Danıştay danistay 2021/3964 E. 2025/3235 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/3964
2025/3235
25 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3964
Karar No : 2025/3235
DAVACI : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ...
2- ... Başkanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin eki "Ayakta Tedavide Sağlık Raporu (Uzman Hekim Raporu/Sağlık Kurulu Raporu) ile Verilebilecek İlaçlar Listesi (EK-4/F)"nin, 28/04/2021 ve 31468 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 28. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile değiştirilen 45. maddesinin birinci ve ikinci cümlelerinin, rapor düzenleme yönünden geriatri uzman hekimlerine yer verilmemesi nedeniyle eksik düzenleme içerdiğinden bahisle iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı dernek tarafından, dava konusu düzenleme ile değişiklik öncesindeki halinin aksine, geriatri uzmanlarının, kendi alanları ile ilgili yaşlı hastalarda ilk raporu verebilme yetkisinin kısıtlandığı ve hastaların mağduriyetine yol açıldığı, geriatrik hastalar açısından böyle bir sınırlandırma ya da kısıtlama yapılmasının, teşhis, tedavi, ilaç kullanımı yönlerinden bütüncüllüğü bozduğu ve sürecin parçalanmasına neden olduğu, TUKMOS (Tıpta Uzmanlık Kurulu Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Sistemi) Geriatri Uzmanlık Eğitimi Çekirdek Müfredatının “Geriatrik Sendromlar” bölümünde “Üriner İnkontinans” tedavisinin eğitim programında yer aldığı, dava konusu yeni düzenlemede yer alan ilaç gruplarının, "Üriner İnkontinans" grubu kapsamında olduğu, bu konuda eğitim alan geriatri uzmanlarının yetkilerine aykırı bir biçimde, ilk ilaç raporunu düzenlemekten mahrum bırakılmalarının ölçülü ve orantılı olmayan bir düzenleme niteliğinde olduğu, 65 yaş ve üstü geriatrik hastalarda, idrar kaçırma ve benzeri sendromların, diğer yaş gruplarına göre daha fazla ve yoğun olduğu, bu tür sendromlarla gelen hastaların, geriatri uzmanlarınca diğer hekimlere yönlendirilmesinin, yaşlı hastalar bakımından, hekime ulaşmak yönünden sakıncaları olduğu, geriatrik hastaların muayene ve tetkiklerini yapmak suretiyle uygulayacağı tedaviyi mesleki bilgisi ve vicdanı ile belirleyen hekimin, hastanın iyileşmesini sağlayacak ilaç ve diğer tıbbi malzemeyi reçete etme yetkisinin (ilk rapor düzenleme yetkisi dahil), hastaya uygulanan tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğu, her hekimin kendi uzmanlık alanıyla ilgili olan ilaçları, bağımsız olarak reçetelendirebilmesinin esas olduğu, geriatri uzman hekimlerinin yetkilerine müdahalenin, hatta daha önce kullandıkları yetkilerinin geri alınmasının, geriatri uzmanlığı alanına giren hastanın sağlık hizmetine erişim hakkını engellediği gibi, Anayasa ile güvence altına alınmış olan sağlıklı yaşam hakkına ve sosyal devlet ilkesine de aykırı düştüğü, bu nedenle dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI :
Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Hakkında Kanun'un 63. ve 64. maddelerinde, Kurumca finansmanı sağlanacak ve sağlanmayacak sağlık hizmetlerinin Sağlık Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle çıkarılacak Yönetmelikle belirlenmesi öngörülmüş ise de, nihayetinde Bakanlık yetkisinin bir hazırlık işlemi olan görüş bildirmekten ibaret olduğu, işlemin tesisi hususunda nihai yetkinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ait olduğu, dolayısıyla iptali talep edilen düzenleyici işlemin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından tesis edilmiş olması nedeniyle hasım mevkiinden çıkarılmaları ve davanın münhasıran Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı husumetiyle görülmesi gerektiği, ancak, şayet Sağlık Bakanlığının da hasım mevkiine alınarak davanın görülmesi lazım geldiği değerlendirilir ise de, Sosyal Güvenlik Kurumu yanında Bakanlığa bağlı özel bütçeli kurum olarak yapılandırılan tüzel kişiliği haiz Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu husumetiyle görülmesi gerektiği, bu durumda da, Sağlık Bakanlığının hasım mevkiinden çıkartılmasına karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, Kurumca finansmanı sağlanan ilaçların, raporlama ve reçeteleme kriterleri ile ödeme usul ve esaslarının, 5510 sayılı Kanun'un 63. ve 72. maddesi hükümleri doğrultusunda kurulan komisyonlarda klinik ve teknik veriler kullanılmak ve kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri dikkate alınmak suretiyle konusunda uzman ilgili branş hekimlerinin görüşleri de alınarak değerlendirilmekte olduğu, düzenleme hakkında Sağlık Bakanlığına görüş sorulduğu, cevabi yazı kapsamında da düzenleme yapıldığı, Sağlık Uygulama Tebliği ile getirilen dava konusu düzenlemenin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin eki "Ayakta Tedavide Sağlık Raporu (Uzman Hekim Raporu/Sağlık Kurulu Raporu) ile Verilebilecek İlaçlar Listesi (EK-4/F)"nin, 28/04/2021 ve 31468 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 28. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile değiştirilen 45. maddesinin birinci ve ikinci cümlelerinin, rapor düzenleme yönünden geriatri uzman hekimlerine yer verilmemesi nedeniyle eksik düzenleme içerdiğinden bahisle iptali istenilmektedir.
Dava konusu düzenlemenin dayanağını oluşturan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi" başlıklı 63. maddesinde, Sosyal Güvenlik Kurumunun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usûl ve esaslarını Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu kuralına yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 72. maddesinde ise, "65 inci madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu yetkilidir. Komisyon, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabilir. Komisyon, 63 üncü madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini; sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkilidir. Komisyon; Bakanlık, Maliye, Sağlık ve Kalkınma bakanlıkları, Hazine Müsteşarlığı, üniversite sağlık hizmeti sunucuları ile özel sağlık hizmeti sunucularını temsilen Bakanlıkça belirlenecek birer üye ve Kurumu temsilen iki üye olmak üzere toplam dokuz üyeden oluşur. Komisyon kararlarını salt çoğunluk ile alır. Komisyon kararları Resmî Gazete’de yayımlanır. Komisyonca gerekli görülen hâllerde sağlık hizmetlerinin türlerine göre birden fazla alt komisyon kurulabilir. Komisyonun sekretarya işlemleri Kurumca yerine getirilir. Kurum, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile dernek, vakıf, federasyon, konfederasyon ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının görüşlerini alabilir. Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun çalışmasına, görev ve yetkileri ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Komisyon üyesi kurumların görüşleri alınarak Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü bulunmaktadır.
5510 sayılı Kanun gereğince alternatif geri ödeme modelleri ve alım dahil Kurumca finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye yetkili Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun çalışma, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla 23/08/2008 tarih ve 26976 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, sağlık hizmeti, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere Kanun'un 63. maddesi gereği finansmanı sağlanacak tıbbî ürün ve hizmetler ile 73. maddesi kapsamında istisnai sağlık hizmetleri olarak tanımlanmış; aynı Yönetmeliğin 12. maddesinde de, 5510 sayılı Kanun'un 72. maddesine paralel olarak "Finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri ile ödenecek gündelik, yol, yatak, refakat ve yemek giderlerinin verilmesine ilişkin usul ve esaslar Kurumca tespit edilir. Tespit edilen sağlık hizmetlerinin ve diğer hakların Kurumca ödenecek tutarları Komisyonca belirlenir. Komisyon, sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini, sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, sağlık hizmetlerinin maliyeti, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayatî öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, teşhis ve tedavi maliyetini esas alan maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirleyebilir." kuralına yer verilmiştir.
Olayda, 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin eki "Ayakta Tedavide Sağlık Raporu (Uzman Hekim Raporu/Sağlık Kurulu Raporu) ile Verilebilecek İlaçlar Listesi (EK-4/F)"nin 45. maddesinde, "Solifenasin, Tolterodine-L, Trospiyum, Darifenasin, Propiverin, Fesoterodin Mirabegron, Transdermal Oksibutinin; oral oksibutinine yanıt alınamayan ya da tolere edemeyen hastalarda uzman hekimlerce raporsuz, uzman hekim raporuna dayanılarak tüm hekimlerce reçete edilir. Duloksetin, erişkin kadınlarda orta dereceli ve şiddetli Stres Üriner İnkontinans (SÜİ)'ın tedavisinde ve Stres Üriner İnkontinansın baskın olduğu Mikst Üriner İnkontinans (sıkışma ve stres üriner inkontinansın birlikteliği) tedavisinde uzman hekimlerce raporsuz, uzman hekim raporuna dayanılarak tüm hekimlerce reçete edilir. " kuralı, 28/04/2021 tarih ve 31468 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 28. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile anılan madde "Solifenasin, tolterodine-L, trospiyum, darifenasin, propiverin, fesoterodin, mirabegron, transdermal oksibutinin; oral oksibutinine yanıt alınamayan ya da tolere edemeyen hastalarda nöroloji, üroloji, çocuk sağlığı ve hastalıkları veya kadın hastalıkları ve doğum uzman hekim raporuna dayanılarak tüm uzman hekimlerce reçete edilir. Duloksetin, erişkin kadınlarda orta dereceli ve şiddetli stres ürinerin kontinansın tedavisinde ve stres üriner inkontinansın baskın olduğu mikst üriner inkontinans (sıkışma ve stres ürinerin kontinansın birlikteliği) tedavisinde nöroloji, üroloji veya kadın hastalıkları ve doğum uzman hekim raporuna dayanılarak tüm uzman hekimlerce reçete edilir. Solifenasin, tolterodine-L, trospiyum, darifenasin, propiverin, fesoterodin, transdermal oksibutinin ve oral oksibutinin etken maddeli ilaçların kombine kullanılması halinde Kurumca bedelleri karşılanmaz." şeklinde değiştirilmiştir.
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 1. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti dahilinde hekimlik yapmak ve her ne suretle olursa olsun hasta tedavi edebilmek için Türkiye üniversitelerinin tıp fakültelerinden diploma almanın gerekli olduğu; 8. maddesinde ise, Türkiye'de hekimlik yapmak için bu Kanun'da gösterilen nitelikleri taşıyanların, genel olarak hastalıkları tedavi hakkının bulunduğu hükmüne yer verilmiş ve tıp fakültesi mezunu hekimlerin hastaları tedavi ve buna bağlı reçete düzenleme yetkisinin kapsamı belirlenmiştir.
6023 sayılı Türk Tabipler Birliği Kanunu'na dayanılarak çıkarılan Tıbbi Deontoloji Tüzüğü'nün 1. maddesinde, tabip ve diş tabiplerinin, deontoloji bakımından uymakla yükümlü oldukları kural ve esasların bu Tüzük'te gösterildiği, anılan Kanun'un 7. maddesi uyarınca tabip odalarına kayıtlı bulunan tabip ve diş tabiplerinin bu Tüzük hükümlerine tabi oldukları; 2. maddesinde, tabip ve diş tabibinin başta gelen vazifesinin, insan sağlığına, hayatına ve şahsiyetine ihtimam ve hürmet göstermek olduğu, tabip ve diş tabibinin, hastalar arasında hiçbir ayırım yapmaksızın, muayene ve tedavi hususunda azami dikkat ve özeni göstermekle yükümlü oldukları; 6. maddesinde de, tabip ve diş tabibinin sanat ve mesleğini yerine getirirken, hiçbir etki ve nüfuza kapılmaksızın, vicdani ve mesleki kanaatına göre hareket edeceği, tabip ve diş tabibinin, uygulayacağı tedaviyi belirlemekte serbest olduğu kuralı getirilmiştir.
Görüleceği üzere, 5510 sayılı Yasada düzenlenmiş Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri için ödenecek bedellerin belirlenmesinde, 5510 sayılı Kanun'un 72. maddesinde sayılan "sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamağı, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonları, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmadığını, kanıta dayalı tıp uygulamalarını, maliyet-etkililik ölçütlerini ve genel sağlık sigortası bütçesini" dikkate almak suretiyle karar vermesinin yasal bir zorunluluk olduğu, gerek Komisyonun oluşumunda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye, Sağlık ve Kalkınma bakanlıkları, Hazine Müsteşarlığı, üniversite sağlık hizmeti sunucuları ile özel sağlık hizmeti sunucularını temsilen Bakanlıkça belirlenecek birer üye ve Kurumu temsilen iki üye olmak üzere toplam dokuz üyeye yer verilmesi, gerekse Kurumun, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile dernek, vakıf, federasyon, konfederasyon ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının görüşlerini alabileceğinin belirtilmesi nedeniyle Komisyon kararlarının alınması sürecinde konunun her yönüyle değerlendirilmesinin istenildiği açıktır.
Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca belirlenen Kurumca ödenecek bedellerin bildirilmesine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin "Ayakta tedavide sağlık raporu ile verilebilecek ilaçlar (EK-4/F)" başlıklı 4.1.8. maddesinin birinci fıkrasında, "SUT eki 'Ayakta Tedavide Sağlık Raporu (Uzman Hekim Raporu/Sağlık Kurulu Raporu) İle Verilebilecek İlaçlar Listesi'nde (EK-4/F) yer alan ilaçların ayakta tedavilerde kullanımı gerektiği durumlarda, SUT ve eki listelerde yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, düzenlenen sağlık raporuna dayanılarak tüm hekimlerce reçete edilebilir. En fazla 3 aylık tedavi dozunda reçete edilmesi halinde bedelleri ödenir." hükmüne yer verilmiş; anılan Tebliğ'in "EK-4/F Ayakta Tedavide Sağlık Raporu (Uzman Hekim Raporu/Sağlık Kurulu Raporu) İle Verilebilecek İlaçlar Listesi"nin dava konusu 45. maddesinde de, "solifenasin, tolterodine-L, trospiyum, darifenasin, propiverin, fesoterodin, mirabegron, transdermal oksibutinin, oral oksibutinine yanıt alınamayan ya da tolere edemeyen hastalarda nöroloji, üroloji, çocuk sağlığı ve hastalıkları veya kadın hastalıkları ve doğum uzman hekim raporuna dayanılarak tüm uzman hekimlerce reçete edileceği, yine duloksetinin, erişkin kadınlarda orta dereceli ve şiddetli stres ürinerin kontinansın tedavisinde ve stres üriner inkontinansın baskın olduğu mikst üriner inkontinans (sıkışma ve stres ürinerin kontinansın birlikteliği) tedavisinde nöroloji, üroloji veya kadın hastalıkları ve doğum uzman hekim raporuna dayanılarak tüm uzman hekimlerce reçete edileceği" kuralı yer almıştır.
Davacı dernek tarafından, dava konusu değişiklikte yer alan etkin maddeli ilaçların bedelinin karşılanması için gerekli olan sağlık raporunun düzenlenmesi yönünden mesleki yetkilerine dayalı olarak geriatri uzman hekimlerine de yer verilmesi gerektiği belirtilerek eksik düzenleme sebebiyle dava konusu Tebliğin iptali istenilmektedir.
Uyuşmazlıkta; 27/10/2020 tarihinde toplanan 2020/1. Tur İlaç Geri Ödeme Komisyonu (İGÖK) kararında, "Mictonorm 5 mg 98 kaplı tablet" isimli ilaç başlığı altında aşırı aktif mesanesi olan hastalarda kullanılan antikolinerjik ilaçlar için Kurum verilerinin incelendiği, 2019 yılında eczane verilerine göre bu ilaçlara yaklaşık 350 milyon TL ödenmiş olduğu, bu nedenle yeni Sağlık Uygulama Tebliği koşullarının belirlenmesine ihtiyaç duyulduğunun belirtildiği ve anılan ilaçlar için rapor düzenleme konusunda branş kısıtlamasına gidildiği görülmektedir. Bu kısıtlama üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca İlaç Geri Ödeme Komisyonu çalışmaları çerçevesinde hazırlanan dava konusu düzenlemeye ilişkin Sağlık Bakanlığından görüş talep edilmiş ve Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun ... tarih ve E... sayılı yazısı ile görüş yazısı gönderilmiştir.
Dosyadaki mevcut belge ve bilgilerden; Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca 5510 sayılı Kanun'un 72. maddesinde sayılan ölçüt ve bilimsel kriterlerin göz önünde bulundurulduğuna ilişkin somut herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, Dairenin ara kararına cevaben yalnızca İlaç Geri Ödeme Komisyonunun 2020/1. Tur kararının gönderildiği, ancak bu kararda sadece "propiverin hcl" etkin maddeli "Mictonorm 5 mg 98 kaplı tablet" isimli ilaçtan yola çıkılarak bir değerlendirme yapıldığı ve tıbbi ve bilimsel bir açıklama yapılmaksızın salt kamu maliyetinden bahsedildiği, dolayısıyla hekim yetkisinin kısıtlanması sonucunu doğuran İlaç Geri Ödeme Komisyonu kararına, söz konusu ilacın genel sağlık sigortası bütçesine getireceği yük hariç, dayanak olacak hiçbir somut ve bilimsel veriye yer verilmediği gibi dava konusu düzenlemeden önce, ilgili maddede yer verilen etkin maddeli ilaçlar, tüm uzman hekimlerce raporsuz olarak reçete edilebiliyorken, dava konusu düzenleme ile rapor düzenleyecek olan hekimler arasında branş kısıtlamasına gidilerek, geriatri uzmanlarına yer verilmeme sebebinin tıbben kabul edilen bilimsel veriler ile ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.
Nitekim, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının savunma ekinde sunulan "propiverin hcl" etkin maddeli "Mictonorm 5 mg 98 kaplı tablet" isimli ilacın listeye alınma talebinin incelenmesine ilişkin 11/09/2019 tarihli "Üroloji Uzmanlık Dalı Teknik Komisyon Görüş Bildirim Formu"nda da, anılan ilacın mevcut Sağlık Uygulama Tebliği koşullarında geri ödeme listesine ilavesinin uygun görüldüğü, anılan tarihte yürürlükte olan koşulun ise "Oral oksibutinine yanıt alınamayan ya da tolere edilemeyen hastalarda uzman hekimlerce raporsuz, uzman hekim raporuna dayanılarak tüm hekimlerce reçete edilir." şeklinde olduğu görülmekle birlikte, dosya kapsamında, anılan komisyon kararı sonrası hangi bilimsel ve tıbbi gelişme nedeniyle dava konusu düzenlemenin yapılmasına ihtiyaç duyulduğu davalı idareler tarafından ortaya konulamamıştır.
Öte yandan, 1219 sayılı Kanun ile 6023 sayılı Kanunu'na dayanılarak çıkarılan Tıbbi Deontoloji Tüzüğü hükümlerinde yer aldığı üzere, hekimin muayene ve tetkiklerini yapmak suretiyle hastaya uygulayacağı tedaviyi mesleki bilgisi ve vicdanı ile belirleyeceği, hastanın iyileşmesini sağlayacak ilaç ve diğer tıbbi malzemeyi rapor ve reçete etme yetkisinin, hastaya uygulanan tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğu, bir başka ifade ile hekimin hastalığın tedavisi için gerekli olan ilaç ve diğer tıbbi malzemeyi rapor ve reçete etme yetkisinin de bulunduğu açıktır. Hekimin, kendisine başvuran hastanın hastalığını teşhis etmesi, buna uygun tedavi yöntemini belirlemesi, uygun ilaç ve tıbbi cihazları rapor ve reçete etmesi, hekimin tedavi özgürlüğünün yanı sıra tanı ve teşhis koyma yükümlülüğünü de içermekte ve aynı zamanda hastanın sağlıklı yaşam hakkına erişimi ile doğrudan ilgili bulunmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu düzenlemenin, davacı dernek üyesi geriatri uzmanlarının aldığı eğitim ve yetkinlikleri ile mesleki bilgileri doğrultusunda muayenesini ve tedavisini yapmakta oldukları hastaları için sağlık raporu düzenlemelerini engeller nitelikte olduğu, hastanın sağlık hakkına, hekimin tedavi etme özgürlüğüne ve aynı zamanda hekimin tanı ve teşhis koyma yükümlülüğüne de aykırılık taşıdığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede, eksik düzenleme sebebiyle hukuka uygunluk bulunmadığı ve iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Dava konusu düzenlemenin dayanağını oluşturan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi" başlıklı 63. maddesinde, Sosyal Güvenlik Kurumunun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usûl ve esaslarını Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu belirtildiğinden, davalı Sağlık Bakanlığının husumet itirazı yerinde görülmemiştir.
Dava konusu düzenleme, davacının iddiaları ile sınırlı olarak incelendi.
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin eki "Ayakta Tedavide Sağlık Raporu (Uzman Hekim Raporu/Sağlık Kurulu Raporu) ile Verilebilecek İlaçlar Listesi (EK-4/F)"nin 45. maddesinde, "Solifenasin, Tolterodine-L, Trospiyum, Darifenasin, Propiverin, Fesoterodin Mirabegron, Transdermal Oksibutinin; oral oksibutinine yanıt alınamayan ya da tolere edemeyen hastalarda uzman hekimlerce raporsuz, uzman hekim raporuna dayanılarak tüm hekimlerce reçete edilir. Duloksetin, erişkin kadınlarda orta dereceli ve şiddetli Stres Üriner İnkontinans (SÜİ)'ın tedavisinde ve Stres Üriner İnkontinansın baskın olduğu Mikst Üriner İnkontinans (sıkışma ve stres üriner inkontinansın birlikteliği) tedavisinde uzman hekimlerce raporsuz, uzman hekim raporuna dayanılarak tüm hekimlerce reçete edilir. " kuralı yer almaktayken;
28/04/2021 tarih ve 31468 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 28. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile anılan madde "Solifenasin, tolterodine-L, trospiyum, darifenasin, propiverin, fesoterodin, mirabegron, transdermal oksibutinin; oral oksibutinine yanıt alınamayan ya da tolere edemeyen hastalarda nöroloji, üroloji, çocuk sağlığı ve hastalıkları veya kadın hastalıkları ve doğum uzman hekim raporuna dayanılarak tüm uzman hekimlerce reçete edilir. Duloksetin, erişkin kadınlarda orta dereceli ve şiddetli stres ürinerin kontinansın tedavisinde ve stres üriner inkontinansın baskın olduğu mikst üriner inkontinans (sıkışma ve stres ürinerin kontinansın birlikteliği) tedavisinde nöroloji, üroloji veya kadın hastalıkları ve doğum uzman hekim raporuna dayanılarak tüm uzman hekimlerce reçete edilir. Solifenasin, tolterodine-L, trospiyum, darifenasin, propiverin, fesoterodin, transdermal oksibutinin ve oral oksibutinin etken maddeli ilaçların kombine kullanılması halinde Kurumca bedelleri karşılanmaz." şeklinde değiştirilmiştir.
Geriatri uzmanlarının geriatri bilim dalında araştırma, eğitim, hasta bakımı, tedavi konularında yüksek standartlar içinde bulunmalarını sağlamak ve geriatri eğitiminde, hasta bakımında teknik ve bilimsel imkanların geliştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla kurulan davacı dernek tarafından, anılan değişiklikte rapor düzenleme yönünden geriatri uzman hekimlerine yer verilmediğinden bahisle eksik düzenleme sebebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
Dava tarihinden sonra 26/10/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklik ile rapor düzenleyebilecek hekimler arasına fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanları eklenmiş ise de; söz konusu değişikliğin bakılan davanın esasına etkili olmaması nedeniyle uyuşmazlığın esası incelenmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesindeki, "Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir."; "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56. maddesindeki, "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. ... Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir. Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir." ve yine "Sosyal güvenlik hakkı" başlıklı 60. maddesindeki, "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar." şeklindeki hükümlerden, kişilerin yaşama haklarının, devlet güvencesi ve onun pozitif yükümlülüğü kapsamı içinde koruma altında olduğu anlaşılmaktadır. Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen "yaşama hakkı", yalnızca yaşamını sürdürmek anlamında değil, "sağlıklı yaşama hakkı"na da sahip olmak anlamındadır. Kişilerin sağlıklı olma hakkı bir kamusal korumaya tâbi olduklarını ortaya koymaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1. maddesine göre, bu Kanunun amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir.
Anılan Kanun'un 63. maddesinde, Kurum tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile bu hizmetlerin süresine dair usul ve esaslara yer verilmiş; ikinci fıkrasında da, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu, ancak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınmasının (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsayacağı; Kurumun, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, Komisyonların çalışma usul ve esaslarının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 72. maddesinde ise, "65 inci madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu yetkilidir. Komisyon, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabilir. Komisyon, 63 üncü madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini; sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkilidir.
Komisyon; Bakanlık, Maliye, Sağlık ve Kalkınma bakanlıkları, Hazine Müsteşarlığı, üniversite sağlık hizmeti sunucuları ile özel sağlık hizmeti sunucularını temsilen Bakanlıkça belirlenecek birer üye ve Kurumu temsilen iki üye olmak üzere toplam dokuz üyeden oluşur. Komisyon kararlarını salt çoğunluk ile alır. Komisyon kararları Resmî Gazete’de yayımlanır. Komisyonca gerekli görülen hâllerde sağlık hizmetlerinin türlerine göre birden fazla alt komisyon kurulabilir. Komisyonun sekretarya işlemleri Kurumca yerine getirilir. ...
Kurum, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile dernek, vakıf, federasyon, konfederasyon ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının görüşlerini alabilir.
Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun çalışmasına, görev ve yetkileri ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Komisyon üyesi kurumların görüşleri alınarak Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.
5510 sayılı Kanun gereğince alternatif geri ödeme modelleri ve alım dahil Kurumca finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye yetkili Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun çalışma, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla 23/08/2008 tarih ve 26976 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 3. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, sağlık hizmeti, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere Kanun'un 63. maddesi gereği finansmanı sağlanacak tıbbî ürün ve hizmetler ile 73. maddesi kapsamında istisnai sağlık hizmetleri olarak tanımlanmış; aynı Yönetmeliğin 12. maddesinde de, 5510 sayılı Kanun'un 72. maddesine paralel olarak "Finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri ile ödenecek gündelik, yol, yatak, refakat ve yemek giderlerinin verilmesine ilişkin usul ve esaslar Kurumca tespit edilir.
Tespit edilen sağlık hizmetlerinin ve diğer hakların Kurumca ödenecek tutarları Komisyonca belirlenir.
Komisyon, sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini, sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, sağlık hizmetlerinin maliyeti, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayatî öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, teşhis ve tedavi maliyetini esas alan maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirleyebilir." kuralına yer verilmiştir.
Ayrıca, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 1. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti dahilinde hekimlik yapmak ve her ne suretle olursa olsun hasta tedavi edebilmek için Türkiye üniversitelerinin tıp fakültelerinden diploma almanın gerekli olduğu; 8. maddesinde ise, Türkiye'de hekimlik yapmak için bu Kanun'da gösterilen nitelikleri taşıyanların, genel olarak hastalıkları tedavi hakkının bulunduğu hükme bağlanmak suretiyle, tıp fakültesi mezunu hekimlerin hastaları tedavi ve buna bağlı reçete düzenleme yetkisinin kapsamı belirlenmiştir.
6023 sayılı Türk Tabipler Birliği Kanunu'na dayanılarak çıkarılan Tıbbi Deontoloji Tüzüğü'nün 1. maddesinde, tabip ve diş tabiplerinin, deontoloji bakımından uymakla yükümlü oldukları kural ve esasların bu Tüzük'te gösterildiği, anılan Kanun'un 7. maddesi uyarınca tabip odalarına kayıtlı bulunan tabip ve diş tabiplerinin bu Tüzük hükümlerine tabi oldukları; 2. maddesinde, tabip ve diş tabibinin başta gelen vazifesinin, insan sağlığına, hayatına ve şahsiyetine ihtimam ve hürmet göstermek olduğu, tabip ve diş tabibinin, hastalar arasında hiçbir ayırım yapmaksızın, muayene ve tedavi hususunda azami dikkat ve özeni göstermekle yükümlü oldukları; 6. maddesinde de, tabip ve diş tabibinin sanat ve mesleğini yerine getirirken, hiçbir etki ve nüfuza kapılmaksızın, vicdani ve mesleki kanaatına göre hareket edeceği, tabip ve diş tabibinin, uygulayacağı tedaviyi belirlemekte serbest olduğu hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri için ödenecek bedellerin belirlenmesinde, 5510 sayılı Kanun'un 72. maddesinde sayılan "sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamağı, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonları, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmadığını, kanıta dayalı tıp uygulamalarını, maliyet-etkililik ölçütlerini ve genel sağlık sigortası bütçesini" dikkate almak suretiyle karar vermesi yasal bir zorunluluktur. Ayrıca, gerek Komisyonun oluşumunda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye, Sağlık ve Kalkınma bakanlıkları, Hazine Müsteşarlığı, üniversite sağlık hizmeti sunucuları ile özel sağlık hizmeti sunucularını temsilen Bakanlıkça belirlenecek birer üye ve Kurumu temsilen iki üye olmak üzere toplam dokuz üyeye yer verilmesi, gerekse Kurumun, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile dernek, vakıf, federasyon, konfederasyon ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının görüşlerini alabileceğinin belirtilmesi nedeniyle Komisyon kararlarının alınması sürecinde konunun her yönüyle değerlendirilmesinin istenildiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca belirlenen Kurumca ödenecek bedellerin bildirilmesine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin "Ayakta tedavide sağlık raporu ile verilebilecek ilaçlar (EK-4/F)" başlıklı 4.1.8. maddesinin birinci fıkrasında, "SUT eki 'Ayakta Tedavide Sağlık Raporu (Uzman Hekim Raporu/Sağlık Kurulu Raporu) İle Verilebilecek İlaçlar Listesi'nde (EK-4/F) yer alan ilaçların ayakta tedavilerde kullanımı gerektiği durumlarda, SUT ve eki listelerde yer alan özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, düzenlenen sağlık raporuna dayanılarak tüm hekimlerce reçete edilebilir. En fazla 3 aylık tedavi dozunda reçete edilmesi halinde bedelleri ödenir." hükmüne yer verilmiş; anılan Tebliğ'in "EK-4/F Ayakta Tedavide Sağlık Raporu (Uzman Hekim Raporu/Sağlık Kurulu Raporu) İle Verilebilecek İlaçlar Listesi"nin dava konusu 45. maddesi ile de, "solifenasin, tolterodine-L, trospiyum, darifenasin, propiverin, fesoterodin, mirabegron, transdermal oksibutinin, oral oksibutinine yanıt alınamayan ya da tolere edemeyen hastalarda nöroloji, üroloji, çocuk sağlığı ve hastalıkları veya kadın hastalıkları ve doğum uzman hekim raporuna dayanılarak tüm uzman hekimlerce reçete edileceği, yine duloksetinin, erişkin kadınlarda orta dereceli ve şiddetli stres ürinerin kontinansın tedavisinde ve stres üriner inkontinansın baskın olduğu mikst üriner inkontinans (sıkışma ve stres ürinerin kontinansın birlikteliği) tedavisinde nöroloji, üroloji veya kadın hastalıkları ve doğum uzman hekim raporuna dayanılarak tüm uzman hekimlerce reçete edileceği" kurala bağlanmıştır.
Davacı tarafından, dava konusu değişiklikte yer alan etkin maddeli ilaçların bedelinin karşılanması için gerekli olan sağlık raporunun düzenlenmesi yönünden mesleki yetkilerine dayalı olarak geriatri uzman hekimlerine de yer verilmesi gerektiği iddia edilerek eksik düzenleme sebebiyle anılan değişikliğin iptali istenilmektedir.
Dava dosyanın incelenmesinden; davalı Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde 27/10/2020 tarihinde toplanan 2020/1. Tur İlaç Geri Ödeme Komisyonu (İGÖK) kararında, "Mictonorm 5 mg 98 kaplı tablet" isimli ilaç başlığı altında aşırı aktif mesanesi olan hastalarda kullanılan antikolinerjik ilaçlar için Kurum verilerinin incelendiği, 2019 yılında eczane verilerine göre bu ilaçlara yaklaşık 350 milyon TL ödenmiş olduğu, bu nedenle yeni Sağlık Uygulama Tebliği koşullarının belirlenmesine ihtiyaç duyulduğunun belirtildiği ve anılan ilaçlar için rapor düzenleme konusunda branş kısıtlamasına gidildiği anlaşılmaktadır.
Bunun üzerine davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca İlaç Geri Ödeme Komisyonu çalışmaları çerçevesinde hazırlanan dava konusu düzenlemeye ilişkin Sağlık Bakanlığından görüş talebinde bulunulduğu, Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun ... tarih ve E... sayılı yazısı ile görüş bildirildiği görülmektedir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, dava konusu düzenlemeler yapılırken Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca 5510 sayılı Kanun'un 72. maddesinde sayılan ölçüt ve bilimsel kriterlerin göz önünde bulundurulduğuna ilişkin somut herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, ara kararına cevaben yalnızca İlaç Geri Ödeme Komisyonunun 2020/1. Tur kararının gönderildiği, söz konusu kararda ise, sadece "propiverin hcl" etkin maddeli "Mictonorm 5 mg 98 kaplı tablet" isimli ilaçtan yola çıkılarak bir değerlendirmede bulunulduğu, anılan değerlendirmede de tıbbi ve bilimsel bir açıklama yapılmaksızın salt kamu maliyetinden bahsedildiği, böylece hekim yetkisinin kısıtlanması sonucunu doğuran İlaç Geri Ödeme Komisyonu kararına, söz konusu ilacın genel sağlık sigortası bütçesine getireceği yük hariç, dayanak olacak hiçbir somut ve bilimsel veriye yer verilmediği görülmektedir.
