SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/3180 E. 2025/4310 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/3180

Karar No

2025/4310

Karar Tarihi

6 Ekim 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3180 E. , 2025/4310 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3180
Karar No : 2025/4310

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

DİĞER DAVALI: ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1) ... 2) ...
VEKİLLERİ : Av. ...


İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, müşterek çocukları ...'ın 15/04/2015 tarihinde Konya ili, Akyokuş mevkiindeki Keçili Taşkın Koruma Tesisinin bulunduğu derenin en son tertip bendinin sifon çıkış bölgesinde oluşan su birikintisinde yüzmek amaçlı girdiği esnada boğulmak suretiyle hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın annesi ... için 10.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 85.172,11 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, babası ... için 10.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 71.314,51 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından müşterekken ve müteselsilen ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; dava konusu olayda, dosya kapsamında yer alan savcılık dosyası, belge, bilgi, tutanak, fotoğraflar, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davalı idarelerin üzerine düşen bakım, güvenlik ve incelemeyi gereği gibi yerine getirmediğinden kusurlu olduğu, kusur oranları uyarınca ortaya çıkan zararı karşılamaları gerektiği, davacıların da küçük çocukları için bakım ve gözetim yükümlülüklerini yerine getiremediklerinden olayda müterafik kusurlu oldukları gerekçesiyle müteveffa ...'ın annesi yönünden 5.000,00 TL maddî tazminat talebiyle açılan davadaki maddî tazminat talebinin, 21/01/2020 tarihli dilekçe ile 85.172,11 TL ye, babası yönünden 5.000,00 TL maddî tazminat talebiyle açılan davadaki maddî tazminat talebinin, 71.314,51 TL ye yükseltildiği, dava konusu olay nedeniyle davacılar kusuru (% 20) düşüldükten sonra kusur oranına (% 60 DSİ+ %20 KOSKİ) sahip idarelerce tazmini gereken 156.486,62 TL maddi zararının 20.000,00 TL'sinin idareye başvuru tarihinin olan 11/11/2017 tarihinden, bakiye 136.486,62 TL'sinin miktar artırım dilekçesinin davalı idarelere tebliğ edildiği 29/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, olay nedeniyle duyulan manevî acı ve üzüntünün, sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak biçimde kısmen de olsa giderilebilmesini teminen davacıların her birine 40.000,00'er TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevî tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 11/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararlarının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla; istinafa konu Mahkeme kararında, dava konusu olay nedeniyle davacılar kusuru (% 20) düşüldükten sonra kusur oranına (% 60 DSİ+ %20 KOSKİ) sahip idarelerce tazmini gereken 156.486,62 TL maddi zararının 20.000,00 TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 11/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, bakiye 136.486,62 TL'sinin miktar artırım dilekçesinin davalı idarelere tebliğ edildiği 29/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedilmiş ise de davacılar lehine hükmedilen tazminatın tamamına idareye yapılan başvurunun tebliği olan 13/11/2017 tarihinden yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği belirtilerek davacıların istinaf istemlerinin belirtilen şekilde düzeltilerek reddi ile davalı idarelerin istinaf istemlerinin reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davalı idarelerden Konya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün temyiz istemi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararıyla; ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davacılar ve davalılar vekilleri tarafından karşılıklı istinaf isteminde bulunulduğu, Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile istinaf isteminin kesin olarak reddine karar verildiği ve bu kararın taraflara tebliğ edildiği, davalı Konya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından temyiz isteminde bulunduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46/b maddesinin değerlendirilmesi sonucu, konusu yüz bin Türk lirasını geçmeyen (bu rakam her yıl yeniden değerlendirme oranına göre güncellenmekte olup 2021 yılı için 192.000,00 TL dir) vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında bölge idare mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu, bunlara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı, uyuşmazlıkta, davacı vasisi tarafından temyiz isteminde bulunulan Dairelerinin kararının (uyuşmazlık konusu talebin 120.000,00 TL olması nedeniyle) kesin olup, temyiz edilmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davacının temyiz isteminin reddine, 7 gün içinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idarelerden Konya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından, dava konusu olay nedeniyle davacılar tarafından verilen miktar artırım dilekçesi gözetildiğinde talep edilen toplam tazminat tutarının 236.486,62 TL olup kesinlik sınırının üzerinde kaldığı, dava konusu olayın meydana geldiği yerin belediyeye devredilen kısmın dışında kaldığı, dava konusu olayda DSİ Genel Müdürlüğünün asli kusurlu olduğu, mevzuat gereği uyarı ve denetim görevinin de ayrı tüzel kişiliği olan Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğu, idareleri yönünden kusur izafe edilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacılar tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılar tarafından, müşterek çocukları ...'ın 15/04/2015 tarihinde Konya ili, Akyokuş mevkiindeki Keçili Taşkın Koruma Tesisinin Bulunduğu derenin en son tertip bendinin sifon çıkış bölgesinde oluşan su birikintisinde yüzmek amaçlı girdiği suda boğulmak suretiyle hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın annesi ... için 10.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 85.172,11 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, babası ... için 10.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 71.314,51 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 236.486,62 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından müşterekken ve müteselsilen ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinde, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükümlerine yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin "yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmünden kastedilen münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, dava açılmakla mameleki niteliğe dönüşen haklar da ölenin malvarlığının bir bölümünü oluşturacağından, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Aynı Kanun'un “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz." hükmü; 2. fıkrasında, İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. ...Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmü; “Temyiz dilekçesi” başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında "...Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü; 7. fıkrasında, "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir.” hükmü bulunmaktadır.
2577 sayılı Kanun'un "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında, "17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma veya Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz." hükmü yer almakta iken, söz konusu fıkranın 1. cümlesinde yer alan "...ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği..." ibaresinin Anayasa Mahkemesinin, 06/03/2025 tarih ve 32833 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/02/2025 tarih ve E:2025/39, K:2025/35 sayılı kararıyla, "İtiraz konusu kuralla, konusu ilk derece mahkemesince veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihte geçerli olan parasal değerin altında kalan idari davalarda bu mahkemelerce verilen karara karşı istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulamayacağının öngörüldüğü, kural gereğince istinaf veya temyiz kanun yoluna başvuru açısından geçerli olan parasal sınır enflasyona göre güncellenirken dava konusu değerin enflasyonun etkilerinden arındırılmadığı, bu yönden idari işlem veya eylemin gerçekleştiği, idareye başvurulduğu ya da davanın açıldığı tarihte geçerli olan parasal sınırlara göre istinafa veya temyiz kanun yoluna başvurulabilecek bir karara karşı kural nedeniyle özellikle yargılamaların uzun sürdüğü durumlarda -ilk derece mahkemesinin veya bölge idare mahkemesinin karar verdiği tarihte geçerli olan parasal tutarlara göre- istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulması imkânının ortadan kalkabileceği, açıklanan nedenlerle kuralın Anayasa’nın 13. ve 36. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle; yine aynı cümlede yer alan "...45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise..." ibaresinin de 6216 sayılı Kanun'un 43. maddesinin 4. fıkrası gereğince uygulanma imkanı kalmadığı gerekçesiyle iptallerine ve iptal hükümlerinin kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı doğrultusunda 04/06/2025 tarih ve 32920 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle 2577 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin 2. fıkrası, "17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davalar ile 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır.” şeklinde değiştirilerek istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınırın esas alınacağı kabul edilmiştir.
Usul hukuku alanında geçerli olan temel ilke, yargılamaya ilişkin kanun hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesidir. Bu ilkenin benimsenmesinin nedeni ise usul hükümlerinin kamu düzeni ile yakından ilgili olmasıdır. Bu doğrultuda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yapılan bu değişikliğin bakılmakta olan uyuşmazlıkta da derhal uygulanması gerektiği açıktır.
Bu durumda, dava konusu olay nedeniyle davacılardan ... için 10.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 85.172,11 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, ... için 10.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 71.314,51 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 236.486,62 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesine karar verilmesi istemiyle 2018 yılında davanın açıldığı, 2018 yılında temyiz parasal sınırının 117.000,00 TL, dava konusu tazminat miktarının ise 236.486,62 TL olduğu; davanın, açıldığı 2018 yılındaki temyiz parasal sınırının üzerindeki bir miktara ilişkin olduğu;
yine Bölge İdare Mahkemesince kararın verildiği tarih olan 15/12/2020 tarihinde temyiz parasal sınırının 176.000,00 TL olduğu,bu haliyle de kararın temyize tabi olduğu, İstinaf Dairesince 2021 yılı temyiz parasal sınırının esas alınmasının usul ve hukuka uygun olmadığı görüldüğünden ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin esasa yönelik kararının 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan davalara ilişkin olması nedeniyle temyize tabi olduğundan ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin "temyiz isteminin reddine" yönelik kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan davacılardan ...'ın 20/09/2021 tarihinde vefat ettiği görülmekte olup bu durumda; Mahkemece, adı geçen davacının vefat etmiş olduğu ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar bu davacı yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermesi, davalı idarenin temyiz isteminin esastan görüşülebilmesi için tekemmül sürecinin tamamlanmasından sonra dosyanın Danıştay'a gönderilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalı idarelerden Konya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün temyiz isteminin KABULÜNE,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:...sayılı temyiz isteminin reddi yolundaki kararının BOZULMASINA,
3\. Davacılardan ... yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin birinci fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen BOZULMASINA,
4\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/10/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim