Danıştay danistay 2021/4072 E. 2025/2987 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/4072
2025/2987
16 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4072
Karar No : 2025/2987
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2-...Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...'a velayeten ... ve ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...1 tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, tren rayları üzerinden karşıya geçmekte iken tren çarpması nedeniyle yaralanması olayında idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 5.000,00 TL (miktar artırımı ile 207.706,25 TL) maddi ve meydana gelen olay sonucunda duyduğu acı ve elem nedeniyle 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda özetle; "muhtemelen yaşının küçüklüğünün de etkisi ile mağdurun demiryoluna girmeden önce gerekli kontrolleri yapmadığı, özellikle yaklaşan tren olup olmadığını denetlemediği, kendisinin can güvenliğini tehlikeye atan bu tedbirsiz ve dikkatsiz davranışının olaydaki asli sebebi oluşturduğu, ...'ın oğlu mağdurun ikametlerinden çıkarak belediyeye ait yakınlarda bulunan bilgi evine gitmekte olduğunu, yaya olarak giderken tren yolundan geçmek zorunda olduğu için kazanın meydana geldiğini beyan ettiği, bu anlatımın mağdurun anılan bilgi evine gidip gelirken tren yoluna girdiğinin ve buradan geçtiğinin babası ve dolayısıyla tüm ailesi tarafından bilindiğini gösterdiği, mağdurun tren yolundan geçmemesi yönünde yönlendirilmemiş olması ve tek başına anılan yoldan geçişine göz yumulmuş olmasının hatalı olduğu, dolayısıyla mağdurun bakım ve gözetiminden sorumlu kişilerin kazanın oluşmasında mağdur ile aynı oranda kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, mevcut belgelerin, olay mahalli ve hinterlandındaki demiryolu hattının özellikle küçük çocukların girişini engelleyecek şekil ve ölçüde sürekli olarak ihata edilmemiş olduğunu gösterdiği, bu itibarla eksik ve yetersiz ihata olgusunun da kazanın oluşmasına tali etkili olduğu kanatine varıldığı,yukarıdaki irdelemeler çerçevesinde, olayda;
-Mağdur ...'ın %37,5
-Mağdur...'ın bakım ve gözetiminden sorumlu kişilerin %37,5
-Davalı Afyonkarahisar Belediyesi'nin %12,5
-Davalı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün %12,5 oranında kusurlu olduğu" görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiği, davacı küçüğün 27/07/2018 tarihinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca yapılan muayenesi sonucu hazırlanan raporda özetle, "...'ın 23/07/2014 tarihinde maruz kaldığı tren kazasına bağlı beyin doku hasarı, fasyal paralizi, göz hareket kısıtlılığı ve işitme kaybı arızası nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve ileride ihraz edeceği meslek ve mevkii bilinmemekle Grup 1 kabul olunarak, E cetveline (yaşına) göre %63,0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği" şeklinde rapor verildiği, uyuşmazlığın hukuki niteliği göz önüne alınarak çalışma gücü kaybından dolayı davacının uğradığı/uğrayacağı maddi tazminat tutarının tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenerek 02/04/2019 tarihinde dosyaya giren bilirkişi raporunda özetle; "zarar görenin yaşam süresinin TRH-2010 Kadın-Erkek Hayat Tablosuna göre belirlendiği, tazminat hesabına esas kazançlar belirlenirken, olay tarihinden hesap tarihine kadar bilinen kazançların gözönüne alındığı, geçmiş dönem, gelecek aktif dönem ve gelecek pasif dönemin ayrı ayrı hesaplandığı, peşin değerlerin her yıl için %10 arttırılıp %10 iskonto edilmek suretiyle bulunduğu, hesaplamalarda esas alınan ücrete asgari geçim indiriminin dahil edildiği, mağdurun yaşam tablosuna göre çalışıp gelire başlama yaşı 18 olarak kabul edildiğinden geçici iş göremezlik zarar hesabının 0 sonuç verdiği, yine aynı şekilde geçmiş dönem hesabının 0 sonuç verdiği, gelecek aktif dönem hesabında mağdurun gelire başlama yaşının 18 olarak kabul edildiği, 2026 yılı için askerlik yapacağının varsayıldığı, maluliyet oranı ve davalı idarelerin kusur oranları dikkate alınarak gelecek aktif dönemin 158.165,95 TL hesaplandığı, gelecek pasif dönemin ise yine maluliyet oranı ve davalı idarelerin kusur oranları dikkate alınarak 49.540,30 TL hesaplanarak toplam tazminat tutarının 207.706,25 TL olarak tespit edildiğinin" belirtildiği, davacının maddi tazminat miktarının 207.706,25 TL olarak artırılması ile toplamda tazminat olarak talep edilen yeni miktarın dikkate alınması talebinin değerlendirildiği, yasal mevzuat uyarınca talep yerinde görülerek davacının iş gücü kaybına yönelik olarak 207.706,25 TL maddi tazminatın davalı idarelerce tazmin edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, uyuşmazlık konusu kaza neticesi duyulan acı, ızdırap ve üzüntünün bir nebze olsun giderilebilmesi için takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarelerce davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; tarafların istinaf başvurularının, İdare Mahkemesi kararının hükmedilen tazminatın tamamının davalı idareye başvuru tarihi olan 06/01/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraflarca ödenmesine şeklinde düzeltilmesi suretiyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, aktüerya bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı, 18 yaşına kadar efor kaybı zararının hesaplanması gerektiği, hükmedilen tazminata olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı Afyonkarahisar Belediye Başkanlığı tarafından, miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği, olayın TCDD'nin sorumluluğunda olduğu, idarelerine husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğu, kendi görevine düşen sahada idarelerinin gerekli önlemi aldığı, bu nedenle idarelerine kusur atfedilemeyeceği, çocuğun bakım ve gözetiminden sorumlu anne babanın tam kusurlu olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından, miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği, davanın süresinde açılmadığı, olayın meskun mahalde gerçekleşmiş olması nedeniyle Belediyenin sorumluluğunda olduğu, idarelerinin bir sorumluluğu bulunmadığı, davacının kendi kusuru ile kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı idarelerden ... Belediye Başkanlığı ve davacılar tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı ... İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı ...'ın 23/07/2014 tarihinde evlerinin yakınında bulunan tren yolundan karşıya geçmek isterken tren çarpması sonucu yaralandığı, kaza sonrası Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde ve Afyon Devlet Hastanesinde tedavi gördüğü, olayla ilgili başlatılan soruşturma sonucu açılan davada ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:...sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumundan alınan 08/10/2015 tarihli bilirkişi raporunda idarelerin kusurlu olduğu, gereken tedbirleri almadığı hususunun belirtilmesi üzerine davacı vekili tarafından 06/01/2016 tarihli dilekçe ile davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle maddi ve manevi tazminat ödenmesi talebinde bulunulduğu, TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işlemi, Afyonkarahisar Belediye Başkanlığının ise... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacının tazminat isteminin reddedilmesi üzerine meydana gelen zararlara karşılık 5.000,00 TL (miktar artırımı ile 207.706,25 TL) maddi ve duyduğu acı ve elem nedeniyle 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararıyla davacı ...'ın %63 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı mütalaa olunmuştur.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
Öte yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." kuralı yer almaktadır.
Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuz olup, bilirkişi veya bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282. maddesinde, "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmü yer aldığından; sunulan bilirkişi raporlarının hükme esas alınabilecek yeterlikte olmaması, birbiri ile çelişmesi veya taraflarca yapılan itirazları karşılamaması halinde bilirkişilerden ek rapor istenilebileceği ya da yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi verilen rapor dikkate alınmadan uyuşmazlığın çözümlenebileceğine engel bir düzenlemenin bulunmadığı da açıktır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 14. maddesinde, "Ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur." hükmüne; 15. maddesinde, "Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukukî sonuç doğurmaz." hükmüne; 16. maddesinde, "... Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludurlar." hükmüne; 185. maddesinin 2. fıkrasında, "Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 28/09/2017 tarihli bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporunda, muhtemelen yaşının küçüklüğünün de etkisi ile davacının demiryoluna girmeden önce gerekli kontrolleri yapmadığı, özellikle yaklaşan tren olup olmadığını denetlemediği, kendisinin can güvenliğini tehlikeye atan bu tedbirsiz ve dikkatsiz davranışının olaydaki asli sebebi oluşturduğu, babasının ise oğlunun ikametlerinden çıkarak belediyeye ait yakınlarda bulunan bilgi evine gitmekte olduğunu, yaya olarak giderken tren yolundan geçmek zorunda olduğu için kazanın meydana geldiğini beyan ettiği, bu anlatımın mağdurun anılan bilgi evine gidip gelirken tren yoluna girdiğinin ve buradan geçtiğinin babası ve dolayısıyla tüm ailesi tarafından bilindiğini gösterdiği, mağdurun tren yolundan geçmemesi yönünde yönlendirilmemiş olması ve tek başına anılan yoldan geçişine göz yumulmuş olmasının hatalı olduğu, dolayısıyla mağdurun bakım ve gözetiminden sorumlu kişilerin kazanın oluşmasında mağdur ile aynı oranda kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, mevcut belgelerin, olay mahalli ve hinterlandındaki demiryolu hattının özellikle küçük çocukların girişini engelleyecek şekil ve ölçüde sürekli olarak ihata edilmemiş olduğunu gösterdiği, bu itibarla eksik ve yetersiz ihata olgusunun da kazanın oluşmasına tali etkili olduğu kanatine varıldığı, yukarıdaki irdelemeler çerçevesinde, olayda;
-Mağdur ...'ın %37,5
-Mağdur ...'ın bakım ve gözetiminden sorumlu kişilerin %37,5
-Davalı Afyonkarahisar Belediyesi'nin %12,5
-Davalı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün %12,5 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
İdare Mahkemesi tarafından, aktarılan bilirkişi raporu dikkate alınarak anılan rapordaki kusur oranlarına göre hesap yapılmak suretiyle maddi tazminata hükmedilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin ... Asliye Ceza Mahkemesine hitaben düzenlediği 8/10/2015 tarihli raporda, kaza mahallinin demiryolu niteliğinde olduğu, yaya geçidinin bulunmadığı, trafik ışık ve işaret sisteminin bulunmadığı, görüşün açık olduğu kaza sırasında vaktin gündüz olduğu; T.C.D.D. Afyonkarahisar Trafik Denetim ve Koordinasyon Müdürlüğü tarafından düzenlenen 02/09/2014 tarihli raporda ...'ın kusurlu ve sorumlu olduğu, kusur ve sorumluluğu bulunan personelinin olmadığı kanaatine varıldığının belirtildiği; bilirkişi ...'ın düzenlediği 20/01/2015 tarihli raporda makinist ...'in kural ihlali yapmadığı ve kusurunun olmadığı, ...'ın asli kusurlu olduğu kanaatine vardığı ve raporda tren yolunun kenarlarında ihata olmadığı, yaya geçişine kapalı olduğu, Afyonkarahisar merkeze geliş istikametine tren yolunun sağında Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı ve etrafı tel örgü ile çevrelenmiş duvar bitiminde tel örgülerin yırtılmış olduğu, yine yolun sağındaki Belediyeye ait Bilgi Evi'nin Tel örgü ile çevrili ve ilgili kurumca açıldığı tahmin edilen beton duvarlı, tel bölmeli kapı olduğunun belirtildiği; makinist ...'in beyanlarında, ... geçidinden itibaren düdük çalarak seyir halinde olduğunu, askeri fabrika önüne geldiğinde düdük çalarak ilerlemekte olduğunu, fabrikayı geçtiği sırada 100 metre ileride sol taraftan bir çocuğun tren yoluna doğru ilerlediğini gördüğünü, düdük çalmalarına rağmen çocuğun bakmadığını, yardımcısı ...'a çocuk yola çıkacak dediğini, hemen seri fren attığını, makinanın fren yaptığını, ancak çocuğa yaklaştığında durmamış olduğunu, çocuğun yola girdiğini, makinenin sağ tarafi ile çocuğa çarptıklarını ve yol kenarına attığını arkadaşının görmüş olduğunu, mahalle aralarında yol kenarlarının ihata ile çevrilmiş durumda olduğunu, ancak vatandaşın buraların tellerini keserek açtığını, buradan yola çıktıklarını, lokomotifin yönü ters olduğundan çarpma anını göremediğini ve trenle şehir içerisine girdiklerinde uyarı maksadı ile sürekli düdük çaldıklarını, çocuğun sırtı dönük olduğunu, trenin geldiğini görmediğini anlattığı, yardımcı makinist ...'ın da çocuğu ilk fark edenin kumandadaki arkadaşının olduğunu, lokomotifin ters olması münasebeti ile görüş açısı olmadığını belirterek olayı benzer şekilde anlattığı anlaşılmaktadır.
Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında bu hizmetten doğan nedenlerle kişilerin uğradığı zararların hizmetin sahibi idarece karşılanması esas olmakla birlikte, tazminata hükmedilirken, olayın meydana geliş şekline göre zarara uğrayan kişilerin de kusurlu olup olmadığının, dolayısıyla olayda müterafik kusur bulunup bulunmadığının da ortaya konulması gerekmektedir. Müterafik (ortak) kusur, zarara uğrayanın, zararın doğumuna veya zararın artmasına etki etmesidir. Böyle bir durumda, zarara uğrayana ve yakınlarına ödenecek tazminat miktarları müterafik kusur oranında azaltılmalıdır.
Mahkeme kararına esas alınan kusur durumlarını belirtir rapor ile yukarıda aktarılan rapor ve ifadelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının olay tarihinde 8 yaşında olduğu, yerleşim yerinin içinde kalan ve yakınlarında yaya geçidi bulunmayan tren yolundan, makinistin de ifade ettiği şekilde vatandaşların kestiği tel örgüden geçmek suretiyle belediyeye ait olan Bilgi Evi'ne ulaşmaya çalıştığı, çocuklara yönelik faaliyet gösteren bilgi evinin tren yoluna yakın bir konumda olduğu ve çevresinde yaya geçidinin bulunmadığı, makinistin de ifade ettiği gibi vatandaşların tel örgüyü keserek geçmesi yasak olan demir yolundan geçtiklerinin idarenin bilgisinde olmasına rağmen gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı, 8 yaşındaki küçüğün diğer vatandaşların da geçmek için kullandığı demir yolundan karşıya geçilebildiğini düşünmesinin olağan olduğu, nitekim 8 yaşındaki küçüğün herkesin geçmek için kullandığı bir yolun kullanılmasının yasak olduğunu ayırt edebileceğinin söylenemeyeceği, bu durumda küçüğe kusur atfedilmesi hukuka aykırı olmakla birlikte, geçilmesi yasak yerden tel örgünün kesilerek vatandaşların oradan geçtiğinin idarenin bilgisi dahilinde olduğu ve yerleşim yerinin içinde bulunan tren yolunun civarında yaya geçidinin de bulunmadığı göz önüne alındığında, küçüğün bakım ve gözetimi ile sorumlu anne ve baba ile birlikte davalı idarelerin de aynı oranda kusurlu olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, davacı küçüğün uğramış olduğu maddi ve manevi zararın tazminine karar verilirken; davacı küçüğe kusur atfedilemeyeceğinden, Dairemizin yerleşik içtihatları gereği olayın meydana gelmesinde davacı anne ve babanın Medeni Kanun hükümlerine göre velayet yetkisinden kaynaklı bakım ve gözetim yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle %50 oranında müterafik kusurlu oldukları, davalı idarelerin de %50 oranında kusurunun bulunduğu, bu durumun davacının anne babasının kusuru oranında idarenin tazmin sorumluluğunu azaltacağından istenmeyen sonucun meydana gelmesinde ailenin müterafik kusuruna karşılık gelen kusur oranı dikkate alınarak davacının maddi ve manevi tazminat istemi hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, İdare Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davacının 18 yaşını doldurunca çalışmaya başlayacağı dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapılarak, olay tarihinden 18 yaşına kadar geçen süredeki efor kaybı (çalışma gücü kaybı) hesaplanmamıştır. Bu durumda alınacak bilirkişi hesap raporunda, davacının olay/ zarar tarihinden 18 yaşını ikmal ettiği tarihe kadar olan dönem için -bir çalışmanın karşılığı olmaması/günlük yaşamsal faaliyetlerin karşılığı olması nedeniyle- AGİ hariç net asgari ücrete sakatlık oranının uygulanması suretiyle bu dönem için de tazminat (efor/ çalışma gücü kaybı) hesabı yapılmalıdır.
Bu itibarla; yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden yeniden karar verilmesi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, işbu bozma kararı üzerine, Bölge İdare Mahkemesince davacının maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden yeniden verilecek kararda, davacı hakkında hükmedilecek maddi tazminat tutarının miktar artırımıyla artırılan kısmı için de idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verileceği açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2.Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
3\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
4\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.