SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/3634 E. 2025/3421 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/3634

Karar No

2025/3421

Karar Tarihi

1 Temmuz 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3634 E. , 2025/3421 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3634
Karar No : 2025/3421

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü / ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kabule ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 16/06/2013 tarihinde polis memurunun ateş etmesi sonucu yüz sinirlerinde zedelenme, sol gözde görme kaybı ve yüzde sabit iz kalması suretiyle yaralanması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 1.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile; maddi tazminat istemi yönünden, davacının zararlarının tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporda maddi zarar miktarının, davacı tarafından talep edilen 1.000,00 TL'den yüksek olduğu anlaşılmış olup taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının talebini aşan miktarda tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında, talep olan 1.000,00 TL'nin davalı idare tarafından davacıya ödenmesi, manevi tazminat istemi yönünden, davacının söz konusu yaralanma olayı sonucunda, tüm vücutta fonksiyon kaybı oranının % 10 oranında olduğu, 1 ay süre ile bakıma muhtaç kaldığı ve 18 ay süre ile de geçici iş göremezliğinin oluştuğu dikkate alındığında, manevi değerlerinde meydana gelen eksilme ile duyulan acı, üzüntü ve sarsıntı karşılığı olarak, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı idare tarafından ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın maddi tazminat istemi yönünden kabulü ile 1.000,00 TL'nin ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL'nin idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince, istinaf istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilerek 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tam yargı davalarında, dava değerinin nihai karar verilinceye kadar artırılabileceği, nihai kararın, davayı esastan çözümleyen, uyuşmazlığı sona erdiren karar olduğu, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 4. fıkrası gereğince, uyuşmazlığa ilişkin istinaf yoluna başvurulması hâlinde Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın nihai karar niteliğinde olduğundan, tam yargı davalarında davanın değerinin istinaf aşamasında miktar artırımı yolu ile artırılabileceği, dava konusu olaydan kaynaklı ceza yargılamasındaki maddi olay dikkate alındığında, davacının dur ihtarına uymamak suretiyle polis memurlarından kaçmaya çalıştığı, bu nedenle uyuşmazlık konusu olayın meydana gelmesinde idarenin %50 kusurlu ve davacının da %50 kusurlu olduğu, İdare Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hesap bilirkişisi tarafından sunulan bilirkişi raporu ile belirlenen toplam 118.119,12 TL maddi zarar tutarından, müterafik kusur oranında orantısal olarak azaltılmak suretiyle davacının 59.059,56 TL maddi zararının bulunduğunun anlaşıldığı; Dairelerinin manevi tazminat tutarı yönünden ilkesel olarak belirlediği tutar dikkate alınarak belirlenen 30.000,00 TL manevi zarardan davacının müterafik kusur oranında orantısal olarak azaltılmak suretiyle belirlenen 15.000,00 TL manevi zararın idarece karşılanması gerektiği; İdare Mahkemesi kararının maddi tazminatın kabul edilen kısmı ile manevi tazminatın reddedilen kısmının ise hukuka uygun olduğu gerekçesiyle İdare Mahkemesince talebe bağlı kalınarak 1.000,00 TL hükmedilen maddi zarar yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, fazlaya ilişkin maddi tazminat yönünden davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine, İdare Mahkemesince hüküm kurulamayan davacının bakiye 58.059,56 TL maddi zararının miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 21/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, talep edilen fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacının 15.000,00 TL manevi zararının idareye başvuru tarihi olan 29/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine ve bu yönden İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI:Davalı idare tarafından, idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısımlarının onanması gerektiği ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının onanması, manevi tazminata ilişkin kısmının ise gerekçe değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Gaziantep ili, Şehitkamil ilçesi, ... Mahallesi,... Kavşağı ... Petrol istasyonu civarında şüpheli şahısları takibi sırasında ateş açan polis memuru Y.K.'nin silahından çıkan merminin isabet etmesi sonucu 16/06/2013 tarihinde davacının, yüz sinirlerinde zedelenme, sol gözde görme kaybı ve yüzde sabit iz kalması suretiyle yaralandığı, bunun üzerine davacı tarafından olay nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle 29/01/2018 tarihli dilekçeyle idareye başvurulduğu, başvuruya cevap verilmemesi üzerine, başlangıçta 1.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Polis memuru Y.K. hakkında başlatılan soruşturma sonucunda taksirle bir kişinin yaralanmasına sebep olma suçundan... Asliye Ceza Mahkemesinde açılan dava sonucunda verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; "...suç tarihinde Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü C Bölgesi Ekipler Amirliği'nde polis memuru olarak görev yapan sanığın, 155 haber merkezi tarafından yapılan anons ile otoban içerisinde tehlikeli şekilde motosiklet kullanıp bariyerlere zarar veren şahısların olduğunun bildirilmesi üzerine olay yerine intikal etmeleri sonrasında, ihbar edilen şahıslar arasında olduğu belirlenen motosiklet üzerinde bulunan katılanı kovalamaya başladıkları, bir müddet kovalamalarına rağmen katılanın durmaması üzerine sanığın yaya olarak katılanı kovaladığı, dur ihtarına uymayan katılanı durdurabilmek için 1 el havaya ateş ettiği, daha sonra diğer polis memuru H.K.'nın araç ile katılanın önünü kestikleri ve sanığın yaya olarak elinde emanette kayıtlı görevde kullandığı silah olduğu halde katılana yaklaştığı sırada katılanın kurtulmak amacıyla eline çarptığı ve bu sırada tabancanın 1 el ateş alarak katılanı hayati tehlike geçirmeyecek, BTM ile düzelmeyecek, kemik kırığına sebebiyet verecek ve yüzde sabit eser oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği; bu haliyle sanığın ikaz atışı yaptıktan sonra, sanığın silahını daha emniyetli bir halde bulundurarak takibe devam etmesi gerekir iken bu noktada kusurlu davranarak katılanın yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla, taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine..." karar verildiği, verilen kararın 26/09/2017 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
30/04/2013 tarih ve 28633 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un;
4\. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin,
"Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler." şeklindeki 4. fıkrasına,
"Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." hükmü;
5\. maddesi ile 2577 sayılı Kanun'a "1. Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır." şeklindeki geçici 7. madde eklenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294. maddesinin 1. fıkrasında, "Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür." hükmü düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Maddi Tazminat İstemi Yönünden Bölge İdare Mahkemesi Kararının İncelenmesi:
İdare Mahkemesince hazırlatılan ve Mahkeme kaydına 30/09/2019 tarihinde giren bilirkişi raporu 07/10/2019 tarihinde taraflara tebliğ edilmiş, davalı idare tarafından 18/10/2019 tarihinde bilirkişi raporuna itiraz edilmiş, davacı tarafından rapora itiraz edilmemiş, İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davalı idarenin bilirkişi raporuna itirazı da reddedilmek suretiyle bilirkişi raporu hükme esas alınmış; ancak davacı tarafından miktar artırımında bulunulmadığı dikkate alınarak taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın maddi tazminat istemi yönünden kabulü ile 1.000,00 TL'nin ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL'nin idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İdare Mahkemesi kararının verildiği 31/10/2019 tarihinden sonra, bu karar tebliğ edilmeden önce 06/11/2019 tarihinde davacı vekili tarafından sunulan dilekçe ile miktar artırımında bulunulmuş, kararın tebliğ edilmesi üzerine de anılan Mahkeme kararına karşı taraflarca istinaf isteminde bulunulmuş, Bölge İdare Mahkemesince, Mahkemelerince verilecek kararın nihai karar olduğundan hareketle miktar artırımı dilekçesi kabul edilmiş, müterafik kusur oranı da göz önüne alınarak İdare Mahkemesince hüküm kurulamayan davacının bakiye 58.059,56 TL maddi zararının miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 21/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacının 15.000,00 TL manevi zararının idareye başvuru tarihi olan 29/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından ödenmesine karar verilmiş, sonuç olarak İdare Mahkemesince verilen maddi tazminat tutarı artırılırken, manevi tazminat tutarı düşürülmüştür.
2577 sayılı Kanun'da 30/04/2013 tarihinde yapılan değişiklik ile tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın; süre veya diğer usûl kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği kuralı getirilmiş, bu kuralın kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanacağı belirtilmiştir.
İdari yargıda dava açıldıktan sonra davacıya bir defaya mahsus olarak verilen bu hakkın, ne zamana kadar kullanılabileceğinin ise 2577 sayılı Kanun'daki ifadeye göre yorumlanması gerekmektedir. Madde metninde "nihai karar verilinceye kadar" miktar artırımı isteminde bulunulabileceği ifade edilmiştir. 2577 sayılı Kanun'da değişikilik getiren 6459 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinde derdest olan davalar bakımından kanun yolu aşaması dahil miktar artırımında bulunulabileceği kural altına alınmışken, değişiklik yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalarda istinaf veya temyiz aşamasında miktar artırımında bulunulabilmesini içeren herhangi bir yasal düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu itibarla, "nihai karar"dan anlaşılması gereken, İdare Mahkemesi kararıdır. İdare Mahkemesince verilen nihai karar tarihine kadar miktar artırımında bulunulabilecekken, anılan tarihten sonra miktar artırımı isteminde bulunulabilmesine imkan yoktur.
Bu durumda, davacının İdare Mahkemesince verilen nihai karardan sonra miktar artırım dilekçesini Mahkemeye sunduğu gözetilmeksizin, miktar artırım dilekçesi dikkate alınmadan bir karar verilmesi gerekirken, miktar artırımı istemi göz önüne alınarak maddi tazminat istemi bakımından karar verilmesine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Manevi Tazminat İstemi Yönünden Bölge İdare Mahkemesi Kararının İncelenmesi:
Manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.
Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar.
Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Öte yandan, bu tutarın Mahkemece takdiren belirlenmesi, müterafik kusurdan kaynaklı kusur oranlarına göre bir belirlenmemesi gerekmektedir.
Bu durumda, müterafik kusur oranına göre belirlenen 15.000,00 TL tutarındaki manevi tazminat miktarının kusur oranına göre değil takdiren hükmedilmesi hâlinde de manevi zararın karşılığına uygun bir tutar olduğu dikkate alındığında, davalı idarenin iddiaları yerinde görülmeyerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu anlaşılmaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen KABULÜNE kısmen REDDİNE,
2\. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının manevi tazminata ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, maddi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 01/07/2025 tarihinde, kararın gerekçe değiştirilerek onanmasına ilişkin kısmında oy birliğiyle, bozulmasına ilişkin kısmında oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.


(X) - KARŞI OY:
2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasında 30/04/2013 tarihinde yapılan değişiklik ile tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın; süre veya diğer usûl kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği kuralı getirilmiştir.
28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 19. maddesi ile 2577 sayılı Kanun'un başlığıyla birlikte değiştirilen 45. maddesinin 4. fıkrasında ise bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu hâlde işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği hüküm altına alınmıştır.
Bölge idare mahkemelerinin istinaf başvuruları üzerine yapacağı inceleme sonrasında, idare mahkemesi kararını kaldırarak yeni bir karar verebilme görev ve yetkisine sahip olduğu ve idari yargıda miktar artırımı müessesesinin, istinaf kanun yolunu öngören düzenlemeden önce yürürlüğe girdiği hususu bir arada değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesi kararların istinaf kanun yolu aşamasında kaldırılarak bölge idare mahkemesince yeniden bir karar verildiği durumlarda, "nihai karar"dan anlaşılması gerekenin Bölge İdare Mahkemesi kararı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesi karar tarihinden sonra, kararın davacı tarafa tebliğinden önce dosyaya sunulan miktar artırımı dilekçesi dikkate alınarak Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın maddi tazminata ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu ve onanması gerektiği oyu ile Dairenin bu kısma yönelik kararına katılmıyoruz.





10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim