Danıştay 9. D 2024/43 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay 9. Daire Başkanlığı
Danıştay Kararı
2024/43
11 Ocak 2024
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/4264 E. , 2024/43 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/4264
Karar No : 2024/43
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) ... Metal Döküm Geri Dönüşüm Otomotiv
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
2. (DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, bir kısım hurda alımlarının, tevkifat yükümlülüğünden kaçınmak amacıyla sahte fatura ile belgelendirdiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 2016/Ocak-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim- Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen gelir (stopaj) vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 2016 yılında faturalarını kullandığı ... Turizm Yatırım Anonim Şirketi, ... Saç Metal Otomotiv İnşaat Makina Hafriyat San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Geri Dönüşüm Metal Plastik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarında yer verilen tespitlerin değerlendirilmesinden, söz konusu şirketler tarafından davacıya düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayalı olmayan sahte faturalar olduğunun anlaşıldığı ve bu nedenle davacı adına esnaf muaflığı bulunan kişilerden yaptığı hurda alımlarının bir kısmına belge düzenlemeyerek ve bu alımlarını anılan şirketlere ait faturalar ile belgelendirerek tevkifat yükümlülüğünden kaçındığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği, tekerrür uygulamasına dayanak olarak gösterilen vergi ziyaı cezası 2014/Ekim-Aralık dönemi için kesilen ve 10/09/2015 tarihinde tebliğ edilerek kesinleşen ceza olduğu ve ilgili yıl için uygulanabileceğinden, dava konusu vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesinin uygulanmasını gerekli kılan koşulların varlığı, ceza gerektiren eylem ve eylemle fail arasındaki bağlantı açıklıkla saptanmadan ve özel usulsüzlük eylemi bütün unsurlarıyla ortaya konulmadan kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Vergi Mahkemesi kararının dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ile özel usulsüzlük cezasına yönelik taraflarca dilekçelerde ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bu kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı, dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısımları bakımından ise, davalı idarece dava konusu vergi ziyaı cezasına tekerrür uygulamasının dayanağı olarak 2014/Ekim-Aralık dönemi için kesilen vergi ziyaı cezası gösterilmiş olup söz konusu cezanın 10/09/2015 tarihinde tebliğ edilerek aynı yıl içerisinde kesinleştiği, tekerrüre esas alınan ceza miktarının ise 102,04-TL olduğu görüldüğünden, dava konusu vergi ziyaı cezalarına uygulanan artırımın tekerrüre esas alınan ceza miktarı olan 102,04-TL'lik kısmında hukuka aykırılık, bu miktarı aşan aşan kısımlarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezalarına uygulanan artırımın tekerrüre esas alınan ceza miktarı olan 102,04-TL'yi aşan kısımlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Faaliyetinin gerçek olduğunun ticari icaplara uygun şekilde belge ve bilgi ile ispat edilebileceği, işlemlerinin niteliğine, stok durumuna, sermaye ve ödeme kapasitesine göre değerlendirme yapılması gerektiği, ödemelerinin büyük kısmının müşteri çekleri ve bankalar aracılığıyla gerçekleştirildiği, sadece sahte olduğu iddia edilen faturaları düzenleyen şirketlerle ilgili yapılan tespitlerin sahte fatura kullanıldığını ispata yeterli olmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Davacı adına yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, 7338 sayılı Kanun'un 62. maddesinin yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtildiğinden, tekerrür hükümlerinin uygulanmasında yürürlükteki kanun hükümlerinin uygulanmasının doğru olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davacı temyiz isteminin kabulü ile dava konusu üç kat vergi ziyaı cezaları yönünden verilen ret kararının kaldırılarak davanın kabulü ve dava konusu diğer kısımlara yöneltilen temyiz istemlerinin ise bu nedenle reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirket adına, bir kısım hurda alımlarının, tevkifat yükümlülüğünden kaçınmak amacıyla sahte fatura ile belgelendirdiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 2016/Ocak-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim- Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen gelir (stopaj) vergisi ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/b. maddesinde; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 11. maddesinde; yaptıkları ve yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanların verginin tam olarak kesilip ödenmesi ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorumlu oldukları; bu sorumluluğun, ödenen vergilerden dolayı asıl mükelleflere rücu etmek hakkını kaldırmayacağı belirtilmiş; 30/1. maddesinde; re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi inceleme yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanarak, 134. maddesinde de vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamak olduğu ifade edilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Vergi Tevkifatı” başlıklı 94. maddesinde, kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin, bu maddenin alt bentlerinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları, maddenin ikinci fıkrasının 13-b bendinde; esnaf muaflığından yararlananlara mal ve hizmet alımları karşılığında yapılacak ödemeler üzerinden hurda mal alımları için %2 oranında gelir vergisi kesintisi yapılması gerektiği (12/01/2009 tarih ve 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca), 107. maddesinin birinci fıkrasının 3. bendinde; verginin tevkif suretiyle alınması halinde mükellef hesabına tevkifat yapmaya mecbur olanların tarhiyata muhatap olacağı, kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, davalı idare tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, 2016/Ocak-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim- Aralık dönemleri için ... Turizm Yatırım Anonim Şirketi, ... Saç Metal Otomotiv İnşaat Makina Hafriyat San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Geri Dönüşüm Metal Plastik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınan faturalar nedeniyle re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisine ilişkin kısmına ve vergi ziyaı cezalarına uygulanan artırımın tekerrüre esas alınan ceza miktarı olan 102,04-TL'lik kısmına yönelik davacı tarafından ileri sürülen temyiz iddialarının incelenmesine gelince;
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, vergi tevkifatı yapmak zorunda olan mükelleflerin esnaf muaflığından yararlananlara mal ve hizmet alımları karşılığında yapılacak ödemeler üzerinden hurda mal alımları için %2 oranında gelir vergisi kesintisi yapmaları gerekli olup, vergilendirme işlemi yapılırken Kanuna uygun olarak biçimlendirilen muamelelerin bu biçimselliğinin ötesine geçilerek, muamelenin tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetinin araştırılması gerekmektedir.
Olayda, hurda ticareti yapan davacının gelir vergisi kesintisi yapma sorumluluğu, alımlarını, yasada belirtilenlerden yapması koşulunun gerçekleşmesine bağlı olup bu yönde yapılmış bir tespit bulunmadığından, davacı şirket adına re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin ... Turizm Yatırım Anonim Şirketi, ... Saç Metal Otomotiv İnşaat Makina Hafriyat San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Geri Dönüşüm Metal Plastik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından düzenlenen faturalardan kaynaklanan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ile vergi ziyaı cezalarına uygulanan artırımın tekerrüre esas alınan ceza miktarı olan 102,04-TL'lik kısmı yönünden davayı reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan Bölge İdare Mahkemesi kararının; davacı şirket adına, kesilen vergi ziyaı cezalarına uygulanan tekerrür hükümlerinin 102,04 TL'yi aşan kısmı yönünden davanın kabulüne yönelik hüküm fıkrasına yöneltilen davalı temyiz isteminin yukarıda belirtilen gerekçeyle reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalının temyiz isteminin kısmen reddine,kısmen gerekçeli reddine,
2. . . . Bölge İdare Mahkemesi . . . Vergi Dava Dairesinin . . . tarih ve E:. . . , K:. . . sayılı kararının davacı şirket adına re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ve vergi ziyaı cezalarına uygulanan artırımın tekerrüre esas alınan ceza miktarı olan 102,04-TL'lik kısmının BOZULMASINA, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA, vergi ziyaı cezalarına uygulanan tekerrür hükümlerinin 102,04 TL'yi aşan kısmının ise yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın . . . Bölge İdare Mahkemesi . . . Vergi Dava Dairesine gönderilmesine , 11/01/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: Mahkeme Veri Tabanı