Danıştay danistay 2021/3734 E. 2025/2709 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/3734
2025/2709
27 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3734
Karar No : 2025/2709
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) :1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrinde uzman çavuş olarak görev yapan davacılardan ...'ın Suriye - El Bab'da icra edilen Fırat Kalkanı operasyonu kapsamında görevli iken yaşadığı terör olayı neticesinde yaralandığından bahisle oluştuğu ileri sürülen zararlara karşılık idarenin kusursuz sorumluluğu ilkesi gereğince ... için 100.000,00 TL, eşi ... için 50.000,00 TL ve oğlu ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı ...'ın Suriye - El Bab'da icra edilen Fırat Kalkanı operasyonu kapsamında uzman çavuş olarak görevli iken DEAŞ terör örgütü tarafından düzenlenen bombalı araç saldırısı sonucu 08/02/2017 tarihinde yaralandığı, yaşanan bu olayın niteliği gereği davalı idarenin hizmet kusurundan bahsedilemeyeceği, davacı ...'ın yaşanan terör saldırısında yaralanmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı, yaralanma ile idarenin faaliyeti arasında nedensellik bağı bulunduğu, söz konusu yaralanma olayının bir idari faaliyetin yürütülmesi sırasında gerçekleştiği, dolayısıyla zararı doğuran olay (yaralanma) ile hizmet arasında nedensellik bağının kesilmediği, davacı ...'ın vaki yaralanma olayı nedeniyle sağlık raporlarına istinaden TSK'da görev yapamaz duruma geldiği ve vazife malulü olduğu, kamu personelinin görevi sırasında başına gelen yaralanma olayında idarenin kusuru olmasa bile idare hukukunda yer alan kusursuz sorumlukluk ilkesine göre sorumlu tutulması gerektiği, buradan hareketle, davacı ...'ın ve eşi davacı ...'ın, yaralanma olayından dolayı ağır bir elem ve üzüntü duyduklarının ve dolayısıyla manevi zarara uğradıklarının tartışmasız olduğu, zararın, zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılmasının adalet, eşitlik ve hakkaniyet esaslarına uygun düşeceği ve davacıların çektiği acıları bir nebzede olsun giderebilmesi için olayın gelişimi, sonucu, davacıların yaşı gibi hususlar dikkate alınarak davacılar ... ve ... tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının takdiren 45.000,00-TL'sinin (davacı ... için 30.000,00-TL, davacı ... için 15.000,00-TL) yerinde olduğu ve davalı idarece adı geçen davacılara ödenmesi gerektiği, bu davacıların çocuğu olan 08/08/2016 doğumlu ...'ın ise olay tarihi (08/02/2017) itibariyle henüz 6 aylık bebek olduğu ve idareye başvuru tarihi (12/07/2019) itibariyle 3 yaşının dahi altında olması ve dolayısıyla yaşanan olayın idrakinde olmaması nedeniyle davacı ...'ın dava konusu olay nedeniyle manevi zararının bulunmadığı, bu nedenle de davacı ...'ın 50.000,00 TL manevi tazminat isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; olayda, davacı ...'ın Suriye - El Bab'da icra edilen Fırat Kalkanı operasyonu kapsamında uzman çavuş olarak görevli iken DEAŞ terör örgütü tarafından düzenlenen bombalı araç saldırısı sonucu 08/02/2017 tarihinde yaralandığı, yaralanma olayı nedeniyle sağlık raporlarına istinaden %57 engel oranıyla TSK'da görev yapamaz duruma geldiği ve vazife malulü olduğu, eşi davacı ...'ın, yaralanma olayından dolayı altı aylık bebeğini annesine bırakarak durumu ağır olan eşinin başında beklediği, duyduğu elem ve üzüntü dolayısıyla manevi zarara uğradıklarının tartışmasız olduğu, zararın, zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılmasının adalet, eşitlik ve hakkaniyet esaslarına uygun düşeceği ve davacıların çektiği acıları bir nebzede olsun giderebilmesi için olay nedeniyle davacılar ... için 50.000,00 TL, eşi ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 75.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi, kalan 125.000,00 TL tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacıların istinaf başvurusunun ise kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarenin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, davacıların zararlarının nakdi tazminat ve aylık bağlanarak karşılandığı, hükmedilen tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı, idarelerinin harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir.
Davacılar tarafından, hükmedilen tazminat miktarlarının tatmin edici olmadığı, benzer konularda mahkemelerce verilen miktarların altında olduğu, tazminat taleplerinin tamamının kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava, Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrinde uzman çavuş olarak görev yapan davacılardan ...'ın Suriye - El Bab'da icra edilen Fırat Kalkanı operasyonu kapsamında görevli iken yaşadığı terör olayı neticesinde yaralandığından bahisle oluştuğu ileri sürülen zararlara karşılık olarak idarenin kusursuz sorumluluğu ilkesi gereğince davacılar ... için 100.000,00 TL, eşi ... için 50.000,00 TL ve oğlu ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevlerini yaparken, görevleri nedeniyle uğramış oldukları zararların da kusursuz sorumluluk (mesleki risk) ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyize Konu Kararın, Davacılar ... ve ...'ın Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, davacılar ... ve ...'ın manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu Kararın, İdare Mahkemesi Kararının Davacılardan ...'ın Manevi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmına Karşı Davacılar Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:
Davacılardan ...'ın babası, diğer davacı ...'ın görevinin neden ve tesiriyle yaralandığı, davacıların zararlarının kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır.
Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeye yarayacak bir miktarda olması gerekmektedir.
Öte yandan, bireylerin, yaşının küçük ya da olay sırasında yeni doğmuş olmasının, çevrelerinde yaşanan olayların farkında olmasalar bile olaylar nedeniyle ortaya çıkan olumsuz duyguları hissetmedikleri anlamına gelmediği, bunun tam aksine anne - babalarının yaşadığı mutluluğu veya huzursuzluğu, meydana gelen olayların güzel ya da kötü sonuçlarını hissedebildikleri ve bu olayların kişiliklerinin oluşmasına etki ettiği açıktır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, 08/08/2016 doğumlu ...'ın olay tarihi itibarıyla henüz 6 aylık bebek olduğu ve idareye başvuru tarihinde 3 yaşının dahi altında olması ve dolayısıyla yaşanan olayın idrakinde olmaması nedeniyle anılan davacı yönünden dava konusu olay nedeniyle manevi zararının bulunmadığı, bu nedenle de 50.000,00 TL manevi tazminat isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın bu kısmının reddine karar verilmiş ise de; davacının babasının kamu görevinin ifası sırasında terör örgütünün saldırısı neticesinde yaralanarak malul olduğu, davacının doğumundan kısa bir süre sonra yaşanan bu olay nedeniyle anne ve babasından bir süre uzak kaldığı, kendisine o süre içerisinde yakınlarının baktığı ve bu nedenle hayatının ilk anlarında ihtiyaç duyduğu anne - baba sevgisini bir süre tam anlamıyla hissedemediği, ayrıca babasının yaşadığı olayın etkilerini de hayatı boyunca hissedecek olması nedeniyle manevi acı çekeceği anlaşıldığından, davacı ... için de annesi için hükmedilen manevi tazminat tutarından fazla olmamak kaydıyla makul bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekmekte olup, bu davacı yönünden davanın reddi yolunda verilen karara karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının davacılar ... ve ...'ın manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, İdare Mahkemesi kararının davacı ...'ın manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının BOZULMASINA,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 27/05/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.