SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/405 E. 2025/2392 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/405

Karar No

2025/2392

Karar Tarihi

6 Mayıs 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/405 E. , 2025/2392 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/405
Karar No : 2025/2392

DAVACI : ...

DAVALI : ... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN_KONUSU: 29/12/2020 tarih ve 31349 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik'in 17. maddesinin 2. fıkrasının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da iyi hâl değerlendirmelerinin en geç altı ayda bir yapılacağının düzenlendiği; ancak davaya konu Yönetmelik hükmünde ise iyi hâl değerlendirmesi süresinin bir yıla kadar çıkartılabildiği, bu sebeple davaya konu düzenlemenin 5275 sayılı Kanun'a aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI: Yönetmelik'in dava konusu 17. maddesinin 2. fıkrasının, 5275 sayılı Kanun'un 89. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “…en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur.” hükmü ile bir bağının bulunmadığı, bu maddede belirtilen “altı ay”lık sürenin hükümlülerin periyodik olarak değerlendirileceği süre ile ilgili olduğu, iptali istenilen madde hükmünde yer alan “…bir yıldan fazla olamaz.” şeklindeki düzenlemeye 5275 sayılı Kanun'un 89. maddesinin 6. fıkrasında da açıkça yer verildiği, eğitim bilimleri ile psikoloji bilimi açısından ıslaha yönelik gelişim ve değişimin gözlemlenebilmesi ve ölçülebilmesi için belirli bir süreye ihtiyaç olduğu (en az bir dönem), bu maksatla gerek 5275 sayılı Kanun’da gerekse dava konusu Yönetmelik’te öngörülebilir ve sınırlandırılmış bir altı aylık süreye yer verildiği, belirlenen bu sürenin nitelikli bir gelişim ve bu gelişime dair değerlendirmeyi sağlamaya yönelik olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenleme hukuka ve mevzuata uygun olduğundan, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI: ...
DÜŞÜNCESİ : 29/12/2020 tarih ve 31349 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik'in 17. maddesi, 2. Fıkrasının davacı tarafından, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da iyi hal değerlendirmelerinin en geç 6 ayda bir yapılacağının düzenlendiği, ancak davaya konu Yönetmelik hükmünde ise iyi hal değerlendirmesi süresinin 1 yıla kadar çıkartılabildiği, bu sebeple davaya konu düzenlemenin 5275 sayılı Kanun'a aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 36’ncı maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 89’uncu maddesinde yapılan değişiklikler ile bu değişikliğe istinaden hazırlanan “Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik”, 29.12.2020 tarihli ve 31349 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmış olup 1 Ocak 2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Böylelikle ilk kez, “iyi hal”in tanımı yapılmış, iyi halin belirlenmesine dair usul ve esaslar düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile birlikte hükümlüler; ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre bir gelişim gösterip göstermediği konularında en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.
Altı ayda bir yapılan bu değerlendirmeye ek olarak hükümlüler; açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasını infaz etmeye ve ceza infaz kurumlarından doğrudan koşullu salıverilmeye ilişkin son değerlendirme öncesinde idare ve gözlem kurulunca bir değerlendirmeye tabi tutulmakta, yapılan bu değerlendirme sonunda ancak “iyi halli” olduğuna karar verilen hükümlüler açık ceza infaz kurumuna ve denetimli serbestliğe ayrılabilecek ya da koşullu salıverilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idarece Yönetmeliğin dava konusu 17. maddesi, 2. fıkrasının, 5275 sayılı Kanun'un 89. maddesi, 1. fıkrasında yer alan “…en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur.” hükmü ile bir bağının bulunmadığı, bu maddede belirtilen “altı ay” ‘lık sürenin hükümlülerin periyodik olarak değerlendirileceği süre ile ilgili olduğu, iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilen madde hükmünde yer alan “…bir yıldan fazla olamaz.” şeklindeki düzenlemeye 5275 sayılı Kanun'un 89. maddesi, 6. fıkrasında da açıkça yer verildiği, eğitim bilimleri ile psikoloji bilimi açısından ıslaha yönelik gelişim ve değişimin gözlemlenebilmesi ve ölçülebilmesi için belirli bir süreye ihtiyaç olduğu (en az bir dönem), bu maksatla gerek 5275 sayılı Kanun’da gerekse dava konusu Yönetmelik’te öngörülebilir ve sınırlandırılmış bir altı aylık süreye yer verildiği, belirlenen bu sürenin nitelikli bir gelişim ve bu gelişime dair değerlendirmeyi sağlamaya yönelik olduğu, bilimsel olarak bakıldığında 5275 sayılı Kanun’un 3. maddesinde ifade edilen temel amacı gerçekleştirmeye yönelik bir gelişimin altı aydan daha az bir sürede sağlanmasının mümkün olmadığının savunulduğu görülmektedir.
Düzenlemede dayanağı mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 06/05/2025 tarihinde, davacı asilin gelmediği ve davacıyı temsilen de gelen olmadığı, davalı Adalet Bakanlığını temsilen Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görüldü, açık duruşmaya başlandı. Hazır olan tarafa usûlüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra hazır olan tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından hükümlü olan davacı tarafından, 29/12/2020 tarih ve 31349 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik'in 17. maddesinin 2. fıkrasının istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
29/12/2004 tarih ve 25685 sayılı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un;
"Gözlem ve sınıflandırma merkezleri" başlıklı 13. maddesinde,
"(1) Hükümlülerin durumlarına uygun kurumlara ayrımı, 23 üncü maddede belirtilen gözlem ve sınıflandırma merkezlerince yapılır.
(2) Gözlem ve sınıflandırma merkezlerinin kuruluş, görev, çalışma esas ve usûlleri yönetmelikte gösterilir." hükmüne;
"Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" başlıklı 89. maddesinde,
"(1) Hükümlüler, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur.
(2) Birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezaları dikkate alınır.
(3) Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanlar hakkında yapılacak açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı veya belirleyeceği bir Cumhuriyet savcısı başkanlık eder. Ayrıca, idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından belirlenen birer uzman kişi katılır.
(4) İdare ve gözlem kuruluna Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile izleme kurulundan katılan üyelere katıldıkları her bir toplantı günü için memur maaş katsayısının (500) rakamı ile çarpılması sonucu bulunacak miktarda huzur hakkı ödenir.
(5) Kanunlarda iyi hâlliliğin arandığı durumlarda, hükümlülerin tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi bakımından bu madde hükümleri uygulanır.
(6) Açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri bir yılı geçemez.
(7) İdare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmelere esas olacak ilkeler ve kurulun bu maddeye ilişkin çalışma usul ve esasları ile tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.
5275 sayılı Kanun'un 13. ve 89. maddeleri dayanak alınarak hazırlanan, 29/12/2020 tarih ve 31349 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik'in;
"Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde,
"(1) Bu Yönetmeliğin amacı, gözlem ve sınıflandırma merkezlerinin görev ve çalışmaları ile infaz sürecinin her aşamasında hükümlüler hakkında yapılması gereken gözlem ve sınıflandırma ile uygulanan iyileştirme programlarına göre iyi hâl değerlendirmelerinin yapılmasına dair usul ve esasları düzenlemektir.
(2) Bu Yönetmelik, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin gözlem ve sınıflandırmalarının yapılması, durumlarına uygun kurumlara dağıtılması ve uygulanan iyileştirme faaliyetleri ile tutum ve davranışları sonucunda haklarında iyi hâl değerlendirmelerinin yapılması ile ilgili hükümleri kapsar." düzenlemesine;
"Kurul kararları" başlıklı 17. maddesinde,
"(1) Kurul kararları gerekçeli olarak yazılır; karara karşı başvuru yolu, mercii, süresi ve şekli kararda açıkça belirtilir.
(2) Açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya, kalan cezanın denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına ve ceza infaz kurumundan doğrudan koşullu salıvermeye dair değerlendirmede hükümlünün iyi hâlli olmadığına karar verilmesi durumunda, hükümlü hakkında yapılacak bir sonraki değerlendirme tarihi kararda açıkça belirtilir. Yeniden değerlendirme süresi üç aydan az, bir yıldan fazla olamaz. Hakkında olumsuz karar verilen hükümlü hakkında psiko-sosyal yardım servisi ile eğitim ve öğretim servisince hazırlanan iyileştirme planı revize edilerek hükümlüye tebliğ edilir.
(3) İdare ve gözlem kurulunun, açık ceza infaz kuruma ayrılmaya, kalan cezanın denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına ve ceza infaz kurumundan doğrudan koşullu salıvermeye esas olumlu iyi hal değerlendirmesini içeren gerekçeli kararı; 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin onbirinci fıkrasında yazılı “gerekçeli rapor” ile ilgili yönetmeliklerde belirtilen “değerlendirme raporu” ve “iyi hal kararı” yerine geçer.
(4) İdare ve gözlem kurulu kararının hükümlüye tebliğ edilen nüshasında karar tarihi, numarası, “ASLI GİBİDİR” kaşesi ve kurum mührü ile ismi yazılmaksızın sekretaryada görevli bir personelin ıslak imzası yer alır; kurul başkanı, kurul üyeleri, sekretarya personeli ile raporları hazırlayan görevlilerin adı, soyadı, sicil ve unvan bilgileri yer almaz. Bu tebliğ işlemi, teknik altyapının kurulu olduğu kurumlarda elektronik ortamda yapılabilir." düzenlemesine;

Dava Konusu Yönetmelik'in 17. Maddesinin 2. Fıkrasının İncelenmesi:
Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin; ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Yönetmelik'in 17. maddenin 2. fıkrası, yayımlandığı tarihteki ilk halinde "Açık ceza infaz kuruma ayrılmaya, kalan cezanın denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına ve ceza infaz kurumundan doğrudan koşullu salıvermeye dair değerlendirmede hükümlünün iyi hâlli olmadığına karar verilmesi durumunda, hükümlü hakkında yapılacak bir sonraki değerlendirme tarihi kararda açıkça belirtilir. Yeniden değerlendirme süresi altı aydan az, bir yıldan fazla olamaz. Hakkında olumsuz karar verilen hükümlü hakkında psiko-sosyal yardım servisi ile eğitim ve öğretim servisince hazırlanan iyileştirme planı revize edilerek hükümlüye tebliğ edilir." şeklinde düzenlenmiştir. 10/11/2021 tarih ve 31655 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve dava konusu Yönetmelik'te değişiklik içeren Yönetmelik ile "kuruma" şeklinde yazım hatası "kurumuna" şeklinde; yeniden değerlendirme süresinin altı aydan az olamayacağına ilişkin kısmı "üç ay" olarak değiştirilmiştir. Bununla birlikte, anılan değişikliklerin, davacının hukuka aykırılık iddialarını ortadan kaldıracak mahiyette olmadığı anlaşıldığından, iptal isteminin konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği sonucuna varılarak esasının incelenmesine geçilmiştir.
5275 sayılı Kanun'un 89. maddesinin 6. fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği kural altına alınmış; 7. fıkrasında da, tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüştür.
Buna göre, dayanak Kanun'da yeniden değerlendirme süresinin yalnızca üst sınırı belirlenmiş, alt sınırın belirlenmesi ise yönetmeliğe bırakılmıştır. Davalı idare de kendisine verilen bu yetkiyi, dava konusu 2. fıkrada kullanarak asgari süre aralığını, Kanundaki üst sınırı aşmadan ve her hükümlü için objektif ve eşit olacak şekilde 6 ay (bilahare 3 ay) olarak tespit etmiştir. Bu durumda, dava konusu kuralda, 6 aylık süre yönünden dayanağı Kanun'a aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan, davacı tarafından, 5275 sayılı Kanun'da iyi hâl değerlendirmelerinin en geç altı ayda bir yapılacağının düzenlendiği; ancak davaya konu Yönetmelik hükmünde ise iyi hâl değerlendirmesi süresinin bir yıla kadar çıkartılabildiği, bu sebeple davaya konu düzenlemenin 5275 sayılı Kanun'a aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Bununla birlikte, 5275 sayılı Kanun'un 89. maddesinin 1. ve 6. fıkralarının birlikte irdelenmesinden görüleceği üzere; ilk fıkrada, hükümlülerin genel ve mutad iyi hal değerlendirmeleri arasında geçecek sürenin asgari 6 ay olarak belirlendiği; 6. fıkrada ise, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye esas iyi hal bakımından olumsuz değerlendirilen hükümlülerin bu değerlendirme ile ikinci (yeniden) değerlendirmeleri arasında geçecek sürenin azami 1 yıl olarak öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Bu hâliyle, dava konusu kuralın, 1 yıllık süre yönünden, dayanağı 5275 sayılı Kanun'un 89. maddesinin 6. fıkrası hükmünde belirlenen azami 1 yıllık sürenin tekrarı mahiyetinde olduğu görüldüğünden, Yönetmeliğin dava konusu fıkrasında normlar hiyerarşisine aykırılık bulunduğu yolundaki davacı iddiasına itibar edilmemiştir.
Bu durumda, dava konusu düzenlemede hukuka ve mevzuata aykırı bir yön bulunmamaktadır.


KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, adli yardım istemi kabul edildiğinden dava açılırken yatırılmamış olan söz konusu miktarın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4\. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 06/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim