Danıştay danistay 2021/3995 E. 2025/3304 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/3995
2025/3304
26 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3995
Karar No : 2025/3304
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği / ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Elazığ ili, Merkez ilçesi, ... köyü, ... Mevkii, ... no'lu parselde bulunan davacıya ait taşınmazın, mera parseli üzerinde mükerrer tescil edildiğinden bahisle davacı adına yapılan mükerrer tescilin iptaline ilişkin tesis edilen Elazığ Valiliği Kadastro Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Elazığ Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile görev yönünden davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile anılan ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, bunun üzerine ... İdare Mahkemesince ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile; davacının taşınmazının mera parseli üzerinde mükerrer olarak tescilinin Elazığ Uluova Arazi Toplulaştırması Projesi kapsamında yapılan ön kontrollerde Gözebaşı köyüne ait taşınmazların kadastro paftalarının sayısallaştırılması çalışmaları esnasında tespit edilmiş ise de idari davaya konu olabilecek arazi toplulaştırması işleminden kaynaklanmadığı, zira Mahkemelerinin 02/04/2019 tarihli ara kararı üzerine dosyaya sunulan, arazi toplulaştırma projesini yürüten Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 9. Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında davacıya ait ... no'lu parselin arazi toplulaştırma projesi kapsamında kalmadığının belirtildiği görüldüğü, bu durumda, davacıya ait ... no'lu parselin ... no'lu mera parseli üzerinde mükerrer olarak tescil edildiğinin tespiti üzerine mükerrer tescilin iptali gerektiğinden davalı idarenin Kadastro Kanunu'nun 22. maddesinin atıfta bulunduğu Türk Medeni Kanunu'nun 1026. maddesi hükümleri doğrultusunda hükümsüz sayılan mükerrer tescilin iptalini gerçekleştirmek ve mülkiyet durumu bakımından ortaya çıkacak olumsuz sonuçları ortadan kaldırmak amacıyla tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan, dava konusu işlemlerin davacının ayni (mülkiyet) hakkının kısıtlanması ya da ortadan kaldırılması sonucunu doğuracak olması karşısında, taşınmaz üzerinde tapu sicilinde konulan ve mülkiyet hakkını kısıtlayan/sonlandıran şerhin kaldırılması için davacının Türk Medeni Kanunu'nun ilgili hükümleri doğrultusunda dava açabileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Elazığ ili, Merkez ilçesi, ... köyü, ... Mevkii, ... no'lu parselde bulunan davacıya ait taşınmazın, mera parseli üzerinde mükerrer tescil edildiğinden bahisle davacı adına yapılan mükerrer tescilin iptaline ilişkin Elazığ Valiliği Kadastro Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Elazığ Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde; idari dava türleri sayılmış olup; 2576 sayılı Kanunun 5. maddesinde ise; İdare Mahkemelerinin, Vergi Mahkemelerinin görevine giren davalarla, ilk derecede Danıştay'da çözümlenecek olanlar dışındaki a) İptal davalarını, b) Tam yargı davalarını, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları, d) Diğer kanunlarla verilen işleri çözümleyeceği ifade edilmiştir.
Yine aynı Kanun'un14. maddesinin 3. fıkrasında, dava dilekçelerinin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; anılan Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde de 14. maddenin 3/a bendine göre adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Ayni hakların sona ermesi" başlıklı 1026. maddesinde, "(1) Bir ayni hakkın sona ermesiyle tescil her türlü hukuki değerini kaybettiği takdirde, yüklü taşınmaz maliki terkini isteyebilir. (2) Tapu memuru bu istemi yerine getirirse, her ilgili, bu işlemin kendisine tebliği tarihinden başlayarak otuz gün içinde terkine karşı dava açabilir. (3) Tapu memuru, re'sen hakime başvurarak ayni hakkın sona erdiğinin belirlenmesine ilişkin karar verilmesini istemeye ve hakimin vereceği karara dayanarak terkin işlemini yapmaya yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22. maddesinde, “Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tâbi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medenî Kanununun 1026 ncı maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Ülkemizde yargı yolları anayasa yargısı, idari yargı ve adli yargı şeklinde üç ana grupta sınıflandırılmış olup idari yargı; idarenin, idare hukuku alanındaki idari faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıkların çözümü ile ilgili karar veren veya bireyler ile idare arasındaki hukukî anlaşmazlıkları çözmeye çalışan yargı birimi olarak tanımlanabilir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkındaki Kanun’da bölge idare mahkemesi, idare mahkemesi ve vergi mahkemelerinin işleyişi ile ilgili genel hükümler düzenlenmiş, idari dava türleri, idari yargı yetkisinin sınırı ile idare mahkemesinin görevlerinin ne olduğu açıkça belirlenmiştir.
... İdare Mahkemesinin 02/04/2019 tarihli ara kararı üzerine dosyaya sunulan, arazi toplulaştırma projesini yürüten Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 9. Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında davacıya ait ... no'lu parselin arazi toplulaştırma projesi kapsamında kalmadığının belirtildiği görülmektedir.
Hukukumuzda, kural olarak, tapu siciline tescil veya sicil kayıtlarının terkini ya da tadili gibi işlemlerden yahut bu işlemlerin tesisi yönündeki taleplerin reddine ilişkin işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünün, adli yargının görevinde olduğu kabul edilmektedir. Zira, bu gibi işlemler taşınmazın mülkiyet durumu üzerinde tashihe neden olan işlemler olduğundan bundan kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde, medeni hukuk hükümlerinin incelenmesi gerekmektedir. Esasen bu husus, 4721 sayılı Kanun'un 1007, 1011, 1016 ve 1026. maddelerinde de zımnen yer almıştır.
Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesinin 14/12/2020 tarih ve E:2020/662, K:2020/721 sayılı kararında, "... talebin doğrudan, miras yoluyla taşınmaz mülkiyetinin intikaline ve tesciline yönelik olduğu, bir başka ifade ile tescil sonucu doğuracak bir talep olduğu gözetildiğinde, ortada idari yargı yetkisi kapsamına giren bir idari dava bulunmadığı ve uyuşmazlığın çözümlenmesinde, Medeni Kanun hükümlerine göre adli yargı yerlerinin görevli bulunduğu..." ifadelerine yer verilmiştir.
Bu durumda, Kadastro Kanunu'nun 22. maddesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğinden, işin esası hakkında verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2\. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.