan (birden fazla yapılan evliliklerde de çiftlerden herhangi birinin sağ çocuk sahibi olmaması) ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
DAVACININ_İDDİALARI_ : Davacı tarafından, dava konusu düzenlemelerin hukuka, üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN_SAVUNMALARI : Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından, dava konusu düzenlemenin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hazırlandığı, dava konusu işlemle Bakanlıklarının herhangi bir ilişkisi bulunmadığından kendilerinin husumetten çıkartılarak, davanın Sosyal Güvenlik Kurumu husumetiyle görülmesi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 63. maddesinde, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemlerini, türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usûl ve esaslarını Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu, dava konusu Tebliğ hükümlerinin belirtilen kanuni düzenlemelere dayanılarak çıkarıldığı, yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı sonrası davanın kısmen ehliyet yönünden reddine, kısmen konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, 25.3.2010 tarih ve 27532 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin 3.1.3 maddesinin 1. fıkrasının, 3.1.3.B, 9.1.,3.2.1., 4.1.2.B, 6.1.1.B maddesinin 4. fıkrasının, 9.5. maddesinin, 4.5.4.K.1 maddesinin 1. fıkrasında yer alan (birden fazla yapılan evliliklerde de çiftlerden her ikisinin sağ çocuk sahibi olmaması) ve 4.5.4.K.2 maddesinin 1. fıkrasında yer alan (birden fazla yapılan evliliklerde de çiftlerden herhangi birinin sağ çocuk sahibi olmaması) ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
25.03.2010 tarih ve 27532 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan dava konusu Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğin, 24.03.2013 tarih ve 28597 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin 6.4 maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı anlaşıldığından davaya konu edilen tebliğ hükümlerinin uygulanma imkanı kalmamıştır.
Açıklanan nedenle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 08/04/2016 tarih ve E:2013/13883, K:2016/2422 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/12/2018 tarih ve E:2016/4183, K:2018/5555 sayılı kararı ile kısmen onanması, kısmen bozulması üzerine, bozulan kısım hakkında işin gereği yeniden gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava, 25/03/2010 tarih ve 27532 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin 3.1.3 maddesinin 1. fıkrasının, 3.1.3.B, 9.1.,3.2.1., 4.1.2.B, 6.1.1.B maddesinin 4. fıkrasının, 9.5. maddesinin, 4.5.4.K.1 maddesinin 1. fıkrasında yer alan (birden fazla yapılan evliliklerde de çiftlerden her ikisinin sağ çocuk sahibi olmaması) ve 4.5.4.K.2 maddesinin 1. fıkrasında yer alan (birden fazla yapılan evliliklerde de çiftlerden herhangi birinin sağ çocuk sahibi olmaması) ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 08/04/2016 tarih ve E:2013/13883, K:2016/2422 sayılı kararı ile; dava konusu Tebliğin 3.2.1 maddesinde yer alan "aile hekimliği" ibaresi ile 4.5.4.K.1 maddesinin 1. fıkrasında yer alan (birden fazla yapılan evliliklerde de çiftlerden her ikisinin sağ çocuk sahibi olmaması) ve 4.5.4.K.2 maddesinin 1. fıkrasında yer alan (birden fazla yapılan evliliklerde de çiftlerden herhangi birinin sağ çocuk sahibi olmaması) ibarelerinin iptaline, Tebliğin dava konusu edilen kalan kısımları yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Daire Kararının, davacı ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/12/2018 tarih ve E:2016/4183, K:2018/5555 sayılı kararıyla, Daire kararının Tebliğin 3.2.1 maddesinde yer alan "aile hekimliği" ibaresinin iptaline ilişkin kısmının onanmasına; Tebliğin 4.5.4.K.1 maddesinin 1. fıkrasında yer alan (birden fazla yapılan evliliklerde de çiftlerden her ikisinin sağ çocuk sahibi olmaması) ve 4.5.4.K.2 maddesinin 1. fıkrasında yer alan (birden fazla yapılan evliliklerde de çiftlerden herhangi birinin sağ çocuk sahibi olmaması) ibarelerinin iptaline ilişkin kısmının davacı Eczacı Odası'nın menfaatini etkileyen bir husus bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına; Daire kararının, davanın reddine yönelik kısmı yönünden ise de, söz konusu Tebliğ maddelerine ve madde içeriklerine yönelik herhangi bir hukuki değerlendirme yapılmadığı, gerekçeye yer verilmediği, bu durumun da, kararların gerekçeli olması gerektiğine ilişkin kurallara aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Anılan karara karşı davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan karar düzeltme isteminin de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/10/2020 tarih ve E:2019/2791, K:2020/1729 sayılı kararıyla reddine karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Kanun'un 38. maddesinde İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 4. fıkrasında ise; idare mahkemelerinin bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebileceği öngörülürken, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu belirtilmiş, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ise ısrar olanağı tanınmamıştır.
Bu nedenle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
A) Dava konusu Tebliğin 4.5.4.K.1 maddesinin 1. fıkrasında yer alan (birden fazla yapılan evliliklerde de çiftlerden her ikisinin sağ çocuk sahibi olmaması) ve 4.5.4.K.2 maddesinin 1. fıkrasında yer alan (birden fazla yapılan evliliklerde de çiftlerden herhangi birinin sağ çocuk sahibi olmaması) ibareleri yönünden incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/(a) fıkrasında, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Söz konusu maddede yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali", içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel olması idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olması sonucunu yaratmamaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları davacının gerçek kişi, tüzel kişi, belde sakini olması gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle ve her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliği de gözönünde tutularak belirlenmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 25/03/2010 tarih ve 27532 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin dava konusu 4.5.4.K.1. maddesinin 1. bendinde yer alan (birden fazla yapılan evliliklerde de çiftlerden her ikisinin sağ çocuk sahibi olmaması) ve 4.5.4.K.2. maddesinin 1. bendinde yer alan (birden fazla yapılan evliliklerde de çiftlerden herhangi birinin sağ çocuk sahibi olmaması) ibareleri yönünden davacı Eczacı Odasının menfaatini etkileyen bir husus bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, bu kısım yönünden davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
B) Dava konusu Tebliğin 3.1.3 maddesinin 1. fıkrasının, 3.1.3.B, 9.1., 3.2.1. (aile hekimliği ibaresi haricindeki kısmı), 4.1.2.B, 6.1.1.B maddesinin 4. fıkrasının, 9.5. maddesinin incelenmesi:
Dava konusu düzenlemelerin de yer aldığı 25/03/2010 tarih ve 27532 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği, 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu durumda; dava konusu düzenlemelerin yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.25/03/2010 tarih ve 27532 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin 4.5.4.K.1 maddesinin 1. fıkrasında yer alan (birden fazla yapılan evliliklerde de çiftlerden her ikisinin sağ çocuk sahibi olmaması) ve 4.5.4.K.2 maddesinin 1. fıkrasında yer alan (birden fazla yapılan evliliklerde de çiftlerden herhangi birinin sağ çocuk sahibi olmaması) ibareleri yönünden DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2\. 25/03/2010 tarih ve 27532 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin 3.1.3 maddesinin 1. fıkrası, 3.1.3.B, 9.1., 3.2.1. (aile hekimliği ibaresi haricindeki kısmı), 4.1.2.B, 6.1.1.B maddesinin 4. fıkrası, 9.5. maddesi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3\. Dava netice olarak kısmen iptal, kısmen ehliyet ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığı ile sonuçlandığından; davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin tarafların haklılık durumlarına göre belirlenen 1/2'si olan ... TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 1/2'si olan ... TL'nin ise davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin tarafların haklılık durumlarına göre belirlenen 1/2'si olan ... TL'nin davalı Sosyal Güvenlik Kurumu üzerinde bırakılmasına, 1/2'si olan ... TL'nin ise davacıdan alınarak davalı Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesine,
4\. Davacı ve davalı idareler lehine ilk kararda hükmedilen vekâlet ücretlerinin kaldırılmasına, işbu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra ilgisine göre davacıya ve davalıya iadesine,
6\. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 29/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.