SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay'dan Gümrük Vergisi İadesi Hakkında Emsal Karar

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Vergi Dava Daireleri Kurulu

Daire / Kategori

Danıştay Kararı

Karar No

2025/3

Karar Tarihi

5 Şubat 2025

T.C.

D A N I Ş T A Y

VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No : 2023/1511

Karar No : 2025/3

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... Gıda Tarım HayvancılıkÜrünleri Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi

VEKİLİ : Av. ...

  1. (DAVALI) ... Bakanlığı Adına ... Gümrük Müdürlüğü . ...

VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K... sayılı ısrar kararının, taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacı adına 2015 ila 2018 yılları arasında tescilli 174 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı "DSCW yem katkı maddesi için maya" ve "MRF yem katkı maddesi" ticari isimli eşyalar için ithalatın ödeme şekli ve Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) farklılığı nedeniyle kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve tarım payına tekabül eden Toplu Konut Fonu ile bu fon paylarının matraha ilavesi suretiyle tahakkuk ettirilerek ödenen katma değer vergilerinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında iadesi başvurularının reddine ilişkin kararlara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ile fazla ödenmiş olan tutarın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre kanuni faiz ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.

...Vergi Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:

i. Dava konusu işlemin ... tarih ve ... sayılı, ...arih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı,...tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı,... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı yedi adet serbest dolaşıma giriş beyannamesine isabet eden kısmı yönünden kaynak kullanımını destekleme fonu iadesi başvurusunun reddine dair işlemin iptali istemine ilişkin yapılan inceleme:

Dava dilekçesinde, bahse konu serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile ilgili geri verme formlarında kaynak kullanımını destekleme fonu tutarlarının sehven yazılmadığı, ancak bu hatalara rağmen 174 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle kanunen ödenmemesi gerektiği halde ödenen gümrük vergilerinin geri verilmesi için geri verme başvurusunda bulunulduğu belirtilmiştir.

Her ne kadar davacı tarafından anılan yedi serbest dolaşıma giriş beyannamesi yönünden verilen idari ret kararlarının kesin olduğu ileri sürülmüş ise de bahse konu serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile ödenen kaynak kullanımını destekleme fonu için geri verme başvurusu yapılmadığından ve bu yönde bir idari işlem tesis edilmediğinden, anılan beyannameler yönünden kesin ve yürütülebilir bir işlem tesis edilmediği ve davanın bu kısmının incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

ii. Dava konusu ... Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı itirazın reddine dair işleminin, ... sayılı geri verme başvurusuna ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme:

Olayda, davacı şirket tarafından, ... tarih ve ...sayılı,... tarih ve ... sayılı,... tarih ve ... sayılı,... tarih ve... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı sekiz adet serbest dolaşıma giriş beyannamesine ilişkin geri verme başvurusunun 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinde yer alan üç yıllık süre geçtikten sonra yapıldığından bahisle geri verme başvurusu ve buna vaki itirazın reddedildiği görülmüştür.

Geri verme başvurusunun 4458 sayılı Kanun'da belirtilen üç yıllık süre içinde yapılmamış olması karşısında, dava konusu işlemin bahse konu sekiz adet beyannameye ilişkin ... sayılı geri verme başvurusuna ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.

iii. Dava konusu ... Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı itirazın reddine dair işleminin, ... sayılı geri verme başvurusu kısmı haricinde kalan kısmı yönünden yapılan inceleme:

4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı hükmüne yer verilmiştir. Yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanununun 87. maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 02/07/1966 tarih ve E:1965/13, K:1966/6 sayılı kararında, aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu bakımdan, 4458 sayılı Kanun'un benzer hükümler taşıyan 211. maddesinin uygulanmasında da iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu aranmalıdır.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirket adına tescilli ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleriyle ithal edilen "MRF yem katkı maddesi" ürünlerinin ... GTİP'te beyan edildiği, ancak davalı idarece söz konusu beyanname muhteviyatı eşyaların... GTİP'te beyan edilmesi gerektiği belirtilerek davacı şirket adına ek tahakkuklar yapılmış ve para cezaları karara bağlanmıştır. Ancak anılan işlemlere vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davanın ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla reddedildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde, ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinafa konu kararın kaldırılması suretiyle davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.

a) Muhteviyatı "MRF yem katkı maddesi" ticari isimli eşya olan beyannameler yönünden:

Olayda, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinde belirtilen iade şartlarının oluşup oluşmadığı açısından yapılacak değerlendirmede, uyuşmazlığın çözümü davacı şirketçe ithal edilen eşyanın dahil olduğu GTİP'in belirlenmesine bağlıdır. MRF isimli eşyanın, yukarıda anılan ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ... GTİP'te beyan edilmesi gerektiği ve bu eşyanın GTİP numarasının davacının iddia ettiği GTİP'te bulunduğu açıkça ortaya konulmuştur. Muhteviyatı MRF isimli eşya olan serbest dolaşıma giriş beyannamelerine konu vergilerin iadesi yönünden, herhangi bir inceleme ve araştırmaya gerek görülmeksizin gümrük tarife pozisyonunun tespit edilebildiği anlaşıldığından, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iade şartlarının oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır.

b) Muhteviyatı "DSCW yem katkı maddesi için maya" ticari isimli eşya olan beyannameler yönünden:

Muhteviyatı DSCW isimli eşya olan serbest dolaşıma giriş beyannamelerine ilişkin vergilerin iadesi yönünden, herhangi bir inceleme ve araştırmaya gerek görülmeksizin gümrük tarife istatistik pozisyonunun tespit edilemediği anlaşıldığından, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iade şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.

iv. Faiz istemi yönünden yapılan inceleme:

Faiz, sermayenin elde ettiği getiriyi ifade etmekte olup başka bir ifade ile paranın kullanım bedelidir.

İdarelerin hukuka aykırı işlemlerinden doğan zararı karşılama yükümlülüğü ve Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası uyarınca kişilere verilen zararın karşılanması için açık yasa hükmü aranmasına gerek bulunmadığı dikkate alındığında dava konusu işlemin, muhteviyatı MRF isimli emtia olan serbest dolaşıma giriş beyannamelerine isabet eden kısmı yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı ve hukuka aykırı tahsil işlemiyle davacıya verilmiş olan maddi zararın karşılanması bakımından fazladan tahsil edilen miktarın yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Karar sonucu:

Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle dava konusu ... Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı itirazın reddine dair işlemin ... tarih ve ... sayılı,... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ...tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı yedi adet serbest dolaşıma giriş beyannamesine isabet eden kısmına ilişkin kaynak kullanımını destekleme fonu iadesi başvurusunun reddine dair işlemin iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine, dava konusu işlemin, ... sayılı geri verme başvurusuna ilişkin kısmı yönünden ve söz konusu itirazın reddine dair işlemin, ... sayılı geri verme başvurusu kısmı haricindeki kısmının, muhteviyatı "DSCW yem katkı maddesi için maya" ticari isimli eşya olan beyannamelere isabet eden kısmı yönünden davanın reddine; anılan itirazın reddine dair işlemin, ... sayılı geri verme başvurusu kısmı haricindeki kısmının, muhteviyatı "MRF yem katkı maddesi" ticari isimli eşya olan beyannamelere isabet eden kısmının iptaline ve iptal edilen kısma isabet eden ve fazladan ödenen vergilerin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesine karar vermiştir.

Tarafların istinaf istemlerini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:

i. Davalının istinaf istemi yönünden yapılan inceleme:

İstinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar, istinaf istemine konu kararın, dava konusu işlemin kısmen iptaline dair hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden davalının istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.

ii. Davacının istinaf istemi yönünden yapılan inceleme:

a) Vergi Mahkemesinin, kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve anılan fon payının matraha ilavesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisi kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf istemi yönünden yapılan inceleme:

1211 sayılı T.C. Merkez Bankası Kanunu'nun 3098 sayılı Kanun'la değişik 40. maddesinin (II) numaralı fıkrasının (b) ve (c) bendi ile 3182 sayılı mülga Bankalar Kanunu'nun 37 ve 40. maddeleri uyarınca 07/06/1988 tarih ve 19835 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 12/05/1988 gün ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın eki "Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Karar" ile "Kalkınma planı ve yıllık programlarda öngörülen hedeflere uygun olarak yatırımların yönlendirilebilmesi ve ihtisas kredilerinde kredi maliyetlerinin düşürülmesi" amacıyla Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu ihdas edilmiştir. Ayrıca, 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 28/08/1990 tarih ve 90/454 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 19/08/1990 tarih ve 90/454 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın eki Karar ile değişik 3. maddesinin (d) bendinde (15/09/1995 tarih ve 22405 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11/09/1995 tarihli ve 95/7267 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın eki Karar ile oran değişikliğine gidilmiştir) kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekline göre yapılan ithalatlarda kaynak kullanımını destekleme fonu payının alınacağı kuralı yer almıştır.

Öte yandan, 03/07/2001 tarih ve 24451 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 4684 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 01/01/2002 tarihinde yürürlüğe giren 16. maddesinin (e) fıkrası ile, 18/06/1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun, Bakanlar Kurulunun, kredilerin kalkınma planlarının amaçlarına uygun olarak yönlendirilmesi için fon kurmaya, kaldırmaya, kaynağını kredilere tahakkuk ettirilen faizlerden veya sair suretlerle sağlamaya yetkili olduğuna ilişkin 20. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi, 01/01/2002 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. Aynı Kanun'un geçici 3. maddesinin (a) fıkrasında ise, Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintilerinin, bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunacağı ve doğrudan genel bütçeye gelir yazılmak üzere Hazine hesaplarına intikal ettirileceği; kesinti oranlarını sıfıra kadar indirmeye veya onbeş puana kadar yükseltmeye veya kesintiyi tümüyle kaldırmaya Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu; bu kesintilerin tahakkuk ve tahsilinin, Maliye Bakanlığınca, vergi gelirlerine ilişkin yetkiler kapsamında takip edileceği ve kesintilerin tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu düzenlemelere paralel olarak 12/07/2001 tarih ve 24460 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 03/07/2001 tarih ve 2001/2698 sayılı Kararname'nin eki Karar'ın 4. maddesi ile de 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Kararname'nin eki Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Karar ile ek ve değişiklikleri, 01/01/2002 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır.

Yukarıda yer verilen düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden, yayım tarihi sonraya rastlamakla birlikte 4684 sayılı Kanun ile aynı tarihli 2001/2698 sayılı Kararname'nin eki Karar'ın 4. maddesi ile, 4684 sayılı Kanun'un geçici 3.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine paralel olarak 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Kararname'nin eki Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Karar ile ek ve değişikliklerinin, 01/01/2002 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, Bakanlar Kurulunun, 01/01/2002 tarihi itibarıyla kredilerin kalkınma planlarının amaçlarına uygun olarak yönlendirilmesi için fon kurma, kaldırma, kaynağını kredilere tahakkuk ettirilen faizlerden veya sair suretlerle sağlama yetkisinin kaldırıldığı ve Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintilerinin ise bütçeye gelir yazılmak üzere tahsil edilmeye devam olunacağı, Bakanlar Kurulunun yeni bir fon kurma yetkisi olmamakla birlikte Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesinti oranlarını belirleme veya tümden kaldırma yetkisinin devam ettiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Anılan düzenleme uyarınca, kaynak kullanımını destekleme fonu payı, Kanun'da sınırlı olarak sayılan ödeme şekline göre, ödenen tutarın belli bir oranı matrah alınmak suretiyle hesaplanmaktadır. Bakanlar Kurulu Kararı'nda sayılan ödeme şekillerinin dışında kalan ödeme yöntemleri nedeniyle fon payı istenmesine olanak bulunmamaktadır. Uygulamada, peşin ithalat, ihraç edilen malların bedellerinin, malın ithalatçı tarafından teslim alınmasından önce, alıcının kendisi veya onun vekili ya da alıcı adına hareket üçüncü bir kişi tarafından ihracatçıya ödenmesi olarak tanımlanmaktadır. Mal mukabili ithalatta ise, malın bedeli eşyanın teslim alınmasından sonra ödenmektedir.

Olayda, davacı adına tescilli bir kısım beyannamelerde ödeme yönteminin mal mukabili olarak gerçekleştirildiği, bir kısım ithalata beyanname üzerinde ödeme yönteminin peşin olarak gösterilmesine rağmen, transfer bildirim formunun ibraz edilmemesi nedeniyle ödemenin peşin ödeme olarak kabul edilemeyeceğinden bahisle kaynak kullanımı destekleme fonu payı ve anılan fon payının matraha ilave edilmesi suretiyle katma değer vergisi tahakkuk ettirilmiştir.

Anılan belirlemenin dışında idarece ödemenin malın tesliminden sonra gerçekleştiğine dair bir tespit yapılamadan kaynak kullanımını destekleme fonu payı tahakkuk ettirilmesinde ve katma değer vergisi hesaplanmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Bu bakımdan, ödeme yönteminin "mal mukabili" olarak gösterildiği beyannamelere isabet eden kaynak kullanımını destekleme fonu payında ve anılan fon payının katma değer vergisi matrahına ilave edilmesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı; ödeme yönteminin "peşin" olarak gösterildiği beyannamelere isabet eden kaynak kullanımını destekleme fonu payında ve anılan fon payının katma değer vergisi matrahına ilave edilmesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

b) Vergi Mahkemesinin, tarım payına tekabül eden Toplu Konut Fonu ve anılan fon payının matraha ilavesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisi kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf istemi yönünden yapılan inceleme:

Uygulamada gümrük vergisi oranları, 31/12/1995 tarih ve 22510 (1. mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 20/12/1995 tarihli ve 95/7606 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalat Rejimi Kararı ile bu Karar'a ek olarak alınan ithalat rejimi kararları uyarınca belirlenmektedir. İthalat rejimi karalarında eşya grupları ve bu eşya gruplarına uygulanacak vergi oranlarının belirlendiği altı adet liste bulunmaktadır. Bu listelerden (III) sayılı listede, işlenmiş tarım ürünlerinden tahsili öngörülen gümrük vergisi oranları ile tarım payına tekabül eden Toplu Konut Fonu (TKF) miktarları yer almaktadır. İşlenmiş tarım ürünlerinden tarım fonu payının nasıl alınacağı ise 2 Seri No.lu Gümrük Genel Tebliği'nde (Serbest Dolaşıma Giriş Rejimi) düzenlenmiştir. Anılan Tebliğ'in 1. maddesinde, bu Tebliğ'in, işlenmiş tarım ürünlerinin tahlili ve vergilendirilmesi ile bu ürünlerin tahlilinin hangi laboratuarlarda yapılacağının düzenlendiği, mer'i İthalat Rejim Kararı ekinde, işlenmiş tarım ürünlerine yer verilen liste kapsamı eşyanın karşılarında (T1), (T2) işaretlerinin bulunduğu durumlarda, işlenmiş tarım ürünlerinin bünyesinde yer aldığı kabul edilen ve kimyasal tahlile tabi tutulmaları neticesinde tespit edilen tarım payı unsurları oranlarının, Bileşim Tablosu'na (Meursing Tablo) uygulanması suretiyle tespit edilecek kod numaralarına, İthalat Rejimi Kararı eki tarım paylarını gösterir listede karşılık gelen Toplu Konut Fonu miktarlarının tahsil edileceği düzenlenmiştir.

Olayda, davacı tarafından ithalatının gerçekleştirildiği dönemde ... GTİP'te sınıflandırılacak eşyanın İthalat Rejimi Kararı'na ekli (III) sayılı listede yer aldığı ve söz konusu eşyadan tarım payı alınacağının kurala bağlandığı, davacı tarafından ithal edilen eşyanın ... GTİP'te beyan edilerek ithal edilmek istendiği görülmüştür. İdarece eşya üzerinde yapılan incelemede eşyanın ... GTİP'te yer aldığının saptanması üzerine sonraki ithalatlar, bu tespit esas alınarak tarım fonu payı ödenerek tamamlanmıştır. Davacı adına tahakkuk ettirilen vergi ve karara bağlanan cezalara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada ... Vergi Dava Dairesince hem MRF hem de DSCW ticari isimli yem katkı maddesinin ... GTİP'te yer aldığı belirlenmiştir. Bu bakımdan, davacı tarafından ithal edilen eşyanın ... GTİP'te yer almadığı bu pozisyon esas alınarak tarım payı hesaplanmasının ve bu payın katma değer vergisi matrahına dahil edilmesinin mümkün olmadığı, anılan payın ve katma değer vergisinin hukuka aykırı olarak tahsil edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

c) Vergi Mahkemesi kararının fazladan ödenen vergilerin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesine dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf istemi yönünden yapılan inceleme:

İdareyi, eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası, yargı yeri kararı uyarınca iadesi gereken bir miktar paranın, idarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini de kapsamaktadır. İadesi gereken tutar yönünden vergi idaresi ile davacı arasındaki ilişki, iadenin yargı kararıyla hüküm altına alınması nedeniyle yönetilen-idare ilişkisi olmaktan çıkarak, bir borç ilişkisine dönüşmüştür. Bu bakımdan, davacı tarafından ödenen tutarların zararın oluştuğu tarihten itibaren ödenecek yasal faiziyle birlikte davacıya iade edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, dava dilekçesinde bu yönde bir talep olmadığı, ancak ödeme tarihinden itibaren tahsil edilen tutarların iadesine karar verilmesi halinde yükümlünün gerçek zararının tazmin edilebileceği dikkate alınarak ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsil edilen tutarların iadesine hükmedilmesi gerekmektedir.

Karar sonucu:

Vergi Dava Dairesi, bu gerekçelerle, Vergi Mahkemesi kararının dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin istinaf isteminin reddine; Mahkeme kararının, ödeme yönteminin "mal mukabili" olarak gösterildiği beyannamelere isabet eden kaynak kullanımını destekleme fonu payında ve anılan fon payının katma değer vergisi matrahına ilave edilmesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisi yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yönelik davacının istinaf isteminin reddine; Mahkeme kararının ödeme yönteminin "peşin" olarak gösterildiği beyannamelere isabet eden kaynak kullanımını destekleme fonu payında ve anılan fon payının katma değer vergisi matrahına ilave edilmesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile tarım payına tekabül eden Toplu Konut Fonu ve anılan fon payının matraha ilavesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisi kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkralarına yönelik istinaf isteminin kabulü suretiyle bu kısımlar yönünden Mahkeme kararının anılan hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesine karar vermiştir.

Tarafların temyiz istemlerini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 27/04/2023 tarih ve E:2020/3717, K:2023/2217 sayılı kararı:

4458 sayılı Kanun'un 9. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, bağlayıcı tarife veya bağlayıcı menşe bilgisinin, gümrük idarelerini, hak sahibine karşı sadece eşyanın tarife pozisyonu konusunda veya eşyanın menşeinin tespiti konusunda ve yalnızca bilginin verildiği tarihten sonra tamamlanacak gümrük işlemlerine konu olan eşya için bağlayacağı hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un 211. maddesinde, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 87. maddesi ile ilgili olarak Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 02/07/1966 tarih ve E:1965/13, K:1966/6 sayılı kararında, aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu bakımdan, 4458 sayılı Kanun'un benzer hükümler taşıyan 211. maddesinin uygulanmasında da iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu aranmalıdır.

Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından beyannameler muhteviyatı eşyalar için ithalatın ödeme şekli ve GTİP farklılığı nedeniyle kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve tarım payına tekabül eden Toplu Konut Fonu ve anılan fon payının matraha ilavesi suretiyle tahakkuk ettirilerek ödenen katma değer vergilerinin Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Olayda, tarım payına tekabül eden Toplu Konut Fonu ve buna bağlı katma değer vergisi yönünden uyuşmazlığın çözümünün, davacı tarafından ithal edilen eşyanın dahil olduğu GTİP'in belirlenmesini zorunlu kıldığı, bu belirlemenin ise, ancak eşyanın teknik özelliklerinin incelenmesi suretiyle ortaya konulmasını ve elde edilecek verilerin Gümrük Tarife Cetvelinin Tarifenin Yorumu ile ilgili Genel Kurallarının ve Gümrük Tarife Cetveli İzahnamesindeki açıklama notlarının yorumunu gerektirdiği açıktır. Kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve bu fon payının matraha ilavesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisi yönünden de uyuşmazlığın çözümünün ise ithalatın ödeme şeklinin tespitini ve bu ödeme şeklinin fona tabi olup olmadığının saptanmasını gerektiren hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle ortada, açıkça yanlışlıkla alınan veya fuzulen tahsil edilen bir verginin söz konusu olmadığı, dolayısıyla, davacının geri verme isteminin 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı sonucuna varıldığından aksi yoldaki temyize konu kararda isabet görülmemiştir.

Daire bu gerekçeyle tarafların temyiz istemlerinin kabulü suretiyle temyize konu kararı bozmuştur.

... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:...K:... sayılı ısrar kararı:

Her ne kadar hukuki ihtilaf bulunduğu gerekçesiyle temyize konu karar bozulmuş ise de söz konusu ihtilafın Dairelerinin kararı ile daha önce çözüme kavuşturulduğu, davacının her bir beyannameye ilişkin olarak dava açmak yerine açılan davanın sonucuna göre geri verme ve kaldırma başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.

Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesinin 25/01/2023 tarih ve E:2022/136, 2023/16 sayılı kararında, 4458 sayılı Kanun’un 211. maddesinin (1) numaralı fıkrasında kanunen ödenmemeleri gerektiği hâlde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği hâlde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin ise kaldırılacağının hükme bağlandığı belirtilmiştir. Anılan fıkrada öngörülen gümrük vergilerinin kanunen ödenmemesinin ya da tahakkuk ettirilmemesinin gerekmesinin gümrük idaresinin tahakkuk ettirdiği gümrük vergisi tutarı ile maddi hukuk açısından gümrük vergisi mükellefinin ödemekle yükümlü olduğu tutarın birbiriyle uyumlu olmamasını ifade ettiği, söz konusu uyumsuzluğun geri verme veya kaldırma yoluyla düzeltilebildiği, diğer geri verme veya kaldırma sebeplerinden bağımsız olarak bu durumda ilgilinin talepte bulunmasının gerekmediği, gümrük idaresinin geri verme veya kaldırma sebebini re'sen göz önünde bulundurmak suretiyle geri verme veya kaldırmayı gerçekleştirebildiği, bahse konu fıkranın devamında ise kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken gümrük vergilerinin ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat veya ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmiş olması durumunda bu vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceğinin düzenlendiği belirtilmiştir.

Dolayısıyla geri verme ve kaldırma başvurularının yerine getirilmesinde "açık hata" ve hukuka aykırılık kavramları yerine "kanunilik ilkesi" ve dürüstlük kuralının esas alındığı görüldüğünden, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 02/07/1966 tarih ve E:1965/13, K:1966/6 sayılı kararı dikkate alınarak karar verilmesinde normun düzenleniş amacına uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Vergi Dava Dairesi, bu ek gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından ithale konu eşyanın ... GTİP'te sınıflandırılması gerektiğinin mahkeme kararıyla sabit olduğu, idarenin bu karar sonrasında tarife pozisyonunu ... olarak kabul ettiği, ... tarife pozisyonunda yer alan eşyanın vadeli ithal edilse dahi 10/04/2015 tarih ve 29322 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2015/7511 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın eki Karar'a göre kaynak kullanımını destekleme fonu payı kesintisinin %0 olarak belirlendiği belirtilerek ısrar kararının ödeme yönteminin "mal mukabili" olarak gösterildiği beyannamelere isabet eden kaynak kullanımını destekleme fonu payında ve anılan fon payının katma değer vergisi matrahına ilave edilmesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisi yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı tarafından ... tarife pozisyonunda beyan ve ithal işlemleri tamamlanan eşyanın mahkemece 21.02 tarife pozisyonunda değerlendirilen eşya ile aynı olmadığı belirtilerek ısrar kararının aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından cevap verilmemiş; davalı tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Tarım payına tekabül eden Toplu Konut Fonu ve buna bağlı katma değer vergisi yönünden uyuşmazlığın çözümünün, davacı tarafından ithal edilen eşyanın dahil olduğu GTİP'in belirlenmesini zorunlu kıldığı; kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve bu fon payının matraha ilavesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisi yönünden ise uyuşmazlığın çözümünün, ithalatın ödeme şeklinin tespitini ve bu ödeme şeklinin fona tabi olup olmadığının saptanmasını gerektiren hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

Bu nedenle, davalının temyiz istemi kabul edilerek ısrar kararının, Vergi Mahkemesi kararının dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrası ile Mahkeme kararının ödeme yönteminin "peşin" olarak gösterildiği beyannamelere isabet eden kaynak kullanımını destekleme fonu payında ve anılan fon payının katma değer vergisi matrahına ilave edilmesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile tarım payına tekabül eden Toplu Konut Fonu ve anılan fon payının matraha ilavesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisi kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkralarına yönelik istinaf isteminin kabulü suretiyle bu kısımlar yönünden Mahkeme kararının anılan hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesi yolundaki hüküm fıkrasının bozulması; davacının temyiz isteminin ise belirtilen gerekçeyle reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

İLGİLİ MEVZUAT :

4458 sayılı Kanun'un 9. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, bağlayıcı tarife veya bağlayıcı menşe bilgisinin, gümrük idarelerini, hak sahibine karşı sadece eşyanın tarife pozisyonu konusunda veya eşyanın menşeinin tespiti konusunda ve yalnızca bilginin verildiği tarihten sonra tamamlanacak gümrük işlemlerine konu olan eşya için bağlayacağı hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un 211. maddesinin (1) numaralı fıkrasında kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine benzer şekilde hükümler içeren 87. maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 02/07/1966 tarih ve E:1965/13, K:1966/6 sayılı kararında, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu belirtilmiştir. Bu bakımdan, 4458 sayılı Kanun'un benzer hükümler taşıyan 211. maddesinin uygulanmasında da iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu aranmalıdır.

Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından beyannameler muhteviyatı eşyalar için ithalatın ödeme şekli ve GTİP farklılığı nedeniyle kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve tarım payına tekabül eden Toplu Konut Fonu ve anılan fon payının matraha ilavesi suretiyle tahakkuk ettirilerek ödenen katma değer vergilerinin Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Olayda, tarım payına tekabül eden Toplu Konut Fonu ve buna bağlı katma değer vergisi yönünden uyuşmazlığın çözümünün, davacı tarafından ithal edilen eşyanın dahil olduğu GTİP'in belirlenmesini zorunlu kıldığı, bu belirlemenin ise, ancak eşyanın teknik özelliklerinin incelenmesi suretiyle ortaya konulmasını ve elde edilecek verilerin Gümrük Tarife Cetvelinin Tarifenin Yorumu ile ilgili Genel Kurallarının ve Gümrük Tarife Cetveli İzahnamesindeki açıklama notlarının yorumunu gerektirdiği açıktır. Kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve bu fon payının matraha ilavesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisi yönünden uyuşmazlığın çözümünün ise ithalatın ödeme şeklinin tespitini ve bu ödeme şeklinin fona tabi olup olmadığının saptanmasını gerektiren hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle ortada, açıkça yanlışlıkla alınan veya fuzulen tahsil edilen bir verginin söz konusu olmadığı, dolayısıyla, davacının geri verme isteminin 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı sonucuna varımıştır.

Bu nedenle, ısrar kararının, Vergi Mahkemesi kararının dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrası ile Mahkeme kararının ödeme yönteminin "peşin" olarak gösterildiği beyannamelere isabet eden kaynak kullanımını destekleme fonu payında ve anılan fon payının katma değer vergisi matrahına ilave edilmesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile tarım payına tekabül eden Toplu Konut Fonu ve anılan fon payının matraha ilavesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisi yönünden davanın reddine dair hüküm fıkralarına yönelik istinaf isteminin kabulü suretiyle bu kısımlar yönünden Mahkeme kararının anılan hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesi yolundaki hüküm fıkrasında hukuki isabet görülmemiştir.

Israr kararının, Mahkeme kararının, ödeme yönteminin "mal mukabili" olarak gösterildiği beyannamelere isabet eden kaynak kullanımını destekleme fonu payında ve anılan fon payının katma değer vergisi matrahına ilave edilmesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisi yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

Öte yandan, yukarıda belirtildiği üzere Vergi Mahkemesi, dava konusu ... Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı itirazın reddine dair işlemin ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ...... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı,... tarih ve ... sayılı, ...... tarih ve ... sayılı yedi adet serbest dolaşıma giriş beyannamesine isabet eden kısmı yönünden kaynak kullanımını destekleme fonu iadesi başvurusunun reddine dair işlemin iptali istemine ilişkin olarak anılan beyannameler yönünden kesin ve yürütülebilir bir işlem tesis edilmediğinden bu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddine; dava konusu işlemin, ... sayılı geri verme başvurusuna ilişkin kısmı yönünden ise geri verme başvurusunun 4458 sayılı Kanun'da belirtilen üç yıllık süre içinde yapılmamış olması nedeniyle işlemin bu kısmında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın bu kısım yönünden davanın reddine karar vermesine karşın bu hüküm fıkraları hakkında Vergi Dava Dairesince herhangi bir hüküm kurulmadığı, bozma kararı üzerine anılan kısımlara ilişkin olarak Vergi Dava Dairesince yeniden karar verilmesi gerektiği tabiidir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

  1. Davalının temyiz isteminin kısmen KABULÜNE,

  2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, Vergi Mahkemesi kararının dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrası ile Mahkeme kararının ödeme yönteminin "peşin" olarak gösterildiği beyannamelere isabet eden kaynak kullanımını destekleme fonu payında ve anılan fon payının katma değer vergisi matrahına ilave edilmesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile tarım payına tekabül eden Toplu Konut Fonu ve anılan fon payının matraha ilavesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisi yönünden davanın reddine dair hüküm fıkralarına yönelik istinaf isteminin kabulü suretiyle bu kısımlar yönünden Mahkeme kararının anılan hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesi yolundaki hüküm fıkrasının BOZULMASINA,

  3. Israr kararının, Mahkeme kararının, ödeme yönteminin "mal mukabili" olarak gösterildiği beyannamelere isabet eden kaynak kullanımını destekleme fonu payında ve anılan fon payının katma değer vergisi matrahına ilave edilmesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisi yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen temyiz isteminin REDDİNE,

  4. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri ve Kanun'a ek (3) sayılı Tarife uyarınca maktu harç alınmasına,

  5. Bozulan kısım yönünden, yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,

05/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim