SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/1463 E. 2025/2004 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/1463

Karar No

2025/2004

Karar Tarihi

14 Nisan 2025

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1463 E. , 2025/2004 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1463
Karar No : 2025/2004

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Uzman Çavuş olarak görev yaptığı dönemde 12/05/2016 tarihinde servis aracıyla evine dönerken İstanbul İli, Sancaktepe İlçesi, ... Mahallesi, Askeri Kışla Çıkışı'nda yol kenarındaki sivil aracın patlatılması sonucu yaralanmasında idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 464.769,16 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olayda idarenin kusursuz sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ... tarih ve ... sayılı raporuyla davacının % 48 meslekte kazanma güç kaybının olduğunun belirlendiği, dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının 465.769,16 TL maddi zararının bulunduğunun belirlendiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacı tarafından verilen miktar artırım dilekçesi gözetilerek davacının maddi tazminat isteminin kabulüyle 464.769,16 TL maddi tazminat istemini kabulüne, 1.000,00 TL'sine idareye başvuru tarihinden, 463.769,16 TL'sine miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, dava konusu olay nedeniyle takdiren 25.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüyle idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının maaşını almaya devam ettiği 12/05/2016-08/07/2018 döneminde herhangi bir maddi zararının bulunmaması nedeniyle bu dönemde elde edilen gelirlerin tazminat hesabına esas alınmaması gerektiğinden, bu tutarlar üzerinden hesaplanan toplam tazminat miktarından belirtilen döneme ilişkin tutarların mahsubu suretiyle karar verilmesi gerekirken 465.769,16 TL üzerinden hüküm kurulmasında isabet görülmediği, davalı idarelerce yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü ile ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının maddi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu suretle davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 419.157,95 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'lik kısmı yönünden davacının davalı idarelere başvuru tarihi olan 17/04/2017 tarihinden itibaren, 418.157,95 TL'lik kısmı yönünden ise miktar artırım dilekçesinin davalı idarelere tebliğ edildiği 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, bu tutarı aşan maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine, maddi tazminata yönelik diğer istinaf nedenleri ile manevi tazminata yönelik istinaf nedenleri yönünden ise başvuruların reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :
Davacı tarafından, maluliyet oranının ve maddi zararının hatalı olarak belirlendiği, yaşanan olay karşısında hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, dava konusu olayın terör eylemi olduğu, idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu, ilk kez mahkeme kararıyla belirlenen manevi tazminat tutarına faiz işletilmemesi gerektiği, davacının 701 sayılı KHK ile görevinden ihraç edildiği ve efor tazminatına hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.
Davalı Milli Savunma Bakanlığı tarafından, dava konusu olayda idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı gibi kusursuz sorumluluğunu gerektirir bir durumun da bulunmadığı, tedavi masraflarının karşılandığı, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu, idarelerinin harçtan muaf olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği; davalı idarelerden İçişleri Bakanlığı tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup; Milli Savunma Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Uzman Çavuş olarak görev yaptığı dönemde 12/05/2016 tarihinde servis aracıyla evine dönerken İstanbul İli, Sancaktepe İlçesi, Osmangazi Mahallesi, Askeri Kışla Çıkışı'nda yol kenarındaki sivil aracın patlatılması sonucu yaralanmasında idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 464.769,16 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Davacı, olay sonrasında 701 sayılı KHK ile görevinden ihraç edilmiş, Mahkemelerince UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada davacı adına yürütülen bir soruşturma veya ceza yargılamasına rastlanmadığı belirtilmiştir.
Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin ... tarih, ... sayılı raporunda davacının % 48 oranında meslekte kazanma gücü kayıp oranına sahip olduğu belirlenmiştir.
Davacının dava konusu olay nedeniyle uğradığı efor/iş gücü kaybı nedeniyle oluşan maddi zararının (davacının % 48 maluliyet oranı ve görevinden ihraç edildiği hususları da dikkate alınarak) hesaplanması amacıyla İdare Mahkemesince dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ihraç edildikten sonraki dönem için asgari ücretin dikkate alındığı, işlemiş dönem kazancının 113.388,52 TL olduğu, 21 yılık işleyecek aktif devrenin peşin değerinin 534.616,95 TL olduğu, 15 yıllık pasif dönem zararının 329.948,24 TL olduğu, davacının toplam maddi zararının 469.069,95 TL olduğu, MSB tarafından yapılan ödemenin faizi ile birlikte 3.300,80 TL olarak hesaplandığı ve bu tutarın düşülmesi ile davacının maddi zararının maluliyet oranı da dikkate alındığında 465.769,16 TL olduğu belirlenmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davanın Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısımının İncelenmesi:
Bölge İdare Mahkemesinin İdare ve Vergi Dairelerince verilen nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Davanın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyizen incelenen kararın bu kısmı, usul ve hukuka uygun olup, taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.
B- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davanın Maddi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Davacının maddi tazminat isteminin çalışma gücü (efor) kaybından doğduğu ileri sürülen zararının karşılanması istemine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Tazminat hukukunda, çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin uğramış olduğu kalıcı bedensel sakatlığının sebep olduğu iş gücü kaybının mevcut işini yürütmesine engel olmamasına bağlı olarak gelirinde ve mal varlığında bir eksilme olmamış olsa dahi "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. İş gücü kaybına uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi ve mevcut işini yapabilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsenmiştir. Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.
İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.
Bakılan davada, dava konusu olay neticesinde Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan 31/01/2019 tarih, 2019/10 sayılı raporla davacının % 48 oranında meslekte kazanma gücü kayıp oranına sahip olduğu belirlenmiştir.
Davacı, olay sonrasında 701 sayılı KHK ile 08/07/2018 tarihinde görevinden ihraç edilmiştir.
Dava konusu olay nedeniyle davacının efor tazminatının görevinden ihraç olması da dikkate alınarak olay tarihinden görevden ihraç edildiği tarihe kadar olan dönemi kapsaması gerekmekte olup 12/05/2016-08/07/2018 arasındaki dönem için asgari geçim indirimi dahil net asgari ücrete % 48 meslekte kazanma güç kaybı oranı uygulanmak suretiyle hesaplanması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hükme esasa alınabilir nitelik ve yeterlilikte olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1) Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2) Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; manevi tazminat istemine ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminat istemine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3) Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine 14/04/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim