Danıştay danistay 2021/1667 E. 2025/2167 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/1667
2025/2167
22 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1667
Karar No : 2025/2167
KANUN YARARINA TEMYİZ EDEN : ... Başsavcılığı / ANKARA
DAVACI : ... Vadi İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü / ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_ÖZETİ : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; 2577 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca kanun yararına temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından,... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ilamı ile iadesine hükmolunan 671,16 TL harç bedelinin iadesi isteminin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
Kanun yararına temyiz edilen kararın özeti: ...İdare Mahkemesinin tek hakimle vermiş olduğu ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Kanun yararına temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI :...
DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı şirket tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ilamı ile iadesine hükmedilen 671,16TL harç bedelinin iadesi isteminin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun "Vergi Mahkemelerinin Görevleri" başlıklı 6. maddesinde, Vergi Mahkemelerinin genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalarla, bu konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları ve diğer kanunlarla verilen işleri çözümleyeceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1/a bendinde ise; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davaların iptal davaları olduğu belirtilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanununun 2 nci maddesinde ise; yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harcına tabi olduğu, 11 inci maddesinde, genel olarak yargı harçlarını, davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu, 26 ncı maddesinde de, yargı harçlarının, harca konu olan işlemleri yapan mahkeme veya daire tarafından alınacağı, "Paraların Bankalara ve Mal sandıklarına Yatırılması" başlıklı 36 ncı maddesinde, mahkemeler, hakimler, Cumhuriyet Savcıları ve icra iflas daireleri tarafından adli ve idari işlemlerle takip işlemlerinden dolayı herhangi bir sebeple alınmış olan paraların bankaya yatırılması halinde bu paralara ait faiz ve sair menfaatlerin Devlete ait olduğu, 37'nci maddesinde de, bu kanunda ödeme zamanı gösterilen harçlardan süresinde ödenmeyenlerin, ilgili mahkeme ve daireler tarafından sürenin sonundan itibaren onbeş gün içinde bir yazı ile o yerin vergi dairesine bildirileceği ve harçların vergi dairesince tahsil olunacağı hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Yukarıda yer alan Yasa maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; İdari işlemin, idari makamların kamu gücü kullanarak ve idari usuller uygulamak suretiyle idare işlevine ilişkin olarak yaptıkları, çeşitli hak ve yükümlülükler doğuran, doğrudan uygulanabilen, kesin ve yürütülmesi zorunlu, tek yanlı irade açıklaması olduğu, harçların ise; kamu hizmetlerinden yararlananların, hizmetin maliyetine bir ölçüde katılmak üzere kanuna dayalı olarak katılmak zorunda oldukları kamusal bir mükellefiyet olduğu, tahsilatı yapan daire kim olursa olsun, süresinde ödenmeyen harcın vergi dairesine bildirileceği ve vergi dairelerince tahsil edileceği anlaşılmaktadır.
Harçlar, vergi idareleri adına tahsil edilmektedir. Dolayısıyla, ödenen harçlarla ilgili çıkan uyuşmazlıklarda da muhatap, adına tahsilat yapılan vergi idareleri olmaktadır.
Bu durumda, idarenin tek yanlı olarak ve kamu gücü kullanarak kamu hizmetinden yararlanma karşılığında, davacıdan harcın tahsil edilme işleminin, mahiyeti gereği bir idari işleml olup, 492 sayılı Harçlar Kanununun ilgili maddelerinde belirtilen hükümler uyarınca, hazine adına ilgili vergi daireleri, muhasebe müdürlükleri, mal müdürlükleri hesabına yatırılmak üzere sorumlu sıfatıyla tahsil edildiğinden, ödenen harcın kalan kısmının, Adli Mahkeme tarafından kararın kesinleşmesi sonrasında iadesine karar verilmesi üzerine Bakırköy Vergi Dairesine yapılan başvurunun, söz konusu 671,16TL tutarındaki harcın, 480,68TL sinin Çorlu Vergi Dairesindeki vergi borçlarına ve 190,48TL sinin ise Sosyal Güvenlik Kurumundaki sigorta borçlarına mahsup yapıldığının belirtilmesi nedeniyle İdare Mahkemesinde açılan bu davada; "Bu durumda, yukarıda aktarılan 6183 sayılı Kanun'un 23. maddesinde belirtilen, tahsil edilip de kanuni sebeplerle reddi icabeden amme alacaklarının istihkak sahiplerinin reddiyatı yapacak olan amme idaresine olan muaccel borçlarına mahsup edilmek suretiyle reddolunacağı hükmü uyarınca davacının alacağının vergi ve sigorta borçlarına mahsubunda ve davacının ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı ilamı ile iadesine hükmolunan 671,16 TL harç bedelinin iadesi isteminin zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınan ve iade usulü aynı Kanunda düzenlenen genel bütçeye ait harçlardan olan karar ve ilam harcının iadesinden doğan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Yasanın 2. ve 2576 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca idari yargı içerisinde yer alan vergi mahkemesinin görevli olduğu, davanın esasının bu mahkemece incelenip sonuçlandırması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle,... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesi uyarınca kanun yararına temyiz edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı şirket tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek alınması gereken 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 671,16 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine hükmolunmuştur. Anılan karar 20/09/2018 tarihinde kesinleşmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından davalı idareye başvurularak söz konusu bedelin iadesi talep edilmiş, ancak davacının talebi zımnen reddedilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden,... Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla iadesine hükmolunan 671,16 TL harç tutarının 480,68 TL'sinin davacı şirketin Çorlu Vergi Dairesi'ndeki vergi borçlarına, 190,48 TL'sinin davacı şirketin Sosyal Güvenlik Kurumundaki sigorta borçlarına mahsup edildiği görülmektedir.
Danıştay Başsavcılığı tarafından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan mahkeme kararının kanun yararına bozulması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun;
"Kanun yararına temyiz" başlıklı 51. maddesinde, "(1) İdare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelenmesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabilir. (2) Temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde karar, kanun yararına bozulur. Bu bozma kararı, daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldıramaz." hükmü yer almaktadır.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un;
"İdare Mahkemelerinin görevleri:" başlıklı 5. maddesinde, "1. (Değişik: 24/2/1988 - 3410/1 md.) İdare mahkemeleri, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki:
a) İptal davalarını,
b) Tam yargı davalarını,
c) (Değişik: 8/6/2000 - 4577/2 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklardan hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idarî sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları,
d) Diğer kanunlarla verilen işleri,
Çözümler.
2\. Özel Kanunlarda Danıştayın görevli olduğu belirtilen ve İdari Yargılama Usulü Kanunu ile idare mahkemelerinin görevli kılınmış bulunduğu davaları çözümler.";
"Vergi Mahkemelerinin görevleri:" başlıklı 6. maddesinde, "(Değişik: 24/2/1988 - 3410/2 md.) Vergi mahkemeleri:
a) Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları,
b) (a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları,
c) Diğer kanunlarla verilen işleri,
Çözümler." hükümleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesinde, kanun yararına bozma sebebi olarak, temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen kararların, kanuna aykırı olmasından daha geniş bir anlam taşıyan, yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade ediyor olması gösterilmiş olup; kanun yararına temyiz yoluna niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade eden kararlar hakkında başvurulabileceği açıktır.
Kanun yararına bozma ile usul ve esasa ilişkin hukuk kurallarının içtihat birliğine uygun olarak uygulanması ve daha sonraki benzer davalarda mahkemelerin aynı hukuki yanlışlığı yapmalarının önlenmesi amaçlanmakta olup; yeterince açık olmayan, çelişkiler içeren, maddi olayların iyi incelenmemesi sonucu verilen kararlar kanun yararına bozma nedenini oluşturmamaktadır.
Danıştay Başsavcılığınca, dava konusu edilen işlemin vergi mahkemesinin görevine girdiğinden bahisle kanun yararına temyiz isteminde bulunulmuş ise de vergilendirmeye ilişkin ihtilafa dayanmayan ve mahkeme kararının uygulanmasına ilişkin ihtilafın görüm ve çözümü idare mahkemesinin görev alanına girdiğinden bu yönüyle uyuşmazlığın idare mahkemesince görülerek sonuçlandırılmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durumda,... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ilamı ile iadesine hükmolunan 671,16 TL harç bedelinin iadesi isteminin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesine yönelik olarak yukarıda yer alan açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; görevli mahkemece maddi olayın yasal çerçevede yorumlanması suretiyle verilen kararın, kanun yararına temyize gelinmesine sebep olarak gösterilen uyuşmazlığın vergi mahkemesinin görevine girdiğine ilişkin iddia yukarıda yer verilen mahkemelerin görevlerine ilişkin mevzuat incelendiğinde görüleceği üzere yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade etmediği, dolayısıyla kanun yararına bozulmasını gerektirecek şartların oluşmadığı sonucuna varıldığından, ... İdare Mahkemesince verilen kararda görev yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı, 2577 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca Danıştay Başsavcılığı tarafından yapılan KANUN YARARINA TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2\. Kararın birer örneğinin taraflara ve Danıştay Başsavcılığı'na gönderilmesine, 22/04/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.