Danıştay danistay 2021/4040 E. 2025/3128 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/4040
2025/3128
19 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4040
Karar No : 2025/3128
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-...
2- ...
3- ...
4-...
5- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılar tarafından aleyhlerine olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, murisleri olan ...'un Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı 28. Mekanize Piyade Tümen 61. Piyade Alay 2. Piyade Tabur 5. Piyade Bölük Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yerine getirmekte iken eğitim amaçlı yapılan spor esnasında bayılması ve belirli aralıklarla birkaç kez rahatsızlığı tekrar etmesine rağmen, üsteğmen rütbesindeki askeri doktor tarafından gerekli tetkikler ile muayeneler yaptırılmaksızın birliğine geri gönderilmesi ve devam eden süreçte son olarak birliğine gönderilmesinden kısa bir süre sonra 30/04/2008 tarihinde hayatını kaybetmesinde davalı idare ile bağlı kurum ve idare çalışanları tarafından gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla ölüm olayının vuku bulduğu ileri sürülerek tazminat ödenmesi istemiyle açılan davada, (Kapatılan) ... İdare Mahkemesi ... Dairesinin ... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararıyla davanın reddedilmesi, ret kararına karşı yapılan karar düzeltme talebinin de ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış olan başvuru neticesinde 14/11/2017 tarih ve Başvuru No: 48756/11 sayılı kararla, Sözleşmenin 2. maddesinin ihlal edilmediği, yargılama bağımsız ve tarafsız mahkemede yapılmadığından Sözleşmenin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine ilişkin verilen karara istinaden, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararına karşı yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacılardan baba ... ile anne ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi ve 80.000,00 TL manevi, kardeşler ..., ... ve ... için ise ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 252.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta davacıların yargılamanın yenilenmesi istemiyle verdiği dilekçede ileri sürdüğü nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinde yer alan "Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması" hükmü kapsamında olması ve yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği nedenler arasında bulunması dolayısıyla Kanun'un aradığı koşulların oluştuğu anlaşılmakla yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü gerektiği sonucuna varıldığı, öte yandan davacıların tazminat talepleri bakımından ayrı bir değerlendirme yapılması gerektiği, davacıların murisinin ölümüne neden olan epilepsi rahatsızlığının nörolojik nitelikte olması ve nöbetin birden fazla tekrarlaması durumunda hastaya epilepsi tanısı konulabileceği, davacılar murisinde mevcut olan hastalığın askerliğin başladığı tarihten ölüm olayının vuku bulduğu tarihe kadar herhangi bir bulgu göstermediği ve kendisi tarafından da rahatsızlığına ilişkin herhangi bir yakınma belirtilmediği dikkate alındığında -revirde muayeneyi yapan doktorun 3. kez ölenin rahatsızlığının nörolojik olabileceğini değerlendirerek acil olarak gerekli müdahaleleri yaptığı- bu oluş ve seyre göre davalı idare veya çalışanlarına atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı gibi kusursuz sorumluluk uyarınca da herhangi bir tazmin sorumluluğuna imkan bulunmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne, tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava dilekçesinde belirtilen nedenler değerlendirilmeden davanın reddine karar verildiği, istinaf talebinin gerekçesiz olarak reddedildiği, yeni bir değerlendirme yapılmaksızın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelerle davanın reddedildiği, doktorun ihmal ve hatasının olup olmadığı hususunda dosyanın Yüksek Sağlık Şurasına ya da Adli Tıp Kurumuna gönderilerek yeniden rapor alınması gerektiği, 02/11/2011 tarihinden önce açılan davalarda reddedilen tazminatlar yönünden davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hak arama hürriyetine aykırı olduğu, davalarının kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılar tarafından, murisleri olan ...'un Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı 28. Mekanize Piyade Tümen 61. Piyade Alay 2. Piyade Tabur 5. Piyade Bölük Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yerine getirmekte iken eğitim amaçlı yapılan spor esnasında bayılması ve belirli aralıklarla birkaç kez rahatsızlığı tekrar etmesine rağmen, üsteğmen rütbesindeki askeri doktor tarafından gerekli tetkikler ile muayeneler yaptırılmaksızın birliğine geri gönderilmesi ve devam eden süreçte son olarak birliğine gönderilmesinden kısa bir süre sonra 30/04/2008 tarihinde hayatını kaybetmesi eyleminde davalı idare ile bağlı kurum ve idare çalışanları tarafından gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeniyle ölüm olayının vuku bulduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi ... Dairesince davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın kesinleşmesi üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuruda bulunulmuş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 14/11/2017 tarih ve Başvuru No: 48756/11 sayılı kararıyla, Sözleşmenin 2. maddesinin ihlal edilmediğine; yargılamanın bağımsız ve tarafsız mahkemede yapılmadığı gerekçesiyle Sözleşmenin 6/1. maddesinin ihlal edildiğine, başvuruculara manevi tazminat için 1.500 avro ödenmesine karar verilmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu kararı üzerine davacılar tarafından 13/03/2018 tarihinde İdare Mahkemesi kaydına giren dilekçe ile 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 3. fıkrası kapsamında yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacılardan ... ile ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi ve 80.000,00 TL manevi, kardeşler ..., ... ve ... için ise ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 252.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.
Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden, KTBK 28. Mekanize Piyade Tümen 61.Piyade Alay 2. Piyade Tabur 5.Piyade Bölük Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta olan davacılar murisi ...'un 13/08/2018 tarihinde spor yaptıktan sonra rahatsızlanarak bayılması sonucu arkadaşları tarafından acil olarak askeri bir araçla en yakındaki Kırklar 230. Piyade Alay Reviri'ne götürüldüğü, üsteğmen rütbesindeki askeri doktor tarafından yapılan mülakat ve fiziki muayene sonucu anormal bir durum tespit edilmemekle birlikte alkol ve madde bağımlılığı hikayesi de dikkate alınarak Girne Asker Hastanesi Psikiyatri Servisi'ne sevki uygun görülerek birliğine gönderildiği, davacılar murisinin birliğine dönmesinden üç saat sonra dolap kapaklarını yumruklayarak ikinci kez bayılması ve acil olarak Kırklar 230. Piyade Alay Reviri'ne götürülmesi sonucu aynı doktor tarafından yapılan mülakat ve fiziki muayene sonrasında kendisine gelmesi beklenerek durumunun düzelmesi üzerine bölüğüne gönderildiği, davacılar murisinin geceyi istirahat ederek geçirdikten sonra sabaha doğru tekrar rahatsızlanması, kasılarak titremeye başlaması nedeniyle yeniden revire götürüldüğünde muayenesini yapan aynı doktor tarafından kasılmaları ve altını ıslatmış olması dikkate alınmak suretiyle nörolojik bir rahatsızlığın yaşanmakta olduğu değerlendirilerek revire ait ambulansla acil olarak Girne Asker Hastanesi Baştabipliği'ne sevk edildiği ve yoğun bakıma alındığı, tedavisi sonrasında durumu ağırlaşan ve 15/04/2008 tarihinde ambulans uçakla Ankara GATA Baştabipliği'ne sevk edilen davacılar murisinin yapılan tüm müdahale ve tedaviye rağmen 30/04/2008 tarihinde hayatını kaybettiği, davalı idare ile bağlı kurum ve idare çalışanları tarafından gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla ölüm olayının vuku bulduğundan bahisle 06/04/2009 tarihinde yapılan idari başvuruya cevap verilmemesi üzerine tazminat istemiyle dava açıldığı, ... İdare Mahkemesi'nin ... esasına kayden açılan davada "davacılar yakınının rahatsızlığının askere sevki aşamasında bulgu vermediği ve kendisinin de bu yönde bir talebi bulunmadığından askere sevk edildiği, yaklaşık 11 ay askerlik yaptığı, bu süre içerisinde de epilepsi rahatsızlığına ilişkin herhangi bir yakınmasının bulunmadığı, rahatsızlığının da bulgu vermediği, son olarak olay tarihinde bulgu vermeye başladığı, dolayısıyla hastalığın bünyesel bir hastalık olduğu, hastalığın bulgu verir hale gelmesinin askerlik hizmetinin koşulları ile kesin olarak ilişkilendirilemeyeceği, teşhis ve uygulanan tedavilerde hata, eksiklik, ihmal, kusur ya da gecikme olmadığı, davacılar yakınının mevcut rahatsızlığının oluşumunda ve gelişiminde askerlik görevinin neden ve etkisinin olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 34. maddesi kapsamında davacılar tarafından murisleri/yakınlarının zorunlu askerlik hizmetini yerine getirirken ölmesi ve yapmış oldukları tazminat başvurusunu inceleyen Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin bağımsız ve tarafsız olmadığı, Sözleşme'nin 2 ve 6. maddelerinin ihlal edildiği iddiasıyla yapılan bireysel başvuru neticesinde, 11/04/2011 tarih ve 48756/11 nolu bireysel başvuru numaralı karar ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından "Yüksek Mahkeme nezdinde yer alan kurmay subayların uygun bağımsızlık güvencesinden yararlanamadıkları gerekçesiyle Sözleşme'nin 6/1.maddesinin ihlal edildiğine" karar verilmesi üzerine anılan karara istinaden davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesi ... Dairesi'nin ... tarih, E:... ve K:... sayılı kararına ilişkin olarak yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... ile ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi ve 80.000,00 TL manevi, ..., ... ve ... için ise ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 252.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsili istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, İdare Mahkemesince davacıların yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne karar verildiği, tazminat talepleri bakımından ise; davacılar yakınının ölümüyle sonuçlanan olaya ilişkin İdari Tahkikat Raporu'nda, alınan ifadeler ve yapılan inceleme neticesinde davacılar yakınının psikolojik rahatsızlığının olduğu, kolunda kesi izleri bulunduğu ancak bedensel olarak herhangi bir rahatsızlığının bulunmadığı, viziteye çıkmakta herhangi bir kısıtlama yapılmadığı ve her rahatsızlığında rahatça viziteye çıkabildiği, sivilde uyuşturucu ve alkol kullandığı, arkadaşlarıyla arasında herhangi bir problem bulunmadığı, danışmanlık kartının doldurulduğu ve RDM tarafından sürekli takip edildiği, vefatında bölük personelinin herhangi bir ihmal ve kusurunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı; aynı zamanda olay hakkında Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığı'nın ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, "ölenin babası ...'un talimatla alınan ifadesinde oğlunun daha önceden bir rahatsızlığı bulunmadığı ve tedavi görmediğini beyan ettiği; bilirkişi olarak tayin olunan Nöroloji Uzmanı Tbp.Kd.Yzb.... tarafından ölenin tıbbi kayıtları ile diğer belgelerin incelenmesi sonucu hazırlanan mütalaada, müteveffanın daha önceden nörolojik bir rahatsızlığı olduğuna ilişkin bulgu bulunmadığı, olayda müteveffanın epileptik nöbet geçirdiği, bu durumun her insanda görülebileceği, normal şartlarda bu tür epileptik bir nöbetin ölüm sonucunu doğurmadığı ancak kişinin durumuna bağlı olarak ölümle sonuçlanma ihtimalinin bulunduğu, kişinin geçmişindeki alkol ve madde bağımlılığı gibi olumsuz yaşantısının ölümle sonuçlanma ihtimalini artırdığı, epileptik nöbetin birden fazla tekrarlaması durumunda bu kişinin epilepsi hastası olarak değerlendirilebileceği, hastanın ifade etmesi veya bu yönde kesin bir tespit yapılmadığı sürece yapılan fiziki muayene sonucu kişinin epilepsi hastası olduğunu tespit etmenin güç olduğu, olayda da müteveffanın 13/04/2008 tarihinde akşam saatlerinde iki kez 230.Piyade Alay Reviri'ne getirildiğinde böyle bir durumu ifade etmemiş olması, kendisinde olan müteveffa ile yapılan mülakat ve fiziki muayene sonrası böyle bir bulgu tespit edemeyen ve yaptığı muayene sonrası psikiyatrik bir vaka olarak durumu değerlendirip hastayı Girne Asker Hastanesi Psikiyatri Servisi'ne sevk eden tabibin bir ihmal veya kusurunun bulunmadığı, hastaneye kaldırıldıktan sonra ise gerek Girne Asker Hastanesi Baştabipliği'nce gerekse Ankara GATA Baştabipliği'nce gerekli tüm tedavilerin yerinde ve zamanında uygulanmış olduğu, müteveffaya olaydan 1 hafta öncesine kadar önce çıkmış olduğu vizitede idrar yolları enfeksiyonu tanısı konularak verilmiş olan ilaçların epileptik bir rahatsızlığa neden olabilecek yan etkisinin bulunmadığı, sonuç olarak müteveffanın yapılan klasik otopsi işlemi sonucu düzenlenen raporda belirtildiği üzere geçirmiş olduğu epileptik bir nöbet sonrası hiçbir harici etki olmadan vefat etmiş olduğunun beyan edildiği; bu itibarla herhangi bir dış etkene maruz kalmaksızın vefat etmiş olan müteveffaya ilk andan itibaren gerekli olan tüm müdahalelerin imkanlar dahilinde, yerinde ve zamanında yapıldığı, müteveffanın vefat etmesi olayı ile ilgili olarak herhangi bir suç unsuruna veya kendisine kusur yöneltilebilecek herhangi bir kişiye rastlanılmadığı" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; dava dosyasında mevcut ölene ait Personel Yaşam Takip Formu içeriğinden ailevi problemlerinden (anne ve babasının ayrı yaşaması) bahsettiği, madde bağımlılığı dışında (askerlik öncesinde madde bağımlılığına da son vermiş) herhangi bir rahatsızlık ve sağlık probleminin bulunmadığı, davacılar yakınına 10/02/2007, 24/08/2007, 23/10/2007, 27/02/2008 ve 10/03/2007 tarihlerinde Rehberlik Danışma Merkezi tarafından düzenli olarak psikolojik destek sağlandığı, 5. Piyade Bölüğe ait Vizite Defteri'nin incelenmesinden ölenin farklı tarihlerde birden fazla kez viziteye çıkarıldığı, ölenin ilköğretim mezunu olması ve 22/05/2007 tarihli Son Yoklama-Muayene ve Sevk Dönemi belgesinde görevli personel tarafından algılama yeteneği ve Türkçeyi konuşabilme seviyesinin normal olduğunun değerlendirilmesi ve gerek Rehberlik Danışma Merkezi takipleri ile viziteler gerekse ölümünden kısa süre önceki baygınlık ve rahatsızlıkları sonrası Revir'deki muayenelerde rahatsızlığı sonrası yakınmalarını rahatlıkla dile getirebildiği dikkate alındığında kendisinde bünyesel bir rahatsızlık niteliğinde olan Epilepsi hastalığının olduğunu bilmediği ve/veya bilmesine rağmen bilgi vermediği, ölenin babası da oğlunun herhangi bir rahatsızlığının bulunmadığı ve herhangi bir tedavi görmediğini beyan ettiği, son olarak baygınlık geçirdiği 13/04/2008 tarihine kadar Epilepsi hastalığına ilişkin bulgu vermeyen - muayenesini yapan doktor tarafından kasılmalar ve ölenin altını ıslatmış olması dikkate alınmak suretiyle nörolojik bir rahatsızlığın yaşanmakta olduğu değerlendirilerek ölen, revire ait ambulansla acil olarak Girne Asker Hastanesi Baştabipliği'ne sevk edilerek yoğun bakıma alınmıştır- davacılar yakınının Epilepsi bulguları gösterdiğinin Revir'de görevli aynı doktor tarafından fark edilmesi üzerine KKTC Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi ile Girne Asker Hastanesi'nce tüm tetkik, muayene ve tedavilerinin yapılarak durumunun ağırlaşması üzerine 15/04/2008 tarihinde ambulans uçakla Ankara GATA Baştabipliği'ne sevk edildiği, Epilepsi rahatsızlığının nörolojik nitelikte olması ve nöbetin birden fazla tekrarlaması durumunda hastaya epilepsi tanısı konulabileceği, davacılar yakınında mevcut olan hastalığın askerliğin başladığı tarihten ölüm olayının vuku bulduğu tarihe kadar herhangi bir bulgu göstermediği ve kendisi tarafından da rahatsızlığına ilişkin herhangi bir yakınma belirtilmediği dikkate alındığında, revirde muayeneyi yapan doktor 3. kez ölenin rahatsızlığının nörolojik olabileceğini değerlendirerek acil olarak gerekli müdahaleleri yaptığı, bu oluş ve seyre göre davalı idare veya çalışanlarına atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı gibi kusursuz sorumluluk uyarınca da herhangi bir tazmin sorumluluğuna imkan bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine, davacıların bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun da temyize konu kararla reddine karar verildiği görülmektedir.
Bununla birlikte; dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacılar murisinin ilk baygınlık geçirdiği 13/04/2008 tarihinden sonra yapılan tahkikatta, görgü tanıklarının ifadelerine başvurulduğu, P. Er ... tarafından verilen 03/06/2008 tarihli ifadede; saat 15.30-17.00 saatleri arasında futbol maçı yaptıkları, maçın son beş dakikasında ...'un da futbol oynadığı, oyun bitiminde hep beraber kola içtikleri, ...'un kola ve sigara içerken bir anda ayağa kalktığı ve dengesini kaybederek yere düştüğü, yere düştükten sonra ellerini sıkar vaziyette olduğu ve ağzından köpükler geldiği, hiç vakit kaybetmeden arkadaşlarını revire götürdükleri beyanında bulunduğu; P. Onbaşı ...'in de 03/06/2008 tarihli ifadesinde, ...'un kola ve sigara içerken bir anda ayağa kalktığı ve dengesini kaybederek yere düştüğü, yere düştükten sonra vücudunu kasıyor olduğu, ellerini sıktığı ve ağzından köpükler geldiği beyanında bulunduğu; yine P. Çavuş ...'nın 03/06/2008 tarihli ifadesinde; 13/04/2008 tarihinde bölük yazıhanesinde çalışırken "... bayıldı" seslerinin gelmesi üzerine yemekhaneye geldiğinde ...'u baygın, vücudunu kasmış, ağzından köpükler gelmiş ve yerde yatar vaziyette gördüğünü, arkadaşlarını arabaya bindirdiklerini, ...'un araca bindirilirken kendinde olmadığını, revire giderken yolda bir ara kendine geldiğini, kasılmalarının geçtiğini, sonra yine bayıldığını, revirde yapılan iğneden 15 dakika sonra kendine geldiğini beyan ettiği; bununla birlikte, ...'un 13/04/2008 tarihinde tüm gün şikayetlerinin psikolojik rahatsızlıktan kaynaklandığı tanısı ile revirde bekletildiği, ertesi gün 3. kez tekrarlayan nöbete eşlik eden altını ıslatma ve kasılma fillinin görülmesi ile 14/04/2008 tarihinde Girne Askeri Hastanesi Nöroloji Kliniğine sevkinin yapıldığı ve hemen yoğun bakıma alındığı, ertesi gün 15/04/2008 tarihinde de askeri uçakla Ankara Gata'ya sevkinin yapıldığının anlaşıldığı, ... İdare Mahkemesince ...'un vefat etmesine neden olan "epilepsi" rahatsızlığının mevcut bünyesel bir durumu ve hastalığından mı ya da başka bir sebepten mi kaynaklandığı, rahatsızlığına askerlik hizmetinin koşullarının sebep olup olmadığı, rahatsızlığının askere alınırken mevcut olup olmadığı, askere alınırken tespit edilip edilmeyeceği, ...'un rahatsızlığıyla ilgili olarak birlik Komutanlığında ve birlik revirinde yapılan işlemler ve sevk edilen hastanelerde uygulanan teşhis ve tedavilerde hata, eksiklik, ihmal ve gecikme olup olmadığı, ... hususlarında rapor düzenlemek üzere ...'un rahatsızlığı ile ilgili Ana Bilim Dalı'nda görevli üç kişilik kurul tarafından (Profesör yada Doçent) rapor düzenlenmesinin istenildiği, 26/04/2010 tarihli Bilirkişi Raporunun Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Anabilim Dalında görevli iki Profesör ve bir Doçent hekim tarafından düzenlenerek hazırlandığı, söz konusu bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesince karar verildiği, ... İdare Mahkemesince de bahsi geçen 26/04/2010 tarihli Bilirkişi Raporu ve Askeri Savcılık tarafından Nöroloji Uzmanı Tbp.Kd.Yzb....'e yaptırılan bilirkişi incelemesi dikkate alınmak suretiyle karar verildiği, ancak ...'un rahatsızlığıyla ilgili olarak birlik Komutanlığında ve birlik revirinde yapılan işlemler ve sevk edilen hastanelerde uygulanan teşhis ve tedavilerde hata, eksiklik, ihmal ve gecikme olup olmadığına ve idarenin sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkin değerlendirmenin, ...'un ölümüne sebep olan Epilepsi hastalığı ile ilgili olarak, aralarında, Nöroloji Anabilim dalından hekimin de bulunduğu Adli Tıp Kurumundan alınacak rapora göre yapılması gerekirken, Askeri Yüksek İdare Mahkemesince yapılan yargılama sırasında Psikiyatri Anabilim Dalında görevli hekimlerden alınan Bilirkişi raporu ile Askeri Savcılık tarafından Nöroloji Uzmanı Tbp.Kd.Yzb. ...'e yaptırılan bilirkişi incelemesi dayanak alınarak, davanın esası hakkında verilen İdare Mahkemesi kararında eksik inceleme ve araştırma sebebiyle hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu itibarla, tazminat talebi yönünden davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik davacıların istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu davacıların istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.