Buna göre, dava konusu düzenlemeden önce, hükümde yer verilen etkin maddeli ilaçlar, tüm uzman hekimlerce raporsuz olarak reçete edilebiliyorken, dava konusu düzenleme ile rapor düzenleyecek olan hekimler arasında branş kısıtlamasına gidilerek, geriatri uzmanlarına yer verilmeme sebebinin tıbben kabul edilen bilimsel veriler ile ortaya konulamadığı, idareyi dava konusu düzenlemeyi yapmaya sevk eden etkenlerin (sebep unsurunun) net bir şekilde açıklanamadığı açıktır.
Nitekim, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının savunma ekinde sunulan "propiverin hcl" etkin maddeli "Mictonorm 5 mg 98 kaplı tablet" isimli ilacın listeye alınma talebinin incelenmesine ilişkin 11/09/2019 tarihli "Üroloji Uzmanlık Dalı Teknik Komisyon Görüş Bildirim Formu"nda da, anılan ilacın mevcut Sağlık Uygulama Tebliği koşullarında geri ödeme listesine ilavesinin uygun görüldüğü, anılan tarihte yürürlükte olan koşulun ise "Oral oksibutinine yanıt alınamayan ya da tolere edilemeyen hastalarda uzman hekimlerce raporsuz, uzman hekim raporuna dayanılarak tüm hekimlerce reçete edilir." şeklinde olduğu görülmekle birlikte, dosya kapsamında, anılan komisyon kararı sonrası hangi bilimsel ve tıbbi gelişme nedeniyle dava konusu düzenlemenin yapılmasına ihtiyaç duyulduğu davalı idareler tarafından ortaya konulamamıştır.
Öte yandan, 1219 sayılı Kanun ile 6023 sayılı Kanunu'na dayanılarak çıkarılan Tıbbi Deontoloji Tüzüğü hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, hekimin muayene ve tetkiklerini yapmak suretiyle hastaya uygulayacağı tedaviyi mesleki bilgisi ve vicdanı ile belirleyeceği, hastanın iyileşmesini sağlayacak ilaç ve diğer tıbbi malzemeyi rapor ve reçete etme yetkisinin, hastaya uygulanan tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğu, bir başka ifade ile hekimin hastalığın tedavisi için gerekli olan ilaç ve diğer tıbbi malzemeyi rapor ve reçete etme yetkisinin de bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Esasen, hekimin, kendisine başvuran hastanın hastalığını teşhis etmesi, buna uygun tedavi yöntemini belirlemesi, uygun ilaç ve tıbbi cihazları rapor ve reçete etmesi, hekimin tedavi özgürlüğünün yanı sıra tanı ve teşhis koyma yükümlülüğünü de içermekte olup; aynı zamanda hastanın sağlıklı yaşam hakkına erişimi ile doğrudan ilgili bulunmaktadır.
Buna göre, davacı dernek üyesi geriatri uzmanlarının aldığı eğitim ve yetkinlikleri ile mesleki bilgileri doğrultusunda muayenesini ve tedavisini yapmakta oldukları hastaları için sağlık raporu düzenlemelerinin engellenmesi niteliğinde olan dava konusu düzenlemeler, hastanın sağlık hakkına, hekimin tedavi etme özgürlüğüne ve aynı zamanda hekimin tanı ve teşhis koyma yükümlülüğüne de aykırılık teşkil etmektedir.
Bu durumda, dava konusu edilen ilaçların bedellerinin ödenmesine ilişkin kriterlerin belirlenmesinde yasal olarak dikkate alınması gerekli hususlar gözetilmeden ve branş kısıtlamasına gidilmesinin haklılığını ortaya koyacak somut ve bilimsel bir gerekçe sunulmadan, Kurumun düzenleme yapma yetkisine dayanılarak salt sağlık harcamalarında tasarruf sağlamak amacıyla yapıldığı anlaşılan dava konusu düzenlemede, eksik düzenleme sebebiyle hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Dava konusu 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin eki "Ayakta Tedavide Sağlık Raporu (Uzman Hekim Raporu/Sağlık Kurulu Raporu) ile Verilebilecek İlaçlar Listesi (EK-4/F)"nin, 28/04/2021 ve 31468 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 28. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile değiştirilen 45. maddesinin birinci ve ikinci cümlelerinin, rapor düzenleme yönünden geriatri uzman hekimlerine yer verilmemesi yolundaki eksik düzenleme nedeniyle İPTALİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine,
5\. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/06/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.